<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>F Tipi Blog - Made in Satisfaction &#187; Foto?raf</title>
	<atom:link href="http://www.f-blog.info/kategoriler/fotograf/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.f-blog.info</link>
	<description>Ferhad Fidan&#039;ın Blogu. Bilim, Teknoloji, Bilgisayar, İnternet, Eğitim, Cep Telefonu, Eğlence.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 00:18:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Muratlı &#8211; Tekirdağ arası yolcu treni seferleri iptal</title>
		<link>http://www.f-blog.info/muratli-tekirdag-arasi-yolcu-treni-seferleri-iptal/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/muratli-tekirdag-arasi-yolcu-treni-seferleri-iptal/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 03:34:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Muratlı]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=5456</guid>
		<description><![CDATA[Muratlı ile Tekirdağ ve Çorlu arasında günde birkaç kez gidip gelen tren seferleri vardı. Açılışını başbakan yapmıştı, başbakan gelecek diye tren istasyonu bile adam edilmişti. Yalnız genel olarak Muratlı &#8211; Tekirdağ arası tren seferlerinin halka çok katkısı olmuyordu. Tren Muratlı&#8217;da çarşıdaki tren istasyonundan kalksa da, Tekirdağ tarafında şehrin hemen kenarında bir göbeğe varıp kalkıyordu. Böyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.f-blog.info/etiket/muratli/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Muratlı">Muratlı</a> ile <a href="http://www.f-blog.info/etiket/tekirdag/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tekirdağ">Tekirdağ</a> ve Çorlu arasında günde birkaç kez gidip gelen tren seferleri vardı. Açılışını başbakan yapmıştı, başbakan gelecek diye tren istasyonu bile adam edilmişti.<span id="more-5456"></span></p>
<p>Yalnız genel olarak Muratlı &#8211; Tekirdağ arası tren seferlerinin halka çok katkısı olmuyordu. Tren Muratlı&#8217;da çarşıdaki tren istasyonundan kalksa da, Tekirdağ tarafında şehrin hemen kenarında bir göbeğe varıp kalkıyordu. Böyle olunca da, halka bu rotayı kullanmak Tekirdağ tarafında bir de minibüse binme gereksinimi doğurduğundan pek tercih edilmiyordu.</p>
<p>İki yıldır düzenleniyordu seferler ama, trenlerin dolu gittiği az sefer vardır. <a href="http://www.f-blog.info/etiket/ben/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ben">Ben</a> gittiğimde genelde 10 kişi bile yoktu. Bundan dolayı olacak Muratlı &#8211; Tekirdağ arası tren seferleri durduruldu. Gerçi bu zamana kadar çoktan durdurulmasını bekliyordum ama bu zamana kadar iyi dayandılar yine hani. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Çorlu yönüne seferler ise ne durumda bilmiyorum. Onlar devam ediyor belki. Ya da uzun zaman önce durduruldu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Bilmiyorum onu.</p>
<p>Zaten son zamanlarda, seferler ilk başladığında kullanılan aşağıdaki trenler gitmiş, yerine eski tip iki vagon ve dizel çekici gelmişti Muratlı &#8211; Tekirdağ arası seferlere. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><img class="alignnone" title="Muratlı Tekirdağ Çorlu Treni 2" src="http://www.f-blog.info/galeri/albums/muratli/Muratli-Tekirdag-Corlu_treni-2.jpg" alt="Muratlı Tekirdağ Çorlu Treni 2" width="446" height="595" /></p>
<p><img class="alignnone" title="Muratlı Tekirdağ Çorlu Treni 4" src="http://www.f-blog.info/galeri/albums/muratli/Muratli-Tekirdag-Corlu_treni-4.jpg" alt="Muratlı Tekirdağ Çorlu Treni 4" width="595" height="446" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/muratli-tekirdag-arasi-yolcu-treni-seferleri-iptal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okyanus dibinde Canon bulmak</title>
		<link>http://www.f-blog.info/okyanus-dibinde-canon-bulmak/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/okyanus-dibinde-canon-bulmak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 03:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=5405</guid>
		<description><![CDATA[Millet okyanus diplerinde hazine bulur, biri de Canon bulmuş. Markus Thompson adlı bir fotoğrafçı dalış esnasında bir Canon EOS 1000D bulmuş. &#160; Bulduğu cihazın içinde Sandisk Extreme III 20mb/s 2GB hafıza kartı varmış ve çalışıyormuş. Kartın içeriğinden, cihazın bir itfaiyeciye ait olduğunu anlamış. Sonra da Facebook üzerinden sahibini aramaya kalkmış, iletisi bir &#8220;Layk&#8221; almış. Orada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Millet okyanus diplerinde hazine bulur, biri de Canon bulmuş. Markus Thompson adlı bir fotoğrafçı dalış esnasında bir Canon EOS 1000D bulmuş.</p>
<div id="attachment_5406" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-5406" title="Okyanus'tan taze Canon." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/11/dalici_Canon_bulur.jpg" alt="Okyanus'tan taze Canon." width="500" height="333" /><p class="wp-caption-text">Okyanus&#39;tan taze Canon.</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><span id="more-5405"></span>Bulduğu cihazın içinde Sandisk Extreme III 20mb/s 2GB hafıza kartı varmış ve çalışıyormuş. Kartın içeriğinden, cihazın bir itfaiyeciye ait olduğunu anlamış. Sonra da Facebook üzerinden sahibini aramaya kalkmış, iletisi bir &#8220;Layk&#8221; almış. Orada da olmayınca Google+&#8217;a gitmiş, oranın daha sorumlu, düşünceli insanları kısa sürede fotoğraf makinesinin sahibini bulmuşlar. Tam Google+ virali gibi olay!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/okyanus-dibinde-canon-bulmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lexmark x2670 inkjet doldurulmuş kartuşları boş görme</title>
		<link>http://www.f-blog.info/lexmark-x2670-inkjet-doldurulmus-kartuslari-bos-gorme/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/lexmark-x2670-inkjet-doldurulmus-kartuslari-bos-gorme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jul 2011 01:55:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[GEEK Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=5073</guid>
		<description><![CDATA[Lexmark x2670, çok fonksiyonlu bir mürekkepli yazıcı. Yani kartuş dolumu gerektiriyor. Genel olarak işini iyi yapan bir yazıcı olsa da, biraz modelinin geçmesinden dolayı, biraz da marka olarak Lexmark&#8217;ın pek rabet görmemesinden dolayı kartuş bulmak ya da doldurtmak biraz dert oluyor. Orijinal kartuşları ile de, yeni siyah ve renkli kartuşlar yazıcının kendisinden daha pahalıya çıkıyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lexmark x2670, çok fonksiyonlu bir mürekkepli yazıcı. Yani kartuş dolumu gerektiriyor. Genel olarak işini iyi yapan bir yazıcı olsa da, biraz modelinin geçmesinden dolayı, biraz da marka olarak Lexmark&#8217;ın pek rabet görmemesinden dolayı kartuş bulmak ya da doldurtmak biraz dert oluyor. Orijinal kartuşları ile de, yeni siyah ve renkli kartuşlar yazıcının kendisinden daha pahalıya çıkıyor. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  14 ve 15 kartuşlar normal olarak doldurulamıyor, doldurulabilen 14A ve 15A kartuşlar var ama, bunları da bulmak kolay değil. Fiyatları da tuzlu. Bu durumda geri, aleti çöpe atmak, aleti kömürlüğe atmak, aleti geri iade etmek, ya da zorla doldurtman kalıyor. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Son seçenek daha mantıklı, değil mi? Tabi doldurmak mümkün değil değil, ama doldurulunca boş görmeye devam edebiliyor kartuşu.</p>
