<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>F Tipi Blog - Made in Satisfaction &#187; Eskişehir</title>
	<atom:link href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.f-blog.info</link>
	<description>Ferhad Fidan&#039;ın Blogu. Bilim, Teknoloji, Bilgisayar, İnternet, Eğitim, Cep Telefonu, Eğlence.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 00:18:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Lexmark x2670 inkjet doldurulmuş kartuşları boş görme</title>
		<link>http://www.f-blog.info/lexmark-x2670-inkjet-doldurulmus-kartuslari-bos-gorme/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/lexmark-x2670-inkjet-doldurulmus-kartuslari-bos-gorme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jul 2011 01:55:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[GEEK Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=5073</guid>
		<description><![CDATA[Lexmark x2670, çok fonksiyonlu bir mürekkepli yazıcı. Yani kartuş dolumu gerektiriyor. Genel olarak işini iyi yapan bir yazıcı olsa da, biraz modelinin geçmesinden dolayı, biraz da marka olarak Lexmark&#8217;ın pek rabet görmemesinden dolayı kartuş bulmak ya da doldurtmak biraz dert oluyor. Orijinal kartuşları ile de, yeni siyah ve renkli kartuşlar yazıcının kendisinden daha pahalıya çıkıyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lexmark x2670, çok fonksiyonlu bir mürekkepli yazıcı. Yani kartuş dolumu gerektiriyor. Genel olarak işini iyi yapan bir yazıcı olsa da, biraz modelinin geçmesinden dolayı, biraz da marka olarak Lexmark&#8217;ın pek rabet görmemesinden dolayı kartuş bulmak ya da doldurtmak biraz dert oluyor. Orijinal kartuşları ile de, yeni siyah ve renkli kartuşlar yazıcının kendisinden daha pahalıya çıkıyor. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  14 ve 15 kartuşlar normal olarak doldurulamıyor, doldurulabilen 14A ve 15A kartuşlar var ama, bunları da bulmak kolay değil. Fiyatları da tuzlu. Bu durumda geri, aleti çöpe atmak, aleti kömürlüğe atmak, aleti geri iade etmek, ya da zorla doldurtman kalıyor. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Son seçenek daha mantıklı, değil mi? Tabi doldurmak mümkün değil değil, ama doldurulunca boş görmeye devam edebiliyor kartuşu.</p>
<div id="attachment_5075" class="wp-caption alignleft" style="width: 280px"><img class="size-full wp-image-5075" title="lexmark_X2670_cok_fonksiyonlu_yazici" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/07/lexmark_X2670_cok_fonksiyonlu_yazici.jpg" alt="Lexmark x2670 çok fonksiyonlu yazıcı" width="270" height="295" /><p class="wp-caption-text">Lexmark x2670 çok fonksiyonlu yazıcı</p></div>
<p>Ben yazıcıyı iki sene önce MediaMarkt&#8217;tan indirimle almıştım. O zamanda hayli iş görmüştü. Genel kullanımda iyi, işe yarar bir tarayıcı, fotokopi, yazıcı cihazı. Ama kartuşu bitince dert büyük. MediaMarkt&#8217;ta bu yazıcıya uygun kartuş yoktu, farklı modellere uygun vardı ama buna yoktu. <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;deki bilgisayarcıları dolaştım, birkaç yere gösterdim, doldurulmaz bu dediler. Sonunda Süremer karşısında bir yer yaparız dedi, verdim kartuşu, iki saat sonra da aldım. Kartuşun üstünden bir delik delmiş, oradan mürekkep doldurmuş, sonra da tıkamıştı deliği. Evde denedim, kartuş çalışıyordu; sorun yoktu. Tabi yazıcıyı sonra paketleyip iki ay kullanmadım. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Tekrar kurduğumda yazıcıyı, sorun çıkarıyordu kartuş. Hem boş görünüyordu, hem de mürekkep püskürtme ile derdi vardı. Uzun süre çözemedim sorunu.<br />
<span id="more-5073"></span><br />
Dün de sınav giriş belgelerini yazdırmak için bir açayım dedim şunu, deneyelim bakalım. Renkli kartuşlarda sorun yoktu ama, siyah kartuşun mürekkebi kartuş püskürtme kısmında donmuştu. Mürekkep bu uca dokununca bile çıkmıyordu. Bu yazıcılar ısı ile çalıştığından, hemen bir çakmakla mürekkep püskürtme kısmını kısa bir süre ısıtarak mürekkep gelip gelmeyeceğini denedim. 5 &#8211; 10 saniyelik iki denemeden sonra mürekkep akıyordu.</p>
<p>Yazıcıyı kartuşa taktığımda da kartuş boş görünüyor ve yazdırma yapmıyordu, ya da sadece renkli yapıyordu. Araştırdım biraz Google&#8217;da. Bir şeyler buldum, denedim, yaptım. Aşağıda yazdığım Windows Kayıt Defteri değişikliklerini yaptım, ama yapmasaydım da çalışabilirdi belki. Çünkü bulmuşken öylesine yapayım dedim değişiklikleri, olursa olur, olmazsa kalır diye.</p>
<p>Aşağıdaki değişiklikler mürekkep bitti mesajlarının vs. çıkmasını engellemek için yapılıyor. Tabi sondaki hariç diğerleri gerekli mi bilmiyorum.</p>
<p><strong>Başlat</strong> &gt; <strong>Çalıştır</strong>&#8216;a <strong>regedit</strong> yazıyoruz ve çalıştırıyoruz. Sonra oradaki klasör simgeli anahtar yollarından buraya gidiyoruz.<br />
<strong>HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\LexmarkInkjet\IJPrtSettings\OFN11</strong></p>
<p>Burada tüm counter yazan değerleri 0 yaptım. Gerçi bu çok önemli bir şey olmasa gerek ki, yazıcı sonraki kontrolde yenileyebilir bunları.<br />
İçinde <strong>LAST cart uid</strong> geçen değerleri 00000000 yapıyormuşuz, ben 0 yapmıştım dalgınlıkla. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\LexmarkInkjet\JSW\</strong></p>
<p>Buradaki <strong>JSW Skin</strong> hariç tüm kayıtları sildim.</p>
<p>Sonra da,<br />
<strong>HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\LexmarkInkjet\IJPrtSettings\OFN11\GUI\PSW</strong></p>
<p>yoluna gidip <strong>ShowInkLow</strong> değerini 0 yapıyoruz. Bu sayede mürekkep az kaldı, bitiyor, bitti uyarılarını görmeyeceğiz.</p>
<p>Daha başka da ayarlar vardı ama, bende yoktu bu kayıt defteri anahtarları, ondan yapamadım. Bilgisayarımı bir kez yeniden başlattım.</p>
<p>Sonra bomba geliyor. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Belki yukarıdaki ayarlar hiçbir işe yaramadı, bilgisayarımı biçimlendirmeyi sevmediğimden deneyemedim bunu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ama işin esas önemli kısmı burası.</p>
<p>Kartuşlar kullanım bilgilerini saklar, yani kendilerinde kayıtlı bir rakam değeri vardır ve, her kullanımda bu değer ya azalır ya artar ki, bir sınıra geldiğinde kartuş boş der yazıcı ya da bilgisayar. Bunun için kartuş çiplerini sıfırlamak yani resetlemek için pilli araçlar vardır küçük. Bunları kartuşun elektronik temas yuvalarına değdirip düğmesine basar ve reset işlemi tamamlanmış olur. Ancak elimde böyle bir şey olmadığından daha ucuz ve pratik bir şey yapmış oldum. Kartuşun doluluk miktarını çiplerinden değiştiremediğime göre, yazıcının bunları okumasını engellemeyi deneyebilirdim ki, forumlarda tavsiyeler bu yönde idi. Yaptım oldu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kartuşun, yazıcıyla iletişimini sağlayan yolların olduğu kısmın en sol hattına bir bant parçası yapıştırdım. Aşağıdaki resimde gördüğünüz kartuşun yazıcıyla haberleşip yazma işlemini ve bakım durumunu ilettiği bağlantılar. Buradaki geniş altın sarısı yuvarlakla yazıcının uçlarıyla temas eden kısım, geri kalanlar da bu noktaları kartuşun çipine bağlayan teller. Temas noktalarından, kartuşun solunda olan beşinin üzerine bir bant yapıştırdım.</p>
