Hızlı okuma(ma)

____________________________________________________________________

Yirminci yüz yılın ikinci yarısından sonraki teknolojik gelişmeler ve özellikle bilgisayarların ortaya çıkması ile bilgi çağı ve toplumu kavramları ile tanıştık. Her alanda bilginin inanılmaz önemi ortaya çıktı. Tabi bu öneme verilen karşılıkla da bilgi miktarı arttı ve bu bilgi kullanılarak da çok çeşitli alanlarda yenilikler yapıldı. Tabi bu bilginin önemi arttı dedikya, insanın da bilgiye ulaşma ve elde etme çabası arttı. Tabi bunun en önemli yolu da hala okumaktan geçer. Yani bir çok öğrenme ortamı (görsel, sessel…) olmasına rağmen hala bilginin en fazla olduğu şekil yazılı harfler ve kelimeler şeklindedir. Bunu elde etmek için de okumak gereklidir. Tabi artan bilgi ihtiyacı daha çok okumaya yol açmış, bu da bir seviyeden sonra yine tıkanarak öğrenilen bilgiyi sınırlamıştır. Bunun için de uzmanlar kavramını ve tekniklerini geliştirmiştir.

Hızlı okumada amaç; daha kısa sürede daha fazla bilgiye okuyarak sahip olabilmek. Günümüz dünyasında bu eskiye göre cidden daha fazla önem kazanmış durumda.Ne yazık ki Türkiye olarak bu konuda biraz zayıfız. Mesela yabancı devletlerde hızlı okumaya daha fazla önem verilirken ve ilkokullarda bile buna yönelik çalışmalar yapılırken ülkemizde bu ancak özel kurslar ile elde edilen bir yetenek. Gel de geri kalma.

Çoğumuz dakikada 150-200 kelime okuyabiliyoruz. Hızlı okuyanlar ise dakikada  200-300 kelime okuyanlar sayılıyor.Geçen aylarda katıldığım kursta mesela kurs başında 90 kelime altında okuyan üniversite öğrencisi arkadaşlar vardı. Hızlı okuma teknikleri sayesinde ise dakikada 500-600 kelime okunabilmektedir. Tabi bu çalışmaya bağlı, daha fazla egzersiz yaparak bunu 800 – 900 ve 1000 üzerine çıkarmak mümkünmüş.Doğru olup olmadığını bilmiyorum ama Amerika Cumhurbaşkanlarından Kennedy’nin dakikada 2000 kelime okuyabildiğini duydum. 🙂

Peki yavaş okumamızın nedenleri nelerdir? Bu nedenlerin hepsine aslında kötü alışkanlık diyebiliriz. Bunlar:

