<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>F Tipi Blog - Made in Satisfaction &#187; Zeitgeist</title>
	<atom:link href="http://www.f-blog.info/etiket/zeitgeist/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.f-blog.info</link>
	<description>Ferhad Fidan&#039;ın Blogu. Bilim, Teknoloji, Bilgisayar, İnternet, Eğitim, Cep Telefonu, Eğlence.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 00:18:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Moda saçmalığı</title>
		<link>http://www.f-blog.info/moda-sacmaligi/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/moda-sacmaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 14:39:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Markalar]]></category>
		<category><![CDATA[Zeitgeist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=2793</guid>
		<description><![CDATA[Burada genel anlamda moda kavramından ziyade kıyafetlerle ilgili moda kavramından bahsedeceğim. Burası Vikipedi&#8217;den bir alıntı: Moda, kelime anlamıyla toplumun tüketim trendleri belirleyen tüketim anlayışı olarak tanımlanılmaktadır. Moda bununla beraber, İtalyanca&#8217;da değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik olarak geçmektedir. Modanın bir diğer anlamı da, belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Burada genel anlamda moda kavramından ziyade kıyafetlerle ilgili moda kavramından bahsedeceğim. Burası Vikipedi&#8217;den bir alıntı:</p>
<blockquote><p>Moda, kelime anlamıyla toplumun tüketim trendleri belirleyen tüketim anlayışı olarak tanımlanılmaktadır. Moda bununla beraber, İtalyanca&#8217;da değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik olarak geçmektedir. Modanın bir diğer anlamı da, belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlüktür.</p></blockquote>
<p>Moda tanımında toplumun tüketim trendlerini belirleyen tüketim anlayışı diyor. Yani insanları sen şunu sen bunu giy şeklinde yönlendiriyor. Süslenme özentisi kısmı da var ama aslında bu tanımdaki durumdan çok daha farklı olabilecek bir şey. Toplumsal beğeni kısmı ise ayrı bir anlaşılmazlık benim için.<span id="more-2793"></span></p>
<p>Her yıl belirli bir trend olacak, gidecek bu trendi takip edecek ve milyonlarca kişi ne giyiyorsa sırf onların giydiklerinin güzel olduğunu düşündüğün için sen de onu giyecek, ona para vereceksin. İyi de milyonlarca insanla aynı kıyafetleri giymek nasıl bir anlayışta değerli veya önemli bir şey olabiliyor ki! Yoo üstelik o kıyafetler güzel falan da olmak zorunda değil ve de çoğu da değil zaten. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Diğerlerinden daha farklı bir şeyler giymek daha önemli, dikkat çekici değil midir? (İşte ben anlayamam bunu.)</p>
<p>Bunun açıklaması sanırım &#8220;Bak ben de modayı takip edebiliyorum!&#8221; diyebilmek. Bunu deyince sanırım diğerlerinden geri kalmamış olduğunu ima ediyorsun onlara. Ya da &#8220;Bak bu da bu kıyafeti giymiş, modayı takip ediyor.&#8221; şeklinde bir cümlenin kime nasıl bir katkısı olabilir ki!</p>
<p>Kadınları geçtim, onlar zaten başka bir şey. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Kadınların süslenme şeysi <a href="http://www.f-blog.info/etiket/erkekler/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Erkekler">erkekler</a> için değil kendi cinsleri için. Aralarında öyle bir yarış var ki kim kazanıyor, kim kaybediyor anlaşılmaz. Hani konu <a href="http://www.f-blog.info/etiket/erkekler/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Erkekler">erkekler</a> olsa soyun gitsin, kazanan belli olur. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Mesela akşam izlediğim <a href="http://www.f-blog.info/etiket/kadinlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Kadınlar">Kadınlar</a> filminde (pek beğendiğim bir şey değil) şöyle bir sahne vardı:</p>
<ul>
<li>Kadın 1: Onu yanlış tanımışsın, o bu kıyafetleri beğenmez.</li>
<li>Kadın 2: Beni beğenmezse ben de üzerimdekileri çıkarırım.</li>
</ul>
<p>Bu sebepten kadın &#8211; erkek olayı bu kadar basit.</p>
