<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>F Tipi Blog - Made in Satisfaction &#187; Çevre</title>
	<atom:link href="http://www.f-blog.info/kategoriler/cevre/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.f-blog.info</link>
	<description>Ferhad Fidan&#039;ın Blogu. Bilim, Teknoloji, Bilgisayar, İnternet, Eğitim, Cep Telefonu, Eğlence.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 00:18:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Greenpeace, kömürsüz Facebook çizgi film</title>
		<link>http://www.f-blog.info/greenpeace-komursuz-facebook-cizgi-film/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/greenpeace-komursuz-facebook-cizgi-film/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 03:28:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=5439</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk dilinde hazırlanmış Marc&#8217;ı(!) uyarı amaçlı bir video.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk dilinde hazırlanmış Marc&#8217;ı(!) uyarı amaçlı bir video. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><iframe id="akilliplayer" name="akilliplayer" title="Video Player | akilli.tv" width="400" height="300" src="http://www.akilli.tv/embed/default.aspx?p=dUYgXNU+zML2g6dcaSbKK0Ur1E33cp8edGKitlW8WuOj9m79X52hiQ==" frameborder="0"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/greenpeace-komursuz-facebook-cizgi-film/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altyapıyı yol altında tünellere alsak</title>
		<link>http://www.f-blog.info/altyapiyi-yol-altinda-tunellere-alsak/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/altyapiyi-yol-altinda-tunellere-alsak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Dec 2011 15:46:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Kurgu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=5427</guid>
		<description><![CDATA[Tekirdağ&#8217;ın bir Muratlı Caddesi var. Aylardır ne zaman gitsem, bu cadde çamur içinde, oyuluyor, kazılıyor, döşeniyor bir türlü toplanamıyor. Bugün caddenin yine büyük bir kısmı aynı idi. Yalnız Tekirdağ Belediyesi durumu yavaş yavaş düzeltmeye başlamış. Tabi garip şekilde. Yolun altına geniş kanalizasyon boruları döşenmiş. Kenarlarda da belli aralıklarla mazgallar var, mazgallar da siyah sarı plastik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tekirdağ&#8217;ın bir Muratlı Caddesi var. Aylardır ne zaman gitsem, bu cadde çamur içinde, oyuluyor, kazılıyor, döşeniyor bir türlü toplanamıyor. Bugün caddenin yine büyük bir kısmı aynı idi. Yalnız Tekirdağ Belediyesi durumu yavaş yavaş düzeltmeye başlamış. Tabi garip şekilde.<span id="more-5427"></span></p>
<p>Yolun altına geniş kanalizasyon boruları döşenmiş. Kenarlarda da belli aralıklarla mazgallar var, mazgallar da siyah sarı plastik borular ile yol ortasindaki kanalizasyon kapaklarının altından kanalizasyona dökülüyor. Yalnız ana borular bu şekilde yağmur suyunu da toplamak için kullanıldığında bu borular gelecekte çap olarak yetersiz kalabilir gibime geliyor. Yani kanalizasyon sisteminin aşağı kesimlerinde kanalizasyon kapaklarından su fışkırabilir şiddetli yağmurlarda.</p>
<p>Yol kenarında Turk Telekom da kendi menhollerini koyuyor ve birbirlerine siyah plastik borularla bağlıyor. Daha sonra da fiber optik ya da <a href="http://www.f-blog.info/etiket/telefon/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Telefon">telefon</a> kablosu geçireceklerdir bunlardan.</p>
<p>İşin garibime giden kısmı, yolun üzerine demir bir file döşeniyor ve üzerine de beton dökülüyor!</p>
<p>Sanki döşenen altyapı kusursuz imiş, bir daha kazılması gerekmeyecekmiş gibi, kazım işini zorlaştıracak ve sonrasında da toparlanmasını zorlaştıracak bir şey yapıyorlar.</p>
<p>O kanalizasyon borularının değişmesi gerekse, su boruları patlasa; o betonun kırılması gerekmeyecek mi. Ne diye öyle garip bir şey yapmışlar anlamadım.</p>
<p>Eğer betondan bir yol ve altyapı yapacaksan, yolun altına betondan bir tünel çekeceksin. Bu tünelin içine de gerekli her tür altyapı birimini sokacaksın. Yani kanalizasyon boruları, su boruları, elektrik ve telefon hatları, fiber optik kablolar. Böylece bir bakım çalışması gerektiğinde, menholden görevliler aşağı inip sorunu giderecek. Yeni bir fiber optik hat mı çekilecek, yolun altından görevliler kablolarını çekecek. Yolun üzeri ise zaten beton, istersen o şekilde kullan. İstersen taş kapla, ister asfalt dök. İster toprak doldur, üzerine çiçek dik.</p>
<p>Beton tünel biraz altyapı masrafı yaratır ama, uzun seneler vatandaşa zorluk çıkartmadan kullanabileceğin, ve gelecekte güncelleyebileceğin bir altyapın olur elinde. Ha ne sorun olur, ağır vasıtaların güzergahlarında yollarda çatlama vs. olabilir. Bu durumda da birkaç günlük bir çalışmayla o bölgedeki betonu kaldırıp yenisini döker, hizmete sokarsın yine.</p>
<p>Beton tünel dökülmese de, büyük çaplı beton künk ya da PVC borularla da bu yapılabilir. Borunun içine daha küçük su boruları, kanalizasyon boruları altta uygun yerlere sabitlenir. Elektrik vs. kabloları da boruların üst kısmına sabitlenir, bu şekilde görevlilere çalışacak yer de sağlanır, yeni olası altyapı hazırlıkları için de yer sağlanabilir.</p>
<p>Mesela yağmur suyunun kanalizasyon sistemine verilmesi yerine ayrı yağmur suyu kanallarına aktarılması daha pratik görülmekte. Aslında ikisinin gideceği yer de aynı ama, çok sayıda yağmur suyu sınırlı kapasiteleri olan arıtma tesislerinin arıtma kabiliyetini azaltacağından, arıtma tesisine sahip olan kanalizasyon sistemlerinde, yağmur suyunun ayrı bir kanaldan akıtılması tercih edilir.</p>
<p>Tünel sistemi bir altyapıda, yağmur suyu için kullanılacak borular belli noktalardan tünel içine indirilir ve orada gerekli yerlere montajı yapılır. Bu şekilde yol üstünde hayatı engelleyici bir çalışmaya gerek olmaz.</p>
<p>Hatta kaldırımlarda yer kaplayan trafo direkleri, telefon, kablo TV, DSLAM kutuları, parklardaki trafo binaları vs. de bu tünele indirilerek yer üstünde yer kaplamaları ya da tehlike yaratmaları engellenebilir.</p>
<p>Bu Türkiye&#8217;de günümüzdeki altyapı biçimine göre biraz pahalı bir yöntem ama, uygulanamaz değil. Mesela, Bulgaristan&#8217;da Sofya&#8217;da sanırım böyle bir altyapı var. Sanırım diyorum, 3 &#8211; 4 yaşlarında iken Sofya&#8217;da idim. Bazı yolların altları boş ve tünel şeklinde, içinde de şehir ısıtma sisteminin boruları ve diğer su boruları vs. altyapı elemanları vardı. Üstü de betonla kapatılıyordu yine. Yapılamayacak bir şey değil yani. Ama işte, yatırım bedeli biraz yüksek olabilir. Tabi ortaya çıkacak şeyin oldukça kullanışlı ve temiz iş olacağını unutmamalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/altyapiyi-yol-altinda-tunellere-alsak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sadece mıknatısla çalışan motor</title>