<div id="attachment_5076" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-5076" title="lexmark_x2670_inkjet_14_siyah_kartus" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/07/lexmark_x2670_inkjet_14_siyah_kartus.jpg" alt="Lexmark x2670 inkjet yazıcıyı doldurulmuş 14 siyah kartuşla aldatma durumu." width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Lexmark x2670 inkjet yazıcıyı doldurulmuş 14 siyah kartuşla aldatma durumu.</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>SONUÇ:</strong> Şu an kartuş ne dolu ne de boş görünüyor. Sadece bir soru işareti çıkıyor bilgisayardaki bakım programında, yani kartuşu pek tanıyamıyor alet. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ama çalışma olarak gayet normal şekilde çalışıyor kartuş. Hatta yazılımsal olarak bitmez bir kartuş şu an bu. Tabi gerçekten bittiğinde uyarı vermeyeceğinden, birden baskı kalitesinde düşüş ve renklerde siyah eksikliği ya da sadece renkli kartuş ile yazılmış siyah sayfalar gibi şeyler görebiliim. Bu durumda kartuşu tekrar doldurmam gerekecek. Tabi bununla ilgili de bir vakumlu kartuş dolum seti düşünüyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/lexmark-x2670-inkjet-doldurulmus-kartuslari-bos-gorme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir AÖF sınav macerası</title>
		<link>http://www.f-blog.info/bir-aof-sinav-macerasi/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/bir-aof-sinav-macerasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Feb 2011 03:40:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce Öğretmenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İÖLP]]></category>
		<category><![CDATA[Sınavlarım]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=4130</guid>
		<description><![CDATA[Bu sınav macerası bana ait değildir, bir abime aittir. Kendisi yıllar önce Anadolu Üniversitesi, Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) içinde iki yıllık bir bölüm okumuş. İşletme ya da muhasebe gibi bir bölümdü, tam hatırlamıyorum. Ne yazık ki kendisi bölümü bitirmeden bırakmış. Bana olayı anlatan abi sınava Edirne&#8217;de girmiş. Sınava normal şekilde herkes başlamış. Bir süre sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sınav macerası bana ait değildir, bir abime aittir. Kendisi yıllar önce <a href="http://www.f-blog.info/etiket/anadolu-universitesi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Anadolu Üniversitesi">Anadolu Üniversitesi</a>, Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) içinde iki yıllık bir bölüm okumuş. İşletme ya da muhasebe gibi bir bölümdü, tam hatırlamıyorum. Ne yazık ki kendisi bölümü bitirmeden bırakmış.<span id="more-4130"></span></p>
<p>Bana olayı anlatan abi sınava Edirne&#8217;de girmiş. Sınava normal şekilde herkes başlamış. Bir süre sonra abinin önünde oturan yaşlı bir adam sıranın altından çıkarmış Murat Açıköğretim Yayınları&#8217;ndan bir kitabı, takmış gözlüklerini de, başlamış kitaba bakıp bakıp cevap kağıdına doğru şıkları işaretlemeye. Kitabı çevirip çevirip sorunun geldiği konuları inceliyor, cevabı bulup geçiriyormuş sınav kağıdına. Dedemiz kopya çekmiş yani. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>AÖF sınavlarında kopya çekmek yasak değil ama yakalanırsan sınavın geçersiz sayılıyor. Bunun farkında olan sınav gözetmeninin o anda neler düşündüğünü bilmek istemiyorum hiç. Gözetmen kopya çeken adamın tersine oldukça genç biriymiş. Gözetmen adamı farketmiş ama ilk anda kopya çektiğinden tam olarak emin olmak için belki, birkaç dakika bekleyip adamı seyretmiş. Sonra yanına gidip kitabı kaldırmasını, bunu yapmasının yasak olduğunu, eğer buna uymazsa sınavının geçersiz sayılacağını söylemiş. Tabi söylediklerini takan olmamış, adam hızlı hızlı sayfaları karıştırıp, doğru cevabı bulup geçiriyormuş cevap kağıdına.</p>
<p>Adamın umursamaz tavrı görevliyi biraz kızdırmış ve görevli adamı daha sert bir dille uyarmış. O an doğru cevapları hızla cevap kağıdına geçirmekte olan adam sessizliğini bozmuş. Adam kağıdını kalemini bırakıp ayağa kalkıp başlamış görevliye bağırmaya. Görevliye &#8220;Kardeşim sen de öğretmensin ben de, sen de maaş alıyorsun, ben de. Ben de daha fazla para için buradayım, sen de. Ben bu sınava bir fakülte daha bitireyim de, maaşım üç beş kuruş artsın diye giriyorum herhalde, bu yaştan sonra derece yapacak halim yok.&#8221; gibisinden bir şeyler demiş. Olayı anlatan abi, adamın ayağa kalkarken ve konuşurken oldukça hiddetli olduğunu söylemişti, hatta ayağa kalkınca sınav görevlisine bir tokat atacağını bile sanmış. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Sınav görevlisi olanlara şaşırmış tabi. Bu durumda hemen adamı dışarı atması gerek ama, ondan bu tür bir tepki beklemediğinden şoka girmiş olacak ki böyle bir şey yapamamış. Görevli sınav salonundan çıkıp başlamış koridorda sigara içmeye, tabi biri bitince arkasından hemen diğeri gelecek cinsten. Bir daha da sınav bitmeden girmemiş salona.</p>
<p>Sınav salonunda görevli olmaması ve sınava girenlerde kitap olması sınavın tüm geçerlilik ve güvenirliğini ortadan kaldıran çok ciddi bir sorundur! Tabi sadece sınavı düzenleyenler ve geçerlilik ve güvenirliğine önem verenler açasından bir sorundur bu. Öğrenciler için tam bulunmaz bir nimettir, bir mucize, öğrencinin rüzgarda dağılmış küllerinin bir araya gelip küllerinden tekrar doğuşudur. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Hazır dedemin elinde kitap, yaprakları şakır şakır dönüyor, tembel öğrenci milletinin ağzı sulanıyor. Başlamışlar tabi, &#8220;Abi şu soru neydi, bu sorunun cevabı neydi, 19. soru B şıkkı dimi&#8221; şeklinde muhabbetler götürmüş ortalığı. Sonuçta bol kopyalı bir sınav çıkmış ortaya.</p>
<p>Sınavın sonucunda, kitabı çıkarıp kopya çekmeye başlayan adama ne olmuş bilgim yok. Ancak sınava giren abimin notu ilgili derslerden ilk kez o kadar yüksek gelmiş. Yani sınavdaki sorun yaratan adama ve devamındaki toplu kopya vakasına rağmen sınav sonuçları normal şekilde işlenmiş.</p>
<p>Sınav görevlisi sınavda olan biteni rapor etmemiş olmalı. Belki okulda diğer sınıflarda görev yapan kişilere danışmış olabilir, onlar o yönde bir fikir önermiş olabilir. Sınavda ilk kopya çekmeye başlayan adamın da sınav sonuçlarının gayet iyi geldiğinden eminim. Belki görevli sadece ona yönelik bir işlem yapmış olabilir ama, adam diğerlerinin iyi sonuçlar aldığın öğrenip hakkını aramaya kalkarsa hem diğerlerinin sınavı da bozulacak hem kendisinin de onların kopya çekmesine izin verdiği ortaya çıkacak; kendi başı da büyük bir belaya girecek.</p>
<p>AÖF sınavları ne kadar özenle yapılmaya çalışılsa da bazı bölgelerde bu tür sorunlar oluşması normal. Kendi üniversitene bağlı olmayan, orada sadece sınavdan alacağı ek ücret için bulunan görevliler var. Bu tabii ki bir problem oluşturur demek değil ama, böyle beklenmedik durumlar oluştuğunda ve ne yapacağını da bilemeyince tüm sınavın gidişatı ve geçerliliği ortadan kalkmış oluyor. Tabi kimsenin haberi olmayınca, kimse ses çıkarmayınca herkes aldığı notun tadını çıkarıyor, orası başka.</p>
<p>Burada tabii ki ciddi bir adaletsizlik ve sorun var ama&#8230; Sınav görevlisi adamı şikayet etmeye cesaret edememiş olmalı. Tamam, adamın da haklı sebepleri var ama bu kopya çekmesini gerektirmez. Daha çok çalışsaydı; en fazla bir beş yıl sonra bitirirdi bölümü. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Görevli de burada sesini çıkarmamak yerine sınav tutanağına olanı biteni yazar adamın sınavını iptal ettirebilirdi ki, olması gereken de bu idi. Diğer öğrencilerin ise oradaki vakaya müdahale edip sınav görevlisini savunması gibi bir şey olanaksız, yani en azından Pollyanna hikayelerinde görülebilme olasılığı hariç. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Doğu bölgelerinde sınav sonrası sınav cevap kağıdı ve soru kitapçıklarını geri getiren görevlilerin yolda durdurulup tehdit edildiği, cevap kağıtlarının düzelttirildiği gibi söylentiler de duyduk ama bunlar ile ilgili ciddi bir kaynak görmedim henüz.</p>