<div id="attachment_5075" class="wp-caption alignleft" style="width: 280px"><img class="size-full wp-image-5075" title="lexmark_X2670_cok_fonksiyonlu_yazici" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/07/lexmark_X2670_cok_fonksiyonlu_yazici.jpg" alt="Lexmark x2670 çok fonksiyonlu yazıcı" width="270" height="295" /><p class="wp-caption-text">Lexmark x2670 çok fonksiyonlu yazıcı</p></div>
<p><a href="http://www.f-blog.info/etiket/ben/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ben">Ben</a> yazıcıyı iki sene önce MediaMarkt&#8217;tan indirimle almıştım. O zamanda hayli iş görmüştü. Genel kullanımda iyi, işe yarar bir tarayıcı, fotokopi, yazıcı cihazı. Ama kartuşu bitince dert büyük. MediaMarkt&#8217;ta bu yazıcıya uygun kartuş yoktu, farklı modellere uygun vardı ama buna yoktu. <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;deki bilgisayarcıları dolaştım, birkaç yere gösterdim, doldurulmaz bu dediler. Sonunda Süremer karşısında bir yer yaparız dedi, verdim kartuşu, iki saat sonra da aldım. Kartuşun üstünden bir delik delmiş, oradan mürekkep doldurmuş, sonra da tıkamıştı deliği. Evde denedim, kartuş çalışıyordu; sorun yoktu. Tabi yazıcıyı sonra paketleyip iki ay kullanmadım. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Tekrar kurduğumda yazıcıyı, sorun çıkarıyordu kartuş. Hem boş görünüyordu, hem de mürekkep püskürtme ile derdi vardı. Uzun süre çözemedim sorunu.<br />
<span id="more-5073"></span><br />
Dün de sınav giriş belgelerini yazdırmak için bir açayım dedim şunu, deneyelim bakalım. Renkli kartuşlarda sorun yoktu ama, siyah kartuşun mürekkebi kartuş püskürtme kısmında donmuştu. Mürekkep bu uca dokununca bile çıkmıyordu. Bu yazıcılar ısı ile çalıştığından, hemen bir çakmakla mürekkep püskürtme kısmını kısa bir süre ısıtarak mürekkep gelip gelmeyeceğini denedim. 5 &#8211; 10 saniyelik iki denemeden sonra mürekkep akıyordu.</p>
<p>Yazıcıyı kartuşa taktığımda da kartuş boş görünüyor ve yazdırma yapmıyordu, ya da sadece renkli yapıyordu. Araştırdım biraz Google&#8217;da. Bir şeyler buldum, denedim, yaptım. Aşağıda yazdığım Windows Kayıt Defteri değişikliklerini yaptım, ama yapmasaydım da çalışabilirdi belki. Çünkü bulmuşken öylesine yapayım dedim değişiklikleri, olursa olur, olmazsa kalır diye.</p>
<p>Aşağıdaki değişiklikler mürekkep bitti mesajlarının vs. çıkmasını engellemek için yapılıyor. Tabi sondaki hariç diğerleri gerekli mi bilmiyorum.</p>
<p><strong>Başlat</strong> &gt; <strong>Çalıştır</strong>&#8216;a <strong>regedit</strong> yazıyoruz ve çalıştırıyoruz. Sonra oradaki klasör simgeli anahtar yollarından buraya gidiyoruz.<br />
<strong>HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\LexmarkInkjet\IJPrtSettings\OFN11</strong></p>
<p>Burada tüm counter yazan değerleri 0 yaptım. Gerçi bu çok önemli bir şey olmasa gerek ki, yazıcı sonraki kontrolde yenileyebilir bunları.<br />
İçinde <strong>LAST cart uid</strong> geçen değerleri 00000000 yapıyormuşuz, ben 0 yapmıştım dalgınlıkla. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\LexmarkInkjet\JSW\</strong></p>
<p>Buradaki <strong>JSW Skin</strong> hariç tüm kayıtları sildim.</p>
<p>Sonra da,<br />
<strong>HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\LexmarkInkjet\IJPrtSettings\OFN11\GUI\PSW</strong></p>
<p>yoluna gidip <strong>ShowInkLow</strong> değerini 0 yapıyoruz. Bu sayede mürekkep az kaldı, bitiyor, bitti uyarılarını görmeyeceğiz.</p>
<p>Daha başka da ayarlar vardı ama, bende yoktu bu kayıt defteri anahtarları, ondan yapamadım. Bilgisayarımı bir kez yeniden başlattım.</p>
<p>Sonra bomba geliyor. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Belki yukarıdaki ayarlar hiçbir işe yaramadı, bilgisayarımı biçimlendirmeyi sevmediğimden deneyemedim bunu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ama işin esas önemli kısmı burası.</p>
<p>Kartuşlar kullanım bilgilerini saklar, yani kendilerinde kayıtlı bir rakam değeri vardır ve, her kullanımda bu değer ya azalır ya artar ki, bir sınıra geldiğinde kartuş boş der yazıcı ya da bilgisayar. Bunun için kartuş çiplerini sıfırlamak yani resetlemek için pilli araçlar vardır küçük. Bunları kartuşun elektronik temas yuvalarına değdirip düğmesine basar ve reset işlemi tamamlanmış olur. Ancak elimde böyle bir şey olmadığından daha ucuz ve pratik bir şey yapmış oldum. Kartuşun doluluk miktarını çiplerinden değiştiremediğime göre, yazıcının bunları okumasını engellemeyi deneyebilirdim ki, forumlarda tavsiyeler bu yönde idi. Yaptım oldu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kartuşun, yazıcıyla iletişimini sağlayan yolların olduğu kısmın en sol hattına bir bant parçası yapıştırdım. Aşağıdaki resimde gördüğünüz kartuşun yazıcıyla haberleşip yazma işlemini ve bakım durumunu ilettiği bağlantılar. Buradaki geniş altın sarısı yuvarlakla yazıcının uçlarıyla temas eden kısım, geri kalanlar da bu noktaları kartuşun çipine bağlayan teller. Temas noktalarından, kartuşun solunda olan beşinin üzerine bir bant yapıştırdım.</p>
<div id="attachment_5076" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-5076" title="lexmark_x2670_inkjet_14_siyah_kartus" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/07/lexmark_x2670_inkjet_14_siyah_kartus.jpg" alt="Lexmark x2670 inkjet yazıcıyı doldurulmuş 14 siyah kartuşla aldatma durumu." width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Lexmark x2670 inkjet yazıcıyı doldurulmuş 14 siyah kartuşla aldatma durumu.</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>SONUÇ:</strong> Şu an kartuş ne dolu ne de boş görünüyor. Sadece bir soru işareti çıkıyor bilgisayardaki bakım programında, yani kartuşu pek tanıyamıyor alet. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ama çalışma olarak gayet normal şekilde çalışıyor kartuş. Hatta yazılımsal olarak bitmez bir kartuş şu an bu. Tabi gerçekten bittiğinde uyarı vermeyeceğinden, birden baskı kalitesinde düşüş ve renklerde siyah eksikliği ya da sadece renkli kartuş ile yazılmış siyah sayfalar gibi şeyler görebiliim. Bu durumda kartuşu tekrar doldurmam gerekecek. Tabi bununla ilgili de bir vakumlu kartuş dolum seti düşünüyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/lexmark-x2670-inkjet-doldurulmus-kartuslari-bos-gorme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk yıldırım karem</title>
		<link>http://www.f-blog.info/ilk-yildirim-karem/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/ilk-yildirim-karem/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 01:33:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa olayları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=4942</guid>
		<description><![CDATA[Yıldırım görüntülerine ve fotoğraflarına oldum olası bayılırım. Bazen geceyi gündüze çeviren beyaz bir çubuk, bazen günbatımının etkisiyle pembe çakan bir şimşek, çekmişlerdir beni hep. Bert Reimer vs. bazı yıldırım fotoğrafçılarını da uzun zaman önce bir ara çok araştırmış ve takip etmiştim. Taa, ADSL olmayan günlerde. Sabahın köründe sitelerinden fotoğraflarının hepsini kaydetmiştim kendime falan. Tabi kendim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıldırım görüntülerine ve fotoğraflarına oldum olası bayılırım. Bazen geceyi gündüze çeviren beyaz bir çubuk, bazen günbatımının etkisiyle pembe çakan bir şimşek, çekmişlerdir beni hep. Bert Reimer vs. bazı yıldırım fotoğrafçılarını da uzun zaman önce bir ara çok araştırmış ve takip etmiştim. Taa, ADSL olmayan günlerde. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Sabahın köründe sitelerinden fotoğraflarının hepsini kaydetmiştim kendime falan. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Tabi kendim de arada çekmeye çalışırdım ama, olmazdı. Tabi sonunda o da olur gibi oldu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> <span id="more-4942"></span></p>