		<link>http://www.f-blog.info/sadece-miknatisla-calisan-motor/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/sadece-miknatisla-calisan-motor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Dec 2011 00:53:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[GEEK Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[değersiz bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Enerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=5413</guid>
		<description><![CDATA[Küçükken, ilkokulun ilk yıllarında falan, babam elektrik santralleri nasıl çalışır falan anlatırdı, ya da kitaplardan gösterirdi. O zamanlarda aklıma, madem elektriği jeneratör üretiyor, mıknatıslardan jeneratör rotorunu devamlı döndürerek herhangi büyük bir güce ihtiyaç duymadan elektrik üretimi diye bir şey gelmişti. Babama söylediğimde de, enerjinin korunduğundan, yoktan enerji var edemeyeceğimizden, bu sebeple de jeneratörü hiçbir enerji [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükken, ilkokulun ilk yıllarında falan, babam elektrik santralleri nasıl çalışır falan anlatırdı, ya da kitaplardan gösterirdi. O zamanlarda aklıma, madem elektriği jeneratör üretiyor, mıknatıslardan jeneratör rotorunu devamlı döndürerek herhangi büyük bir güce ihtiyaç duymadan elektrik üretimi diye bir şey gelmişti. Babama söylediğimde de, enerjinin korunduğundan, yoktan enerji var edemeyeceğimizden, bu sebeple de jeneratörü hiçbir enerji kaynağı olmadan çalıştıramayacağımızı söylemişti. Mantıklı bir açıklama idi, ama ara ara bu konu üzerinde düşünmemi engellememişti.<span id="more-5413"></span></p>
<p>Tabi, düşün düşün bir yere çıkamıyordum. Mıknatıslar, mıknatıs kaplı rotorun etrafında öyle bir yapıda ve şekilde olmalıydı ki, bir mıknatıs rotordaki mıknatısı kendine doğru çekmeli, belli bir noktaya gelince de aynı mıknatısın zıt kutbu rotoru itmeliydi. Bu şekilde devamlı dönecek bir motor olamaz mıydı?</p>
<p>Benim kurduğum cümle, kendi problemlerini kendi içinde barındırıyor zaten. Rotor o önemli noktaya geldiğinde, çekim gücü de en yüksek  olacağından dönen rotoru bile durdurabilir bu nokta. Bu durumda çevredeki statik mıknatısları hareket ettirerek rotordaki mıknatısla ters kutupta iken, aniden aynı kutba getirerek rotoru döndürmek aklıma gelmişti. Tabi bu da bir sorun. Böyle bir sistem bir jeneratörü çalıştıracak olsa, jeneratörün ürettiği enerjiden daha fazlasını, motorun rotorunu döndürecek hareket eden ya da dönen mıknatısları hareket ettirmek için kullanmak lazımdı ki, jeneratör enerji kayıpları ile sistemin durmasına sebep olacak miktardan sürekli olarak fazla enerji üretsin.</p>
<p>Sonra bir kutbu diğer kutbundan daha güçlü mıknatıslar kullanmayı düşünmüştüm sanırsam. Sabit mıknatıs rotordaki mıknatısı kendine çekerek bir noktaya kadar dönmesini sağlıyor, tabi rotorda çekilen mıknatısın biraz daha ilerisinde ters yöne bakan bir mıknatıs var. Sabit mıknatısın çekimi ile bir noktaya gelen esas mıknatıstan ileride olan bu mıknatıs, sabit mıknatısın daha güçlü olan ters kutbu tarafından daha şiddetli itiliyor. Bu şekilde de dönüş sağlanıyor. Anlattıklarımı, kuru kuru çizimsiz anlatmam anlamsız aslında, biliyorum, ne ben çok iyi anlatabiliyorum bunları, ne de anlayabiliyorsunuz. Çünkü, mantıksızlık dolu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tabi ortak fikir sabit mıknatıslar, ortalarındaki dönen rotorun etrafındaki mıknatısları iterek rotora ilk hareketi veriyor. Tabi hareket eden rotordaki mıknatıslar farklı konumlara gelince, farklı sabit mıknatıslar onları iterek ya da çekerek, yani etki ederek durmalarını engelleyip, hareketlerinin devamlılığını sağlıyor. Teoride sistemin rotoru devamlı olarak artan bir hızda dönmeye başlayabilir. Böyle bir sistem jeneratöre bağlansa, 50 ya da 60 HZ şebeke frekansını sağlıklı elde etmek için frenlenmesi bile gerekir. Yani bir miktar ms sürede bir plastik pabuçlar rotordaki yerlerine sürtünüp dönme hızının değişmemesini sağlayacak.</p>
<p>Sınırsız ve kesintisiz, sonsuza kadar enerji üretme hikayeleri yani. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ERKE dönergecini bile böyle bir şeydir diyordum ama, ERKE de dönmeden geçti&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tabi böyle bir şeyler hiç yapamadım, yani teoriden pratiğe geçiremedim, uygulayamadım. Fizik kurallarına güvendiğimden de, yapılamayacağını da bilir gibi yaptım ama, bir gün yapılacak dedim. Sonra&#8230;</p>
<p>Spam dediğimiz cinsten, bir marka ya da ürün tanıtımını yapan e-postalar olurya, bir tanesi e-posta kutuma düştü. Silmemeye karar vermem bir on saniye kadar içeriğini okumakla oldu. Tıkladım hemen linke, tam benim istediğim şeyleri yazıyor ne de olsa. Free energy, %75 energy saving falan. Linkteki sayfada da Jonhsnon Motor diye benim düşündüğüm sisteme benzer, hem de çalışıyor denen bir %100 bedava enerji üreteci yapmanın anlatıldığı bir kitabın tanıtımı çıkıyor. <a href="http://itsmealoneathojo.com/johnson-motors.html" target="_blank">Bkz</a>. Kitabı satın almayı bile düşünebilirim ileride ama, daha önce yeterli kanıt bulmam gerekiyor.</p>
<div id="attachment_5414" class="wp-caption alignleft" style="width: 307px"><img class="size-full wp-image-5414" title="howard-johnson-motoru" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/12/howard-johnson-motoru.gif" alt="Howard Johnson motoru çizimi." width="297" height="293" /><p class="wp-caption-text">Howard Johnson motoru çizimi.</p></div>
<p>Okuyorum, dinliyorum, merak da edip araştırıyorum. Harbiden zamanında böyle bir şeyin düşünülmüş ve yapılmış, üç de patent almış olduğunu öğreniyorum. Tabi bunların hiçbirinin doğrulamadım. Belki hiç de olmayabilirler, tamamen bir internet safsatası olabilirler, şaşırmam öyleler diye çünkü. Direk olarak, yoktan enerjinin varedilemeyeceği noktasına çakıyor cihaz.</p>
<p>Howard Johnson modelinde eğri biçimde üç mıknatıs bir daire eşit alanlı üç parçaya bölündüğünde her kesim yerine bir tane gelecek şekilde yerleştirilmiş. Bu şekilde bir kutupları rotoru çekerken, diğerleri itiyor ve bu şekilde bir hareket sağlanıyor. Bu hareket de bir V kayışı ile bir jeneratöre aktarılıp, jeneratörden elektrik üretiliyor. Detayları için ikinci resme tıklayabilirsiniz, yalnız açılacak sayfa İngilizce&#8217;dir; motorun tanıtıldığı bir Science &amp; Mechanics dergisinden görüntüler içerir. Böyle bir sistem yapılsa ve etkili, &#8211; &#8220;efektif&#8221; (effective) &#8211; olsa, nükleer enerjiden bile önemli bir güç olur.</p>