<p>Neyse, ben kazasız belasız bitirebildim AÖF <a href="http://www.f-blog.info/etiket/iolp/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with İÖLP">İÖLP</a>&#8217;yi. Hiçbir sınavımda da böyle garip durumlar ya da sınav düzenini bu kadar bozan şeyler olmadı. 05 de aldım, 100 de, Onur belgesi de aldım, bütünlemeye de kaldım. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Tüm tarih derslerinden ara sınav ve finallerde hep 43 aldım, iki yıl da. Kitaptan çalışmaya inat edip, sadece çıkmış sınav sorularını çözüp girmeyecek kadar dürüstü oynamam gerekiyormuş, tarih benim neyime imiş&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Bütünlemede kurtardım hep. İlk yıl bazı derslerde ilk ara sınav ile üçüncü ara sınav, ikinci ara sınav ile de finalde aldığım notlar aynıydı. Bu tür eşitlikler oldu hep diğer yıllar da. Sonuç, bitti de kurtulduk da&#8230; Ben sınavsız girilebilecek iki yıllıklardan birine de girmeye kafa taktım şimdi. Zaten iki tarih dersini de aldım, ikisinin de sorular var elimde, kitaplarını açıp kirletmeye de gerek yok yani. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  <a href="http://www.f-blog.info/aof-uygarlik-tarihi-2007-2008-2008-2009-sinav-sorulari/">Bkz. 2008 &#8211; 2009 Uygarlık Tar. sınav soruları</a> Atlatırım herhalde. Bölüme karar verdim gibi ama, kayıt zamanına kadar değişebilir tabii ki de.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/bir-aof-sinav-macerasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eskişehir Kent Park (video)</title>
		<link>http://www.f-blog.info/eskisehir-kent-park-video/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/eskisehir-kent-park-video/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 20:15:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3759</guid>
		<description><![CDATA[Kent Park Avrupai şehir (!) Eskişehir&#8217;in mucize projelerinden biri. Aslında bir park tabii ki mucize bir şey değil de. Gidip dağların arasında düz kalan bir yere kurulan şehirde bir gölet ve plaj kurarsan biraz öyle oluyor. Aşağıda Kent Park&#8217;ta kaydettiğim iki video var. Bunlar park içindeki göletin üzerindeki köprüden göletin iki tarafına doğru kısa bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kent Park Avrupai şehir (!) <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;in mucize projelerinden biri. Aslında bir park tabii ki mucize bir şey değil de. Gidip dağların arasında düz kalan bir yere kurulan şehirde bir gölet ve plaj kurarsan biraz öyle oluyor.</p>
<p>Aşağıda Kent Park&#8217;ta kaydettiğim iki video var. Bunlar park içindeki göletin üzerindeki köprüden göletin iki tarafına doğru kısa bir bakış. (Her şeyimi buraya da bağlamaya çalışıyorum da&#8230;)</p>
<p>Kent Park video 1<br />
<object width="480" height="385"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/1G8CpHcObj4?fs=1&amp;hl=en_US"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/1G8CpHcObj4?fs=1&amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"></embed></object></p>
<p>Kent Park video 2<br />
<object width="480" height="385"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/MkxA9p82sO8?fs=1&amp;hl=en_US"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/MkxA9p82sO8?fs=1&amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"></embed></object></p>
<p>Bir çok fotoğraf da vardı, ekleyecektim oradan ama nereye kaydetmişim ben onları. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Eskişehir&#8217;in Avrupai şehir diye bahsedilmesi pek hoşuma gitmez. Bir şehri özelleştirmek istiyorsan özgünleştirmelisin. Kopyalamaya çalışmamalısın. <a href="http://www.f-blog.info/galeri/eskisehir/Odunpazari_Evleri/" target="_blank">Odunpazarı evleri</a> vs. bunun için de imkanı çok aslında. Bu Avrupai kelimesinden kurtulması gerek bence&#8230;</p>
<p>Kente Avrupai diyerek benim gözümde bu kent değil Avrupa büyüyor, Avrupa güzelleşiyor. Çünkü kent Avrupa&#8217;dakilerin kopyası gibi hissediliyor. Bilmiyorum, belki kentin durumunu çekemeyip zarar vermek isteyenler de bu ismin yayılmasına sebep oluyor ama hoş değil. Derdimiz Avrupai Avrupa kopyası şehir olmamalı, Avrupa&#8217;nın özeneceği bir şehir olmalı! <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bir de Yılmaz Büyükerşen&#8217;in bir hayali varmış galiba, Porsuk kıyısında yaşayanların tekneleri olacak onunla gezecekler falan&#8230; Bir köyde olsa çok güzel de Eskişehir&#8217;de olmaz o iş. Park yeri bulamaz ki kimse. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/eskisehir-kent-park-video/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cengiz Erşahin &#8211; Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</title>
		<link>http://www.f-blog.info/cengiz-ersahin-stres-kendine-guven-mucadele-ruhu/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/cengiz-ersahin-stres-kendine-guven-mucadele-ruhu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Dec 2010 01:04:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Mesaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3726</guid>
		<description><![CDATA[Cengiz Erşahin&#8216;in Zorluklara Karşı Kendini Ateşle adlı kitabını okumuştum. Hatta kitabı Eskişehir&#8217;den Muratlı&#8217;ya dönerken Pamukova&#8217;da Metin Dinlenme Tesisleri&#8217;nde almıştım. İyi güzel bir kitaptı, beğenmiştim hani. Bu sefer de diplomamı almak için Eskişehir&#8217;e giderken aynı dinlenme tesisinden Cengiz Erşahin&#8216;in Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu adlı kitabını aldım. Ayrıca diğer kitapla ilgili yorumların olduğu sayfadan anladığım kadarıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.f-blog.info/cengiz-ersahin-zorluklara-karsi-kendini-atesle/" target="_blank"><strong>Cengiz Erşahin</strong>&#8216;in <strong>Zorluklara Karşı Kendini Ateşle</strong></a> adlı kitabını okumuştum. Hatta kitabı <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;den Muratlı&#8217;ya dönerken Pamukova&#8217;da Metin Dinlenme Tesisleri&#8217;nde almıştım. İyi güzel bir kitaptı, beğenmiştim hani. Bu sefer de diplomamı almak için <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;e giderken aynı dinlenme tesisinden <strong>Cengiz Erşahin</strong>&#8216;in <strong>Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</strong> adlı kitabını aldım. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ayrıca diğer kitapla ilgili yorumların olduğu sayfadan anladığım kadarıyla kitabı herkes dinlenme tesislerinden alıyormuş. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> <span id="more-3726"></span></p>
<p><strong>Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</strong> önceki kitap gibi tadından yenmeyecek, basit, net ve anlaşılır bir kişisel gelişim kitabı. Kullanıcıyı çeşitli karmaşık ya da bilinmeyen kavramlarla başbaşa bırakmıyor, çeşitli olay ve hikayeler üzerinden gidip herkesin anlayabileceği bir dille anlatıyor derdini.</p>
<p><strong>Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</strong> kitabının dokuz konu başlığı var:</p>
<ol>
<li>Yaratıcılık</li>
<li>Hayatınıza Sahip Çıkın</li>
<li>Karar Verin</li>
<li>Ne İstiyorsunuz?</li>
<li>Geleceği Şekillendiren Güç</li>
<li>Odaklanmak</li>
<li>İsteklerinizi Dile Getirin</li>
<li>Ruh &#8211; Beden İlişkisi</li>
<li>İnsan İlişkileri</li>
</ol>
<p>Bu başlıkların her birinde de kendisiyle ilgili Cengiz Erşahin&#8217;in anlatımı ve çeşitli olay ve hikayeler var.</p>
