<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>F Tipi Blog - Made in Satisfaction &#187; Roman</title>
	<atom:link href="http://www.f-blog.info/etiket/roman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.f-blog.info</link>
	<description>Ferhad Fidan&#039;ın Blogu. Bilim, Teknoloji, Bilgisayar, İnternet, Eğitim, Cep Telefonu, Eğlence.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 00:18:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Normal Ötesi Aşk kitapları</title>
		<link>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplari/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Dec 2010 01:29:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3825</guid>
		<description><![CDATA[Ömer Özdamar&#8217;ın Normal Ötesi Aşk kitaplarının elime geçtiğini yazmıştım. Bu kitapları sıcak sıcak okumak gerekli idi. Yoksa okumazsam çok ileri bir tarihte okunmak üzere bir yerlerde kaybolacaklardı. Dün gece ilk kitabı, bu gece de ikincisini okuyarak iki kitapla da aramdaki olası bir savaşa barış bayrakları ile cevap verip kurtulmuş oldum. İki kitap da tek oturumluk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ömer Özdamar&#8217;ın Normal Ötesi Aşk kitaplarının elime geçtiğini <a href="http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplarim-geldi/">yazmıştım</a>. Bu kitapları sıcak sıcak okumak gerekli idi. Yoksa okumazsam çok ileri bir tarihte okunmak üzere bir yerlerde kaybolacaklardı.<span id="more-3825"></span></p>
<p>Dün gece ilk kitabı, bu gece de ikincisini okuyarak iki kitapla da aramdaki olası bir savaşa barış bayrakları ile cevap verip kurtulmuş oldum. İki kitap da tek oturumluk kitaplar, hani oturuyorsun koltuğuna, ilk sayfayı açıyorsun. Arada romantik bir şeylerin çalmasının sakıncası yok, ama çok kopuk müziklerin de olmaması iyidir, klasik ve yavaş parçaların ötesine gitmemeli. İşte oturduğunuzdan okuma hızınıza bağlı olarak bir saat kadar zaman geçmiş oluyor. Ve bir bakıyorsunuz boş sayfalar gelmiş&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İki kitap da birbiri ile bağlantılı. İkincisinde ilkindeki olayların devamı yaşanıyor. Bir üçüncü kitap için de açık bırakılıyor ama ne zaman çıkar bilmiyorum.</p>
<p>Olaylar genelde gayet akıcı ve gayet sade. Hiçbir noktada fazla takılmadan, akıcı bir şekilde sürdürebiliyorsunuz okumayı. Ama hızlı okuma eğitimine göre okumak da biraz zor geldi kitabı. Çünkü fazla ruhsuzlaşıyor yavaş okumaya göre. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kitaplar gayet sade demiştim, zaten sadeliğini bozmaya kalkarsak sayfa sayısı da artar uzar gider. Ama sanırım benim istediğim de buydu. Kitapta her şey olayın ve ortamın hayal edilmesine mümkün şekilde. Ama bazı kısımlarda daha ayrıntılı tasvirler de olmasını istemedim değil. Hani biraz daha o ortamla ilgili detay&#8230; Belki hikayeye çok fazla katkısı olmayabilir ama okuyucunun hayal gücünü okşamak için biraz daha detaylı olmasını istediğim kısımlar oldu.</p>
<p>İlk kitapta ilk aldatmanın yaşandığı bölümde partnerler arasındaki cinselliğin anlatıldığı kısım kadar devamlarında bir romantik ve biraz detaylara yönelik anlatımlı cinsellik sahnesi olmadı. Yani ilk kısımda yatağa girişlerinden, dokunuş ve öpüşmelerine kadar zararsız detay vardı. Daha sonraları ise, yatağa atladılar, seviştiler, sabah kalktılar benzeri daha yüzeysel bir anlatıma gidilmişti ki, buralarda da biraz ilk kısımki gibi detaylandırılmış anlatım daha hoşuma giderdi açıkçası. Bu arada yanlış anlaşılmasın, kitapta yoğun cinsellik dolu bölümler yok. İlk aldatma olayının yaşandığı bölümde sevişmelerine başlamadanki romantik anlardan çok az bahsedilmişti. Bunun dışında farklı şeyler yok.</p>
<p>Kitapta kahramanımız ara sıra hayallere dalıp gidiyor, biz de onunla birlikte dalıp gidiyoruz tabi. Bu kısımlar gayet hoşuma gitti. Konu olarak normal dışı bir aşk anlatılıyor ama, günümüzde bu biraz normalleşmeye başlamış gibi duruyor. Hani kimin kimin cebinde eli olması olayı. Genel olarak hikaye iyi ve uygun bir şekilde anlatılmış.</p>
<p>Ayrıca kahramanların adları yok. Ad kullanılması gereken yerde &#8230; (üç nokta)  kullanılmış. Sanırım sadece bir hayalin içinde Ö&#8230; diye bir kullanım vardı. Buraları belki okuyucuların istenen isimleri koyabilmeleri ya da kendileriyle bütünleştirebilmeleri için bu şekilde. İlk başlarda biraz takılmıştım buna ama, devamında çok da önemli olmayan bir ayrıntı olarak kaldı. Ama yine de buralarda bir zamirin varlığı iyi olabilirdi.</p>
<p>Kitabın sadeliği ve akıcılığı okuyucuya zihnini yormadan rahat rahat okuma imkanı veriyor. Ama ince olan bu kitaplara bu akıcılık fazla olduğundan, iki kitabı da edinip, dilerseniz arka arkaya okuyabilirsiniz. Zira ilk kitap sonrası karışık halde kalan durumun çözümünü merak ederek de kalmanız olası&#8230;</p>
<p>Yalnız kitaba <a href="http://www.f-blog.info/etiket/roman/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Roman">roman</a> demek biraz zor geliyor. Çünkü dediğim gibi çok sade bir anlatımı var. Kısalığı da bu anlatıma fazla geliyor. Biraz daha karmaşa, detay ve bilmece istiyorum sanırım. O sebeple hikaye demek daha uygun geliyor.</p>
<p>Özetle; kitapların ikisini de edinin, bir inceleyin. Sonra oturun kolduğunuza ya da yatın yatağınıza, yakın okuma lambanızı, yaslanın arkanıza, ve okumaya başlayın. Geçirdiğiniz an boyunca bir sadelik, akıcılık ve aşk dolaşacak etrafınızda&#8230;</p>
<p>Ha okuduktan sonra mı?</p>
<p>Google&#8217;a girecek ve Normal Ötesi Aşk &#8211; 3 yazıp ara butonuna basacaksınız. Bak yormayın kendinizi, <a href="http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;client=opera&amp;hs=Zl9&amp;rls=tr&amp;q=normal+%C3%B6tesi+a%C5%9Fk+-+3&amp;aq=f&amp;aqi=&amp;aql=&amp;oq=&amp;gs_rfai=" target="_blank">buraya</a> tıklayın.</p>