<p>Kadınları geçtim erkeklerde moda kavramı olarak kadın dünyasından çok daha az şey var. Kadınlarda her tür renkten bin bir çeşit kıyafet var. Erkek dünyasında ise siyah ya da gri ufak farkları olan takım elbiseler&#8230; Günlük kıyafet olarak biraz daha renkleniyor ama kadınlar kadar hiç de değil&#8230; Tabi erkekler o kadar kıyafeti almaz vs. çok çeşitli haklı savunmalar var, onlar haklı. Ama yeni moda denen ürünlerin eskilerden ciddi bir farkını görememişimdir hiç, böyle bir şey var. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Hep yeni moda kıyafetler al, hiç de eskilerden yeni bir şey olmasın. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Moda kişisel görüşüm olarak para dünyalarının insanlara para harcatmak için kullandığı yegane silahlardan biridir. Her yıl ortaya yeni bir şeyler çıkararak (burada problem yok), ve bunları birilerine kullanması için direterek (işte problem burası) sadece insanların para harcamasına sebep olmakta. Ona vereceğimiz parayı daha iyi yerlere kullanamaz mıyız? Hayır kullanamayız, çünkü parayı sadece modaya harcamayı öğrenmişiz. Yiyecek, içecek derdimiz bittiği gibi moda geliyor peşinden, hadi git ihtiyacın olmayan bir şeyler satın al&#8230;</p>
<p>Tek dert satın almak değil zaten. Satın alınan ürünü modası geçtikten sonra atıyoruz da, bu da ciddi bir problem. İyi güzel bir şeyler satın alıyoruz, giyiyoruz, kullanıyoruz vs. Sonra modası geçiyor, sapasağlam kıyafetler dururken yeni kıyafetler alıp eskilerini giymemeye başlıyoruz. Durdukları yerde eskiyor onlar ya da atılıyor vs. bir şeyler oluyor. Sonuç; gereksiz yere israf, çevre kirliliği. Halbuki o kıyafetler belki de daha yıllarca giyeceğimiz kıyafetler.</p>
<p>Zaten her kıyafetin modası geçince atılacağını bilen üreticiler de daha düşük kaliteli ürünler üreterek hem ceplerine daha fazla para dolduruyor hem de tüketiciler de pahalı ama kalitesiz kıyafetler almış oluyorlar.</p>
<p>Buna rağmen yıllardır anlayamadığım moda kavramı diye bir kavram dolaşıp duruyor etrafta. İnsanları devamlı olarak bir şeyler almaya zorluyor ve eski aldıklarının işe yaramaz şeyler olduğuna inandırmaya çalışıyor. Böylelikle de hem paramızı yeni ürünlere harcamış oluyor, hem de eskileri devre dışı bırakarak onların kullanım ömürlerini tamamlamadan devre dışı kalmalarına ve kullanılmadan mahvolmalarına sebep oluyor.</p>
<p>Buna rağmen de böyle olmaya devam edip gidecek bu döngü. İnsanlar git gide daha fazla bu tür kavramların içine giriyor, daha fazla böyle şeylerle yaşamaya başlıyorlar. Sonuç olarak da çok fazla miktarda para boşa harcanıyor, çok fazla miktarda kaynak boşa tüketiliyor ve israf ediliyor. Ama gidip bir sorun, hepsi dünyanın ülkenin halinden konuşmaktan zevk alır, kendi bile uygulamayacağı çözüm önerileri üretebilir; ama dönüp giden bu dümenin bir parçası olmaktan da vazgeçmez. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Tabi bu bireysel bir şey değil, yavaş yavaş Dünya&#8217;nın gittiği yer. Birkaç akıllı bir kavramla diğerlerini sömürüp, diğerleri de iyi bir şey yaptığını düşünerek onlara farkında olmadan kölelik yapıyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/moda-sacmaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paranın dezavantajları</title>
		<link>http://www.f-blog.info/paranin-dezavantajlari/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/paranin-dezavantajlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 00:58:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Zeitgeist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=2754</guid>
		<description><![CDATA[Bunlar para sahibi olmanın dezavantajları falan değil, parayı hizmetlere ve ürünlere ulaşmak için bir takas yöntemi olarak kullanmanın dezavantajlarıdır. Para sadece bir kişinin ihtiyaç duyduğu şeyle alabildiği şey arasındaki bir kesişim noktasıdır. İnsanların ihtiyaç duyduğu şey para değil, kaynaklara erişimdir. Paranın kullanımı ekonomik farklılıklar temelli sınıflaşma ve ayrımcılığa yol açar. Eşit satın alma gücü olmadan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bunlar para sahibi olmanın dezavantajları falan değil, parayı hizmetlere ve ürünlere ulaşmak için bir takas yöntemi olarak kullanmanın dezavantajlarıdır.<span id="more-2754"></span></p>