<p><strong>Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</strong> kitabı fiziksel olarak 270 sayfa civarı bir şey, son sayfalarında birkaç farklı kitap tanıtımları ve Cengiz Erşahin ile ilgili bir yazı var.</p>
<div id="attachment_3727" class="wp-caption alignleft" style="width: 83px"><img class="size-full wp-image-3727" title="Cengiz Erşahin - Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/12/cengiz-ersahin-stres-kendine-guven-mucadele-ruhu.jpg" alt="Cengiz Erşahin - Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu" width="73" height="110" /><p class="wp-caption-text">Cengiz Erşahin - Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</p></div>
<p>Kitabın içinde olay ve hikayeler var dedimya, bazı hikayeler sanırım ilk kitapta da olan şeyler. Ya da ben bunları daha önceden okumuş olduğumdan öyle geldi ama ilk kitapta da olan hikayelerin de kitapta olduğu kanısına vardım. Tabi bir miktar olması normaldir. Sonuçta kitaplar bir iki şeklinde sıra ile gitmiyor, farklı başlıklar altında farklı konu ve ihtiyaçlar için de geçerli hikayeler var mutlaka. Tabi kitapta biraz ilerlediniz mi diğerinde olan hikayelerin tadı kaçıyor ağzınızdan ve yeni hikayeler kıvranmaya başlıyor etrafta. Yani diğer kitapta da olan hikayeler çok da rahatsız etmiyor. Hatta eski kitabı şimdi açıp hikaye aramaya üşendiğimden ben bile yanılıyor olabilirim. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Önceki kitap gibi bu kitapta da pek çok alıntılık, ilgi çeken cümleciklere bolca rastlıyoruz. Bir miktar aldım ben de bunlardan:</p>
<ul>
<li>Dünyanın en iyi kalecileri inanılmaz goller yiyor.</li>
<li> İlk risk, olmak istemediğiniz yerde olduğunuzu kabul etmektir.</li>
<li>En fakir adam kuruşu olmayan değil, hayali olmayandır.</li>
<li>Aslanın performansı ormanda yükselir, hayvana bahçesindeki kafeste değil!</li>
<li>İnsanın yapısı ağaç gibidir. Kökleri vardır. İnsan doğduğunda, ihtimalleri de onunla beraber doğmuştur.</li>
<li>Kolayca başarabileceği hedefler belirleyen kişi, kendini sınırlarını çizmiş olur.</li>
<li>İki tavşan kovalarsan, ikisi de kaçar.</li>
<li>Bir arı da, bir sivrisinek de meşguldür, ama arı takdir edilir, sivrisinek ezilir.</li>
<li>Başarılı olmak için vermeniz gereken uğraş, başarısız olmak için vermeniz gereken uğraştan daha fazla olmayacak.</li>
<li>Kendinizi bir başarısızlık abidesi olarak görüyorsanız, kulübe hoş geldiniz.</li>
<li>Ağaca fazla takılmayın, ormana bakın.</li>
</ul>
<p>Kitabı 4,95 TL&#8217;ye almıştım. Ayrıca iade garantisi de varmış. Hani kitabı beğenmediniz, götürün yayınevine deyin hemen kitabı alıp ücretini iade edeceklermiş. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Özetle size de okumanızı tavsiye ederim. Hem ucuz, hem keyifli bir kişisel gelişim kitabı. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Cengiz Erşahin &#8211; Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/cengiz-ersahin-stres-kendine-guven-mucadele-ruhu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eskişehir&#8217;de Yunus&#8217;tan Nazım&#8217;a Kantat Dünya prömiyeri</title>
		<link>http://www.f-blog.info/eskisehirde-yunustan-nazima-kantat-dunya-promiyeri/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/eskisehirde-yunustan-nazima-kantat-dunya-promiyeri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 May 2010 12:22:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Opera]]></category>
		<category><![CDATA[senfoni orkestrası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3090</guid>
		<description><![CDATA[Dün neredeyse her Cuma günü olduğu gibi Eskişehir Opera Binası&#8217;ndaki senfoni konserini seyrettim. Hani normalde hafta içi bileti alır, Cuma gider oturur, EBB orkestrası çalar biz dinlerdik ya da arada farklı şefler gelir farklı bir şeyler çalar ya da farklı sanatçılar gelir farklı enstrümanlarla bir şeyler sergilerdi vs. Bu seferki ise baya bir farklı idi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün neredeyse her Cuma günü olduğu gibi <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a> <a href="http://www.f-blog.info/etiket/opera/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Opera">Opera</a> Binası&#8217;ndaki senfoni konserini seyrettim. Hani normalde hafta içi bileti alır, Cuma gider oturur, EBB orkestrası çalar biz dinlerdik ya da arada farklı şefler gelir farklı bir şeyler çalar ya da farklı sanatçılar gelir farklı enstrümanlarla bir şeyler sergilerdi vs. Bu seferki ise baya bir farklı idi. Hasan Yükselir ve Fırat Yükselir&#8217;in Yunus&#8217;tan Nazım&#8217;a Kantat Dünya prömiyeri vardı.<span id="more-3090"></span></p>
<div id="attachment_3093" class="wp-caption alignnone" style="width: 498px"><img class="size-full wp-image-3093" title="EBB Opera Binası" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/05/ebb-opera-binasi.jpg" alt="EBB Opera Binası" width="488" height="152" /><p class="wp-caption-text">EBB Opera Binası</p></div>
<p>19.45 gibi EBB Opera Binasında idik. Girişteki broşürlerden alınca farklı bir şeyler olacağını anladık, zira da öyle oldu. Orkestra sahneye geldikten sonra arkasından yaklaşık yüz kişilik İstanbul Avrupa Korosu doluştu içeri. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Sahnenin önünde de 6 sandalye duruyordu. Biraz sonra da solistler ve şef de gelip yerlerini aldılar. Sahne bir kalabalıktı ki neredeyse yer yoktu solistlere, hemen sahne kenarının yarım metre falan gerisinde idi sandalyeleri. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Etkinlik başladı ve biz de zevkle dinledik, izledik. Sanatçılardan başka izleyecek bir şey yok bu tür şeylerde ama olsun, onları izlemek de güzel. Mesela yanlış hatırlamıyorsam ismi Mine olan hanım ablam (Konser maysteri yardımcısı olan <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) elbisesini değiştirmiş falan ayrıntılar&#8230;</p>
<p>Genel olarak kantat mükemmel idi. Hani çok işin içinde değilim ama seyirci gözüyle hoşuma gitti, annem de beğenmiş. Hatta herkes beğenmiş ki gayet çok alkışladılar. Bitişte Yılmaz Büyükerşen de bir konuşma yaptı, baya alkışlandı vs. Hep yabancıların eserleri çalınıyor, artık bizimki de çalınacak dedi.</p>
<p>Kantatta Yunus Emre&#8217;den başlayıp Mevlânâ&#8217;dan falan geçilip Nazım Hikmet&#8217;e gelinip öyküleri anlatılıyor. Başlangıçta bir şiir seslendiriliyor ve gayet yüksek sesli bir başlangıç var, hatta gürültülü de denebilir de kirlilik türünden anlaşılmasın. Bu tür de bir bitişi var ve araları da enfes. Yaklaşık bir buçuk saat kadar sürdü ama giriş ve bitişte zamanı pek takip etmediğimden yaklaşık diyorum. Bir de tek bölüm ki bir kez oturup sonunu bilmeden dinlemek biraz tuhaf oldu. Acaba hiç bitmeyecekmi düşüncesi geldi bir an ama bitince de bozulduk tabi. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Dönüşte de yağmur yağıyordu, tek bir şemsiyenin altına sıkışıp geldik eve. Tabi enseler ıslandı, paçalar ıslandı, spor ayakkabı ile gidince ayakkabılar ıslandı vs. iyi bir şekilde bitti akşam&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ha bu arada etkinlikten fotoğraf yok elimde. Önlerdeydim ama kenardan yer bulabilmiştim, bu sebeple pek iyi fotoğraf alınacak bir yerde değildim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/eskisehirde-yunustan-nazima-kantat-dunya-promiyeri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KPDS&#8217;ye girdim&#8230;</title>