<div id="attachment_3806" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px;">
<p><img class="size-full wp-image-3806" title="Ömer Özdamar - Normal Ötesi Aşk (1 - 2)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/12/omer-ozdamar-normal-otesi-ask.jpg" alt="Ömer Özdamar - Normal Ötesi Aşk (1 - 2)" width="500" height="381" /></p>
<p class="wp-caption-text">Ömer Özdamar &#8211; Normal Ötesi Aşk (1 &#8211; 2)</p>
</div>
<p>Ha bir de:<br />
saklanalım ki özlesinler,<br />
Gizlenelim ki sorsunlar,<br />
Kaybolalım ki arasınlar,<br />
Aşkta ise gizemli olalım ki<br />
varsın kalbimizi dağlasınlar&#8230; (Kitaptan arkasöz <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jane Austin &#8211; Sense and Sensibility Özet</title>
		<link>http://www.f-blog.info/jane-austin-sense-and-sensibility-ozet/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/jane-austin-sense-and-sensibility-ozet/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 15:15:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=2070</guid>
		<description><![CDATA[Jane Austin &#8211; Sense and Sensibility özetidir. Özet İOLP ders kitabından alınmıştır, bu sebeple sadece genel olarak gidişattan bahsedilip fazla ayrıntıya girilmemiştir. Daha iyi anlamak için Jane Austin &#8211; Sense and Sensibility karakterleri&#8216;ni de okumalısınız. Kitap sanırım Türkçe&#8217;ye 2008 yılında hamdi koç çevirisi ile iş yayınlarından Akıl ve Tutku olarak yeni çevrilmiş baskısı yapılmış. Sussex&#8217;te [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Jane Austin &#8211; Sense and Sensibility özetidir. Özet İOLP ders kitabından alınmıştır, bu sebeple sadece genel olarak gidişattan bahsedilip fazla ayrıntıya girilmemiştir. Daha iyi anlamak için <a title="jane-austen-sense-and-sensibility-karakterleri" href="http://www.f-blog.info/jane-austen-sense-and-sensibility-karakterleri/">Jane Austin &#8211; Sense and Sensibility karakterleri</a>&#8216;ni de okumalısınız. Kitap sanırım Türkçe&#8217;ye 2008 yılında hamdi koç çevirisi ile iş yayınlarından Akıl ve Tutku olarak yeni çevrilmiş baskısı yapılmış.<span id="more-2070"></span></p>
<p>Sussex&#8217;te Norland Park&#8217;ta yaşayan Bay Dashwood kız kardeşinin ölümünden sonra yeğeni Henry Dashwood&#8217;u yanına çağırır. Henry Dashwood da Harry adında bir çocuğu olan evli John Dashwood&#8217;u ve üç kızını yanına alır. Bay Dashwood öldüğünde tüm mal varlığını John Dashwood&#8217;a ve oğluna bırakır ve Henry Dashwood ve kızlarına birşey bırakmaz. O çağlarda kızlar çalışmaz ve bu sebeple onlar için tek kurtuluş evliliktir. Evlenebilmek için de piyano çalma, resim yapma ve şarkı söyleme vs. çeşitli kabiliyetlere sahip olmalılar. Erkekler ise daha rahattır ve yeterince paraları varsa toplumda sayılır, değer verilirler. Bir süre sonra Henry de ölür ve kızları John Dashwood yanına alır ancak eşi onları istemez. Bir süre Norland&#8217;da kaldıktan sonra bayan Dashwood&#8217;un akrabası Sör John Middleton&#8217;ın teklifi üzerine Barton&#8217;da bir evde kalmaya başlarlar.</p>
<p>Elinor sağduyulu (sense) bir kız ve Marienne de çok duygusal (sensibility) bir kızdır. Margaret en küçük kız kardeştir ve iyi huylu biridir. Dashwood&#8217;lar Norland Park&#8217;tan ayrılmadan önce Elinor ve Edwards Ferrars arasında ümit verici bir arkadaşlık vardı. Elinor Edwards&#8217;dan hoşlansa da duygularının karşılıksız olduğunu düşünüyordu. Barton Park&#8217;a taşınmalarıyla da ayrılmış oldular.</p>
<p>Barton Park&#8217;ta Elinor ve Margaret hayatlarında ilk defa gördükleri çeşitli akrabaları ile tanışırlar. Bekar bir centilmen olan Colonel Brandon ile, Sör John&#8217;un kayınvalidesi yaşlı ama kaba Bayan Jennings ile tanışırlar. Colonel Brandon ile Marienne arasında bir ilişkiye Marienne karşı çıkar. Barton&#8217;ın yokuşlarında koşarken Marienne düşüp bileğini incitir ve John Willoughby tarafından kurtarılır. Willoughby ve Marienne birbirinden hoşlanırlar ve sürekli birlikte vakit geçirmektedirler. Marienne Elinor&#8217;a Willoughby&#8217;nin kendisine bir at hediye etmek istediğini söyler. Elinor da ata bakacak güçleri olmadığı ve tanımadıkları birinden böyle bir hediyenin uygun olmayacağını söyler. Marienne Willoughby&#8217;yi iyi tanıdığını düşünse de Elinor&#8217;un maddi kaygılarına hak verip hediyeyi kabul etmez.. Bir sabah bayan Dashwood, Elinor ve Margaret Willoughby&#8217;nin evlenme teklifi edeceğini düşünerek çifti başbaşa bırakır. Ancak geri dönüklerinde Marienne ağlamaktadır ve Willoughby&#8217;nin Londra&#8217;ya gitmesi gerekmektedir. Nişanlanıp nişanlanmadıkları bilinmemektedir ancak Marienne büyük umutsuzluk içinde ve etrafındaki herkesi üzmektedir.</p>
<p>Edward Barton&#8217;a Dashwood ailesini ziyarete gelir, ancak pek mutlu değildir ve Elinor&#8217;a pek yakınlık göstermez.  Bir süre sonra ayrılır ancak hala soğuktur. Dashwoods ailesi Bayan Jennings&#8217;in diğer kızı bayan Palmer ve eşiyle tanıştırılırlar. Bayan Palmer şehirdeki insanların Elinor ve Willoughby&#8217;nin evleneceğini düşündüklerini söylediğinde Elinor böyle bir şeyden habersiz olduğundan şaşkınlığa uğrar. Aynı zamanda Bayan Jennings&#8217;in iki akrabası Anne ve Lucy Steele de Midlleton&#8217;ların misafiri olarak gelir. Elinor Lucy&#8217;nin arkadaşı olur ve Lucy Elinor&#8217;a Edward Ferrars ile gizlice nişanlandığını söyler. Elinor ilk başta Lucy&#8217;nin Edward&#8217;ın küçük kardeşi Robert&#8217;ten bahsettiğini sanır ama Lucy&#8217;nin Edward&#8217;dan bahsettiğini anlayınca şok olur. Önce kızsa da daha sonra bu evliliğin Edward için bir ceza olacağını düşünür, çünkü Lucy manipülatif ve kaba biridir.</p>