<p>Howard Jonhnson, bu sistemini 1970&#8242;lerde yapmış ve güç bela patent almış. Ama mıknatısla çalışan motor fikrini kullanan ilk o değilmiş. Fikri ilk 1870&#8242;de Wesley Gary kullanarak, Wesley Gary motoru denen şeyler tasarlamış.</p>
<div id="attachment_5415" class="wp-caption alignleft" style="width: 260px"><a href="http://www.newebmasters.com/freeenergy/sm-pg45.html" target="_blank"><img class="size-full wp-image-5415 " title="miknatisla-calistirilan-motor" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/12/miknatisla-calistirilan-motor.jpg" alt="Mıknatısla çalışarak hareket edip bağlı olduğu jeneratörü döndürerek elektrik üretilmesini sağlayan bir Howard Johnson motoru." width="250" height="263" /></a><p class="wp-caption-text">Mıknatısla çalışarak hareket edip bağlı olduğu jeneratörü döndürerek elektrik üretilmesini sağlayan bir Howard Johnson motorunun bir dergide yer almış çizimi. Detaylar için resmin üzerine tıklayıp detayların yeraldığı siteye gidebilirsiniz.</p></div>
<p>Jonhnson motorundan sonra, 1997&#8242;de de Kohei Minato Motor diye bir icada da patent vermiş Amerikan patent enstitüsü mü o kurum işte. Bu da mıknatıslarla çalışan bir motor, ama farkı rotorların biçimi imiş.</p>
<p>Son motor da kendi motorumuz! <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Yani yukarıdaki örnekleri araştırıp, şemalarına göre yapacağımız kendi motorumuz. Şu aralar hiç bunla uğraşmak istemiyorum ama, böyle bir şey yapsam fena olmaz. İşe yarar planlar ve şemalar bulmam gerekli öncelikle.</p>
<p>Tabi hala ciddi bir kanıt görmeden bir şey diyemiyorum. Çünkü başıboş dönen bir motor yapsam bile, bağlayacağım jeneratörün rotorunun ağırlığı ile duracaksa hiç gerek yok. Ya da ampulü yaktığımda onun jeneratör rotoruna gösterteceği dirençle duracak bir motora! Çünkü netteki onca yazıda hiç bundan bahsedildiğini görmedim.</p>
<p>ODTÜ&#8217;deki ufo tipi bilim odalarında bir bisiklete binmiştim, jeneratöre bağlı pedallar çevirerek lambalar yakıyorduk ve her lambanın ayrı bir düğmesi vardı. Bir lambada kolay dönüyordu pedal ama, lambaları yakmaya devam ettikçe zorlaşıyor ve tüm lambalar yanıyor iken çeviremiyordum pedalları. Yani ayaklarım, yanlış hatırlamıyorsam on lambayı, her birine 100 vat versek, 1 KW enerji üretecek güçte değildi. Bilemiyorum, belki daha düşük güçte ampullerdi onlar. Belki 500 vat bile üretemeyiz. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Enerji üretiminin zorluğunu ilk orada, o zaman somut olarak görmüş idim.</p>
<p>Böyle mıknatıslarla dönen bir sistem ilk başta biraz mantığa yatar noktalara sahip görünse bile, karşılaşacağı dirençte durmasını engellemek için çok çok büyük bir yapı gerekmezmi. Bir şehri elektriklendirmek için bir dağ yüksekliğinde bir motora da hiç gerek yok doğrusu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Ama motor küçüldükçe de mıknatısların karşılaşacağı direnç artacak.</p>
<p>Jeneratördeki mıknatısların karşılaşacağı direnci bir yay sistemi ile rotoru farklı bir kısma hareket ettirerek rotora farklı etkiler kazandırma amaçlı, jeneratör içinde motor fikri de ürettim ama, buna da hayata geçirilebilirlik ihtimali veremedim ben. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şimdilik böyle şeylere girişmeye niyetim yok. Var da çok değil, ya da var da, nasıl çıkacağımı bilmiyorum. O yüzden uzaktan takip etmekle kalacağım.</p>
<p>Anahtar kelime: Howard Johnson motoru, HoJo motoru, Wesley Gary motoru, Kohei Mnato motoru, bedava elektrik, bedava enerji.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/sadece-miknatisla-calisan-motor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya&#8217;nın en küçük arabası, Peel 50</title>
		<link>http://www.f-blog.info/dunyanin-en-kucuk-arabasi-peel-50/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/dunyanin-en-kucuk-arabasi-peel-50/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2011 02:35:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[değersiz bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[rekorlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=5357</guid>
		<description><![CDATA[Dünya&#8217;nın en küçük arabası imiş videodaki tek kişilik araba. Adı Peel 50. Araba elektrikle çalışıyormuş. Baya çevreci yani. Uzunluğu 134 cm imiş, genişliği de 99 cm. Ağırlığı da benden hafif, 59 kilogram. Gide gide 61 km/s hız ile gidebiliyormuş en fazla bu alet. Tabi o şekille daha yüksek hızlara da ulaşmaması gayet iyi ki, başlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya&#8217;nın en küçük arabası imiş videodaki tek kişilik araba. Adı Peel 50. Araba elektrikle çalışıyormuş. Baya çevreci yani. Uzunluğu 134 cm imiş, genişliği de 99 cm. Ağırlığı da benden hafif, 59 kilogram. Gide gide 61 km/s hız ile gidebiliyormuş en fazla bu alet. Tabi o şekille daha yüksek hızlara da ulaşmaması gayet iyi ki, başlı başına bir kişisel trafik canavarı çıkar böyle araçlardan. <span id="more-5357"></span></p>
<p><iframe id="akilliplayer" title="Video Player | akilli.tv" name="akilliplayer" src="http://www.akilli.tv/embed/default.aspx?p=dUYgXNU+zML2g6dcaSbKK0Ur1E33cp8e8CYYMaiWd13pf3I9/JjmHg==" frameborder="0" width="500" height="375"></iframe></p>
<p>Peel 50, İngiltere&#8217;de 1962 ve 1965 arasında üretilmiş. Şu anda da araçtan sadece 20 tane kalmış, tabi onlar da müzelerde falan. Hatta videodaki de bir müzenin aracı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/dunyanin-en-kucuk-arabasi-peel-50/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya&#8217;nın en uzun kedisi [video]</title>
		<link>http://www.f-blog.info/dunyanin-en-uzun-kedisi-video/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/dunyanin-en-uzun-kedisi-video/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Oct 2011 00:57:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[rekorlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=5278</guid>
		<description><![CDATA[Dünya&#8217;nın en uzun kedisi imiş.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya&#8217;nın en uzun kedisi imiş.<br />