		<link>http://www.f-blog.info/kpdsye-girdim/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/kpdsye-girdim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 May 2010 10:06:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[KPDS]]></category>
		<category><![CDATA[Sınavlarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3011</guid>
		<description><![CDATA[KPSS Sınavlara girmek farklı bir duygu yahu, hani güzel bir duygu. Özellikle normalde kim kime girişti sorusuna cevap veremiyorsanız eğer&#8230; Bu sabah KPDS sınavı vardı. Ben de 40 TL bastığım için hiç fazla zorlanmadan gittim. Hatta 7 gibi kalktım, annem geç yattığım için yataktan iki dk. sonra kalkmakla eleştirdi beni. Gittim tuvalet, yüz yıkama mini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #000000;"><strong><a href="http://www.f-blog.info/etiket/kpss/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with KPSS">KPSS</a></strong></span></h1>
<p>Sınavlara girmek farklı bir duygu yahu, hani güzel bir duygu. Özellikle normalde kim kime girişti sorusuna cevap veremiyorsanız eğer&#8230;<span id="more-3011"></span></p>
<p>Bu sabah <a href="http://www.f-blog.info/etiket/kpds/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with KPDS">KPDS</a> sınavı vardı. Ben de 40 TL bastığım için hiç fazla zorlanmadan gittim. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Hatta 7 gibi kalktım, annem geç yattığım için yataktan iki dk. sonra kalkmakla eleştirdi beni. Gittim tuvalet, yüz yıkama mini egzersiz işini bitirdim. Kahvaltımı yaptım. Tabi motorun bozulacağı fikri ile çok yemedim. Balıkları besledim, gittim tuvalete motorun problem çıkarmayacağını garantiledim. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  8.20 gibi çıktım evden, gittim AÜ Yunusemre Fen Fakültesi önünde başladım beklemeye&#8230;</p>
<p>Bir süre sonra gelen bir arkadaştan saatin 9.00 olduğunu öğrendim. Bekledik 9.25 gibi girdik içeri.</p>
<p>Sınav amaçsız girdiğim ve takmadığım için hiç kasmadı desem yeri. Bebek işi sormuşlar hatta. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Mesela bir kelime sorusu vardı ki sorudaki boşluğa gelip boşluk sonrası kelimeyi gördüğümde boşluğa gelecek şeyi şıklara bakmadan yapıştırdım&#8230; İlk 25 soru sonrası atladım kağıdın en sonuna paragraf sorularını çözdüm. Bunları sınavın başlarında çözmek iyidir ki, beyin diğer sorularla yorulup buraya geldiğinde karşılaştığı anlama ve cümle ayrıştırma güçlüklerinden pek etkilenmesin. Sonrasında devam ettim 26. sorudan. Toplam 2.30 saat kadar sürdü sanırım benim ama dinlene dinlene, kasmadan, keyifçene.</p>
<p>Çıktım sınavdan ve üzerimden bir yük kalkmıştı. Çünkü sınava gelirken yanımda üç kurşun kalem getirmiş ve birini başka birine vermiştim. Ama onun sınavı bitmeyip ben de beklemek istemeyince çıkıp gittim sınavdan o kalemim olmadan. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Çok büyük yük kalkmış üzerimden.</p>
<p><strong>Sonuç;</strong> ya dört yanlışım var ya da sıfır doğrum. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Şimdi şöyle oluyor. 100 soruyu 5 şıkka bölünce her şıkkın 20 doğru cevabı olması gerekli. Bende ise A: 22, B: 18, C:19,D:20, E:21 idi. Şimdi sayısı 20 altı olan şıklardaki eksikleri toplayınca 3 çıkıyor ki üç yanlış demektir. Bir tane de ben ekliyorum 4 yanlış ediyor ki, 100 &#8211; 4 = 96, ort. 95 olur.</p>
<p><strong>Not:</strong><strong> tabii ki daha fazla yanlış çıkacak.</strong> <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Ama YDS&#8217;de sınav çıkışı 7 yanlışım olacak demiştim ve sonuçta 7 yanlışım olmuştu. Ancak benim beklemediğim sorulardan. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Neyse, göreceğiz sonuçları&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şimdi bu sınavdan bir şey beklemediğim için bu kadar puan alsam bile ne işe yarayacağını hiç bilmiyorum. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/kpdsye-girdim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Idomeneo Operası</title>
		<link>http://www.f-blog.info/idomeneo-operasi/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/idomeneo-operasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 00:42:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Opera]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=2789</guid>
		<description><![CDATA[EBB Opera Binasında Wolfgang Amadeus Mozart&#8217;ın Idomeneo operası vardı. Gittim, seyrettim geldim. Genel olarak bana biraz ağır geldi. Hani tam olarak ne oluyor ne bitiyor anlayamadım. Ama bu bana kötü deme hakkı vermez ki, yüz yıldan uzun süredir oynana gelen bir oyun ki herkesin hiç zevk almadan izlediğini sanmıyorum. Aslında iyi idi zaten de arada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_2790" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-2790" title="Idomeneo" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/03/idomeneo1.jpg" alt="Idomeneo" width="500" height="371" /><p class="wp-caption-text">Idomeneo</p></div>
<p>EBB <a href="http://www.f-blog.info/etiket/opera/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Opera">Opera</a> Binasında Wolfgang Amadeus Mozart&#8217;ın Idomeneo operası vardı. Gittim, seyrettim geldim.<span id="more-2789"></span></p>
<p>Genel olarak bana biraz ağır geldi. Hani tam olarak ne oluyor ne bitiyor anlayamadım. Ama bu bana kötü deme hakkı vermez ki, yüz yıldan uzun süredir oynana gelen bir oyun ki herkesin hiç zevk almadan izlediğini sanmıyorum. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Aslında iyi idi zaten de arada &#8220;Şimdi ne oldu ya?&#8221; vs. dediğim, olayı örüntüyü kaçırdığım yerler oldu. Tabi sonunda yine ağrısız acısız çıktım da hakkında biraz bilgi alıp gitseydim daha iyi olabilirdi. Ben Mozart eseri dedim gittim. Mozart eseri ama Mozart kadar zekam yoksa suç benim değil ki! <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Neyse.</p>
<p>Opera üç perde idi, ilk ikisi yaklaşık 45 dakika, son perde de biraz daha uzunca idi sanırım. Ayrıntılı bilgi yazacaktım her perde ile ilgili ama zaten var ki ben de yazıp kirlilik yaratmayayım.. Bkz. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/İdomeneo" target="_blank">Vikipedi: İdomeneo</a>.</p>
<p>Sonuç bu kadar kültürsüzlük iyi değil Ferhad! Üni. mezunu olacaksın daha bir operada ne olup bittiğini anlayamıyorsun, özürlü müsün nesin oğlum! <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/idomeneo-operasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eskişehir&#8217;den birkaç panorama</title>
		<link>http://www.f-blog.info/eskisehirden-birkac-panorama/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/eskisehirden-birkac-panorama/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 00:05:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=2773</guid>
		<description><![CDATA[Dün Eskişehir&#8217;de Alanönü yakınında bir tepe var, bir oraya kadar uzandım. Tepede birkaç baz istasyonu direği falan var, hatta Eskişehir&#8217;de şehrin iç taraflarından bile görünüyor tepe. Zaten çok uzak değil. Gitmişken de birkaç fotoğraf çekeyim dedim. Tabi bazı aralar öyle bir şeyim geliyor, panoramik fotoğraflar yapayım diye. Yine öyle bir anım geldi. Daha doğrusu geniş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;de Alanönü yakınında bir tepe var, bir oraya kadar uzandım. Tepede birkaç baz istasyonu direği falan var, hatta <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;de şehrin iç taraflarından bile görünüyor tepe. Zaten çok uzak değil. Gitmişken de birkaç fotoğraf çekeyim dedim.<span id="more-2773"></span></p>