<ol>
<li>Para sadece bir kişinin ihtiyaç duyduğu şeyle alabildiği şey arasındaki bir kesişim noktasıdır. İnsanların ihtiyaç duyduğu şey para değil, kaynaklara erişimdir.</li>
<li>Paranın kullanımı ekonomik farklılıklar temelli sınıflaşma ve ayrımcılığa yol açar.</li>
<li>Eşit satın alma gücü olmadan insanlar eşit değildir.</li>
<li>Birçok insan paraya ihtiyaç duydukları için sevmedikleri işlerde kölelik yapmaktadır.</li>
<li>Para ihtiyacı sebebiyle ortaya çok büyük bir bozulma, açgözlülük, suç, ihtilas ve daha birçok kötü sonuç çıkmıştır.</li>
<li>Çoğu yasa şirketlerin yararına yapılmıştır ki bu şirketlerin istediklerini yaptırmak için hükümet yetkililerini ikna edecek lobi ve rüşvet gücü vardır.</li>
<li>Satın alma gücünü kontrol eden kesimler oluşur.</li>
<li>Para sınırlı satın alma gücüne sahip kişileri kontrol etmek için kullanılabilir.</li>
<li>Yiyecekler gibi bazı ürünler fiyatlarını yüksek tutmak için atılıp yakılabilir, çünkü bu sayede yaratılacak olan kıtlık fiyatların yükselmesine sebep olacaktır. Bu elmas da olabilir, madenlerden çıkarılan elmaslar yakılarak elmas bolluğu olması engellenir.</li>
<li>Üreticilere yeni pazar oluşturmak için moda kavramında sürekli bir şeyler değiştirilir ve bu da kaynaklar üzerinde çok fazla yüke sebep olur. Üstelik bu yeni moda da eskiyince ortaya bol miktarda çöp çıkar.</li>
<li>Bu çöpü arıtmak için gerekli gelişmiş yöntemlerin pahalılığından dolayı çok fazla çevre kirliliği ortaya çıkar. Arıtım için işe yarıyor denen seviyenin en altındaki yöntemler kullanılır, bu da tabi gerçekte yeterli değildir.</li>
<li>Dünya daha fazla kâr elde edip para kazanmak için yağmalanır.</li>
<li>Teknolojinin faydaları sadece yeterince satın alma gücüne sahip kişilerce görülebilir. Diğerleri genellikle çevre kirliliği vs. şekillerde zararlarını görür. Ya da ben gibi cihazın ikinci ele düşüp, iyice ucuzlamasını bekler. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
<li>Daha da önemlisi bir şirketteki en önemli şey kâr olunca, tüm kararlar insan ve çevrenin yararına değil, yerine zenginlik, mal ve güce ulaşmaya yönelik olarak verilir.</li>
</ol>
<p>Kaynak: Designing the Future e-book, Jacque Fresco, <a href="http://www.f-blog.info/etiket/zeitgeist/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Zeitgeist">Zeitgeist</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/paranin-dezavantajlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bugün benim doğum günüm vs.</title>
		<link>http://www.f-blog.info/bugun-benim-dogum-gunum-vs/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/bugun-benim-dogum-gunum-vs/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 03:04:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[İÖLP]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[Staj]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Zeitgeist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=2700</guid>
		<description><![CDATA[Ehehe bir doğum günü daha (eskisi). Aradan tam bir yıl geçmiş, değişen bir şey yok! Bu yıl çeşitli nedenlerden dolayı Tekirdağ&#8217;da değil Eskişehir&#8217;de sürünüyorum, mekan değişikliği var sadece. Dandik bir evde pek güzel günler geçiriyorum&#8230; İOLP 4. sınıfım ve alttan Dil bilim (Linguistics) dersim var, bunlarla boğuşuyorum. KPSS sınavı diye bir şey olduğunu da hatırladım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ehehe bir doğum günü daha (<a href="http://www.f-blog.info/21-yil-3-saat-once-ben-cikmisim/">eskisi</a>). Aradan tam bir yıl geçmiş, değişen bir şey yok!<span id="more-2700"></span></p>
<p>Bu yıl çeşitli nedenlerden dolayı <a href="http://www.f-blog.info/etiket/tekirdag/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tekirdağ">Tekirdağ</a>&#8217;da değil <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;de sürünüyorum, mekan değişikliği var sadece. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Dandik bir evde pek güzel günler geçiriyorum&#8230;</p>