<iframe id="akilliplayer" name="akilliplayer" title="Video Player | akilli.tv" width="400" height="300" src="http://www.akilli.tv/embed/default.aspx?p=dUYgXNU+zML2g6dcaSbKK0Ur1E33cp8eNm8dzWr6FWt1mBWrcvmGmw==" frameborder="0"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/dunyanin-en-uzun-kedisi-video/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kapitalistik israf</title>
		<link>http://www.f-blog.info/kapitalistik-israf/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/kapitalistik-israf/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jul 2011 22:53:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Mesaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=5124</guid>
		<description><![CDATA[Alışveriş merkezlerinin manav reyonlarında bir ton meyve sebze satılır. Müşteri alır gider vs. Bir de şu var ki, buralar her gittiğinizde temiz, bakımlı bir görünümdedirler, yoksa oradan alışveriş yapmazsınız. İşte bu durum, ortaya büyük bir israf bilançosu çıkarıyor. Meyve sebzeyi devamlı iyi halde tutmak zor ya da imkânsız. Sonuçta organik bir madde ve zamanla çürüyor, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alışveriş merkezlerinin manav reyonlarında bir ton meyve sebze satılır. Müşteri alır gider vs. Bir de şu var ki, buralar her gittiğinizde temiz, bakımlı bir görünümdedirler, yoksa oradan alışveriş yapmazsınız. İşte bu durum, ortaya büyük bir israf bilançosu çıkarıyor.<span id="more-5124"></span></p>
<p>Meyve sebzeyi devamlı iyi halde tutmak zor ya da imkânsız. Sonuçta organik bir madde ve zamanla çürüyor, küfleniyor vs. Tabi alışveriş yapılan bir yerde bu şekilde bir besin maddesini satmak imkânsız. Bu durumda reyonlarda bozulan ürünlerin bir şekilde elden çıkarılması gerekiyor.</p>
<p>Elden çıkarma genelde çevredeki lokanta, restoran vs. yerlere bozulmakta olan ürünleri yarı fiyatına vs. ucuza vererek ya da bölgedeki önemli yurt vs. yerlere gönderilerek yapılabiliyor. Tabi bu da biraz uğraş gerektirdiğinden, değişik bir yöntem tercih ediliyor. Evde bozulsa bozuk kısmını kesip yiyeceğimiz kısım, para verip aldığımız üründe bulunmaması gerektiğinden o ürünün çöpe gitmesine sebep oluyor.</p>
<p>Bu şekilde her gün onlarca kilogram ürün çöpe gönderiliyor. Alışveriş merkezi, market, manav gibi ortamların sayısının büyüklüğünü de düşününce ortaya çıkan çöp daha iyi anlayabiliyoruz.</p>
<p>Buna da özetle kapitalist bir şekilde yaşadığından kapitalistik israf diyoruz.</p>
<p>Yapabileceklerimiz?<br />
Lokantalara vs. satılacak ayrılmış ürünler olup olmadığını öğrenmek ve daha ucuza alıp alamayacağımızı öğrenmek, ürünleri görmek, kullanılabilecekse satın almak&#8230;</p>
<div id="ujs_extra_links_place_holder" style="display: none;"><a style="display: none;" href="http://www.f-blog.info/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif">[UserJS ExtraLinks Img] trans.gif</a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/kapitalistik-israf/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geri evrim</title>
		<link>http://www.f-blog.info/geri-evrim/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/geri-evrim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 23:14:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Mesaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=4745</guid>
		<description><![CDATA[İnsanoğlu tarihte her zaman ileriye doğru evrimleşmiş. Her zaman gelişmiş, durmamış yerinde. Her nesil, bir öncekinden daha ileride olmuş. Ta ki son yüzyıla kadar&#8230; Para hırsı ve kapitalist sistemler insanın aklını başından almış durumda. İnsan para için kime hizmet edeceğini şaşırmış durumda. Kendine hizmet edilenler de diğerlerini düşünmüyor. Şu zamana kadar korunan çevre ve dünya, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanoğlu tarihte her zaman ileriye doğru evrimleşmiş. Her zaman gelişmiş, durmamış yerinde. Her nesil, bir öncekinden daha ileride olmuş. Ta ki son yüzyıla kadar&#8230;<span id="more-4745"></span></p>
<p>Para hırsı ve kapitalist sistemler insanın aklını başından almış durumda. İnsan para için kime hizmet edeceğini şaşırmış durumda. Kendine hizmet edilenler de diğerlerini düşünmüyor.</p>
<p>Şu zamana kadar korunan çevre ve dünya, şu anda tam gaz kirletiliyor, öldürülüyor. Bu bakımdan, insanların gelişimlerini tamamladığı, buradan ötesini düşünemediği, ve geri evrimin başladığı düşünülebilir&#8230;</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-4746" title="geri_evrim" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/04/geri_evrim.jpg" alt="Geri evrim." width="500" height="259" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/geri-evrim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pakistan&#8217;da sel felaketi sonrası</title>
		<link>http://www.f-blog.info/pakistanda-sel-felaketi-sonrasi/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/pakistanda-sel-felaketi-sonrasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Apr 2011 00:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa olayları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=4634</guid>
		<description><![CDATA[Geçen yıllarda Pakistan&#8217;da yaşanmış olan sel felaketi sonrası ortaya çıkan bir tablo. Kesinlikle doğanın canlılara, insan bozuntularının davrandığından çok daha iyi davrandığını gösteriyor. Kaynağını bulamadım alıntının. &#8212;  Pakistan&#8217;da Temmuz 2010&#8242;da muson yağmurlarının yol açtığı sel felaketinde 2 bin kişi hayatını kaybetmiş ve ülke topraklarının 5&#8242;te 1&#8242;i sular altında kalmıştı. Gerek evlerin sular altında kalması, gerekse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıllarda Pakistan&#8217;da yaşanmış olan sel felaketi sonrası ortaya çıkan bir tablo. Kesinlikle doğanın canlılara, insan bozuntularının davrandığından çok daha iyi davrandığını gösteriyor. Kaynağını bulamadım alıntının.</p>
<p>&#8212; <span id="more-4634"></span></p>
<p>Pakistan&#8217;da Temmuz 2010&#8242;da muson yağmurlarının yol açtığı sel felaketinde 2 bin kişi hayatını kaybetmiş ve ülke topraklarının 5&#8242;te 1&#8242;i sular altında kalmıştı. Gerek evlerin sular altında kalması, gerekse altyapının çökmesi nedeniyle 20 milyon kişinin doğrudan etkilendiği sellerde çok ilginç bir olay da yaşandı.</p>
<div id="attachment_4635" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4635" title="Milyonlarca örümcek" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/04/pakistanda-sel-sonrasi-1.jpg" alt="Milyonlarca örümcek" width="500" height="331" /><p class="wp-caption-text">Milyonlarca örümcek</p></div>