<p>Bayan Jennings Elinor ve Marienne&#8217;i kışı Londra&#8217;da yanında geçirmeleri için davet eder. Marienne Willoughby&#8217;yi görmek istediğinden bu teklifi kabul eder ve Elinor da Marienne&#8217;in onun güdümüne ihtiyacı olduğunu bildiğinden o da kabul eder. Colonel Brandon her gün onları ziyaret eder ve Elinor&#8217;a kasabadaki herkesin Marienne ve Willoughby&#8217;nin nişanından bahsettiğini söyler. Marienne Willoughby&#8217;yi bir partide görür ancak Willoughby kırıcı bir tavırla ondan uzak durur. Marienne sinirle Willoughby&#8217;ye yazar ancak cevap olarak Willoughby&#8217;nin Marienne&#8217;i sevmediğini anlatan bir yanıt alır. Colonel Brandon Elinor&#8217;a Willoughby&#8217;nin ayyaşlık geçmişinden bahseder bayan Jennings de Willoughby&#8217;nin para ihtiyacı sebebiyle zengin bayan Grey&#8217;e nişanlı olduğunu söyler. Marienne Colonel Brandon&#8217;la ilişkiden uzak durma fikrinden vazgeçer ve bir süre sonra Willoughby&#8217;nin evlilik haberini alır.</p>
<p>John ve Fanny Dashwood gelir ve bayan Jennings ve Middleton&#8217;lara tanıştırılırlar. John Middleton Elinor&#8217;a Edward&#8217;ın büyük bir mirasa konmuş bayan Morton&#8217;la evleneceğini söyler. Steele&#8217;ler Middleton&#8217;lara kalmaya gelir. Steele kardeşler Dashwood&#8217;ların zıttına pek görgülü ve eğitimli değiller ve Dashwood kardeşlerin kabiliyetlerine sahip değildirler. Ann Steele  Lucy ve Edward&#8217;ın gizli nişanından bahseder. Bunu duyan Edward&#8217;ın annesi bayan Ferrars Edward&#8217;ı mirasından mahkum eder ve tüm mirasını Edward&#8217;ın kardeşi Robert&#8217;a bırakmaya söz verir. Edward artık onu sevmese de Lucy&#8217;yi bırakamayacak kadar şereflidir. Elinor Robert&#8217;in bayan Morton ile evleneceğini öğrenir ve Edward&#8217;ın ümitsiz durumuna aldırış etmez. Dashwood kardeşler Cleveland&#8217;daki aile arkadaşlarını ziyaret eder. Marienne yağmurda yaptığı uzun yürüyüşlerde hastalanır ve Willoughby bunu duyduğunda ziyaretine gelir. Affedilmeyi istemektedir ve hala Marienne&#8217;i sevdiğini söylemektedir. Elinor ona acır ve Marienne başından geçenleri anlatır ancak Willoughby Marienne&#8217;i kaybettiğini anlayınce gider. Marienne iyileşmeye başlamıştır ve bu da Colonel Brandon ve bayan Dashwood&#8217;u sevindirir. Dashwood&#8217;lar Barton&#8217;a döndüklerinde hizmetçiden Lucy ve Edward&#8217;ın evlendiğini öğrenirler. Edward gelip Lucy&#8217;nin nikahı bozup Robert ile evlendiğini söyler, ayrıca Elinor&#8217;a da evlenme teklifi eder ve Elinor da kabul eder ve Barton&#8217;da evlenirler. İki yıl sonra Marienne fikrini değiştirip Colonel Brandon ile evlenmeyi kabul eder. İki Dashwood kardeş de Delaford&#8217;da anne ve kardeşleriyle iletişimi koparmadan eşleriyle yaşamaya başlarlar. Önemli olanın kadın ve erkek arasındaki bağın değil kardeşler arasındaki bağın olduğu açıklanarak biter.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/jane-austin-sense-and-sensibility-ozet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mary Shelley &#8211; Frankenstein özeti</title>
		<link>http://www.f-blog.info/mary-shelley-frankenstein-ozeti/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/mary-shelley-frankenstein-ozeti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 00:44:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce Öğretmenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=1982</guid>
		<description><![CDATA[Mary Shelley&#8217;in ünlü gotik tarzı eseri Frankenstein&#8217;in özetidir. Okumadan önce Frankenstein&#8217;deki karakterler hakkında bilgi alabilirsiniz. Özeti ilk olarak kitaptaki gibi bölüm bölüm yapmaya kalktım ama daha sonra karışınca ben de bölüm olayından vazgeçtim, baştan sona okumak en iyisi. Genel olaylar alınmıştır fazla ayrıntıya girmedim, kendim içinden çıkamam yoksa. Bazı yerleri telefonda yazdığımdan karakter hataları da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mary Shelley&#8217;in ünlü gotik tarzı eseri Frankenstein&#8217;in özetidir. Okumadan önce <a title="mery shelley frankenstein karakter analiz" href="http://www.f-blog.info/mary-shelley-frankenstein-karakterleri/" target="_blank">Frankenstein&#8217;deki karakterler</a> hakkında bilgi alabilirsiniz. Özeti ilk olarak kitaptaki gibi bölüm bölüm yapmaya kalktım ama daha sonra karışınca ben de bölüm olayından vazgeçtim, baştan sona okumak en iyisi. Genel olaylar alınmıştır fazla ayrıntıya girmedim, kendim içinden çıkamam yoksa. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bazı yerleri telefonda yazdığımdan karakter hataları da olabilir.</p>
<p><a href="http://www.f-blog.info/etiket/roman/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Roman">Roman</a> mektuplar şeklinde başlar.  Robert Walton Rusya St. Petersburg&#8217;daki ablası Margaret Saville&#8217;e mektuplar yazarak olayları anlatır. İlk mektupta ablasına çok büyük bir amacı gerçekleştirme, Kuzey Kutbu&#8217;na gitme, Büyük Okyanusa bir geçit bulma ve yeryüzünün manyetik gücünün kaynağını ortaya çıkarma gibi amaçlarından bahseder.<span id="more-1982"></span><br />
İkinci mektupta hiç arkadaşı olmamasından ve yalnızlığından, yanındakilerin eğitimsiz olduklarından, etkileyici şeylere olan aşkı vs. sebebiyle onlarla iyi anlaşamadığından bahseder. Üçüncü mektupta yola çıktıklarından bahseder.</p>