<p>İOLP 4. sınıfım ve alttan Dil bilim (Linguistics) dersim var, bunlarla boğuşuyorum.</p>
<p><a href="http://www.f-blog.info/etiket/kpss/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with KPSS">KPSS</a> sınavı diye bir şey olduğunu da hatırladım bu sene, onda da zaten geçen bir deneme yapmıştık, bölümü İngilizce Öğretmenliği yerine Elektrik seçince baya iyi bir yerdeydim, herkes Eğitim Bilimleri sınavına girmiyor tabi.</p>
<p>Haftanın bir günü İstiklâl İlköğretim Okulu&#8217;na etüte gidiyorum. (Öğretmen olarak <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</p>
<p>Haftanın iki günü de şehir dışında bulunan Türk Telekom Teknik Ve Endüstri Meslek Lisesi&#8217;nde <a href="http://www.f-blog.info/etiket/staj/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Staj">staj</a> ve gözlem için gidiyorum. Uygulamadan önce de plan yazmamız falan gerekiyor, böyle derste ne diyeceksin, öğrencin ne diyecek vs. böyle durumlar geliştiriyoruz falan. Meslek lisesi harbiden memleket meselesi. Önde ortada dört kız oturuyor, gözlerimi ne tarafa oynatsam konuşmaya başlıyorlar. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İman durumumda zayıflama var, hani gelip ateistin biri alsa götürse Allah&#8217;ım gidiyorum deyip gideceğim.</p>
<p>Olumlu bir şey olarak Gültekin adında bir beta balığım var falan. İsmini koyan ben değilim, ben balığa Balık ismini yakıştırıyordum daha çok. Onunla oynuyorum falan filan. Manyak bir şey zaten, kafamı falan sallayıp deli gibi hareketler yapınca baloncuk çıkarıyor. Sevindiğinde yapıyormuş bunu. Delilerle arası iyi hani. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bir gram yem verirsem üç gram kaka çıkarıyor, o nasıl oluyor, oluyor işte&#8230; Ağırlık olarak değil de aslında hacim olarak var böyle bir durum. 24 &#8211; 28 dereceler bu balığa iyidir diyorlar ama benimki 15 dereceye bile alışacak neredeyse. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Zaten üşüyünce kırmızı rengi beyaza çalmaya başlıyor, içini görüyorsunuz sanki falan. Hatta kuyruğunda çizgi çizgi mavilikler oluyor&#8230;</p>
<p>Bir de bu batık dünyada yaşamak daha önce bu kadar zor olmamıştı. Hani Dünya&#8217;da bir milyar açlık sınırı altında yaşayan insan falan varmışya, onların suçlusu olarak kendimi hissediyorum. Ciddiyim suçlu benim! En az bu yazıyı okuyan birileri kadar suçluyum kendi gözümde. Para denen kağıt parçalarına bel bağlamış, bu kağıtları elde etmek için kölelik yaptığımız bir sistem. Üstelik bu para denen şey de öyle bir şey ki eğer elimizde para tutuyorsak bu para başka birinin başka birine borcu olmuş oluyor, yani biri birine borçlu ki bizim paramız var. E ama ben neden başkasının birine borçlu olmasını isteyeyim ki! Veya bu sistemi piyasaya sürenler sayesinde bir milyar kişinin aç olmasını! Üstelik bunların çeşitli şirketleri gidip oralarda bir işe yararmış gibi teknolojik şeyler yapıyorlarmış, hayatı kolaylaştırıyorlarmış bilmem ne, yahu alın siz topunuzu tarağınızı çıkın gidin bakalım oradan ne oluyor, sizin en büyük yardımınız budur ama&#8230; Ha şöyle bir şey var şimdi de, Altan Tufan&#8217;dan güzel bir söz;</p>
<blockquote><p>Cinsel organlarını kiralamaya fahişelik, o hariç bütün organlarını kiralamaya da kariyer denir.</p></blockquote>
<p>Tabii ki mantıklı değil ama günümüz şartlarında yaşanan çoğu şey de mantıklı değil. Gelecekte bulup bulamayacağımızı bilmediğimiz bir iş için senelerce uğraşmak&#8230; Bir devletteki büyük şirketlerin oyunlarını desteklemek için askere gidip ölmek, tabi öncesinde de &#8220;Şehit olacak mıyım lan?&#8221; diye düşünmek!</p>
<p>Ha bir de ciddi psikolojik yardıma ihtiyacım olduğunu hissediyorum. Normalde de psikolojim hep karmakarışıktı ama bu aralar o biçim bir özdisiplin eksiğim var ki!!! Askerde bunu düzeltseler yeter diyorum ama huylu huyundan vazgeçmez ki! Ha bir de iyice yabancılaşıyorum lan sanki dünyaya&#8230; Millet yaşıyorsa ben yaşamın mastürbasyonunu yapıyorum, yani yaşarmış gibi yapıyorum. Ya da ben yaşıyorsam onlar mastürbasyon yapıyor. Durum böyle yani&#8230;</p>