<p>Öncelikle, <a href="http://www.f-blog.info/etiket/tekirdag/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tekirdağ">Tekirdağ</a>&#8217;ın <a href="http://www.f-blog.info/etiket/muratli/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Muratlı">Muratlı</a> ilçesinde fazla gök gürültülü ve yıldırımlı hava olmuyor. Amerika&#8217;da elektrik yüklü bulutların yağmur yağdırmadan dolaştığı kuru yıldırım fırtınaları oluyor, burada öyle şeyler de yok. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;de de şehir içinde etraftaki yüksek binalardan hiç düzgün bir şey görme imkânım olmazdı.</p>
<p>Ancak geçende Atatürk İlköğretim Okulu&#8217;ndaki bir çekimden dönerken hava bozdu ve başladı gök gürlemeye, şimşekler görünmeye, yıldırımlar yere düşmeye. <a href="http://www.f-blog.info/etiket/ben/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ben">Ben</a> de biraz durdum ve bir şeyler çekmeye çalıştım. Sonuç, başarı 1/20. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Yanımda fotoğraf için tek Samsung Omnia i900 cihazım vardı, idare edecektim, gerçi fena da iş yapmazdı alet. Ancak Mikail melek bana garezi mi vardır bilmem, ben cep telefonunu nereye doğrultursam tam zıttı tarafta çaktırıyor şimşeği, düşürtüyor yıldırımı. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bir ara kızdım, video çekeyim dedim, onda da kalın pembe bir çizgi şeklinde çıkıyor her şey, işe yaramıyor yani.</p>
<p>Cep telefonunun fotoğraf çekme düğmesine yarım basıp uzağa odaklanmasını sağlıyorum. Sonra tam karşıda bir yıldırım oldu mu, düğmeye tam basıyorum. Sonuç hüsran. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Fotoğraf yakalandığında yıldırım gitmiş oluyor. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ama!.. Şansıma bir yıldırım bir çatal şeklinde yere ulaştı, ben de düğmeye bastım. Tam o sırada bir ikinci çatal daha yere indi ki, bu düğmeye basarak kaybettiğim zamandan sonra gelerek kareme girmeyi başardı. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Tabi, bunu da yıldırım tam ölmeye başlamışken yakalamışım. O an yakaladım demiştim, ama sonradan fotoğraflara bakarken bulamamıştım fotoğrafı. Ta şimdi buldum. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 605px"><a href="http://www.f-blog.info/galeri/muratli/Yildirim.jpg.php"><img title="Yakaladığım ilk yıldırım görüntüsü." src="http://www.f-blog.info/galeri/cache/muratli/Yildirim_595.jpg" alt="Yakaladığım ilk yıldırım görüntüsü." width="595" height="446" /></a><p class="wp-caption-text">Yakaladığım ilk yıldırım görüntüsü.</p></div>
<p>Ne kadar sönük olsa da yakaladığım ilk yıldırım görüntüsü bu. Daha öncekileri ya yıldırımsız, ya da parlak beyaz bir görüntü olurdu. Ama bunda aşağı doğru inmiş bir çubuk var işte. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Reflekslerimi geliştirmem lazım benim, yıldırımın ışığı göründüğü gibi düğmeye tam basmalıyım. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Aslında parlak ışığı algıladığında düğmeye otomatik basacak bir devre yapmam ya da bulmam gerek, gerçi o zaman da tadı kaçar. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bkz. <a title="Yıldırım güvenliği, yıldırımdan korunma." href="http://www.f-blog.info/yildirim-guvenligi/">Yıldırım güvenliği</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/ilk-yildirim-karem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balığım ölmüş</title>
		<link>http://www.f-blog.info/baligim-olmus/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/baligim-olmus/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Apr 2011 23:12:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ben]]></category>
		<category><![CDATA[Beta balığı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=4716</guid>
		<description><![CDATA[Bir yıldan fazla süredir Gültekin adlı bir beta balığı besliyordum. Birkaç haftadır da hasta halliydi. Bu gece de ölmüş balık. Geçen yıl Eskişehir&#8217;de Esnaf Sarayı&#8217;nın alt katındaki balıkçılardan 3, 4 ya da 5 TL civarı bir fiyata almıştım balığı. Gülşah ablam Gültekin koymuştu adını. Bir yılda, 1,5 TL değerinde bir yem bile yememişti hayvan. Üstelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir yıldan fazla süredir Gültekin adlı bir <a href="http://www.f-blog.info/etiket/beta-baligi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Beta balığı">beta balığı</a> <a href="http://www.f-blog.info/beta-baligim-gultekin/">besliyordum</a>. Birkaç haftadır da hasta halliydi. Bu gece de ölmüş balık.<span id="more-4716"></span></p>
<div id="attachment_3556" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-3556" title="Beta balığım Gültekin (güncel poz :) )" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/10/beta_baligim_gultekin.jpg" alt="Beta balığım Gültekin (güncel poz :) )" width="500" height="348" /><p class="wp-caption-text">Beta balığım Gültekin (güncel poz <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</p></div>
<p>Geçen yıl <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;de Esnaf Sarayı&#8217;nın alt katındaki balıkçılardan 3, 4 ya da 5 TL civarı bir fiyata almıştım balığı. Gülşah ablam Gültekin koymuştu adını. Bir yılda, 1,5 TL değerinde bir yem bile yememişti hayvan. Üstelik balıkçıların günde bir tane yeter demesine rağmen, sabah akşam iki adet yem veriliyordu. Bundan başka da gofret, poğaça, ekmek vs. kıymıkları da yiyebiliyordu.</p>
<p>Son birkaç haftadır garip bir hali vardı. Balık suyun üzerinde asılı duramıyordu, devamlı aşağı düşüyordu. Balık, devamlı yüzmeye çalışıyordu suyun üzerine çıkabilmek için. Sanki içine bir ağırlık kaçmış da hareketsiz suda bir noktada durabilen balık, aşağı düşmeye başlar olmuştu. Bu şekilde idi bir süredir. Zoru zoruna su üstüne çıkıp nefes alıp aşağı düşüyordu. Son günlerde de iyice halsizdi, düzgün yem de yemez, devamlı akvaryumun dibinde yatar olmuştu. Bu gece de, öldü balık.</p>
<p>Geçen yıl, bir ara, bir pasta kabında bakardım buna. Evde yokken ısıtmak için modemin üzerine koyar, etrafını da örterdim vs. o şekilde bile ölmemişti soğuk havalarda. Şimdi gayet iyi şartlarda ölmesi üzdü biraz.</p>
<p>Neyse, bir ara bir tane daha alırım. Bu sefer mavi bir beta alırım sanırım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/baligim-olmus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baz istasyonu sistemi (BSS &#8211; Base Station Subsystem)</title>
		<link>http://www.f-blog.info/baz-istasyonu-sistemi-bss-base-station-subsystem/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/baz-istasyonu-sistemi-bss-base-station-subsystem/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2011 05:32:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cep Telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[GEEK Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Telefon]]></category>
		<category><![CDATA[Bant Genişliği]]></category>
		<category><![CDATA[Baz istasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[CDMA]]></category>
		<category><![CDATA[Cep Bilgisayarı]]></category>