<p>Dördüncü mektupta gemi büyük buz yığınları arasında sıkışır kalır. Walton ve adamı uzakta bir canavarın sürdüğü bir kızak görür. Sonraki sabah yine bir kızak ve adam görürler ama bu önceki gece gördüklerinden farklı biridir. Walton kuzeye gittiğini söyleyene kadar adam gemiye binmek istemez. Zamanla Walton ve bu yabancı yakınlaşırlar ve Walton&#8217;ın planını öğrenen Victor bundan vazgeçmesini, bunun için onunkine benzeyen hikayesini anlatmaya karar verir. Mektupta Walton artık mutlu olduğunu ve yabancının öyküsünü sonraki gün anlatacağını yazar. Burada Walton&#8217;un anlatımı bitip yabancınınki başlar.</p>
<p>Okuyucunun daha sonra Victor olduğunu öğreneceği yabancı hikayesine başlar. Aile geçmişini, doğup büyümesini, aile üyelerini anlatır. Alphonse ve Caroline&#8217;in evlenmesini daha sonra da Elizabeth&#8217;in aileye katılmasını anlatır. Caroline&#8217;in Elizabeth ve Victor&#8217;un bir gün evlenmeleri isteğinden bahseder.</p>
<p>Elizabeth ve Victor yakın arkadaşlar olarak büyürler. Ayrıca arkadaşı Henry Clerval&#8217;dan da bahseder. Victor zamanla doğal dünyanın sırlarından etkilendiğini ve Cornelius Agrippa ( 16. yy. esrarengiz bilimler üzerine tahsilli biri)&#8217;nın bir kitabından etkilenip doğal bilimlerle ilgilenmeye başlar. Şevkle simyacı Agrippa, Paracelsus ve Albertus Magnus&#8217;un eski çalışmalarını inceler. Babası bunları okumamasını istese de bu onu daha çok okumaya teşvik eder. Şiddetli bir fırtınada evinin yakınındaki bir ağaca yıldırım düşmesi ile doğanın yıkıcı gücüne tanık olur. Bu onun bilim üzerine merakını zayıflatır ama bir süre sonra o yine devam eder.</p>
<p>17 yaşında Victor Ingoldstadt üniversitesine gitmek için Cenevre(Geneva)&#8217; deki ailesini bırakır. Gitmeden hemen önce Caroline kızıl hastalığına yakalanan Elizabeth&#8217;i iyileştirmeye çalışırken hayatını kaybeder. Ölüm döşeğinde Elizabeth ve Victor&#8217;a evlenmelerini söyler. Birkaç hafta sonra da Victor Ingoldstadt&#8217;a gider. Üniversitede doğal felsefe profesörü M. Krempe ile görüşür. M. Krempe bugüne kadar simyacıları incelemeye harcadığı zamanının boşa gittiğini anlatır ve merakını kırar. Daha sonra kimya dersine katıldığı profesör Waldman onu bilim üzerine çalışmalarını devam ettirmeye ikna eder.</p>
<p>Victor sosyal yaşamını ve Cenevre&#8217;deki ailesini ve onlardan gelen mektupları bile ihmal ederek hevesle çalışmalarına başlar ve çok hızlı aşama kaydeder. Yaşamın oluşumuyla büyülenen Victor insan vücudunun nasıl oluşup daha sonra da nasıl öldüğünü araştırmaya başlar ve yaratma ve yaşamı anlayarak bir cansıza hayat verebilecek düzeye gelir. Bir yaratıcıdır artık.</p>
<p>Canavar yavaş yavaş bir şekle kavuşmaya başlar. Victor onu güzel ama, sarı derisi, parlak dalgalı saçı ve inci gibi beyaz dişleri ile iğrenç olarak tanımlar. Burada Canavar Adem&#8217;in yaradılışına zıttır çünkü Allah Adem&#8217;i &#8220;iyi&#8221; olarak görür. Canavarı canlandırınca ondan korkar ve odalardan birine uyumaya gider ama Elizabeth ve annesinin cesediyle ilgili kâbuslar görür. Rüyasında Elizabeth değişerek kucağında tuttuğu annesine dönüşür, daha sonra da kurtlar kefenden onun üzerine geçmeye başlar. Uyandığında da Canavar&#8217;ı kontrol etmek için laboratuvara gider. Geceyi avluda yürüyerek geçirdikten ve sabah sadece kasvet verici bir yağmurla başlar, hiç umut yoktur. (Burada hava Victor&#8217;ın iç durumunu simgeler). Henry&#8217;nin gelmesi ona bir avuntu olur, Henry bir terslik olduğunu anlayıp Victor&#8217;a sorsa da o hiç birşey söylemez. Henry Victor&#8217;ı iyileşmesine yardım eder ve aralarında iyi bir dostluk oluşur. Victor ailesine önem vermeye ve onlarla tekrar iletişim kurmaya karar verir.</p>
<p>Elizabeth Victor&#8217;a onun için endişelendiğini ve hemen Cenevre&#8217;ye bir mektup yazmasını istediğini belirten bir mektup yazar. Ayrıca annesinin ölümü üzerine Justine Moritz&#8217;in de aileye döndüğünü söyler. Victor&#8217;un karamsarlığı biraz düzelir ve evini özlemeye başlar. Ona tiksindirici geçmişini hatırlatan herşeyden kurtulmaya çalışır. Clerval da ona yardım eder ve yaşam boyu sürecek bir arkadaşlık gelişmiş olur. Victor biraz iyileşse de tamamen iyileşemez.</p>
<p>Victor babasından hemen eve gelmesi gerektiğini, çünkü erkek kardeşinin boğularak öldürüldüğünü anlatan bir mektup alır. Burası canavar artık gerçek varlığını göstermeye başladığından ve yaratıcısı için bir tehdit olduğundan kitapta bir dönüm noktasıdır. Victor bütün gece uyumaz ve Canavar&#8217;ı kendi kötü doğasının bir sonucu olarak görür. Canavar&#8217;ın ailesini psişik iletişimle bulduğunu ve William&#8217;ı öldürdüğünü bilir. William&#8217;ın ölümü için Justine&#8217;in sorumlu tutulduğunu ve yargılanacağını öğrendiğinde şok olur ve suçlu olduğunu bilir. Yaratığının bunu yaptığını ve nedeninin incelenmesi gerektiğini düşünür. Victor nedenini söylemese de Justine&#8217;in masumluğunu söylediğinde babası da temize çıkmasını istediğini söyler. Onlara göre işlemediği bir suçu üstlendiğine göre o zaten bir şehittir.</p>
<p>Victor deli damgası yemekten korktuğu için gerçeği söylememekte ve bu yüzden durumu düzeltememektedir. Justine suçsuz olduğunu söylese de elinden birşey gelmez. Justine&#8217;in ne kadar kibar ve duyarlı biri olduğunu bilenler bile ona destek olmaz. Sadece Elizabeth onu savunur ancak o da Justine&#8217;in suçu itiraf etmesi ile şaşkınlığa uğrar. Elizabeth ve Victor hapiste Justine&#8217;i görür ama Victor yüzleşmek istemez. Elizabeth ve Justine vedalarşırken acıklı bir sahne vardır. Justine tüm olanlara rağmen ölümden korkmaz, çünkü ailesinin onun suçsuzluğuna inanması onu rahatlatır. Victor Justine&#8217;in ölümünden vicdan azabı duyar, artık yaratığının iki kurbanı olmuştur.</p>