<p>Hele ne olacak bu Dünya&#8217;nın hali düşüncesi yok mu&#8230; Bana ne diyorum ama onun içinde çürüyecek olan da benim. <a href="http://www.f-blog.info/etiket/zeitgeist/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Zeitgeist">Zeitgeist</a> falan şeylere daldım bu sebeple de&#8230; Ama onlarda da din kavramının zarar gördüğü ile ilgili görüşler var ki, bizimkilerin bunu yanlış anlayıp başarılı olamamasına sebep olma ihtimali var. Gerçi ne olursa olsun böyle parasız yaşamın olacağı bir sistem olacaktır mutlaka, yoksa bu alemin geleceğini hiç iyi görmüyorum ben&#8230;</p>
<p>Ha bir de &#8221; Ve Tanrı kadınları yarattı&#8221;. Yahu Allah&#8217;ım madem onları yarattın beni niye yarattın cidden? Gördüğün üzere her noktada bir şekilde problem çıkarıyorlar. Ha madem yaratıyorsun neden o kadar güzel yaratıyorsun! Bizim okulumuz bilmem nemiz var yahu&#8230;</p>
<p>İşte bu kadın erkek mevzundan zaten dünyada barış olması imkansız! Evet, mutlaka savaş olacak, bir kavga olacak! Biri ben sevdim lan diyecek, öteki ben de sevdim lan diyecek, başlayacak kavgaya. O anda tabi o kutsal sevgili de başkasına vermekte olacak vs.</p>
<p>Neyse, muhabbeti çok fazla uzatmak istemiyorum tamam mı, özet geçeyim;</p>
<ol>
<li>Bende bir değişiklik yok. Aynı saman, aynı balya.</li>
<li>Bu dünya işe yaramaz, yaşanacak bir yer değil.</li>
<li>Evet, ben de köleyim ve elimden geleni yapmıyorum.</li>
<li>Benden adam olmaz (Bunu sık sık söylerim. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</li>
<li><a href="http://www.youtube.com/watch?v=0W2RpFapM54" target="_blank">C. C. Catch &#8211; Strangers by Night</a> dinleyin (izlemenize gerek yok), bugünlerde pek dinliyorum.</li>
</ol>
<p>Benden bu kadar işte&#8230;</p>
<p>Ha bir de <a href="http://www.alivesitesi.com/80-yillik-dunya-misafirliginin-sonu.html" target="_blank">Ali abimin annesi vefat etmiş</a>, ona üzüldüm biraz, pek hayırlı biriymiş. Neyse kendinize iyi bakın, beni kendinize örnek almayın falan.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/bugun-benim-dogum-gunum-vs/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sürdürülebilirlik</title>
		<link>http://www.f-blog.info/surdurulebilirlik/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/surdurulebilirlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jan 2010 23:53:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Zeitgeist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=2635</guid>
		<description><![CDATA[Venüs Projesi sürdürülebilirlik sayfası çevirisidir. Onaylanırsam orada da yer alacaktır. Ben onaylanana kadar siteyi çeviririm ama&#8230; Sürdürülebilirlik hakkında düşündüğümüzde çoğunlukla dayanıklılık, uzun ömürlülük ve çevreye sorumluluğu düşünürüz. Genel olarak sürdürülebilir aktivite sağlıklı bir geleceği de hesaba katan bir aktivitedir. Fakat bu fikir sadece fiziksel, materyal dünya için geçerli değil ayrıca düşünce, inanç, insan ahlakı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Venüs Projesi sürdürülebilirlik sayfası çevirisidir. Onaylanırsam orada da yer alacaktır. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Ben onaylanana kadar siteyi çeviririm ama&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> <span id="more-2635"></span></p>
<p>Sürdürülebilirlik hakkında düşündüğümüzde çoğunlukla dayanıklılık, uzun ömürlülük ve çevreye sorumluluğu düşünürüz. Genel olarak sürdürülebilir aktivite sağlıklı bir geleceği de hesaba katan bir aktivitedir. Fakat bu fikir sadece fiziksel, materyal dünya için geçerli değil ayrıca düşünce, inanç, insan ahlakı ve toplumu da bir bütün olarak içine alır.</p>
<p>Sürdürülemez aktivite kişiyi, toplumu ve/veya çevreyi bir süre sonra etkileyebilecek dengelenmemiş olumsuz sonuçları olan bir aktivitedir. Klasik durum günümüzdeki gibi enerji kaynağı olarak petrol kullanılmasıdır. Bu, petrolün büyük ölçüde geri dönüştürülemez olması ve yandığında doğaya zarar vermesi sebebiyle sürdürülemez olarak kabul edilebilir. Geri dönülemeyecek şekilde kaynak tükenmesi veya uzun dönemde çevre kirliliğine sebep olan her aktivite sürdürülemez olarak kabul edilebilir.</p>