		<category><![CDATA[Cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[GSM]]></category>
		<category><![CDATA[Kablosuz Bağlantı]]></category>
		<category><![CDATA[Pocket PC]]></category>
		<category><![CDATA[Smartphone]]></category>
		<category><![CDATA[Telefon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=4196</guid>
		<description><![CDATA[Bir baz istasyonu sisteminde genellikle üç temel donanım bulunur. Bunlar: 1. Baz istasyonu (BTS: Base Transceiver Station) 2. Baz istasyonu kontrol birimi (BSC: Base Station Controller) 3. Transcoder (TC) Bunların bir kısmı baz istasyonlarının altında veya anten kısımlarından ayrı bulunan kabinlerde yer alır, bir kısmı da kabin dışında yer alır. Bi kabin dışındaki BTS elemanlarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir <a href="http://www.f-blog.info/etiket/baz-istasyonu/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Baz istasyonu">baz istasyonu</a> sisteminde genellikle üç temel donanım bulunur. Bunlar:<br />
1. Baz istasyonu (BTS: Base Transceiver Station)<br />
2. Baz istasyonu kontrol birimi (BSC: Base Station Controller)<br />
3. Transcoder (TC)<br />
<span id="more-4196"></span><br />
Bunların bir kısmı baz istasyonlarının altında veya anten kısımlarından ayrı bulunan kabinlerde yer alır, bir kısmı da kabin dışında yer alır. Bi kabin dışındaki BTS elemanlarına göz atalım, bunlar genel olarak en görünür elemanlar olduğundan en çok dikkat çeken elemanlardır.</p>
<p>Baz istasyonları genellikle ya kafes şeklinde kuleler, ya metal direkler, ya bina çatılarında ya da çeşitli şekillerde kamufle edilmiş yapılarda bulunur.</p>
<p>Aşağıdaki resimde kafes biçimi bir kuledeki baz istasyonunu görüyorsunuz.</p>
<div id="attachment_4197" class="wp-caption alignnone" style="width: 460px"><img class="size-full wp-image-4197" title="Kafes biçimi baz istasyonu direği (Vodafone)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/vodafone-kafes-baz-istasyonu.jpg" alt="Kafes biçimi baz istasyonu direği (Vodafone)" width="450" height="600" /><p class="wp-caption-text">Kafes biçimi baz istasyonu direği (Vodafone)</p></div>
<p>Bu resimde bir kafes, bir de metal direk biçimi iki kulede baz istasyonu antenlerini görüyorsunuz.</p>
<div id="attachment_4198" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4198" title="Kafes ve direk biçimi baz istasyonu kuleleri. (Turkcell ve Vodafone)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/trkcll-vdfn-3g.jpg" alt="Kafes ve direk biçimi baz istasyonu kuleleri. (Turkcell ve Vodafone)" width="500" height="359" /><p class="wp-caption-text">Kafes ve direk biçimi baz istasyonu kuleleri. (Turkcell ve Vodafone)</p></div>
<p>Bu resimde bina üzerine yerleştirilmiş baz istasyonu antenini görüyorsunuz.</p>
<div id="attachment_4200" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4200" title="Çatıda baz istasyonları." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/catilar.jpg" alt="Çatıda baz istasyonları." width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Çatıda baz istasyonları.</p></div>
<p>Kamufle edilmiş baz istasyonları ise çok çeşitli şekillerde bulunabiliyor. Örneğin ağaç şeklinde baz istasyonları var. Baz istasyonu direği kahverengi boyalı ve üzerine dal şeklinde çıkıntılar eklenmiş. Açıkta belli olsa da ormanlık alanlarda anlaşılmayabiliyor. Bina çatılarında baca şeklinde bulunabiliyorlar. Antenler duvara monte edilip, duvar ile aynı renkte ve hatta desenlerde boyanabiliyor. Trafo binalarına havalandırma çıkıntısı adında takılabiliyorlar. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Baz istasyonları radyo sinyallerini antenleri ile yayıp toplarlar, zaten kuleler de bu antenleri taşımak için vardır.</p>
<p>Çok yönlü, omni directional denen antenler, cep telefonlarıyla iletişimde nadir kullanılan antenlerdir, yapıları gereği sadece belli boyuttaki küçük alanların kapsama ihtiyacını karşılamak için kullanılırlar. Hücre olarak yan yana kullanıldıklarında, oluşturdukları hücrelerde kapsama alanı dışında kalan alan fazladır, ayrıca panel antenlerde üç panele verilmesi gereken güç de tek antene verilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Panel antenler, baz istasyonlarında cep telefonuyla iletişim için en çok kullanılan antenlerdir. Bu antenlerin belirli açıları vardır ve sadece bu açılara sinyal yayar ya da bu açılardan sinyal alırlar. Bu paneller içlerindeki daha ufak antenlerin sinyalini yönlendirerek sadece panelin baktığı yöne sinyal verilmesini sağlarlar. Baz istasyonunda da açılarına göre birkaç panel bulunur ve bunların her biri farklı yönlere bakarlar. Mesela 360 derecelik bir kapsama elde etmek için üç adet 120 derece açılı anten kullanılır ve her biri farklı yönlere yönlendirilir. Panel antenlerle  her sektöre sadece bir panel hizmet verdiğinden çok yönlü antene göre daha az güçle kapsama elde edilir ve üç kat daha fazla kişiye hizmet verilebilir. Panel antenler sinyali yansıtarak yönlendirdiğinden, sadece bir yönde ve belli açılarla hizmet verirler. Panelin arkasında, üzerinde ya da altında ölçülecek sinyal gücü tam karşısında ölçülecek sinyal gücünün çok çok altındadır. Ki bu sebeple çatısında baz istasyonu bulunan binaların içinde baz istasyonunu işleten operatörün sinyalinin zayıf olduğu durumlar olabilmektedir.</p>
<div id="attachment_4202" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4202" title="Panel antenler. (Avea)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/avea-panel-baz-istasyonu-antenleri.jpg" alt="Panel antenler. (Avea)" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Panel antenler. (Avea)</p></div>
<p>Panel antenler genellikle dikey olarak kullanılırlar. Bu şekilde baz istasyonlarından 360 derece daha geniş alan daha iyi kapsanabilir. Ancak yüksek binaların olduğu bölgelerde kurulan antenler belli binaları veya alanları hedefliyorsa yatay olarak da kullanılabilirler ki bu şekilde sinyale dikey kalan binada daha yüksekteki katlar kapsanabilir.</p>
<p>Dual bant panel antenler, birbirinden tamamen farklı iki farklı frekansta yayın yapabilen panel antenlerdir. Panellerin içindeki küçük antenlerin birbirinden bağlantıları farklıdır veya frekansları da farklı ise boyutları da farklıdır. Bu mesela bir antende hem Turkcell hem de Vodafone operatörünün hizmet vermesini sağlayabilir. Ya da ilçede bulunan Turkcell antenleri bu şekilde, hem <a href="http://www.f-blog.info/etiket/gsm/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with GSM">GSM</a> 900MHZ sinyali veriliyor antenlerden hem de 3G UMTS2100 frekansı; yani bir antenten hem 2G hem de 3G kapsaması sağlanabiliyor.</p>
<p>Aşağıdaki resimde bir dual bant panel anten görünüyor. İlk resim antenin ön kısmını gösteriyor. Ön kısımda antenin içindeki o kare benzeri şekildeki yapılar sinyal alma verme işini yapan esas anten kısımları. Bunların bazıları diğerlerine göre daha küçük. Bunun sebebi frekans farklılıkları. Büyük antenler 900MHZ için, küçük antenler ise anladığımız kadarıyla 1800 MHz için ki daha yüksek frekanslı olduklarından daha düşük dalga boyu yayıyorlar ve bundan dolayı boyları da daha küçük.</p>
<div id="attachment_4203" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4203" title="Dual bant anten ön kısmı." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/anten-onu.jpg" alt="Dual bant anten ön kısmı." width="500" height="209" /><p class="wp-caption-text">Dual bant anten ön kısmı.</p></div>