<p>Pakistan&#8217;ın güneydoğusundaki Sindh bölgesinde, sel sularından kaçmak isteyen milyonlarca örümcek, çareyi ağaçlara tırmanmakta buldu. Ağaçlar, örümceklerin hayatını kurtardı kurtarmasına ama bu kez de kendileri bu işten zararlı çıktı. Örümcek sürüleri ağaçların üzerine ağ örmeye başlayınca ağaçlar bir anda görünmez hale geldi.</p>
<div id="attachment_4636" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4636" title="Sivrisinek sayısı azaldı" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/04/pakistanda-sel-sonrasi-2.jpg" alt="Sivrisinek sayısı azaldı" width="500" height="289" /><p class="wp-caption-text">Sivrisinek sayısı azaldı</p></div>
<div id="attachment_4638" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4638" title="Milyonlarca örümcek." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/04/pakistanda-sel-sonrasi-4.jpg" alt="Milyonlarca örümcek." width="500" height="362" /><p class="wp-caption-text">Milyonlarca örümcek.</p></div>
<div id="attachment_4637" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4637" title="Milyonlarca örümcek." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/04/pakistanda-sel-sonrasi-3.jpg" alt="Milyonlarca örümcek." width="500" height="279" /><p class="wp-caption-text">Milyonlarca örümcek.</p></div>
<p>Bununla birlikte, bölge halkı, daha önce hiç karşılaşmadıkları bu durumun çok büyük bir yararını gördüklerini de belirtiyor. Sel nedeniyle birçok yerin hâlâ sularla dolu olduğu ve bataklığa dönüştüğü göz önünde bulundurulduğunda, aşırı bir sivrisinek sorunu yaşanması bekleniyordu. Ancak şu anda etrafta beklenenden çok daha az sivrisinek olması, bu haşerelerin, ağaçlardaki ağlara takılıp örümceklere yem olmalarına bağlanıyor. Böylece sıtma vakalarına karşı da doğal bir önlem alınmış oluyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-4639" title="pakistanda-sel-sonrasi-5" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/04/pakistanda-sel-sonrasi-5.jpg" alt="Pakistanda sel sonrası milyonlarca örümcek." width="500" height="329" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-4640" title="pakistanda-sel-sonrasi-6" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/04/pakistanda-sel-sonrasi-6.jpg" alt="pakistanda-sel-sonrasi-6" width="500" height="281" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-4641" title="pakistanda-sel-sonrasi-7" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/04/pakistanda-sel-sonrasi-7.jpg" alt="pakistanda-sel-sonrasi-7" width="500" height="332" /></p>
<div id="attachment_4642" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4642" title="Sindh, Pakistan'da ağaçları kaplamış örümcekler." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/04/pakistanda-sel-sonrasi-8.jpg" alt="Sindh, Pakistan'da ağaçları kaplamış örümcekler." width="500" height="333" /><p class="wp-caption-text">Sindh, Pakistan&#39;da ağaçları kaplamış örümcekler.</p></div>
<p>Görüldüğü gibi örümceklar ağaçlara tırmanıp sivrisineklerle beslenerek insanların sivrisineklerle boğuşmak zorunda kalması önlenmiş&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/pakistanda-sel-felaketi-sonrasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgiliye en iyi hediye</title>
		<link>http://www.f-blog.info/sevgiliye-en-iyi-hediye/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/sevgiliye-en-iyi-hediye/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2011 01:37:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[Güzeller]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kıssadan Hisse]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=4333</guid>
		<description><![CDATA[Sevgilisine ne hediye alacağına karar vermek pek çok kişi için sebep olduğu beyin fırtınasından dolayı beyinsizlik durumuna sebep olabiliyor. Halbuki verilebilecek en iyi hediye hiç de o kadar beyin yoran bir şey değilmiş meğer&#8230; Emin olun sevgiliniz bunu gördükten sonra, yeni bir sevgili bulana kadar oldukça eğlenceli bir zaman geçireceksiniz. Nasıl? Mantıklı değil mi? Beğendiniz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgilisine ne hediye alacağına karar vermek pek çok kişi için sebep olduğu beyin fırtınasından dolayı beyinsizlik durumuna sebep olabiliyor. Halbuki verilebilecek en iyi hediye hiç de o kadar beyin yoran bir şey değilmiş meğer&#8230; Emin olun sevgiliniz bunu gördükten sonra, yeni bir sevgili bulana kadar oldukça eğlenceli bir zaman geçireceksiniz. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /><br />
<span id="more-4333"></span><br />
<object width="450" height="370"classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000"><param name="movie" value="http://services.akilli.tv/player3.swf?TYPE=2&#038;URLX=http://services.akilli.tv/xmlProviderv4/query.aspx?ACTION=video&#038;VDX=a45d75cd-8b9e-47b9-921c-e351fc56c89e"/><param name="bgcolor" value="#FFFFFF"/><param name="allowfullscreen" value="true"/><embed src="http://services.akilli.tv/player3.swf?TYPE=2&#038;URLX=http://services.akilli.tv/xmlProviderv4/query.aspx?ACTION=video&#038;VDX=a45d75cd-8b9e-47b9-921c-e351fc56c89e" flashvars="video_id=528675" type="application/x-shockwave-flash" bgcolor="#FFFFFF" width="450" height="370" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Nasıl? Mantıklı değil mi? Beğendiniz, kabul edin! <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/sevgiliye-en-iyi-hediye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baz istasyonu sistemi (BSS &#8211; Base Station Subsystem)</title>
		<link>http://www.f-blog.info/baz-istasyonu-sistemi-bss-base-station-subsystem/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/baz-istasyonu-sistemi-bss-base-station-subsystem/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2011 05:32:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cep Telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[GEEK Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Telefon]]></category>
		<category><![CDATA[Bant Genişliği]]></category>
		<category><![CDATA[Baz istasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[CDMA]]></category>
		<category><![CDATA[Cep Bilgisayarı]]></category>
		<category><![CDATA[Cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[GSM]]></category>
		<category><![CDATA[Kablosuz Bağlantı]]></category>
		<category><![CDATA[Pocket PC]]></category>
		<category><![CDATA[Smartphone]]></category>
		<category><![CDATA[Telefon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=4196</guid>