<p>Benzer şekilde, eğer bir şirket bir ürünün üretimi esnasında çevreyi kirleten çok miktarda atığa sebep oluyorsa ürettiği ürün ne olursa olsun bu da sürdürülemez aktivite kabul edilir.</p>
<p>Benzer şekilde, eğer bir ürünün üretiminde kullanılan materyal veya bilgi en yüksek kalitede değilse, sonuç olarak o ürünün bütünlüğünden ödün verilir. Şu anki kâr sistemi düşünüldüğünde, üretilen her şey pazarda rekabet edebilmek amacıyla dayanıksız üretilmiştir. Başka bir deyişle, eğer iki şirket aynı ürünü üretmek için yarışıyorsa, ikisi de çoğunlukla kaliteden ödün vererek kullandıkları materyal ve tasarımlarda stratejik olmalı. Sonuç en yüksek dikkat ve en kaliteli malzemelerden üretilmiş ürünlerden daha hızlı bozulan bir üründür.</p>
<p>Sürdürülebilir ürün durumu bizim sistemimizde iki sebepten dolayı olmaz: 1) Eğer bir şirket en kaliteli malzeme ve en iyi bilgiyi kullanacak olsaydı ürünün üretim maliyeti çok daha yüksek olacak ve rekabet yeteneğini kaybedecekti. 2) Eğer ürünler uzun süre dayanacak şekilde üretilirse, insanların tekrar tekrar bunları değiştirmesi, güncellemesi veya tamir etmeleri gerekmez, ve böylece büyük miktarda gelirden ve işten olunur ki bu da parasal ekonomiye zarar verir.</p>
<p>Tabii ki bu da sürdürülemez şekilde ekonomik sistemin içsel yetersizliği sebebiyle gereksiz multiplisite, atık ve kirliliğe sebep olur.</p>
<p>Ve bu da bizi sürdürülemez ideolojilere sürüklüyor.</p>
<p>Sürdürülemez ideoloji, kişileri sürdürülemez aktivitelere yönlendirir. Örneğin; bir fabrikanın sürdürülemez ürünler üretmek için kalitesiz materyaller kullanması ve aynı zamanda da çok miktarda atık üretmesi, Para ya da Kâr Sistemi denen daha büyük bir güç sebebiyledir. Kâr Sistemi&#8217;nde sistem rekabet ve yeniden üretme üzerine kurulduğundan sürdürülebilirlik için bir ödül yoktur. Böyle bir ortamda, kâr her zaman için sürdürülebilirlikten önemlidir. Çünkü üretici şirketin varlığını sürdürebilmesi için kâr gereklidir ve kâr için de masrafların azaltılması ve gelirin arttırılması ile ilgilidir. Bu sebeple, tüm endüstrilerde var olan sürdürülemez aktiviteler ideolojik ekonomik sistemdeki hatalardan dolayıdır.</p>
<p>Teoride, bol miktarda kaynağa sahip olmak, kaliteli malzemelerden yapılmış dayanıklı malzemeler kullanılarak yapılmış dayanıklı ürünler iyidir. Ancak, bunlar günümüz dünyasının parasal ekonomisinde ödüllendirilmezler.  Bizim dünyamızda ödüllendirilen şey kıtlıktır. Kıtlık ve eskime kısa dönemde kâr döngüsü ve iş yaratması sebebiyle ödüllendirilir. Üzücü ki bu &#8216;kısa dönemde kâr&#8217; uzun dönemde yıkım gibi bir bedelle olur.</p>
<p>Serbest Girişim Sistemi, komünizm, sosyalizm ve faşizm gibi diğer gruplarla birlikte çevresel ve sosyal süistimale meyilli olmaları nedeniyle sürdürülemez bir ideolojidir. Daha açık söylemek gerekirse, kendi kendiyle iş gücü, kaynaklar ve hayatta kalabilmek için rekabette olan bir dünya vicdandan yoksun olduğu için sürdürülemezdir.</p>
<p>Öyle ise, sürdürülebilir ideoloji nedir?</p>
<p>Bu soru insan evrimi devam ettikçe yeni cevaplara sahip olacak olsa da, günümüzde Bilimsel Metot adında bir kavramımız var. Basitçe, Bilimsel Metot en modern öğrenme, ölçme, test etme ve deney metotlarına rağmen, neyin özel bir anlayışın geçerliliğini veya bir problemin olası çözümünü göstermeye yaradığını sorgulama sürecidir.</p>
<p>Bir araba problemi örnek olabilir. Arabanız çalışmıyorsa, problemin nedenini bulmak için mantıksal bir dizi düşünceye dalarsınız. Mantık arabanın deposunda ne kadar yakıt olduğu olasılığından, ateşleme mekanizmasına vs. kadar size yol gösterir. Bu problem çözmeye uygulanmış bilimsel metottur. Böyle bir problem için bilimsel olmayan bir metot mantıksız kategorisine düşer. Mesela arabanız çalışmıyorsa, lastikler problem ile ilgili mekanizmayla bir bağlantısı olmadığından tekerleklere bakmaya başlamak mantıksız olur.</p>
