Elveda Balki

____________________________________________________________________

Bugün bir haber aldım. Memlekette köpeğim öldürülmüş. Kimin tarafından, muhtemelen a. s. bir o. ç. tarafından…

Zaten bu aralar bu O.Ç. sayısında baya bir artış vardı. Hatta %85 oranında bunlardan oluşan bir devlet bile varmış istatistiklere göre! Bizim başımıza bela bu şerefsizler de.

Sabah da rüyamda kendimi hastanede görmüştüm, muayene falan olmuşum, yatmış sonuç bekliyormuşum. Bu da kötü bir şeymiş falan… Gece arayan ninem verdi haberi. Köpeğim evin yakınında bir yerde atılmış şekilde bulunmuş. Bizimkiler aramışlar yokmuş etrafta, seslenmişler gelmemiş. Sormuşlar sonra etrafa, şurada demişler. Artık neden nasıl öldürüldü bilmiyoruz. Köpeklerle kavga izi olsa anlarlardı, ama bir şey yokmuş herhalde.
Balkan bey.

Lise sonda idim bu köpeği bir akrabamdan aldığımda. Daha önceden evden uzaklaşıp muhtemelen karı kız peşinde kalan eski köpeğimin ismini koymuştum yine, Balkan idi ismi, bu da Balkan oldu. Tabi kestirmeden Balki diyordum. Dedemlerin eskiden Bulgaristan’da da Balkan adında köpekleri varmış. Oradan geliyor yani bunun da ismi. Başka Yavrik ve Boran diye köpekleri de varmış, onların isimlerini de dedemler hala kullanıyor köpeklerinde. 🙂 Balkan da tabi orada Balkan Dağları var, Balkalar deniyor kısaca, oradan geliyor. Gerçi orada balkan biraz daha ormanlık dağlık alan anlamında da kullanılıyor sanırım…

Balki.

Aslında baya bildiğiniz puşt bir köpekti. Sahibinin köpeği ne de olsa. 🙂 Yazın bahçeye girer, fasülyelerin içinde serinlerdi, topraklarını eşerdi. Çilek vs. bulduğunda yerdi, domatesleri falan kırardı. Onun bunun tohumlarını çıkarırdı… Asmalarda ne üzüm varsa biz el atmadan önce dadanır yerdi. Annemin çiçek bahçesinde yatar, orada kazı yapar, sonra da annemden dayak yerdi. Hatta ben görsem bile dayak kısmını anneme bırakırdım ki annem aniden kapıda görününce hemen kulübesine tüyerdi. Sokağa çıkınca da topla toplayabilirsen, ancak kendi gezip keyfini yapınca isteyerek gelirdi, öbür türlü yalvar yakar gelirdi. Ama giyinmiş kokulanmış görünce de bir yere gideceğimizi anladığından o zamanlar sadece arkamızdan bakar, kapıdan fırlayıp yokolmaya çalışmazdı… Gündüz uyur gece havlayıp durur, acaba birimi geliyor diye merak edip dururduk… Ekmek falan pek sevmezdi puşt, çünkü küçüklüğünde büyüsün diye hep iyi mamalarla beslerdik bunu. Bunu değil bundan öncekinde de öyle yapmıştık, o da öyleydi…

Neyse piçin birinin nesini rahatsız etmiş ise öldürmüş şerefsiz. Çok küfür ve beddua ediyorum kendisine, çook. Hatta bir beddua aini yapıp İsrail’den tut, artizden geç, bu pisliğe kadar hepsine sövüyorum, çok keyifli…

Bir de Bulgaristan’daki bir halamız vefat etmiş. Ben sanırım çok küçükken görmüşüm, hiç hatırlamıyorum hani. Son yıllarda hasta idi ve annemi görmek istediğini söylüyormuş. Tabi bizimki geçenlerde bir ara gitmiş olsa da vakti olmadığından ve köy de farklı olduğundan gidememişti. Neyse işte Allah rahmet eylesin, vefat etmiş annemi göremeden.