<p>Tabi bazı aralar öyle bir şeyim geliyor, panoramik fotoğraflar yapayım diye. Yine öyle bir anım geldi. Daha doğrusu geniş açılı çekecek bir şey bulunca yapıyorum mutlaka. Tepenin görüş açısı da geniş olunca&#8230;</p>
<p>Net çekebildiğim görüntülerden birleştirme iki panorama var şu an. Zaten kaç fotoğraf çeksem de çektiğim şey aynı olacağından çok fazla çekmedim. Bir de tepede sevgililer falan buluşmuş, rahatsız etmeyeyim dedim, onların bulunduğu bölümleri de çekemedim. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Fotoğrafları Eskişehir galerime yükledim.</p>
<p><a title="F Tipi galeri - Eskisehir_panorama panoramik" href="http://www.f-blog.info/galeri/eskisehir/Eskisehir_panorama_1.jpg.php" target="_blank">Buyrun foto 1</a>.</p>
<p><a title="F Tipi galeri - Eskisehir_panorama panoramik" href="http://www.f-blog.info/galeri/eskisehir/Eskisehir_panorama_2.jpg.php" target="_blank">Buyrun foto 2</a>.</p>
<p>Baz istasyonları demiştimya,<a href="http://www.f-blog.info/galeri/page/search/tags/baz_istasyonu" target="_blank"> bunlar da o direkler</a>&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/eskisehirden-birkac-panorama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AÜ İngilizce Öğretmenliği Lisans Programı 4. sınıf</title>
		<link>http://www.f-blog.info/au-ingilizce-ogretmenligi-lisans-programi-4-sinif/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/au-ingilizce-ogretmenligi-lisans-programi-4-sinif/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 02:33:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[İÖLP]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sınavlarım]]></category>
		<category><![CDATA[Staj]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=2750</guid>
		<description><![CDATA[Anadolu Üniversitesi&#8217;nin İOLP bölümü dört yıllık ve dördüncü yılı son yılı olması açısından biraz farklı bir öneme sahip. Bu yılın genel problemleri genellikle; son yıl olması, okul deneyimi 2 uygulaması ve KPSS! Dördüncü sınıf son yıl olduğundan olası bir sınıfta kalmanın etkisi diğer yıllara göre farklı olabiliyor. Aslında her nasılsa okul bir sene uzuyor ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_2741" class="wp-caption alignnone" style="width: 489px"><img class="size-full wp-image-2741" title="AÜ Açıköğretim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Lisans Programı" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/02/aof-iolp-grafik.jpg" alt="AÜ Açıköğretim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Lisans Programı" width="479" height="97" /><p class="wp-caption-text">AÜ Açıköğretim Fakültesi <a href="http://www.f-blog.info/etiket/ingilizce-ogretmenligi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with İngilizce Öğretmenliği">İngilizce Öğretmenliği</a> Lisans Programı</p></div>
<p><a href="http://www.f-blog.info/etiket/anadolu-universitesi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Anadolu Üniversitesi">Anadolu Üniversitesi</a>&#8217;nin İOLP bölümü dört yıllık ve dördüncü yılı son yılı olması açısından biraz farklı bir öneme sahip. Bu yılın genel problemleri genellikle; son yıl olması, <a href="http://www.f-blog.info/etiket/okul-deneyimi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Okul Deneyimi">okul deneyimi</a> 2 uygulaması ve <a href="http://www.f-blog.info/etiket/kpss/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with KPSS">KPSS</a>!<br />
<span id="more-2750"></span></p>
<p>Dördüncü sınıf son yıl olduğundan olası bir sınıfta kalmanın etkisi diğer yıllara göre farklı olabiliyor. Aslında her nasılsa okul bir sene uzuyor ama son yılda uzatmak daha tuhaf işte. Bir kere bütünleme sınavlarımız Eylül ayında olduğu için KPSS sonucunda tek atamanın yapıldığı yıllarda (Ör; 2010) bu sınava kalmak atanmanızı engelleyebileceği için sınıfta kalmak değil, bütünleme sınavına kalmak bile önemli olabiliyor.</p>
<p>Genel olarak bu yılki dersler üçüncü sınıftaki derslerle bağlantılı ve onların üzerine olduğundan üçüncü sınıfa göre daha kolay gibi duruyor. Gibi duruyor diyorum, çünkü ben de hala bir dördüncü sınıf öğrencisiyim. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Üçüncü sınıfta alacağınızı iyi aldıysanız dördüncü sınıfta da fazla zorlanmıyorsunuz.</p>
<p>Ayrıca üçüncü sınıfı dershaneye vs. gitmeden geçmişseniz dördüncü sınıfı daha da rahat geçebilirsiniz. Hani son sınıf diye üçüncü sınıftan daha fazla korkulacak bir şey değil. Tabi dershanenin farklı şeylerde katkısı oluyor yine&#8230;</p>
<p>Dördüncü sınıftaki önemli bir mevzu Okul Deneyimi II uygulaması. İkinci sınıfta yapılan uygulamadan farklı olarak bu yıl sadece gözlem değil, ilk dönem 15 &#8211; 20 dk., ikinci dönem de tam bir ders saati öğretmen olarak ders işliyorsunuz. Okul Deneyimi II dersi için iki haftada bir bir plan hazırlıyorsunuz ve bunu e-portfolyo sistemine yükleyerek uygulama öğretmeniniz (Uygulama okulunuzdaki ilgili öğretmeniniz) ve rehber öğretmeninizden (Üniversiteden bir eğitim görevlisi.) bu plana dönüt alıyorsunuz. Öğretmenleriniz bu planlara not veriyor. Sonrasında da bu dönüte göre de planınızda gerekli değişiklikleri yapıp sonraki hafta bu yeni plana göre uygulama okulunuzda uygulama öğretmeninizin gözetiminde bir ders işliyorsunuz. Bundan sonra da dersinizin nasıl geçtiği, yararlı olup olmadığı, eksik veya iyi yönleriyle ilgili bilgilerin olduğu bir yansıtma raporu (Reflection) yazıp bunu da e-portfolyo sistemine yüklüyorsunuz. Bu da sadece uygulama öğretmeniniz tarafından not veriliyor.</p>
<p>Okul Deneyimi II planlarını yazmak kolay şey değil. Dönem başında yaptığınız plana ve uygulama öğretmeninizle de anlaşarak işleyecek bir konu seçtikten sonra onu nasıl, ve ne ile işleyeceğinizle ilgili sorular sarıyor beyninizi. Ders kitaplarınızdan ya da diğer kaynaklardan (Ör; ) yararlanarak konuyu işleyişinizde kullanacağınız aktiviteler hazırlayıp bunu plana yazıyorsunuz. Tabi plan da örnek bir ders işleyişinde öğrencilerinize yapacağınız kounşmalar, onların size verebileceği olası yanıtlar ve o yanıtlara sizin vereceğiniz tepkileri diyalog şeklinde içeriyor. Diyalog derken aşağıdaki şekilde:<br />
T: (Öğretmen) Today&#8230;<br />
Ss: (Bu da öğrenciden gelebilecek tepki) &#8230;<br />
T: Now, &#8230;<br />
Ss: Right&#8230;</p>
<p>Planda öğrencilere aktivitelerinizi yaptırırken kullanacağınız cümleleri, açıklamaları her şeyi yazıyorsunuz. Sadece şunu bunu dedim şeklinde değil tabi, mesela öğrencinin yaptığı hatayı düzeltme biçiminizi de yazmalı, ya da öğrencinin olası bir farklı konuyla ilgili çıkışında ne yapacağınızı da belirtmeli. Plan dosyasına tahta kullanacaksanız tahta planı, farklı resim vs. şeyler kullanacaksanız onların bir görüntüsü vs., ve kullandığınız diğer kaynakların kopyaları ya da Ağ&#8217;daki bir kaynak ise bağlantılarını eklemeniz gerekiyor. Ayrıca bir de gerekçelendirme (Rationale) kısmı yazıyorsunuz ki burada planda nerede neyi neden yaptığınızı açıklıyorsunuz.</p>