<p>Bu bölümde Frankenstein ailesinde gezinen duygusal anarşiden bahsedilir. Victor&#8217;ın düşmanlık ve umutsuzluk olan duyguları kabullenme ve acı duygularına sahip diğerlerinden zıttır. İyi bir hayata sahip olmak istese de kendini teselli edemez. Sağlığı kötüleşmeye başlar, kederini hafifletmek için sadece yalnız kalmak ister. İntiharı da düşünür ama ailesine ve özellikle Elizabeth&#8217;e karşı endişesi ve Canavar hala etraftayken bunu yapmasının uygun olmayacağını düşünmesi onu engeller. Elizabeth ise olayı kadere bağlar ve Victor&#8217;a intikam ve umutsuzluk duygularını bırakmasını söyler, bu bölümde Victor ile ilişkileri gelişir. Victor tek başına dağları keşfe çıkınca eski çocuklur deneyimlerini düşünmeye başlar. Dağlara kaçışı duyguları ve eski anılarından kaçmasına işarettir. Derin bir uyku çekebilmesi onun dağlarda daha huzurlu hissettiğine kanıttır. Mount Blanc yazar tarafından vurgulanmış yüksek ve güçlü bir dağdır, Victor da dağa hayran kalıp ondan cesaret alır.</p>
<p>Yağmurlu ve karamsar bir günde Victor dağa gider. Victor buz, kar ve kayalardan oluşan depresif bir görüntüden bahseder. Çığ olma ihtimali vardır ve bu Victor&#8217;ı canavar ve diğer sıkıntılarından kurtaracağı için ona çekici gelir. Tam rahat vakit geçirmeye başladığında da hızla yaklaşan canavarı görür. İlk başta ona saldırmayı düşünse de canavar onu kendiyle konuşmaya ikna eder ve de isteklerine uymazsa kötü sonuçlar doğacağını söyleyerek tehdit eder. Canavar kendisini ilk insan Adem&#8217;e benzetir ancak Paradise Lost kitabındaki Şeytan gibi &#8220;fallen angel&#8221;&#8216;a benzetir. Adem elma yiyerek cennetten atılır ama yine de Allah ona kötü davranmaz. Halbuki canavar toplum tarafından dışlanmakta ve istenmemektedir. Victor kötülüğünden şikayet etmeden önce onu mutlu etmesi gerektiğini düşünür.</p>
<p>Canavar hikayesini anlatır. Hayatının başlangıcı her yetişkinin gençliğini hatırlaması gibi bulanıktır. Duyularını ve etrafındaki bilmediği dünyayı keşfetmeye başlar. İlk anda duyularının henüz yetersiz olması sebebiyle Ingoldstadt&#8217;tan nasıl ayrıldığı anlatılmaz. De Lacey ailesinden bahseder. Basit ve sakin bir yaşam süren bir köylü ailedirler. Erkek kardeş Felix ormandan odun toplar ve kız kardeş Agatha ev ve bahçeyle ilgilenir. Kör olan babaları ise çocukların eğlencesi ve ilhamıdır. Canavar uzun süre onları kendini belli etmeden izler. Bu esnada &#8220;evlat edinildiği&#8221; ailesine sevgi duymaya başlar. Burada ilk kez sevgiyi hisseder ve bu duyguya dayanamadığından pencereden uzaklaştığını söyler.</p>
<p>Canavara göre De Lacey ailesi her şeye sahiptir ama buna rağmen mutlu olmamalarına anlam veremez. Ona göre hiçbir eksikleri yoktur, sıcak ateşleri, acıktıklarında yiyecekleri lezzetli yemekleri, elbiseleri, arkadaşlık ve muhabbetleri vardır. Sıkıntılarının fakirlik ve açlıktan kaynaklandığına karar kılıp bir daha onlardan yiyecek çalmayıp odun toplayarak ve evlerini tamir ederek yardım etmeye karar verir. Canavar bir keresinde küçük bir su havuzunda kendi yansımasını görür ve ne kadar korkunç göründüğünü anlar. Kötü görüntüsüne rağmen, ne kadar zor olsa da, iyi ve merhametli bir yaratık olmak ister. De Lacey ailesi de onu iyi ruh ve mükemmel insan olarak tanımlar ama o bunu düşünmez. Günün birinde aileye kendini göstermeyi, iyi davranışları ile dış görüntüsünü unutturacağını düşünür.</p>
<p>Kulübeye Safie adında güzel bir kız gelir. Kız Fransızca bilmez ve öğrenmeye çalışır. Bu canavar için dil öğrenmesi için büyük bir fırsattır. Canavar ayrıca yaradılışını düşünmeye başlar. Normal olmadığı ve topluma ait olmadığı düşüncesi onu korkutur. İnsanlara mı hayvanlara mı daha yakın olduğunu düşünür. Ailesi olup olmadığını annesini babasını düşünür. Bunun yanıtı sadece Victor&#8217;dadır.</p>
<p>Aynı zamanda biraz tarih ve insanlık ile ilgili bilgi de almıştır. De Lacey ailesi Fransa&#8217;nın üst orta sınıf ailelerindendir. Felix devlet görevlisidir ve de Agatha da üst seviyedeki leydilerden kabul edilir. Safie&#8217;nin bir Türk olan tüccar ve yıllardır Paris&#8217;te olan işadamı babası yanlışlıkla suçlanmış tüm parası elinden alınıp hapse atılmıştır. Bu canavara haksızlığa uğrayan başkaları da olduğunu gösterir.</p>
<p>Canavar kitap dolu bir bavul bulur ve onları hevesle okur. Her birinde onu memnun edecek birşey bulur ve kitapları &#8220;tecrübe ederek&#8221; okur. Zamanla kitaplar hakkında kendi fikirlerine sahip olmaya başlar. İnsanların Cennet&#8217;ten atılışını anlatan ve kendi öyküsüyle benzerlikler taşıyan Paradise Lost&#8217;u okur. Victor&#8217;ın ceketinde acı çekmesine sebep olacak bir kağıt bulur. Allah&#8217;ın yarattığı insanın gözünde &#8220;güzel&#8221; olmasından etkilenir ki kendisi korkunç bir görüntüye sahiptir. Safie de De Lacey ailesine katılır ve aile bundan memnun görünmektedir. Canavarın yalnızlığı ise ona kendisi için bir Havva olması gerektiğini düşündürür, ancak sadece kendi türünden bir canlı ile eşleşebilir ve böyle bir canlı da yoktur. Bu kısımlarda okuyucu canavara acır ve empati duyar. Canavar kendisini aileye göstermeye karar verir ve bir gün evlerine gider. Sadece baba vardır ve onunla iyi anlaşırlar. Ancak diğerleri dönünce Felix canavarı döverek kovar.</p>