<p>Üzücü ki, sosyal hayata yaklaşımlarımız mantıksız ve daha çok gelenek, doğaüstü ve modası geçmiş yönetim yöntemlerine dayanıyor. Mantık ve akıl kullanılarak sosyal konuları sınayıp yanıt veren bir bilimsel yaklaşım, böyle bir yaklaşımda hiçbir şey izole ve çözümsüz kalmayacağından sürdürülebilirliğe doğru doğal bir çekimde olur. Diğer bir deyişle, dünyaya geçmişte yaratılmış ideoloji ve sistemlerin körlüğü ile bakmayı bırakıp, en geniş ve yansız şekilde bakmaya başlamalıyız. Bu yaklaşımı destekleyen tek ortam Bilim&#8217;dir ve bilimin hediyeleri de geçerliliğini kanıtlamıştır. Bu sebeple, toplum yaklaşımımızda bilimin yöntemlerini devreye sokma vakti gelmiştir.</p>
<p>Günümüz dünyasının çalışma şekline kısaca baktığımızda akıl, mantık ve bilimin ihmal edildiği bir yaklaşımı yansıttığını görürüz. Ekonomik yapılarımız gerçek kaynaklar ve gerçeklik ile neredeyse hiç alakası olmayan takas ve değerler sistemine dayanmaktadır. Din aşamalı bilimsel düşünce ile uzun zaman önce geçersiz kılınmış dünya görüşlerini telkin etmekte. Emek sistemimiz insanların yaşayabilecek parayı kazanması için &#8216;istihdam&#8217; edilmesini gerektirmek için kurulmuş. Halbuki &#8220;mesleklerin&#8221; insanların bir şeyler yapmayı sürdürerek yaşamayı ve ekonomiye katkıda bulunmasını sağlamak amacıyla var olduğunu gösterdiğinden böyle bir sistemin topluma gerçekten katkısı olduğu şüphelidir. Bu insan yaşamının kaybıdır &#8230;</p>
<p>Bizim mevcut sosyal kurumlarımızın sürdürülemez olduğunun anlaşılabileceği birçok yön vardır. Sorunu özetlemek için, yeryüzünde bizim yaşam hangi tarafından faaliyetlerimizde ilgili bir temel dayanak noktası olmalıdır. Bu öncül mümkün olduğunca ampirik olmalıdır ve görüş veya projeksiyona dayalı olmamalı. Bilimsel bir bakış açısından, bu kaynakların ve insan yaratıcılığının eldeki en değerli konular olduğunu görüyoruz. İnsan zekası ve duyarlılık, toprak kaynaklarının düşünceli yönetimi ve kullanımı ile birlikte gerçekten en temel iki konudur. Geri kalan her şey bunun üzerine inşa edilmiştir. Bu nedenle, eğitimi, teknoloji ve kaynak yönetimini en üst seviyeye çıkaran bir yaklaşıma başlamamız gerek.</p>
<p>Bu başarılana kadar sürdürülebilirlik risk altında olacak. Bunu başarmak Venüs Projesi ve <a href="http://www.f-blog.info/etiket/zeitgeist/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Zeitgeist">Zeitgeist</a> hareketinin amacıdır.</p>
<p><strong>Not: ( Güncelleme ) Ühhü, sonunda onaylanma ve şifre işlemlerim bitti ama başkası da aynı çeviriyi yapmış bu arada. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/surdurulebilirlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeitgeist The Movie</title>
		<link>http://www.f-blog.info/zeitgeist-the-movie/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/zeitgeist-the-movie/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2010 14:57:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Zeitgeist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=2631</guid>
		<description><![CDATA[Geçenlerde Zeitgeist: Addendum belgeselini izlediğimi yazmıştım. Bu belgesel isminde de dediği gibi bir ek idi, yani bunun bir esas sürümü ya da orijinali de var. Geçen gün de arkadaşıma ilk filmi Zeitgeist The Movie indirttim. Film üç bölümden oluşuyor. Bunlar din, ABD&#8217;nin sahtekârlıkları ve ekonomik sistem. Zeitgeist The Movie&#8217;nin ilk bölümünde Hristiyanlık ve öncesi dinler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçenlerde <a href="http://www.f-blog.info/zeitgeist-addendum-filmi/" target="_blank">Zeitgeist: Addendum</a> belgeselini izlediğimi yazmıştım. Bu belgesel isminde de dediği gibi bir ek idi, yani bunun bir esas sürümü ya da orijinali de var. Geçen gün de arkadaşıma ilk filmi <a href="http://www.f-blog.info/etiket/zeitgeist/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Zeitgeist">Zeitgeist</a> The Movie indirttim.<span id="more-2631"></span></p>
<p>Film üç bölümden oluşuyor. Bunlar din, ABD&#8217;nin sahtekârlıkları ve ekonomik sistem.</p>