<p>Bu şekilde planı hazırlamak beş saat kadar sürebiliyor. Daha da uzun olabiliyor tabii de çok kısa da olamıyor. Ya da olursa da düşük not alma tehlikesini hatırlatırım. Not kısmı zaten biraz karışık ki her öğretmenin disiplin fikri kendisine özel olduğundan hepsinin istediği şeyler farklı olabiliyor. Mesela biri ders kitaplarına çok sıkı bağlı planlar isterken diğer biri öğrencinin çok daha rahat olmasına izin verebiliyor. Hatta öyle ki ders kitabında geçen bir aktiviteyi uygulamış öğrencisine bu olmamış bunu değiştir diyebiliyor. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Topluma Hizmet Uygulaması diye bir uygulama da var. Bu her hafta belirli bir gün ekonomik durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarını iki ders kadar çalıştırdığımız bir etüt uygulaması şeklinde. Bunun için sene başı bir plan yapıyoruz ve daha sonrasında planımıza uyarak haftada iki ders saati çalıştırıyoruz öğrencilerimizi. Bu da bir öğretmenlik uygulaması ama Okul Deneyimi uygulamasından farkı her ders için bir plan yazmamıza gerek olmaması. Bunun yerine sadece o iki dersteki aktivitemize yönelik hazırlıklar yapıyoruz. Bunlar da daha çok kişisel çapta ve öğrencilere kaynak bulma gibi hazırlıklar. Etüt dersimiz bittikten sonra da derste yaptığımız aktivitelerle ilgili bir rapor yazıp bunları biriktiriyoruz ki sene sonu bunlar üniversiteye gönderilecek ve bunlardan not alacağız.</p>
<p>Etüt dersimiz ilköğretim öğrencileriyle olduğundan liseye göre daha eğlenceli ve basit aktiviteler olması gerekiyor. Zaten sürekli farklı farklı aktivite yapmak öğrenci üzerinde stres de yaratabileceğinden ders kitaplarından öğretmenlerinin verdiği ödevleri de yaptırabiliriz ki evde ders yapma gereğini ortadan kaldırdığı için bunu severler. Neyse bu konu farklı bir yazı gerektirir, geçiyorum.</p>
<p>Dershanelerin faydası da işte bu işlerin arasında düzenli bir program sunarak sizin çalışmanızı sağlamaları ve bu etkinliklerde de size yol gösterici olabilmeleri. Hani günlerce plan yazma telaşının içinde çalışamayacağınız derslere çalışmanızı sağlıyorlar. Ancak olmazsa olmaz demiyorum kesinlikle, daha çok kendine güvenemeyene göre veya cüzdanına fazla güvenene göre bir şey bence. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Hani kendine güvenemeyen derken de bütünlemeye kalırsa KPSS&#8217;nin bir işe yaramayacağı gerçeğini de unutmamak gerek!</p>
<p>KPSS sınavı da son yılki baş belalarımızdan biri. Bu sistemde her yıl puanlar yükseldiğinden, her geçen yılda bu sınavda başarılı sayılmak daha da zorlaşabiliyor. Mesela iki yıl önce arkadaşımızın atandığı puanı almak sözleşmeli öğretmen olarak atanmamıza bile yetmeyebiliyor. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Böyle olunca da öğrenci bir an önce sınavı kazanıp sonraki senelere kalma ihtimalini azaltmak istiyor. Çünkü bu yıl yapamazsa gelecek yıl bu yılki yapabildiği aynı değeri bile ifade etmiyor olacak.  Bu sebepten de öğrencilerin çoğunluğu dördüncü sınıfta KPSS&#8217;ye iyi hazırlanarak ilk seferde kazanıp daha sonra uğraşmamak ister.</p>
<p>Tek başına çalışmak yeterli olacak gibi görünmediğinden KPSS kursları devreye girer. Bunlar konusunda <a href="http://www.f-blog.info/etiket/iolp/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with İÖLP">İÖLP</a> dershaneleri kadar gitmeseniz daha iyi olur demeyeceğim. Ne yazık ki ülke gerçekleri bunu söylememi engelliyor. Kursta sonuçta evde uygulayacağınızdan çok daha iyi bir program var ve başınızda size yol gösteren rehber öğretmenleriniz ve de düzenli yapılan deneme sınavlarınız var. Bu şekilde KPSS&#8217;ye hazırlanan öğrencilerin yanında evde tek başına çalışmaya çalışarak yarım yamalak hazırlanmak biraz bana da tuhaf geliyor. Hani kursa giden kesin kazanacak diye de bir şey yok ama gitmeden kazanmak çok daha fazla emek isteyecek. Hem de bir yıl kursa gitmeyip kazanamadıktan sonra gelecek yıl onun pişmanlığı ile zoruna gitme durumunun oluşması ihtimali de azalır. Özetle <a href="http://www.f-blog.info/etiket/turkiye/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Türkiye">Türkiye</a> şartlarında İOLP&#8217;linin KPSS&#8217;ye dershanede hazırlanması iyi olur.</p>
<p>KPSS ile ilgili İÖLP&#8217;lileri ilgilendiren bir konu yukarıda da dediğim gibi bütünleme sınavına kalma durumudur. Eğer bütünleme sınavına kalırsanız KPSS&#8217;de iyi bir puan elde etseniz bile okulunuzu hala bitirememiş olduğunuzdan atanamazsınız. Tek atamanın olduğu yıllarda da bu ciddi bir problem olabilirki, KPSS kursuna para dök vs. 69 ile bir dersten büte kaldığından dolayı bir sonraki KPSS sınavını bekle. Bu da tabii bir sürü masraf demek yine. Ne yazık ki bölüm kurallarımız böyle, şu an konuyla ilgili dilekçe ile vs. bütünleme sınavını ileri bir tarihe almaya yönelik istekler bildiriliyor ama henüz bir şeye yaramış değil.</p>
<p>Bu KPSS mevzundan dolayı kesinlikle bütünlemeye kalınmayacak bir yıl bu yıl mesela. Kazanacak puanın olsa bile bir yıl beklemen gerekecek ve daha kötüsü o aldığın puan özel sektör dışında hiçbir işine yaramayacak. Bu sebeple dördüncü sınıfta kesinlikle bütünleme sınavına kalmamaya bakılarak çalışılmalı&#8230;</p>
<p>Özetle; dördüncü sınıf üçüncü sınıfa göre (en azından bana) daha kolay gibi görünüyor. Bu sebepten üçüncü sınıfı dershaneye gitmeden geçebilmiş iseniz bu yıl açınızdan daha da rahat olacaktır. Tabi son yılım deyip cesaret edemeyip dershaneleri de düşünebilirsiniz, kapitalizm paranıza asla hayır demez. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Derslerden başka Okul Deneyimi II uygulamamız var ki sınav dönemlerinden bile yorucu olabiliyor. Etütlerimiz de plan yazma olayının Nirvana&#8217;sına ulaşmadan yaptığımız okul deneyimi çalışmalarımız. Tüm bu çabaların amacı okulu bitirmek olsa da ondan sonra KPSS sınavı belası olacak başımızda ki buna da ilk dönemden itibaren çalışmanız hazırlanmaya başlamanız iyi olacak. Tabi bu sınav için kurslara giden binlerce kişiyi düşününce kursa gitmeden kazanmaya çalışmak da biraz büyük bir riske girmek gibi görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/au-ingilizce-ogretmenligi-lisans-programi-4-sinif/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AÜ İngilizce Öğretmenliği Lisans Programı 3. sınıf</title>
		<link>http://www.f-blog.info/au-ingilizce-ogretmenligi-lisans-programi-3-sinif/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/au-ingilizce-ogretmenligi-lisans-programi-3-sinif/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 01:54:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[İÖLP]]></category>
		<category><![CDATA[Sınavlarım]]></category>
		<category><![CDATA[Staj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=2747</guid>
		<description><![CDATA[Anadolu Üniversitesi İÖLP programının üçüncü yılı ilk kez tamamen açıköğretim olarak görülen yılıdır. Yani hiç yüz yüze görülen ders yoktur. Bu yıl ilk iki yılla kıyaslandığında özetle çok zordur dense yanlış olmaz. Hani aslında eğitimde zorluk kişiden kişiye çalışmasına göre değiştiği için bunu demek pek doğru değil ama ilk iki yılla kıyaslandığında gerçekten de böyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_2741" class="wp-caption alignnone" style="width: 489px"><img class="size-full wp-image-2741" title="AÜ Açıköğretim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Lisans Programı" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/02/aof-iolp-grafik.jpg" alt="AÜ Açıköğretim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Lisans Programı" width="479" height="97" /><p class="wp-caption-text">AÜ Açıköğretim Fakültesi <a href="http://www.f-blog.info/etiket/ingilizce-ogretmenligi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with İngilizce Öğretmenliği">İngilizce Öğretmenliği</a> Lisans Programı</p></div>
<p><a href="http://www.f-blog.info/etiket/anadolu-universitesi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Anadolu Üniversitesi">Anadolu Üniversitesi</a> <a href="http://www.f-blog.info/etiket/iolp/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with İÖLP">İÖLP</a> programının üçüncü yılı ilk kez tamamen açıköğretim olarak görülen yılıdır. Yani hiç yüz yüze görülen ders yoktur.<span id="more-2747"></span></p>