		<description><![CDATA[Bir baz istasyonu sisteminde genellikle üç temel donanım bulunur. Bunlar: 1. Baz istasyonu (BTS: Base Transceiver Station) 2. Baz istasyonu kontrol birimi (BSC: Base Station Controller) 3. Transcoder (TC) Bunların bir kısmı baz istasyonlarının altında veya anten kısımlarından ayrı bulunan kabinlerde yer alır, bir kısmı da kabin dışında yer alır. Bi kabin dışındaki BTS elemanlarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir <a href="http://www.f-blog.info/etiket/baz-istasyonu/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Baz istasyonu">baz istasyonu</a> sisteminde genellikle üç temel donanım bulunur. Bunlar:<br />
1. Baz istasyonu (BTS: Base Transceiver Station)<br />
2. Baz istasyonu kontrol birimi (BSC: Base Station Controller)<br />
3. Transcoder (TC)<br />
<span id="more-4196"></span><br />
Bunların bir kısmı baz istasyonlarının altında veya anten kısımlarından ayrı bulunan kabinlerde yer alır, bir kısmı da kabin dışında yer alır. Bi kabin dışındaki BTS elemanlarına göz atalım, bunlar genel olarak en görünür elemanlar olduğundan en çok dikkat çeken elemanlardır.</p>
<p>Baz istasyonları genellikle ya kafes şeklinde kuleler, ya metal direkler, ya bina çatılarında ya da çeşitli şekillerde kamufle edilmiş yapılarda bulunur.</p>
<p>Aşağıdaki resimde kafes biçimi bir kuledeki baz istasyonunu görüyorsunuz.</p>
<div id="attachment_4197" class="wp-caption alignnone" style="width: 460px"><img class="size-full wp-image-4197" title="Kafes biçimi baz istasyonu direği (Vodafone)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/vodafone-kafes-baz-istasyonu.jpg" alt="Kafes biçimi baz istasyonu direği (Vodafone)" width="450" height="600" /><p class="wp-caption-text">Kafes biçimi baz istasyonu direği (Vodafone)</p></div>
<p>Bu resimde bir kafes, bir de metal direk biçimi iki kulede baz istasyonu antenlerini görüyorsunuz.</p>
<div id="attachment_4198" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4198" title="Kafes ve direk biçimi baz istasyonu kuleleri. (Turkcell ve Vodafone)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/trkcll-vdfn-3g.jpg" alt="Kafes ve direk biçimi baz istasyonu kuleleri. (Turkcell ve Vodafone)" width="500" height="359" /><p class="wp-caption-text">Kafes ve direk biçimi baz istasyonu kuleleri. (Turkcell ve Vodafone)</p></div>
<p>Bu resimde bina üzerine yerleştirilmiş baz istasyonu antenini görüyorsunuz.</p>
<div id="attachment_4200" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4200" title="Çatıda baz istasyonları." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/catilar.jpg" alt="Çatıda baz istasyonları." width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Çatıda baz istasyonları.</p></div>
<p>Kamufle edilmiş baz istasyonları ise çok çeşitli şekillerde bulunabiliyor. Örneğin ağaç şeklinde baz istasyonları var. Baz istasyonu direği kahverengi boyalı ve üzerine dal şeklinde çıkıntılar eklenmiş. Açıkta belli olsa da ormanlık alanlarda anlaşılmayabiliyor. Bina çatılarında baca şeklinde bulunabiliyorlar. Antenler duvara monte edilip, duvar ile aynı renkte ve hatta desenlerde boyanabiliyor. Trafo binalarına havalandırma çıkıntısı adında takılabiliyorlar. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Baz istasyonları radyo sinyallerini antenleri ile yayıp toplarlar, zaten kuleler de bu antenleri taşımak için vardır.</p>
<p>Çok yönlü, omni directional denen antenler, cep telefonlarıyla iletişimde nadir kullanılan antenlerdir, yapıları gereği sadece belli boyuttaki küçük alanların kapsama ihtiyacını karşılamak için kullanılırlar. Hücre olarak yan yana kullanıldıklarında, oluşturdukları hücrelerde kapsama alanı dışında kalan alan fazladır, ayrıca panel antenlerde üç panele verilmesi gereken güç de tek antene verilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Panel antenler, baz istasyonlarında cep telefonuyla iletişim için en çok kullanılan antenlerdir. Bu antenlerin belirli açıları vardır ve sadece bu açılara sinyal yayar ya da bu açılardan sinyal alırlar. Bu paneller içlerindeki daha ufak antenlerin sinyalini yönlendirerek sadece panelin baktığı yöne sinyal verilmesini sağlarlar. Baz istasyonunda da açılarına göre birkaç panel bulunur ve bunların her biri farklı yönlere bakarlar. Mesela 360 derecelik bir kapsama elde etmek için üç adet 120 derece açılı anten kullanılır ve her biri farklı yönlere yönlendirilir. Panel antenlerle  her sektöre sadece bir panel hizmet verdiğinden çok yönlü antene göre daha az güçle kapsama elde edilir ve üç kat daha fazla kişiye hizmet verilebilir. Panel antenler sinyali yansıtarak yönlendirdiğinden, sadece bir yönde ve belli açılarla hizmet verirler. Panelin arkasında, üzerinde ya da altında ölçülecek sinyal gücü tam karşısında ölçülecek sinyal gücünün çok çok altındadır. Ki bu sebeple çatısında baz istasyonu bulunan binaların içinde baz istasyonunu işleten operatörün sinyalinin zayıf olduğu durumlar olabilmektedir.</p>
<div id="attachment_4202" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4202" title="Panel antenler. (Avea)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/avea-panel-baz-istasyonu-antenleri.jpg" alt="Panel antenler. (Avea)" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Panel antenler. (Avea)</p></div>
<p>Panel antenler genellikle dikey olarak kullanılırlar. Bu şekilde baz istasyonlarından 360 derece daha geniş alan daha iyi kapsanabilir. Ancak yüksek binaların olduğu bölgelerde kurulan antenler belli binaları veya alanları hedefliyorsa yatay olarak da kullanılabilirler ki bu şekilde sinyale dikey kalan binada daha yüksekteki katlar kapsanabilir.</p>
<p>Dual bant panel antenler, birbirinden tamamen farklı iki farklı frekansta yayın yapabilen panel antenlerdir. Panellerin içindeki küçük antenlerin birbirinden bağlantıları farklıdır veya frekansları da farklı ise boyutları da farklıdır. Bu mesela bir antende hem Turkcell hem de Vodafone operatörünün hizmet vermesini sağlayabilir. Ya da ilçede bulunan Turkcell antenleri bu şekilde, hem <a href="http://www.f-blog.info/etiket/gsm/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with GSM">GSM</a> 900MHZ sinyali veriliyor antenlerden hem de 3G UMTS2100 frekansı; yani bir antenten hem 2G hem de 3G kapsaması sağlanabiliyor.</p>
<p>Aşağıdaki resimde bir dual bant panel anten görünüyor. İlk resim antenin ön kısmını gösteriyor. Ön kısımda antenin içindeki o kare benzeri şekildeki yapılar sinyal alma verme işini yapan esas anten kısımları. Bunların bazıları diğerlerine göre daha küçük. Bunun sebebi frekans farklılıkları. Büyük antenler 900MHZ için, küçük antenler ise anladığımız kadarıyla 1800 MHz için ki daha yüksek frekanslı olduklarından daha düşük dalga boyu yayıyorlar ve bundan dolayı boyları da daha küçük.</p>