  1. Gözümüz yeterince egzersiz yapmadığından kasları zayıftır. Bu sebeple yeterince hızlı hareket edemez.
  2. Kelimeleri teker teker okuruz. Gözümüz fotoğraf makineleri gibi bir görüntüye odaklanıp onu çekip beyne gönderen makinelerdir. Fotoğrafçılıkla vs. uğraşanlar odaklanmanın önemini bilirler. Mesela fotoğrafı makineyi odaklamadan çekerseniz fotoğraf bulanık çıkacaktır, bu durumda da belki yazıları hiç okuyamayacağız. Tabi odaklama işi de belli bir süre almaktadır. Fotoğraf makinemizde merceklerin aralarındaki uzaklığın görüntü netleşene kadar arttırılıp ya da azaltılması zaman aldığı gibi, gözümüzde de göz merceğinin şeklini değiştiren kasların kasılması ve gevşemesi zaman almaktadır. Neyseki bu zaman fotoğraf makinelerine göre çok daha kısadır ama bir satırda yer alan on kelimeyi teker teker okuduğumuzda on kez odaklanmak zorunda kalır, iki kelime birlikte okuduğumuzda ise beş kez, üç kelime birlikte okuduğumuzda ise yaklaşık üç dört kez odaklanması gerekir de bu da on kez odaklanmaya göre çok daha hızlıdır.
  3. Okuduğumuzu anlayamadığımızı düşünüp gereksiz tekrarlara okuduğumuz yerlere geri dönüp buraları tekrar okuruz. Bu ise çoğu zaman gereksizdir, çünkü aşırı detay meraklısı biri değilsek çoğunlukla paragrafın genelindeki içerik bizim için önemlidir, geri dönmeden de bu içeriği elde ederiz halbuki.
  4. Okuduğumuz şeylerde gereksiz ayrıntılara dalarız. Eğer çok aşırı ayrıntı düşkünü bir öğretmenin düzenlediği bir sınava girmiyorsak çok fazla ayrıntı bizim için gerekli değildir, özellikle akademik konular dışında okuduğumuz çoğu kaynakta. Zaten eğer yeterince önemli bir ayrıntı ise okurken daha bunu diğer bilgilerimizle eşleştirip karşılaştıracak olan beynimiz onun önemli olduğunu anlayıp gerekli kısmı anlayıp gerekli bağlantılarla kaydedecektir. Ha bir de şöyle bir şey var ki örneğin bir sınavda özellikle Türkçe ve Eğitim Bilimleri gibi derslerin sorularında uzun uzun paragraflar vardırya, bunların çoğunun cevabı paragrafın ya ilk ya da son ve bunlara yakın cümlelerdedir. Ortaları da gereksiz ayrıntılarla doludur, bu sebeple paragrafı mesela baştan sona okumak da bizi yavaşlatan bir unsurdur.
  5. Okuduğumuza konsantre olamayışımız. Bu aslında biraz yukarıda dediğim geri dönme alışkanlığının sebeplerinden biri. Yeterince konsantre olmadan okuyarak aslında sadece okuduğumuzu sanıyor da olabiliriz. Cümle ya da paragraf bittiğinde gerçekten aklımızda bir şey kalmamasına sebep olabilir. Bu da tabii ki bizi geri dönmeye ve tekrar okumaya yönlendirir. Hatta okuduğumuzu anlasak bile yeterince anlayamamış olmak endişesi ile geri dönmemiz gerektiğini hissederiz.
  6. Konuyu daha iyi anlamak için yavaş okumamız gerektiğini düşünmemiz. Bu da bizi yavaşlatan bir şey ama beyin göz arasındaki iletişim yeterince güçlenip beynimiz de hızlı okumaya alıştıkça bu da ortadan kalkıyor. Hatta iyi bir hızlı okuma çalışması yaparsanız bu alışkanlık kendiliğinden ortadan kalkabiliyor, çünkü istemeseniz bile okuduğunuzu daha hızlı anladığınızdan sonraki gelecek kelimelerin de merakı sizin yavaş okumanızı engelliyor.

Bu tür nedenler, bizi yavaşlatan kötü okuma alışkanlıklarımızdan bazılarıdır. Bunlar dışında fiziksel rahatsızlıklar da yavaşlatıcı olabilir ama bu konuyu bir doktorla konuşmalı. Mesela gözünüz çok çabuk yoruluyor veya ağrımaya başlıyor vs. gibi durumlar hani.

Ne kadar hızlı okuduğunuzu nasıl ölçebilirsiniz? Bunun için bir parçayı bir dakika süreyle okuyup daha sonradan okuduğunuz kelimeleri saymanız gerekli değil, çağımız bilgi ve teknoloji çağı. 🙂 Microsoft Word veya OpenOffice.org ile bir metün dosyası açın. Daha sonra da saat ya da telefonunuzun kronometresini 1 dakikaya ya da yarım dakikaya ayarlayın. Okumaya başlarken kronometreyi başlatacak ve ayarladığınız süre dolup cihaz öttüğünde duracak ve kaldığınız yeri işeretleyeceksiniz. Sonrasında okumaya başladığınız yerden süre dolduğunda kaldığınız yere kadar olan alanı bilgisayarın faresiyle seçeceksiniz. Hani ilk kelimenin başında farenin sol düğmesine basıp okumayı durdurduğunuz yere gelince bırakacaksınız. Okuduğunuz alan mavi vs. renge bürünmüş olacak. 🙂 Sonrasında da OpenOffice.org’dan örnek veriyorum Microsoft Word’de değişik olabilir, Araçlar > Kelime sayısı yolundan devam ederseniz karşınıza çıkacak pencerede seçtiğiniz alandaki kelime sayısı yazıyor olacak. Bu işte süreniz bir dakika ise sizin dakikada okuma hızınızdır. Eğer yarım dakika ise de bunu ikiyle çarpıp dakikaya eşitlemeniz gerekir vs. Değerlendirme olarak dakikada 200’ün altında okumak zayıf, 250 civarında okumak orta, 300-500 arası iyi, 700-800 arası çok iyi, 1000 ‘in üzerinde okumak ise çok çok iyidir.

Şimdilik hızlı okumanın gerekliliğinden ve neden hızlı okuyamadığımızdan bahsettim, daha ilerilerde nasıl hızlı okunacağından da bahsedeceğim umarım. 😀