<p>Zeitgeist The Movie&#8217;nin ilk bölümünde Hristiyanlık ve öncesi dinler ile ilgili tuhaf şeyler var. Bu kısım açıkçası din inancı olmayan kişilerce hazırlanmış, sanırım bu hareketteki çoğu kişi gibi. Bu sebeple dini yanı ağır basan kişileri biraz kızdıracak gibi. Bölümde Hristiyanlık ve öncesindeki dinler ile Mısır zamanlarındaki dinler karşılaştırılıyor ve hepsinin kaynağının bu Mısır zamanındaki olaylar olduğu söyleniyor. İslâm ile ilgili bir şey yok tabi.</p>
<p>Zeitgeist The Movie&#8217;nin ikinci kısmında ise 11 Eylül olayı olarak bilinen ABD&#8217;deki ikiz kulelere ve Pentagon&#8217;a uçak çarpması gibi olayların esas ABD&#8217;nin kendisi tarafından yapıldığı anlatılıyor. Binalarda bomba önceden varmış ve uçak İkiz kulelere çarpmadan önce bombalar patlatılmaya başlamış vs. ki bu şekilde binalar çökmüş. Hatta Pentagon&#8217;a falan ise hiç uçak bile düşmemiş, sadece orada bomba patlatmışlar. Çünkü orada enkaza ait en ufak bir iz bile bulunamamış. Bunun nedeni de tabii Irak ve Afganistan&#8217;a falan girebilmeleri için halk desteğini almaları için halkı kandıracak bir sebep yaratmak. Aslında bu ABD&#8217;nin politikası imiş. Mesela 1. Dünya Savaşı&#8217;nda da ABD Almanların gemilerinin olduğu bölgeye kendisi bir gemi göndererek Almanların gemiyi vurmasını ve gemideki cephanenin patlayarak 1200 kişinin ölmesini sağlamış. Sonra da Almanlar gemimizi vurdu 1200 kişiyi öldürdüler diyerek halkın savaş için desteğini almışlar. 2. Sünya Savaşı&#8217;ndaki Pearl Harbor olayının da olacağını haftalar önceden biliyorlarmış ama kendileri de bunu istediğinden bir şey yapmamışlar. Vietnam&#8217;da da ABD gemilerine saldıran olmamış ama ABD böyle bir yalan ile onlara saldırmış. Bir de kimlik çipi olayından bahsediliyor. Herkesin bir çipi olacak, içinde de kendisi ile ilgili her tür bilgi. Gerektiğinde çip uzaktan radyo iletişimi ile devre dışı kalacak ve adam da&#8230;</p>
<p>Zeitgeist The Movie&#8217;nin üçüncü bölümünde ise paranın bankalarca nasıl yaratıldığını ve kullanıldığını, ve bu işlemin nasıl kendi kendine ekonomiye zarar verdiğini. Bu sebeple de krizlerin her zaman kendini tekrarlayarak devam edeceğini anlatıyor.</p>
<p>Zeitgeist The Movie&#8217;de The Venus Project ve Zeitgeist hareketinden pek fazla bahsedilmiyor, sadece güncel durumun sorunları ve sorumluları anlatılmış.</p>
<p>İzlenir mi? Gidip sinemalarda kapitalizme bir sürü para verip saçma sapan şeyler izleyeceğinize önce oturun evinizde bunu izleyin derim. İlk kısmındaki din konusu bir çok kişiyi bozacaktır ama bundan sonrakileri izleseler iyi olur. Tabi bundan sonra diğer belgeselleri de mutlaka izlemek isteyeceksiniz.</p>
<p>Mesela dün <a href="http://news.yahoo.com/s/ap/20100121/ap_on_bi_ge/us_financial_overhaul" target="_blank">Obama Wall Street&#8217;e kavga istiyorsanız</a> varım demiş. Belgeselleri izledikten sonra bu habere Obama rolünü iyi oynuyor deyip sakal altından gülerek bakıyorsunuz. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Tabi acınılacak bir şey, orası başka. Ne alaka demeyin ABD başkanı kim olursa olsun şirketokrasi nedeniyle istediği her şeyi yapamaz öyle. Çünkü ABD&#8217;yi yöneten o değil, şirketlerdir. Belgeselleri izleyin anlayacaksınız. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Neyse, aşağıdan filmin ikinci ve üçüncü kısımlarını izleyebilirsiniz, ilk kısım sanırım dediğim sebeplerle kesilmiş.<br />
<OBJECT type="application/x-shockwave-flash" style="width:670px;height:400px;" data="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-7820609461033241987&amp;hl=en&amp;fs=true" title="JoomlaWorks AllVideos Player"><PARAM name="movie" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-7820609461033241987&amp;hl=en&amp;fs=true"><PARAM name="quality" value="high"><PARAM name="wmode" value="transparent"><PARAM name="bgcolor" value="#010101"></OBJECT></p>
<p>Filmleri de <a href="http://www.zeitgeistmovie.com/dloads.htm" target="_blank">buradan</a> torrent ile indirebilirsiniz, veya hareketi maddi olarak desteklemek için bir şeyler satın alabilirsiniz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/zeitgeist-the-movie/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