<div id="attachment_4203" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4203" title="Dual bant anten ön kısmı." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/anten-onu.jpg" alt="Dual bant anten ön kısmı." width="500" height="209" /><p class="wp-caption-text">Dual bant anten ön kısmı.</p></div>
<p>Alttaki de içi açılmış bir antenin arka kısmı. Burası yakalanan ya da gönderilecek sinyalin anten kablolarına bağlandığı kısmı. Detaylı bilgim yok bu konuda. Yalnız yandaki uzun plastik çubuk antene uzaktan müdahale edilerek yukarı aşağı eğim ayarı yapılabilmesini sağlıyor olmalı. Bu işlemde merkezi bir yerden sinyal verilerek alttaki motor çalıştırılır ve çubuk iç kısımda bazı parçaları yukarı aşağı oynatarak istenilen açıyı sağlar. Tabi her baz istasyonu bu şekilde değildir. Genellikle bir görevli elle baz istasyonunu komple aşağı yukarı oynatır. Zaten bir kez iyi ayarlandığında da bir daha bu işlem gerekli değildir.</p>
<div id="attachment_4204" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4204" title="Dual bant anten içi, arka kısmı." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/Anten-arkasi.jpg" alt="Dual bant anten içi, arka kısmı." width="500" height="176" /><p class="wp-caption-text">Dual bant anten içi, arka kısmı.</p></div>
<p>Panel antenler baz istasyonunda farklı sayılarda olabiliyorlar. Mesela aynı yöne yani aynı sektöre bir anten bakıyorsa bu tek 2G anteni olabilir, ya da 2G ve 3G hizmeti veren dual bant anten olabilir. Aynı yöne bakan iki anten varsa bunlardan biri 2G biri de 3G olabilir. Yurtdışında, özellikle Amerika&#8217;da, biraz farklı bir sistem kullanılıyor. Aynı yöne bakan üç anten varsa biri ses/veri gönderme, ikincisi sinyalleşme ve kontrol, üçüncüsü de ses/veri alma görevindeki anten olabiliyor. Tabi bunlar daha fazla aletten dolayı daha pahalı olduğundan ülkemizde yok sanırım bu tiplerden.</p>
<p>Mikrodalga radyo link antenleri, baz istasyonunu diğer baz istasyonlarına ya da şebekenin daha üst ve merkezi kısımlarına bağlayan mikrodalga frekanslarında çalışan alıcı verici radyo antenleridir. Bu antenler baz istasyonlarında gördüğümüz çanak anten ya da davul benzeri yuvarlak antenlerdir. Boyları <a href="http://www.f-blog.info/etiket/bant-genisligi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bant Genişliği">bant genişliği</a> kapasitelerine ya da sinyal verecekleri mesafeye göre değişebilir. Bu tür antenlerden her birinin tam karşısında da bir tane benzer mikrodalga radyo link anteni bulunur. Bu iki anten birbirleriyle yüksek frekanslı mikrodalgalarla iletişim kurar. Bu dalgalar frekans olarak genelde kaç kullanılıyor bilmiyorum ama 10 ile 60 GHz arasındaki frekanslarda çalışıyorlar. Yüksek frekansla çalıştıklarından birbirlerini tamamen görmeleri gerekli ve aralarında herhangi bir engel bulunmamalı. Hatta görüş açılarının %60&#8242;ının bina vs. engellerle kapanmaması gerekli. Yağmur, kar ve sis gibi hava koşullarından etkilenir bu antenler. Bant genişlikleri genel olarak 2G antenlerde 2mbit/s düzeyinden 3G sistemlerde 700mbit&#8217;s düzeylere kadar çıkabilir bulundukları bölgeye göre. Mesela aşağıdaki görüntü Tekirdağ&#8217;da şehir içindeki Turkcell baz istasyonlarına mikrodalga rayolink sinyali verip alan şehre göre yüksekçe bir tepedeki baz istasyonu kulesi. Şehir içindeki antenler bu antendeki yuvarlak antenlerlesinyalleşiyor. Büyük antenler de bu antenlerle olan veri iletişiminin toplanıp farklı bir noktaya gönderildiği antenler olabilir.</p>
<div id="attachment_4205" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4205" title="Mikrodalga radyolink antenleri." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/S6300430.jpg" alt="Mikrodalga radyolink antenleri." width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Mikrodalga radyolink antenleri.</p></div>
<p>TMA (Tower Mounted Amplifier) amfiler panellerden gelen <a href="http://www.f-blog.info/etiket/cep-telefonu-2/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Cep telefonu">cep telefonu</a> sinyallerini kuvvetlendiren, böylelikle cep telefonundan gelen sinyale karşı baz istasyonunu daha duyarlı hale getiren. Genellikle antenlere yakın konumda direkte bulunurlar ki sinyal kabloda katettiği mesafede fazla zayıflayamasın. Her panel antende bulunmayabiliyor bunlar, benim farkettiğim özellikle 3G antenlere takıldıkları.</p>
<p>RRH (remote radio head) her baz istasyonunda bulunmayabiliyor. Çıkış sinyalini güçlendiren kabin dışı amfilerdir.</p>
<p>Kabinler, baz istasyonundaki tüm antenlerden gelen kabloların toplandığı yerlerdir. Burada her tür antenden gelen sinyal için ayrı makineler ve devreler bulunur, BTS, BSC ve transcoder sistemleri bulunur. Genel olarak yapılan cep telefonlarından antenlere gelen sinyale göre antene sinyal vererek cep telefonu ile iletişim kurup, radyolink vs. üzerinden sinyal gönderip alarak cep telefonunu şebekeye bağlamak. Tabi kullanım amacına göre her kabinde farklı makineler bulunabiliyor.</p>
<div id="attachment_4206" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4206" title="Turkcell baz istasyonu kabinleri." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/Turkcell_baz_istasyonu_kabinleri.jpg" alt="Turkcell baz istasyonu kabinleri." width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Turkcell baz istasyonu kabinleri.</p></div>
<p>BTS görevleri çeşitlidir. Radyo frekans kanalları yönetilir ve konuşma yapmak için gerekli radyo kanalı tahsisini yapıp konuşmayı başlatırlar. Antenlerden gelen ve giden sinyal için RF modülasyonu, kanal kodlama, harmanlama, şifreleme vs. işlemleri burada yapılır. Radyo frekansları gönderilir ve alınır.</p>
<p>Baz İstasyon Denetleyicisi (BSC), baz istasyonu sisteminin akıllı yönetim kısmıdır. Bir BSC emri altında birden fazla BTS kontrol edebilir. Görevi BTS ile transcoder ve işletme bakım sistemini (OMC) birbirine bağlayıp, radyo frekansı tahsisi ve frekans yönetimi yapmaktır.</p>
<p>Transcoder, GSM&#8217;de kullanılan veri iletim biçimi ile diğer telekomünikasyon sistemlerindeki iletim biçimleri arasında dönüşüm yapar. GSM&#8217;de hava üzerinden iletim nedeniyle veri 13 Kbit/s değerde iletilir. Karasal PSTN hattında ise 64 Kbit/s ile iletilir. Transcoder bu iki farklı biçim arasındaki dönüşümü sağlar. Ayrıca PCM 8-bit verinin GSM 20 ms trafik bloklarına kodlanmasında da tampon (buffer) görevi görür. Standartlarda görevi baz istasyonunda olsa da MSC santrallerine de yerleştirilebiyorlar.</p>