<p>Bu yıl ilk iki yılla kıyaslandığında özetle çok zordur dense yanlış olmaz. Hani aslında eğitimde zorluk kişiden kişiye çalışmasına göre değiştiği için bunu demek pek doğru değil ama ilk iki yılla kıyaslandığında gerçekten de böyle bir fark var!</p>
<p>Bir kere artık yüzyüze görebildiğiniz öğretmenleriniz yok. Dersleri kimse size anlatmıyor, şu şöyledir bu böyledir demiyor. Şuraya şu şekilde çalışın demiyor, size alıştırma vermiyor, anlamadığınız kısmı sorun demiyor.</p>
<p>Üçüncü sınıfta her şey öğrencinin üzerine kalıyor. Kayıt yenileme dönemi aldığınız kitapları müfredat kitabındaki programa göre okuyup, çalışıp sınava giriyorsunuz.</p>
<p>Belirli bir müfredatı takip edip çalışmak da biraz zor olabiliyor tabi. Çalışmayı çoğunlukla kendi kendinize yaptığınız için motivasyonunuz pek olmuyor. Bu da sizin yeterince ve düzenli çalışmanıza engel olabiliyor. Ondan sonra benim gibi özdisiplini zayıf biriyseniz de çalışmak yerine farklı işlerle uğraşmak, önce zevk, önce hayat, sonra iş demek daha kolayınıza gelebiliyor.</p>
<p>Tabi önce hayat sonra iş prensibinin sonucu olarak da ilk sınavınızda şok edici notlar olabiliyor. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Diyorsunuz ki, nasılsa sonrakine gerçekten çalışır problemsiz geçerim. Sonraki sınav geliyor, siz daha ne bildiğinizden emin değilsiniz. Bu şekilde sınava giriyorsunuz ve&#8230; Bundan sonra üçüncü sınav geliyor, sonra da final&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ondan sonra da otomatik bütünlemeye bağlıyorsunuz. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şaka yapıyorum tabii ki, ille böyle olacak bir şey yok. O kadar da düşüncesiz değil bizim bölümün başındakiler. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Sadece düzenli, zamanında ve yeterli çalışma gerekiyor dediğim gibi. Yoksa 80 üzeri gayet iyi notlarla sınıfı bütünlemeye kalmadan geçen arkadaşlarım var.</p>
<p>Üçüncü ve dördüncü sınıfların aslında en çok yüzyüze eğitime ihtiyacı olan sııflar olduğu söylenebilir. Çünkü ilk iki yılda zaten lise bilgilerimizin üzerine çok yüklü bir şey eklenmiyor. Yazma dersi dışında diğerleri zaten bildiğimiz konuların tekrarı gibi bir şey. Ancak üçüncü sınıfta daha önceden tanışmadığımız konularla ve derslerle başbaşa kalınca biraz zorlayıcı olabiliyor. Tabi bu sınıflarda da eğitim yüzyüze verilse adı açıköğretim olmasına da gerek yoktu ki! <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Onun yerine ilk iki yılki yazma gibi dersleri birleştirip bir yılda verseler, hatta ilk <a href="http://www.f-blog.info/etiket/okul-deneyimi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Okul Deneyimi">okul deneyimi</a> uygulaması da bu ilk yılda olsa daha iyi bile olabilirdi. Bundan sonra da üçüncü sınıf dersleri ikinci sınıfa, dördüncü sınıf dersleri de üçüncü sınıfa konur, bölüm üç yılda bitirilebilirdi. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Tamam biraz (değil çok) zor olabilirdi böyle ama bir yıl için diş sıkmaya değerdi. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tabi çok da yalnız değiliz aslında. Bir şey soracak olduğumuzda telefon edebileceğimiz kişiler var tabi. Derslerle ilgili olarak da okulun e-ogrenme ve çevrimiçi öğrenme portallarında çalışacak kaynaklar var. Gerçi çevirmiçindeki derslerin test soruları bana hep sınav sorularından kolay geldi ama neyse&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bu yıl bir de dershane faktörü giriyor devreye. <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a> ve bazı başka il merkezlerinde İÖLP dershaneleri var. Bölüm bu dershanelere gitmemizi istemiyor, hatta hocalarınızla karşılaştığınızda falan yadırgayabiliyorlar bile ama yine de işi garantiye almak isteyen öğrenciler tercih ediyor bu kursları.</p>
<p>Kursların avantajı dersi size anlatacak ve anlamadığınız yerde soru soracak birilerinin olması. Bunun dışında kursa gidersen kesin geçeceksin diye bir kaide yok, çünkü iş yine kişinin kendi çalışmasına bakıyor. Çalışmadıktan sonra kaç kursa gitsen nafile&#8230; Ben çalışırım diyorsan, kendine ve özdisiplinine güveniyorsan zaten evde de yaparsın&#8230;</p>
<p>Gerçi ben de mesela kendime çok güvendim, kursa gitmeyeceğim dedim. Zaten zamanım çok, çalışmayacağım desem sıkıntıdan çalışırım falan diyordum&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Çalışmadım mı? Çalıştım ama neyi, nasıl, ne kadar, nasıl gibi soruların cevapları bende biraz karışık olduğundan pek performanslı çalışamadım ki, böylelikle bütünelemeye dört ders bırakabildim. Bütünlemede de bir dersten kaldım ki, dördüncü sınıfta da alttan alıyorum şu an o dersi&#8230;</p>
<p>Bundan sonra da ben yine pek istemesem de bizimkilerin telaşından yazıldım dershaneye. Bana göre bütün sınavları bütünlemeye bırakıp orada atılım yaparak geçerdim yoksa sınıfı&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Tabi dershanede şu an geçen yıla göre gayet rahat ediyorum. En azından özdisiplin eksikliğim vs. problem çıkaracak olsa bile dershanede bir şeyler kaptığımdan o kadar etkisi olmuyor. Neyse, özetle dershaneye gidip gitmemek sizin inançlarınıza ve bütçenize bağlı bir şey. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Neyse dönelim üçüncü sınıfa. Dersler önceki yılların öğrenciye İngilizce öğretmeye ve belli yetenekleri kazandırma amaçlı dersler yerine, öğrenciye İngilizce öğretmeye hazırlayan ve öğreten dersler diyebiliriz. Dilbilgisi, okuma, yazma, konuşma gibi dersler yok artık. Bunlar yerine edebiyat, dilbilim, ve dil öğretimi ile ilgili dersler var.</p>
<p>Üçüncü sınıfta bir de ücretli öğretmenlik yapma hakkı var. Bulunduğunuz bölgedeki MEB müdürlüklerine gidip başvuruyorsunuz, eğer ihtiyaç varsa uygun bir yerde işe başlayabiliyorsunuz. Bunun için alttan dersinizin olmaması şartı var. Torpiliniz olunca başka tabi. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ben ikinci sınıfta bütünlemeye girip başvuru için geç kalınca kullanamamıştım bu hakkımı. Müdür bey ihtiyaç yok deyip bana beş yıl öncesinin başvurularını göstermişti. Halbuki daha yazın stajyer öğretmenleri çağıran kendisi değilmiydi. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ücretli öğretmenlikte stajyer öğretmen muamelesi görüp ders saatinize göre bir ücret alıyorsunuz. 500 TL civarı ücret alan arkadaşlar var.</p>
<p>Yalnız ücretli öğretmenliğe başlayan arkadaşlardan sanırım çoğu ikinci dönemde falan bırakıyor bunu. Çünkü derslerine yoğunlaşmaları zorlaşıyormuş. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Tabi bu arkadaşların nedenleri de benimle aynı nedenler galiba&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Özetle üçüncü sınıf İÖLP&#8217;nin zor sınıflarından biri. İlk iki yıl tekrar ettiğiniz lise dersleri yerine yeni konulara geçiyorsunuz ve bu da yorucu ve zorlayıcı tabi. Ancak bundaki başarınız da yine sizin azim ve çalışmanıza bakıyor; ne kadar iş o kadar köfte hesabı&#8230; İşi garantiye alayım birilerinin ders anlatması olmadan birine bir şey sormadan yapamam diyorsanız da dershaneler imdada koşuyor, tabi cüzdanınıza güvenerek. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ücretli öğretmenlik de güzel falan ama alttan dersiniz olmaması gerekiyor. Olmasa bile de bölgenizde ihtiyaç olmamasından yapamayabiliyorsunuz. Ve de yapsanız da derslerle birleşince yükünüzü arttırıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/au-ingilizce-ogretmenligi-lisans-programi-3-sinif/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