<p>Alttaki de içi açılmış bir antenin arka kısmı. Burası yakalanan ya da gönderilecek sinyalin anten kablolarına bağlandığı kısmı. Detaylı bilgim yok bu konuda. Yalnız yandaki uzun plastik çubuk antene uzaktan müdahale edilerek yukarı aşağı eğim ayarı yapılabilmesini sağlıyor olmalı. Bu işlemde merkezi bir yerden sinyal verilerek alttaki motor çalıştırılır ve çubuk iç kısımda bazı parçaları yukarı aşağı oynatarak istenilen açıyı sağlar. Tabi her baz istasyonu bu şekilde değildir. Genellikle bir görevli elle baz istasyonunu komple aşağı yukarı oynatır. Zaten bir kez iyi ayarlandığında da bir daha bu işlem gerekli değildir.</p>
<div id="attachment_4204" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4204" title="Dual bant anten içi, arka kısmı." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/Anten-arkasi.jpg" alt="Dual bant anten içi, arka kısmı." width="500" height="176" /><p class="wp-caption-text">Dual bant anten içi, arka kısmı.</p></div>
<p>Panel antenler baz istasyonunda farklı sayılarda olabiliyorlar. Mesela aynı yöne yani aynı sektöre bir anten bakıyorsa bu tek 2G anteni olabilir, ya da 2G ve 3G hizmeti veren dual bant anten olabilir. Aynı yöne bakan iki anten varsa bunlardan biri 2G biri de 3G olabilir. Yurtdışında, özellikle Amerika&#8217;da, biraz farklı bir sistem kullanılıyor. Aynı yöne bakan üç anten varsa biri ses/veri gönderme, ikincisi sinyalleşme ve kontrol, üçüncüsü de ses/veri alma görevindeki anten olabiliyor. Tabi bunlar daha fazla aletten dolayı daha pahalı olduğundan ülkemizde yok sanırım bu tiplerden.</p>
<p>Mikrodalga radyo link antenleri, baz istasyonunu diğer baz istasyonlarına ya da şebekenin daha üst ve merkezi kısımlarına bağlayan mikrodalga frekanslarında çalışan alıcı verici radyo antenleridir. Bu antenler baz istasyonlarında gördüğümüz çanak anten ya da davul benzeri yuvarlak antenlerdir. Boyları <a href="http://www.f-blog.info/etiket/bant-genisligi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bant Genişliği">bant genişliği</a> kapasitelerine ya da sinyal verecekleri mesafeye göre değişebilir. Bu tür antenlerden her birinin tam karşısında da bir tane benzer mikrodalga radyo link anteni bulunur. Bu iki anten birbirleriyle yüksek frekanslı mikrodalgalarla iletişim kurar. Bu dalgalar frekans olarak genelde kaç kullanılıyor bilmiyorum ama 10 ile 60 GHz arasındaki frekanslarda çalışıyorlar. Yüksek frekansla çalıştıklarından birbirlerini tamamen görmeleri gerekli ve aralarında herhangi bir engel bulunmamalı. Hatta görüş açılarının %60&#8242;ının bina vs. engellerle kapanmaması gerekli. Yağmur, kar ve sis gibi hava koşullarından etkilenir bu antenler. Bant genişlikleri genel olarak 2G antenlerde 2mbit/s düzeyinden 3G sistemlerde 700mbit&#8217;s düzeylere kadar çıkabilir bulundukları bölgeye göre. Mesela aşağıdaki görüntü <a href="http://www.f-blog.info/etiket/tekirdag/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tekirdağ">Tekirdağ</a>&#8217;da şehir içindeki Turkcell baz istasyonlarına mikrodalga rayolink sinyali verip alan şehre göre yüksekçe bir tepedeki baz istasyonu kulesi. Şehir içindeki antenler bu antendeki yuvarlak antenlerlesinyalleşiyor. Büyük antenler de bu antenlerle olan veri iletişiminin toplanıp farklı bir noktaya gönderildiği antenler olabilir.</p>
<div id="attachment_4205" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4205" title="Mikrodalga radyolink antenleri." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/S6300430.jpg" alt="Mikrodalga radyolink antenleri." width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Mikrodalga radyolink antenleri.</p></div>
<p>TMA (Tower Mounted Amplifier) amfiler panellerden gelen <a href="http://www.f-blog.info/etiket/cep-telefonu-2/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Cep telefonu">cep telefonu</a> sinyallerini kuvvetlendiren, böylelikle cep telefonundan gelen sinyale karşı baz istasyonunu daha duyarlı hale getiren. Genellikle antenlere yakın konumda direkte bulunurlar ki sinyal kabloda katettiği mesafede fazla zayıflayamasın. Her panel antende bulunmayabiliyor bunlar, benim farkettiğim özellikle 3G antenlere takıldıkları.</p>
<p>RRH (remote radio head) her baz istasyonunda bulunmayabiliyor. Çıkış sinyalini güçlendiren kabin dışı amfilerdir.</p>
<p>Kabinler, baz istasyonundaki tüm antenlerden gelen kabloların toplandığı yerlerdir. Burada her tür antenden gelen sinyal için ayrı makineler ve devreler bulunur, BTS, BSC ve transcoder sistemleri bulunur. Genel olarak yapılan cep telefonlarından antenlere gelen sinyale göre antene sinyal vererek cep telefonu ile iletişim kurup, radyolink vs. üzerinden sinyal gönderip alarak cep telefonunu şebekeye bağlamak. Tabi kullanım amacına göre her kabinde farklı makineler bulunabiliyor.</p>
<div id="attachment_4206" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4206" title="Turkcell baz istasyonu kabinleri." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/Turkcell_baz_istasyonu_kabinleri.jpg" alt="Turkcell baz istasyonu kabinleri." width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Turkcell baz istasyonu kabinleri.</p></div>
<p>BTS görevleri çeşitlidir. Radyo frekans kanalları yönetilir ve konuşma yapmak için gerekli radyo kanalı tahsisini yapıp konuşmayı başlatırlar. Antenlerden gelen ve giden sinyal için RF modülasyonu, kanal kodlama, harmanlama, şifreleme vs. işlemleri burada yapılır. Radyo frekansları gönderilir ve alınır.</p>
<p>Baz İstasyon Denetleyicisi (BSC), baz istasyonu sisteminin akıllı yönetim kısmıdır. Bir BSC emri altında birden fazla BTS kontrol edebilir. Görevi BTS ile transcoder ve işletme bakım sistemini (OMC) birbirine bağlayıp, radyo frekansı tahsisi ve frekans yönetimi yapmaktır.</p>
<p>Transcoder, GSM&#8217;de kullanılan veri iletim biçimi ile diğer telekomünikasyon sistemlerindeki iletim biçimleri arasında dönüşüm yapar. GSM&#8217;de hava üzerinden iletim nedeniyle veri 13 Kbit/s değerde iletilir. Karasal PSTN hattında ise 64 Kbit/s ile iletilir. Transcoder bu iki farklı biçim arasındaki dönüşümü sağlar. Ayrıca PCM 8-bit verinin GSM 20 ms trafik bloklarına kodlanmasında da tampon (buffer) görevi görür. Standartlarda görevi baz istasyonunda olsa da MSC santrallerine de yerleştirilebiyorlar.</p>
<p>Her kabinin boyu farklı olabiliyor. Bazı yerlerde direğin yanında belimize kadar gelen boyda bir kutu olurken, bazı yerlerde de prefabrik paneller, daha merkezi ve özel görevli yerler de zaten binalarda bulunuyor.</p>
<p>Genel olarak ülkemizdeki üç operatörün kabinlerini ve dolayısıyla baz istasyonlarını kabin renklerinden bir miktar tanıyabiliyoruz. Vodafone&#8217;un kabinleri en belirgin olanlardır ki, yeni kurulan baz istasyonlarının hepsinde kırmızı çerçeveli prefabrik yapıda beyaz duvarlar şeklindedir. Mavi çerçeveli ve beyaz duvarlı prefabrik yapılar genelde Turkcell&#8217;e aittir. Avea&#8217;nın prefabrik kabinleri ise bir yeşil tonunda genelde ve üzerindeki güvenlik sertifikalarında da Aycell yazıyor (Bkz. Alttaki ikinci resim). Tabi bunlar bölgeye, kuruluş zamanına ve yerine göre de değişebiliyor. Mesela görevlilerin sağlık endişesi nedeniyle zor baz istasyonu kurabileceği ve çok çabuk kurmaları gereken şehir içindeki çatılarda genelde gördüğüm renk beyazdır. Kimse dayak tehlikesi varken kabin rengine önem vermiyor sanırım, ya da operatörü anlamasınlar diye renkli kabin kullanmayabiliyorlar sanırım.</p>