<p>Ailesinin onu kabul etmeyişi üzerine Victor&#8217;ı bulup, intikam almak ister. Yolda bir akarsuda boğulmak üzere olan bir kızı görür ve kurtarır. Ancak burada da bir haksızlığa uğrar ve onun kıza saldırdığını düşünen insanlar tarafından omzundan vurulur. Tüm intikam duygularına karşı yine de çevresindeki güzellikleri fark edebilir. Tüm iyi düşüncelerine karşı yine de görünüşü ve boyutları sebebiyle insanlar tarafından yanlış yargılanması ona hiç mutlu olup olmayacağını düşündürür. Cenevre&#8217;ye gittiğinde yiyecek ve barınak ararken Victor&#8217;ın kardeşi William&#8217;a rastlar ve bunun Victor&#8217;ı üzeceğini ve acı çektireceğini düşünerek onu öldürür. Daha sonra ondan cebindeki annesinin madalyonunu alır ve kulübeye dinlenmeye gider. Uyuyan Justine&#8217;i görür ve William&#8217;dan aldığı madalyonu onun cebine koyar.</p>
<p>Canavar Victor&#8217;a ona varlığı için gerekli duyguları yaşayabileceği bir eş yaratmasını ister. Victor bunu reddeder. Canavar yapmazsa ona zarar vereceğini ima edip onu mutlu etmesini ister ve isteğini reddetmemesini söyleyip Avrupa&#8217;dan Güney Amerika&#8217;ya gideceğini söyler. Victor ona inanıp ona bir eş yapmaya karar verir, canavar da bittiğinde ona söylemekten çekinmemesini söyler.</p>
<p>Victor canavara söz verdiğinden yapmayı başaramazsa canavarın ona zarar vermesinden korkar. Canavarın onu takip edip etmeyeceğini ve aynı deneyi ikinci sefer yapmak için cesaret toplaması gerektiğini düşünerek Cenevre&#8217;den ayrılır. Clerval&#8217;a katılır ve Kuzey Denizi&#8217;ne kadar seyahat ederler. M. Shelley burada kendi seyahat ettiği yerlerden bahseder. Victor normal şartlarda olsa bu seyahatten çok keyif alacağını ancak bir amacı olduğunu ve onu yerine getirmesi gerektiğini vs. söyler.</p>
<p>Victor ailesini ve canavarı bir süredir görmediğinden onun ailesine zarar vermiş olabileceğini düşünüp ailesi için endişelenir. Henry&#8217;den yolculuğa yalnız devam etmesini İskoçya&#8217;da buluşabileceklerini söyleyip ayrılır ve Orkney&#8217;deki ıssız bir adada çalışmaya başlar. Bazen günlerce çalışmazken bazen de gece gündüz çalışır. Bu ıssız adada vücudu oluşturabilmek için parçaları nasıl bulduğundan bahsedilmez.</p>
<p>Victor yeni bir dişi yaratık yaratma işlemine başlar. Geçmişte canavarı ilk yapmaya başladığı üç yıl öncesi ile şu anki durumunu tekrar sorgular. Yeni yaratacağının eskisinden daha kötü olabileceğini ve eskisi ile arasındaki anlaşmaya uymayabileceğini düşünür. Eskisinden daha tehlikeli bir yaratık yaratıp veya çoğalmaları yoluyla insanlığı tehlikeye atabileceğini düşünür. Bunun üzerine yapmaya çalıştığı canavarı parçalar ve eskisi bunu görünce ona kızıp düğün gecesi intikamını alacağını söyleyip gider. Daha sonra Victor da oradan ayrılır.</p>
<p>Canavarla Victor&#8217;ın aç, üşümüş ve kayıp olmaları durumlarının birbirine benzediğini gösterir. Victor&#8217;ın İrlanda&#8217;da bir yabancı olarak düşmanca karşılanması da bir diğer benzerliktir. Victor orada işlemediği bir cinayetten suçlanır ve öldürülen kişi Henry Clerval&#8217;dır. Yine de Victor Bay Kirvin&#8217;den yardım alır ve canavar da De Lacey ailesinin yanında biraz rahatlar. Victor yine tüm eziyetlerinden kurtulmayı, intihar etmeyi düşünür. Tüm geçmişini silip biraz rahatlamak ister. Ancak babası gelir ve suçsuzluğu anlaşılınca da Paris&#8217;e dönerler.</p>
<p>İrldanda&#8217;daki kendiyle fiziksel ve ruhsal yüzleşmelerinden sonra babasına Justine, William ve Henry&#8217;nin ölümünden sorumlu kişi olduğunu ve onu ne kadar az tanıdığını anlatmaya çalışır. Elizabeth ve Victor&#8217;ın birbirlerine karşı ebedi bir aşk duydukları ve evlenmek istedikleri anlaşılır. Bu aşk Victor için şu an tek sakinleştiricidir. Victor ve Elizabeth kurları esnasında birbirlerinin yaşamına katılmaya çalışırlar. Düğün gecesinde ölmesinden korksa da en iyi zamanlarını geçirmeye çalışırlar. Canavarın sadece kendisine zarar vereceğini düşünür ama canavarın ona sevdiklerini öldürerek zarar verdiğini anlayamaz. Onun paranoyası yine tutar ve Montalagre ve Mont Saleve&#8217;de doğada huzur bulmaya çalışır.</p>
<p>Victor ve Elizabeth balayı gecesini geçirecekleri hotelde odalarına giderler. Gece bir fırtına başlar ve Victor saklanacak yerlerde canavarı aramaya başlar. Bu esnada içeri giren canavar Elziabeth&#8217;i yakalar ve boğar. Diğer misafirler odaya girdikçe Victor canavarın varlığından bahseder. Cenevre&#8217;ye ailesinden geri kalanları kurtarmaya gideceğine yemin eder. Cenevre&#8217;deki Alphonse üvey kızının ölümüne üzülür ve kendi de birkaç gün sonra ölür. Victor artık bir kurbandan ailesi ve arkadaşının öcünü almak isteyen bir avcıya dönüşür. Victor çok geç olsa da hikayesini sulh hakimine anlatmaya karar verir. Artık deli denilmesinden korkmaz ve intikam isteğinden deliye dönmüştür. Victor&#8217;ın gözlerindeki delilik ve kızgınlığı gören hakim onu hezeyan çektiğine ikna etmeye çalışır. Victor onun en üstün bilgelik düzeyinde bile ne kadar ihmalkar olduğunu söylese de bu onun kendi ihmalkarlığıdır çünkü bütün bunların nedeni kendisidir. Canavarın yakında bir yerlerde sinsi sinsi dolaştığını düşünür, canavar Victor&#8217;ın nerede olduğunu bilir, o da yakınlaştığı zamanı algılayabilir.</p>
<p>Bu bölüm Victor&#8217;ın ölümüyle sonlanır. Victor William, Elizabeth ve Alphonse&#8217;un yattığı mezarı ziyaret eder. Onlara veda edip intikamlarını almaya yemin eder. Canavara lanet edip onun yaptıklarının aynını yapacağını söyler. Canavarın yakında bir yerde onu duyup gülmesi Victor&#8217;ı onu kovalamaya teşvik eder. Kovalamaca İsviçre&#8217;den İtalya&#8217;ya, Akdeniz&#8217;den Karadeniz&#8217;e, Rusya&#8217;nın bozkırlarından Kuzey Kutbu&#8217;nun donuk tundralarına kadar sürer. Canavar düşmanının nefretini arttırmak için arkasında notlar bırakır ki o bu notları bırakmasa Victor onu takip edemeyecektir. Victor Robert&#8217;tan da yardım ister.</p>
<p>Son mektuplar<br />