<p>Her kabinin boyu farklı olabiliyor. Bazı yerlerde direğin yanında belimize kadar gelen boyda bir kutu olurken, bazı yerlerde de prefabrik paneller, daha merkezi ve özel görevli yerler de zaten binalarda bulunuyor.</p>
<p>Genel olarak ülkemizdeki üç operatörün kabinlerini ve dolayısıyla baz istasyonlarını kabin renklerinden bir miktar tanıyabiliyoruz. Vodafone&#8217;un kabinleri en belirgin olanlardır ki, yeni kurulan baz istasyonlarının hepsinde kırmızı çerçeveli prefabrik yapıda beyaz duvarlar şeklindedir. Mavi çerçeveli ve beyaz duvarlı prefabrik yapılar genelde Turkcell&#8217;e aittir. Avea&#8217;nın prefabrik kabinleri ise bir yeşil tonunda genelde ve üzerindeki güvenlik sertifikalarında da Aycell yazıyor (Bkz. Alttaki ikinci resim). Tabi bunlar bölgeye, kuruluş zamanına ve yerine göre de değişebiliyor. Mesela görevlilerin <a href="http://www.f-blog.info/etiket/saglik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Sağlık">sağlık</a> endişesi nedeniyle zor baz istasyonu kurabileceği ve çok çabuk kurmaları gereken şehir içindeki çatılarda genelde gördüğüm renk beyazdır. Kimse dayak tehlikesi varken kabin rengine önem vermiyor sanırım, ya da operatörü anlamasınlar diye renkli kabin kullanmayabiliyorlar sanırım.</p>
<div id="attachment_4207" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4207" title="Vodafone baz istasyonu kabini." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/Vodafone_baz_istasyonu_kabini.jpg" alt="Vodafone baz istasyonu kabini." width="500" height="296" /><p class="wp-caption-text">Vodafone baz istasyonu kabini.</p></div>
<p>Ayrıca kabin kapılarında o baz istasyonunun güvenlik sertifikası da bulunuyor. Buralardan antenlerin güvenlik mesafesini ya da hangi operatöre ait olduğunu, 2G, 3G desteği vs. bilgileri öğrenebilirsiniz.</p>
<div id="attachment_4209" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4209" title="Avea baz istasyonu kabininde güvenlik sertifikası (Eskişehir, Şirintepe, Asilzade Sk.)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/sirintepe-asilzade-sk-baz-istasyonunun-avea-guvenlik-sertifikasi.jpg" alt="Avea baz istasyonu kabininde güvenlik sertifikası (Eskişehir, Şirintepe, Asilzade Sk.)" width="500" height="734" /><p class="wp-caption-text">Avea baz istasyonu kabininde güvenlik sertifikası (Eskişehir, Şirintepe, Asilzade Sk.)</p></div>
<p>Çok sayıda ve kalın siyah kablolar da antenlerle kabin arasında bulunan ve dikkat çeken diğer elemanlar. Bunlar genelde bakır koaksiyel kablo oluyorlar. Bazıları panel antenlerle bazıları da radyolink antenleri ile kabin arasındaki iletişimi sağlıyor. Son zamanlarda ülkemizde bilmiyorum ama yurtdışında kullanılan bir sistemde kabin ile antenlerin olduğu kulenin yüksek kısmı arasında tek bir kablo kullanılması. Bu tipte veri iki yer arasında bu kablonun içindeki fiber optik kablo ile iletiliyor, enerji de aynı kablodaki elektrik hattından sağlanıyor. Bu şekilde kablo, direğin üstüne ulaşınca kablo bir devre elektrik hattından aldığı elektriği kullanarak fiberoptik kablosundan gelen sinyali işleyip, amfilere yükselttirip antenlere gönderiyor, antenlerden gelen sinyali de işleyip fiber optik hatta veriyor. Bu şekilde az kablo ile daha sade bir görüntü elde ediliyor. Ekonomik durumunu bilmiyorum.</p>
<div id="attachment_4210" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4210" title="Kabinlerden baz istasyonu antenlerine giden kablolar." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/Kabinlerden_antenlere_giden_kablolar.jpg" alt="Kabinlerden baz istasyonu antenlerine giden kablolar." width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Kabinlerden baz istasyonu antenlerine giden kablolar.</p></div>
<p>Şimdi bu kurduğumuz baz istasyonunun çalışmasını bir hayal edelim. Baz istasyonundaki panel antenlere cep telefonlarından çok sayıda sinyal geliyor. Gelen sinyal antende yakalanıp amfiyle iletiliyor. Amfi gelen zayıf sinyali yükselterek daha uzaktaki cep telefonlarından gelen zayıf sinyali de güçlendirip iletilebilir hale getirip uzun siyah kablolara veriyor. Kablolar sinyali kabindeki BTS devrelerine taşıyor. Burada sinyalin bilgi olarak işlenmesinden, zaman aralıklarına bölünmesine, transcoder devresinde biçiminin değiştirilmesine kadar farklı şeyler yapılıyor. Gelen sinyal burada işleniyor ve ne yapılacağına karar veriliyor. Örneğin bir çağrı BTS&#8217;ye gelince, BTS BSC&#8217;ye iletiliyor, radyolink antenlerle şebekenin daha üst hiyerarşisindeki MSC&#8217;ye gönderiliyor. MSC&#8217;de görevini yapıp aramayı başlatıyor ya da gerekli hata sinyalini bildiriyor.</p>
<p>Burada baz istasyonunun şebeke ile sadece radyolink üzerinden iletişim kurmasından bahsettim ancak tek yöntem o değil. Baz istasyonu yerel telekom şebekesinden G.SHDSL veya fiberoptik bağlantısıyla da şebeke hiyerarşisindeki üst kısımlara bağlanabilir. Bu tür bağlantılarda kabine dışarıdan bir kablo gelir ve bu kablo uygun G.SHDSL veya fiberoptik modem ve router gibi cihazlarla diğer sisteme bağlanır.</p>
<p>Genel olarak bir baz istasyonunun yapısı böyle. Bunlardan başka kulelerde baz istasyonunu yıldırımdan koruma amaçlı paratonerler de oluyor. Ayrıca karanlıkta uçak vs. çarpma tehlikesini önlemek için de kulelerin tepelerinde yanıp sönen kırmızı uyarı ışıkları oluyor. Elektrik kesintisi durumunda baz istasyonunun hizmet vermeye devam edebilmesini sağlamak için de akülü güç kaynağı ya da dizel jeneratörü gibi elemanlar bulunuyor. Bir de baz istasyonu kabini içinde 24 saat çalışan elemanların yaydığı ısı da klimalar vasıtasıyla dışarı atılıyor. <a href="http://www.f-blog.info/etiket/cdma/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with CDMA">CDMA</a> baz istasyonlarında bir de GPS anteni de oluyor, antenin tam olarak ne amaçla konduğunu bilmiyorum. Ayrıca mesela Turkcell ile Kandilli Rasathanesi anlaşması gereği, Turkcell&#8217;in bazı baz istasyonlarında da sismograf bulunacak.</p>
<p>Baz istasyonu sisteminde (BSS) yapılan çağrı vs. BTS ve BSC üzerinden Şebeke Anahtarlama Sistemi ( NSS ) üzerindeki MSC&#8217;ye iletilir. <a href="http://www.f-blog.info/sebeke-anahtarlama-sistemi-nss-network-switching-subsystem/" title="Şebeke Anahtarlama Sistemi ( NSS – Network switching subsystem)">Bkz. Şebeke Anahtarlama Sistemi (NSS)&gt;&gt;&gt;</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/baz-istasyonu-sistemi-bss-base-station-subsystem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