<div id="attachment_4207" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4207" title="Vodafone baz istasyonu kabini." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/Vodafone_baz_istasyonu_kabini.jpg" alt="Vodafone baz istasyonu kabini." width="500" height="296" /><p class="wp-caption-text">Vodafone baz istasyonu kabini.</p></div>
<p>Ayrıca kabin kapılarında o baz istasyonunun güvenlik sertifikası da bulunuyor. Buralardan antenlerin güvenlik mesafesini ya da hangi operatöre ait olduğunu, 2G, 3G desteği vs. bilgileri öğrenebilirsiniz.</p>
<div id="attachment_4209" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4209" title="Avea baz istasyonu kabininde güvenlik sertifikası (Eskişehir, Şirintepe, Asilzade Sk.)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/sirintepe-asilzade-sk-baz-istasyonunun-avea-guvenlik-sertifikasi.jpg" alt="Avea baz istasyonu kabininde güvenlik sertifikası (Eskişehir, Şirintepe, Asilzade Sk.)" width="500" height="734" /><p class="wp-caption-text">Avea baz istasyonu kabininde güvenlik sertifikası (<a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>, Şirintepe, Asilzade Sk.)</p></div>
<p>Çok sayıda ve kalın siyah kablolar da antenlerle kabin arasında bulunan ve dikkat çeken diğer elemanlar. Bunlar genelde bakır koaksiyel kablo oluyorlar. Bazıları panel antenlerle bazıları da radyolink antenleri ile kabin arasındaki iletişimi sağlıyor. Son zamanlarda ülkemizde bilmiyorum ama yurtdışında kullanılan bir sistemde kabin ile antenlerin olduğu kulenin yüksek kısmı arasında tek bir kablo kullanılması. Bu tipte veri iki yer arasında bu kablonun içindeki fiber optik kablo ile iletiliyor, enerji de aynı kablodaki elektrik hattından sağlanıyor. Bu şekilde kablo, direğin üstüne ulaşınca kablo bir devre elektrik hattından aldığı elektriği kullanarak fiberoptik kablosundan gelen sinyali işleyip, amfilere yükselttirip antenlere gönderiyor, antenlerden gelen sinyali de işleyip fiber optik hatta veriyor. Bu şekilde az kablo ile daha sade bir görüntü elde ediliyor. Ekonomik durumunu bilmiyorum.</p>
<div id="attachment_4210" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-4210" title="Kabinlerden baz istasyonu antenlerine giden kablolar." src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2011/03/Kabinlerden_antenlere_giden_kablolar.jpg" alt="Kabinlerden baz istasyonu antenlerine giden kablolar." width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Kabinlerden baz istasyonu antenlerine giden kablolar.</p></div>
<p>Şimdi bu kurduğumuz baz istasyonunun çalışmasını bir hayal edelim. Baz istasyonundaki panel antenlere cep telefonlarından çok sayıda sinyal geliyor. Gelen sinyal antende yakalanıp amfiyle iletiliyor. Amfi gelen zayıf sinyali yükselterek daha uzaktaki cep telefonlarından gelen zayıf sinyali de güçlendirip iletilebilir hale getirip uzun siyah kablolara veriyor. Kablolar sinyali kabindeki BTS devrelerine taşıyor. Burada sinyalin bilgi olarak işlenmesinden, zaman aralıklarına bölünmesine, transcoder devresinde biçiminin değiştirilmesine kadar farklı şeyler yapılıyor. Gelen sinyal burada işleniyor ve ne yapılacağına karar veriliyor. Örneğin bir çağrı BTS&#8217;ye gelince, BTS BSC&#8217;ye iletiliyor, radyolink antenlerle şebekenin daha üst hiyerarşisindeki MSC&#8217;ye gönderiliyor. MSC&#8217;de görevini yapıp aramayı başlatıyor ya da gerekli hata sinyalini bildiriyor.</p>
<p>Burada baz istasyonunun şebeke ile sadece radyolink üzerinden iletişim kurmasından bahsettim ancak tek yöntem o değil. Baz istasyonu yerel telekom şebekesinden G.SHDSL veya fiberoptik bağlantısıyla da şebeke hiyerarşisindeki üst kısımlara bağlanabilir. Bu tür bağlantılarda kabine dışarıdan bir kablo gelir ve bu kablo uygun G.SHDSL veya fiberoptik modem ve router gibi cihazlarla diğer sisteme bağlanır.</p>
<p>Genel olarak bir baz istasyonunun yapısı böyle. Bunlardan başka kulelerde baz istasyonunu yıldırımdan koruma amaçlı paratonerler de oluyor. Ayrıca karanlıkta uçak vs. çarpma tehlikesini önlemek için de kulelerin tepelerinde yanıp sönen kırmızı uyarı ışıkları oluyor. Elektrik kesintisi durumunda baz istasyonunun hizmet vermeye devam edebilmesini sağlamak için de akülü güç kaynağı ya da dizel jeneratörü gibi elemanlar bulunuyor. Bir de baz istasyonu kabini içinde 24 saat çalışan elemanların yaydığı ısı da klimalar vasıtasıyla dışarı atılıyor. <a href="http://www.f-blog.info/etiket/cdma/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with CDMA">CDMA</a> baz istasyonlarında bir de GPS anteni de oluyor, antenin tam olarak ne amaçla konduğunu bilmiyorum. Ayrıca mesela Turkcell ile Kandilli Rasathanesi anlaşması gereği, Turkcell&#8217;in bazı baz istasyonlarında da sismograf bulunacak.</p>
<p>Baz istasyonu sisteminde (BSS) yapılan çağrı vs. BTS ve BSC üzerinden Şebeke Anahtarlama Sistemi ( NSS ) üzerindeki MSC&#8217;ye iletilir. <a href="http://www.f-blog.info/sebeke-anahtarlama-sistemi-nss-network-switching-subsystem/" title="Şebeke Anahtarlama Sistemi ( NSS – Network switching subsystem)">Bkz. Şebeke Anahtarlama Sistemi (NSS)&gt;&gt;&gt;</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/baz-istasyonu-sistemi-bss-base-station-subsystem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Normal Ötesi Aşk kitaplarım geldi</title>
		<link>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplarim-geldi/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplarim-geldi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 14:23:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Linkler]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter]]></category>
		<category><![CDATA[Wordpress-Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3805</guid>
		<description><![CDATA[Normal Ötesi Aşk ve Normal Ötesi Aşk &#8211; 2 kitaplarının yazarı Ömer Özdamar Twitter hesabından yaptığı bir çekilişte on kişiye kitaplarını göndereceğini söylemişti. Çekilişe katılmak için iletisini RT etmek yeterli idi. Dururmuyum, hemen kitap ve kampanyanın yayılması için RT ettim tabi. Çekilişte son asil talihli de ben çıkmışım, ve bugün de kitaplar elime geçti. Normal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Normal Ötesi Aşk ve Normal Ötesi Aşk &#8211; 2 kitaplarının yazarı Ömer Özdamar <a href="http://www.f-blog.info/etiket/twitter/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Twitter">Twitter</a> hesabından yaptığı bir çekilişte on kişiye kitaplarını göndereceğini söylemişti. Çekilişe katılmak için <a href="http://twitter.com/omerozdamar/status/11918063918120960" target="_blank">iletisini</a> RT etmek yeterli idi. Dururmuyum, hemen kitap ve kampanyanın yayılması için RT ettim tabi. Çekilişte son asil talihli de <a href="http://www.f-blog.info/etiket/ben/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ben">ben</a> <a href="http://omerozdamar.blogspot.com/2010/12/cekilisi-kazananlarn-dikkatine.html" target="_blank">çıkmışım</a>, ve bugün de kitaplar elime geçti.<span id="more-3805"></span></p>