Bunlarda bilginin kötü amaçlarla kullanımı, amacını gerçekleştirmedeki başarısızlığı ve ne zaman bir arkadaş bulsa onun da ölerek yine arkadaşsız kaldığı gibi konular yer alır. 5 Eylül tarihli mektubunda Walton sınırlarını bildiğini ve hala gitmek istediğini yazar. Victor aklını kaybetmiştir, çünkü akıllı bir adam hayatını gerçekten kendi işine yaramadıkça böyle bir şeye adamaz. Ayrıca adamlarının istemesi üzerine güneye dönmeye razı olduğunu anlatır. 12 Eylül tarihli son mektupta Victor&#8217;ın kabininde öldüğünü yazar. Daha sonra da kabinde canavarı gördüğünü söyler ve canavarın Milton&#8217;ın Paradise Lost kitabından bahsettiğini, onda bile Allah&#8217;ın düşmanlarının arkadaşlarının olup onun kimsesinin olmamasından, iyilik yapmak isteyen biriyken nasıl böyle kötüleştiği ile ilgili hikayesinden bahseder. Canavar yaratıcısı da öldüğünden artık daha yalnızdır ve buzların arasına kaçıp gözden kaybolmuştur.</p>
<div id="ujs_extra_links_place_holder" style="display: none;"><a style="display: none;" href="http://www.f-blog.info/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif">[UserJS ExtraLinks Img] trans.gif</a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/mary-shelley-frankenstein-ozeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mary Shelley, Frankenstein karakterleri</title>
		<link>http://www.f-blog.info/mary-shelley-frankenstein-karakterleri/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/mary-shelley-frankenstein-karakterleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2009 00:55:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce Öğretmenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=1980</guid>
		<description><![CDATA[Mary Shelley’in Frankenstein romanının karakterleri. Robert Walton Victor Frankenstein&#8217;in hikayesini ve kendi hırslarını ablasına gönderdiği mektuplar şeklinde anlatır. Kendi kendini yetiştirmiş ve Kuzey Kutbunu keşfetmeyi ve Atlas ve Büyük Okyanuslar arasında bir geçit bulmak istemektedir. Gemisi buzlar arasında sıkışır ve mürettebatı yakından geçen bir monster ve Victor Frankenstein&#8217;i görür. Ona yardım eder ve kendi sosyal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mary Shelley’in Frankenstein romanının karakterleri.</p>
<p><strong>Robert Walton</strong></p>
<p>Victor Frankenstein&#8217;in hikayesini ve kendi hırslarını ablasına gönderdiği mektuplar şeklinde anlatır. Kendi kendini yetiştirmiş ve Kuzey Kutbunu keşfetmeyi ve Atlas ve Büyük Okyanuslar arasında bir geçit bulmak istemektedir. Gemisi buzlar arasında sıkışır ve mürettebatı yakından geçen bir monster ve Victor Frankenstein&#8217;i görür. Ona yardım eder ve kendi sosyal seviyesinden bir arkadaş bulduğu için buna sevinir. Victor&#8217;da onunkine benzer hayatını maffeden hikayesini anlatır. Walton İngiltere&#8217;ye dönmeden önce canavarla karşılaşır.<span id="more-1980"></span></p>
<p><strong>Victor Frankenstein</strong></p>
<p>Frankenstein zengin bir ailede doğar ve üvey ablası Elizabeth ile sevildiği ilgilenildiği bir ortamda büyür. Zeki, duyarlı ve hayatın sırları hakkında saplantılıdır. Ingoldstadt Üniversitesi&#8217;nde doğal bilimler çalışır. Profesörü M. Waldman onu deneylerini sıradışı bilim üzerine şeylerde yapmaya teşvik eder. Victor da mezarlıklardan gerekli parçaları toplayıp onlardan bir vücut oluşturmak için çalışır. Uzun çalışmalardan sonra bir yaratık yaratır ve onu elinden kaçırır.</p>
<p>Canavarın hikayesini ve onu öldürme tehdidini duyunca insanlardan uzakta yaşamaları şartıyla ona bir dişi eş yapmayı kabul eder. Ancak daha kötüsünün de olabileceğini düşünüp tamamlamadığı bedeni bozar. Canavarın davranışlarının sonuçları için kendini suçlar ama canavarın intikam hırsını anlamaz ve sorumluluğunu alamaz.</p>
<p>Canavarın kulübedeki insanlara yaptığı yardımı öğrendiği halde Canavar&#8217;ın başkalarına zarar vermesinden endişelenir. Sonda Waldon&#8217;un mürettebatından onları düşünmeden Canavar&#8217;ı öldürmek için yolculuklarına devam etmelerini isteyerek bencilliğini gösterir.</p>
<p>Victor bencil kendini düşünen biri olsa da ailesi böyle değildir. Onlar yetim bir kızı evlat edinmişlerdir. Victor yarattığı Canavar&#8217;ın sorumluluğunu bir türlü yüklenmez ve de Justine&#8217;in cinayeti işlemediğini bildiğini suçsuzluğunu itiraf etmez. Elizabeth ise Justine&#8217;i olayı bilmeden yine de savunur.</p>
<p><strong>Canavar</strong></p>
<p>Victor Frankenstein tarafından yaratılıp insan vücudu parçalarının karışımından oluşup yaratıcısının bile yüzüne bakamadığı kadar çirkindir. Başlangıçta bir bebek kadar duyarlı ve meraklı olsa da toplum sayesinde zamanla kötüleşir. Victor&#8217;dan kendisine bir eş yapmasını yoksa ailesine zarar vereceğini söyler, Victor bunu yapmayınca da Victor&#8217;ın ailesini öldürür. Daha sonra Victor da ölünce acı içinde Kuzey&#8217;e doğru gider, çünkü yaratıcısı da ölmüş, artık iyice yalnızlaşmıştır.</p>
<p><strong>Elizabeth Lavenza</strong></p>
<p>Victor&#8217;ın annesi tarafından İtalyan köylü bir aileden evlat edinilmiştir. Victor o zamanlar 5 yaşındadır ve Victor ile birlikte büyürler ve birbirlerini severler. Victor&#8217;a yokluğunda ailenin durumu hakkında mektuplar yazar. Victor gibi sadece kendini düşünen biri değildir ve Justine&#8217;i tek savunan kişidir. Victor ile evlenir ancak Victor Canavar&#8217;a bir eş yapma sözünü tutmadığı için Canavar tarafından öldürülür.</p>
<p><strong>Justine Moritz</strong></p>
<p>Caroline tarafından evlat alınmıştır ve evin güzel ve kibar hizmetçisidir. Caroline ölünce kendi annesinin yanına döner ancak o da ölünce tekrar Frankenstein&#8217;lerin evine iki çocuğu büyütmeye yardımcı olmak için geri döner. William&#8217;ı öldürmekle suçlanıp idam edilir.</p>