<p>Normal Ötesi Aşk ve Normal Ötesi Aşk &#8211; 2 kitaplarına <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;de birkaç yerde bakmıştım ama bulamamıştım. Burada <a href="http://www.f-blog.info/etiket/muratli/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Muratlı">Muratlı</a>&#8217;da ise zaten kitapçı namına çocuk hikayeleri satan kırtasiyelerden başka bir şey yok. <a href="http://www.f-blog.info/etiket/tekirdag/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tekirdağ">Tekirdağ</a>&#8217;da ise eskici dışında bir yer bilmiyorum. Dolayısıyla kitaplara ulaşamamıştım, bir yerde de abinin ismini yanlış hatırlayınca soramamıştım. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ömer Özdamar&#8217;ın bu çekiliş kıyağı ile kitaplar sonunda elime geçmiş oldu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="attachment_3806" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-3806" title="Ömer Özdamar - Normal Ötesi Aşk (1 - 2)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/12/omer-ozdamar-normal-otesi-ask.jpg" alt="Ömer Özdamar - Normal Ötesi Aşk (1 - 2)" width="500" height="381" /><p class="wp-caption-text">Ömer Özdamar - Normal Ötesi Aşk (1 - 2)</p></div>
<p>Kitaplar az önce kargo ile geldi. Ambalajı açtım ve içinden iki tane tam rahatlıkla okunacak boyda kitap çıktı. İlk kitap 77, ikinci kitap da 95 sayfa falan bir kalınlıkta. Hani eline geçtiyse, başladım ama bitiremedim bahanesine imkan yok. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şimdi elimdeki kitabı bitirdikten sonra okunmak üzere bekliyorlar yanımda. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Kitaplar için Ömer beye teşekkür ediyorum.</p>
<p><a href="http://omerozdamar.blogspot.com/" target="_blank">Ömer Özdamar&#8217;ın blogu</a>, ve <a href="http://twitter.com/omerozdamar" target="_blank">Twitter hesabı</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplarim-geldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki Muratlı Şahin tepesi (Parliament) panoraması</title>
		<link>http://www.f-blog.info/iki-muratli-sahin-tepesi-parliament-panoramasi/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/iki-muratli-sahin-tepesi-parliament-panoramasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2010 23:37:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Linkler]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Muratlı]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3606</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin Tekirdağ ilinin ilçesi Muratlı&#8217;nın güneyinde şehre göre biraz yüksekçe bir tepe vardır. Öyle ki ilçenin karasal TV yayını vericileri de buradadır ve Vodafone baz istasyonu da buradadır. Buraya şahin tepesi de denir ama gençler arasında Parliament diye yaygındır. Ne zaman yapıldığını bilmediğim ama en fazla 10 senelik olsun, burada bir site inşaatı vardır. Burası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.f-blog.info/etiket/turkiye/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Türkiye">Türkiye</a>&#8217;nin <a href="http://www.f-blog.info/etiket/tekirdag/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Tekirdağ">Tekirdağ</a> ilinin ilçesi <a href="http://www.f-blog.info/etiket/muratli/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Muratlı">Muratlı</a>&#8217;nın güneyinde şehre göre biraz yüksekçe bir tepe vardır. Öyle ki ilçenin karasal TV yayını vericileri de buradadır ve Vodafone <a href="http://www.f-blog.info/etiket/baz-istasyonu/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Baz istasyonu">baz istasyonu</a> da buradadır. Buraya şahin tepesi de denir ama gençler arasında Parliament diye yaygındır. Ne zaman yapıldığını bilmediğim ama en fazla 10 senelik olsun, burada bir site inşaatı vardır. Burası da gençler arasında ünlüdür. Buraya içmeye falan gelirler. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> <span id="more-3606"></span></p>
<p><a href="http://www.f-blog.info/etiket/ben/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ben">Ben</a> de bir ara gidip biraz fotoğraf çekip bir panorama oluşturayım dedim bölgeden. Birkaç farklı nokta ve yakınlık seviyesinden panorama oluşturdum da bazıları mesafeden dolayı pek net olmadığından onları pek kullanmaya niyetim yok.</p>
<p>Aşağıdaki ikisi de aslında birbirine yakın noktalardan çekilmiş fotoğraflardan oluşan panoramalar ama ilkinde ikincide olmayan bir alan varken, ikincisi de çok daha geniş bir alanı gösteriyor.</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 605px"><a href="http://www.f-blog.info/galeri/muratli/parliament-civarindan-panorama.jpg.php"><img title="Muratlı şahin tepesi (parliament) panorama 1" src="http://www.f-blog.info/galeri/cache/muratli/parliament-civarindan-panorama_595.jpg" alt="Muratlı şahin tepesi (parliament) panorama 1" width="595" height="145" /></a><p class="wp-caption-text">Muratlı şahin tepesi (parliament) panorama 1</p></div>
<p>Fotoğrafın tam çözünürlükteki sürümü 7116x 1734 çözünürlüktedir. Dosya boyutu 1,72 MB kadardır.<br />
<a href="http://www.f-blog.info/galeri/muratli/parliament-civarindan-panorama.jpg.php" target="_blank">Fotoğrafın galeri sayfasından ulaşabilirsiniz</a>.</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 605px"><a href="http://www.f-blog.info/galeri/muratli/parliament-civarindan-panorama-2.jpg.php"><img title="Muratlı şahin tepesi (parliament) panorama 2" src="http://www.f-blog.info/galeri/cache/muratli/parliament-civarindan-panorama-2_595.jpg" alt="Muratlı şahin tepesi (parliament) panorama 2" width="595" height="97" /></a><p class="wp-caption-text">Muratlı şahin tepesi (parliament) panorama 2</p></div>
<p>Fotoğrafın tam çözünürlükteki sürümü 12373 x 2016 çözünürlüktedir. Dosya boyutu 3,48 MB kadardır.<br />
<a href="http://www.f-blog.info/galeri/muratli/parliament-civarindan-panorama-2.jpg.php" target="_blank">Fotoğrafın galeri sayfasından ulaşabilirsiniz</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/iki-muratli-sahin-tepesi-parliament-panoramasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balık efendiler</title>
		<link>http://www.f-blog.info/balik-efendiler/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/balik-efendiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Oct 2010 22:54:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ben]]></category>
		<category><![CDATA[Beta balığı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3555</guid>
		<description><![CDATA[Zamanında Gültekin adlı balığımla ilgili bir sayfa girmiştim. Sonradan bu balığa birkaç balık da eklendi, sonra gittiler. Daha sonra tekrar eklendiler ama duruyorlar. Şimdi o eski sayfayı yazarken Gültekin plastik pasta tepsisini ev olarak kullanıyordu. Ona sonrasında 20 TL para sayıp Eskişehir Esnaf Sarayı&#8217;nın alt katındaki evcil hayvan bölümlerinden bir akvaryum aldım. Fiyata dahil taşları, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zamanında <a href="http://www.f-blog.info/beta-baligim-gultekin/">Gültekin adlı balığımla</a> ilgili bir sayfa girmiştim. Sonradan bu balığa birkaç balık da eklendi, sonra gittiler. Daha sonra tekrar eklendiler ama duruyorlar. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="attachment_3556" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-3556" title="Beta balığım Gültekin (güncel poz :) )" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/10/beta_baligim_gultekin.jpg" alt="Beta balığım Gültekin (güncel poz :) )" width="500" height="348" /><p class="wp-caption-text">Beta balığım Gültekin (güncel poz <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</p></div>
<p><span id="more-3555"></span></p>