<p><strong>Alphonse Frankenstein</strong></p>
<p>Victor&#8217;ın zengin ve cömert eşini ve ailesini seven babasıdır. Aile yaşamına ve sevgiye büyük önem verip Victor&#8217;a bunların kitaplar kadar önemli olduğunu söyler. Victor deneyleriyle meşgulkenki mektupları dış dünyanın hatırlatıcısıdır.</p>
<p><strong>Caroline Beaufort Frankenstein</strong></p>
<p>Victor&#8217;ın güzel ve yardımsever annesi.Alphonse&#8217;un yakın arkadaşının kızıdır ve babasının ölümüyle Alphonse ile evlenir v Elizabeth&#8217;le ilgilenirken bulaşan kızıl hastalığından ölür.</p>
<p><strong>Henry Clerval</strong></p>
<p>Victor&#8217;un doğu dilleri ve sosyal bilimlere meraklı, en iyi ve hayat boyu arkadaşıdır.  Victor ve toplum arasında bir köprüdür. Ingolstadt&#8217;ta Victor hastalanınca ona yardım eder ve onun doğanın güzelliklerinin farkına varmasını sağlar. Victor&#8217;la İngiltere ve İskoçya&#8217;ya gider ama Canavar tarafından öldürülür.</p>
<p><strong>Agatha de Lacey</strong></p>
<p>Bay De Lacey&#8217;in ailesine karşı nazik ve şefkatli kızıdır.</p>
<p><strong>Felix de Lacey</strong></p>
<p>Aileyi geçindiren kişi olup Safie&#8217;ye aşıktır. Safie gelene kadar üzgündür. Safie&#8217;nin babasına katılması onun ve ailesinin evleri Fransa&#8217;dan ayrılmalarına sebep olur.</p>
<p><strong>Mr. de Lacey</strong></p>
<p>Felix ve Agatha&#8217;nın kör babasıdır. Kör olduğundan Canavar&#8217;ın oturup konuşabildiği ve ondan Felix Canavar&#8217;ı kovaladığında bile korkmayan tek yabancıdır.</p>
<p><strong>Safie</strong></p>
<p>Babası Türk ve annesi de Hristiyan bir Arap&#8217;tır. Annesi o evlenmeden önce Türkler tarafından hapsedilmiştir. Lacey ailesi ile yaşar ve İngilizce öğrenmeye çalışması Canavar&#8217;a dili öğrenmesi için iyi bir şanstır.</p>
<p><strong>William Frankenstein</strong></p>
<p>Victor&#8217;ın ormanda Canavar&#8217;la karşılaşıp öldürülen güçük kardeşi.</p>
<p><strong>Mr. Kirwin</strong></p>
<p>İrlandalı bir sulh hâkimidir. Victor&#8217;ın Clerval&#8217;ın katili olduğuna inanır. Victor Henry&#8217;nin cesedini görüp rahatsızlandığında ona iyileşmesi için yardım eder. Victor Henry&#8217;nin ölümü hakkında anlamız şeyler konuştuğundan Mr. Kirwin ondan şüphelense de bunun tersini ispat eden kanıtlar arar.</p>
<p><strong>Margaret Seville</strong></p>
<p>Robert Walton&#8217;un mektupları gönderdiği kız kardeşi.</p>
<p><strong>M. Waldman</strong></p>
<p>Üniversitede Victor&#8217;ı dinleyip tuhaf çalışmalarını destekleyen profesördür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/mary-shelley-frankenstein-karakterleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1984 &#8211; George Orwell</title>
		<link>http://www.f-blog.info/1984-george-orwell/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/1984-george-orwell/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 19:10:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/1984-george-orwell/</guid>
		<description><![CDATA[1984 son okuduğum George Orwell&#8217;ın Anti-ütopya romanı. Kitabı biten sınavlardan sonra bir gece can sıkıntısından arkadaştan alıp okumaya başlamıştım. Kitap gerçekten harika bir bilim kurgu. Kitabın adı 1984 diye geçmiş ile ilgili olduğuna bakmayın. İlk yayınlandığı yıl 1949&#8242;a göre çok ileride bir kitap. Kitapta yazarın hayal gücüyle bir 1984 dünyası yaratılmış. Bu dünyada sadece üç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1984 son okuduğum George Orwell&#8217;ın Anti-ütopya romanı. Kitabı biten sınavlardan sonra bir gece can sıkıntısından arkadaştan alıp okumaya başlamıştım. Kitap gerçekten harika bir <a href="http://www.f-blog.info/etiket/bilim-kurgu/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bilim Kurgu">bilim kurgu</a>.</p>
<p>Kitabın adı 1984 diye geçmiş ile ilgili olduğuna bakmayın. İlk yayınlandığı yıl 1949&#8242;a göre çok ileride bir kitap. Kitapta yazarın hayal gücüyle bir 1984 dünyası yaratılmış. <span id="more-321"></span>Bu dünyada sadece üç devlet var ve bunlar ekonominin sürekliliği için devamlı olarak birbirleriyle savaş halindeler. Hikayenin geçtiği devlet Okyanusya devleti. Devletin yönetimi Parti diye bir parlamento ve Büyük Birader diye bahsedilen bir önderin elinde. Partiden başka tüm insanların çoğunluğunu oluşturan proleterler var.</p>
<p>Devlet yönetimi sadece iktidarı düşünen çok farklı bir yönetim.  Tamamen belleksiz ve muhalefetsiz bir toplum yaratmaya çalışılır. Bunun uğrunda tarihi kayıtları siler, kendi isteğine göre düzenler. Kendi amaçlarına ters düşenleri yok eder ve haklarında olan tüm kayıları da yok eder, yani böyle bir kişi hiç yaşamamış durumuna getirir. İnsanlarda pek özel yaşam diye birşey yoktur. Çünkü devamlı olarak tele ekranlar tarafıdnan izlenmekte, emirler, uyarılar verilmekte ve mikrofonlarca dinlenmektedirler. Yani yaptıkları herşey takip edilmektedir. George Orwell bu dünyasında başrolü geçmiş olayların kaydedildiği belgeleri partinin çıkarları doğrultusunda değiştirmekle görevli bir parti üyesi olan Winston Smith&#8217;w vermiştir. Smith birşeylerin yanlış gittiğinin ve düzeltilmesi gerektiğinin farkındadır ve bu uğurda Parti&#8217;ye karşı bir örgüte katılır ve yavaş yavaş düzeni öğrenmeye başlar. Fakat kendisini bir sürü talihsizlikler beklemektedir.</p>
<p>Kitap kısaca işte böyle birşey. Özel yaşamın olmadığı, bütün hareketlerinizin izlendiği ve tarihin devamlı değiştirildiği bir dünya ve dahası&#8230; Bence okumak için bir numara bir kitap. Tavsiye ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/1984-george-orwell/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