<p>Şimdi o eski sayfayı yazarken Gültekin plastik pasta tepsisini ev olarak kullanıyordu. Ona sonrasında 20 TL para sayıp <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a> Esnaf Sarayı&#8217;nın alt katındaki evcil hayvan bölümlerinden bir akvaryum aldım. Fiyata dahil taşları, hava pompası ve su filtresi ile arada bir damlatılacak bir de ilaçları vardı. İyi bir ticaret oldu aslında. Cam akvaryum almak istemiyordum, zira düşürüp hemen kırmaktan korkuyordum. Ama plastiklerden uygun boyutta olanlar 35 TL falan ediyordu, <a href="http://www.f-blog.info/etiket/ben/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ben">ben</a> de vazgeçmiştim. Ölçü olarak 30 x 25 x 15 sanırım ya da ilk değer 35 &#8211; de olabilir.</p>
<p>Balık olarak da iki kılıçkuyruğu balığı ve iki de melek balığı almıştım. Tabi bu dört balığı da Gültekin&#8217;le birlikte yeni aldığım akvaryuma koydum. Biraz keyifsiz olan Gültein yeni yerine geçince pek sevinip hareketlenmişti. Kılıçkuyruğu balıkları da iyiydi. İlk gün yem yiyen tek Gültekin oldu. Sonraki gün kılıçkuyruğu balıkları da yem yemeye başladılar. Meleklerden biri de yemişti sanırım. Ancak meleklerden bir tanesi yem yemiyordu ve de keyifsizdi de, diğer balıklarla da pek takılmıyordu.</p>
<p>İkinci gün akşamüzeri keyifsiz olan melek balığı akvaryumun alt taraflarında duruyordu. Biraz oradan ayrı bir yere alayım dedim, aldım bir bardağa. Ama balıkta pek iyi bir tepki yoktu. Tekrar koydum yerine, belki bir tepki verir falan diye. Yine bir şey yapmadı, artık ölmesini bekliyordum, alacaktım onu akvaryumdan. Aradan yarım saat geçtiğinde ise durum biraz farklı idi&#8230; Keyifsiz dediğim melek balığı sabit bir yere kilitlenmişti ki büyük ihtimalle ölmüştü. Suda da bir bozulma olmuştu, pislenip bulanmıştı hani. Tabi yanında da diğer sağ salim olan, yem yiyen ve dolaşan melek balığı da vardı, ama o da ölmüştü. Sanırım diğer balığın öldüğünü görünce o da intihar etmişti, ya da bir tür kriz geçirip hayatını kaybetmişti işte. Yazık oldu hayvanlara. Melek balığını ilk akvaryumdan aldıktan sonra koymamalıydım herhalde tekrar geri, ne de olsa büyük ihtimalle hayatını kaybedecekti balık, hiç değilse diğerine bir şey olmazdı.</p>
<p>Gültekin ile diğer iki kılıçkuyruğu ise yaşamaya devam ettiler. Bazı balıkçılar beta balığının yanına başka balık koymamamı söylüyordu, bazıları da koyabileceğimi. Ben de koymuştumya işte. Birbirlerine ilişmeden iyi yaşıyorlardı aslında. Ara sıra beta ile kılıçkuyruklardan biri karşı karşıya gelince ufak bir kovalambaç oynuyorlardı, kim kimi kovalarsa artık, duruma bağlı. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ancak betanın sanırım çiftleşme dönemi ya da isteği geldi bir ara. Bu esnada akvaryumun kendi köşesinde çok miktarda baloncuk çıkarıyordu ve diğerlerine de daha agresif davranıyordu. Yaklaşırlarsa saldırıp ağızlarından ısırıyordu. Diğerlerinin ölümünden bir ay kadar sonra da işte bu şekilde kılıçkuyruğu balıklarımdan biri sanırım bu şekilde öldü. Ölen balığı ve Gültekin&#8217;i akvaryumdan çıkarmıştım ki, yalnız kalan kııçkuyruğunu da yakalayıp dışarı alıp akvaryumu temizlemek istemiştim sanırım. Balık biraz ürktüğü gibi akvaryumun uzun kenarı boyunca resmen fırlayarak hızlı bir şekilde yüzdü ve köşeye çarptı, oradan diğer köşeye savruldu, oradan da akvaryumun ortasına kadar savruldu, süzüldü ve bir noktada sabit kaldı. Burada intihar etmiş oluyor sanırım balık! Balık intiharı da böyle olurmuş.</p>
<p>Sonra Gültekin&#8217;i koskoca yerde yalnız bıraktık. Gayet iyi yaşıyordu, keyfi falan mükemmeldi, bütün gün ha bire yüzüp duruyordu falan&#8230;</p>
<div id="attachment_3558" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-3558" title="Beta balığım Gültekin 2" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/10/Beta_baligim_gultekin_2.jpg" alt="Beta balığım Gültekin 2" width="500" height="295" /><p class="wp-caption-text">Beta balığım Gültekin 2</p></div>
<p>Annem bir akrabadan 6 lapistes yavrusu getiriverdi. Onlara bir milyoncudan bir metal sepet alıp sepetin metal iskeletine bir bez dikerek yer yaptık. Bir 50 cm2 kadar yaşaaacak yerleri olmuştu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Sepet de betanın yanında akvaryumun içinde tabi. Sonra ne oldu?</p>
<ul>
<li>Annem akvaryumu temizlemek için balıkları ayrı bir yere alırken bebeklerden bir tanesini öldürdü.</li>
<li>Bir dahaki seferde ben balıkları ayırırken bir tanesinin kuyruğunu biraz sıkıştırıp ezdim, o da hayatını kaybetti.</li>
<li>Annem balıkların sepetini temizlemek için mutfağa götürüp işi bittiğinde balıkların birinin yokolduğunu farketmiş. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Muhtemelen lavabodan kanalizasyona gitmiştir&#8230;</li>
</ul>
<p>Üç tane kalan yavrular üç ay kadar sağ salim yaşadılar&#8230;</p>
<p>Okul bitti diye memlekete dönerken bir arkadaşım da lapistes balığını bana verdi. Onu da Gültekin&#8217;in yanına ama delikli bir kola pet şişesinin içine koydum. Artık beş balık vardı ve üçü bir yerde, diğer ikisi ayrı yerlerde idi. Memlekette de başlarına bir şeyler geldi bunların, küçüklerin düzeneği bozulup Gültekin&#8217;in yanına dağıldılar falan&#8230; Ama bir şey olmadı o zaman.</p>
<p>Sonrasında içinde yaşadıkları şişe içinde yavrulardan en küçüğünü ve gördüğü baskı yüzünden en az yem yiyenini ters dururken gördüm. Tabi vefat ettiğini anlayıp gittim bir tabak aldım, çıkaracaktım ki o da ne, ortanca boydaki yavru da vefat etmiş&#8230; Gelen altı yavrudan tek biri kalmıştı yani.</p>
<p>Durmak yok, yola devam&#8230; Akrabamdan 4 balık daha aldık. Bunlardan ikisi büyük, ikisi de yavru lapistesti. Akvaryumun ortasına çıta kesip bir çerçeve yaptım, üzerine de bir sineklik diktik, akvaryumun içine seperatör olarak koyduk. Şimdi seperatörün bir tarafında Gültekin, diğer tarafında da elde olan tüm lapistesler (şu an altı tane) yaşıyordu. Gültekin diğerlerini rahatsız edecek diye ayırdım ama, benim arkadaştan aldığım büyük lapistes ve yine o akrabalarımdan daha önceden aldığım yavrulardan kalan lapistes yine terör estirmeye devam ettiler. Aslında mesele o yavru lapistes, büyüklere bile saldırıyor utanmadan. Arkadaştan aldığım onun kadar kovalamıyor üstelik. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="attachment_3557" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-3557" title="Lapisteslerim" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/10/blklr1.jpg" alt="Lapisteslerim" width="500" height="407" /><p class="wp-caption-text">Lapisteslerim</p></div>
<p>Neyse, yaklaşık 20 gün oldu, şimdi bu şekilde yaşıyorlar. Alıştılar herhalde benimkiler de, saldırmıyorlar diğerlerine pek artık. Gültekin ise hala ayrı bir yerde. Belki bir şey yapmaz ama, işi garantiye alayım diyorum bu sefer. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şimdilik soğuk havalarda biraz üşüyorlar. 25 vat bir lambayı su içine salıp ısıtıyorum biraz. Bir tane ısıtıcı alacağım, Eskişehir&#8217;in soğuğunu Gültekin kablosuz modemin radyasyon ve ısısı ile atlattı ama bu akvaryumu o modem ısıtmaz. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Bu ev daha soğuk olacağından da işi garantiye almak lazım. Isıtıcılar 10 &#8211; 20 TL arasında değişiyor. Burada fiyat sorup bakmadım ama yakın zamanda bir Eskişehir&#8217;e gideceğim, alırım sanırım orada.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/balik-efendiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LED Fuarı</title>
		<link>http://www.f-blog.info/led-fuari/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/led-fuari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Oct 2010 01:07:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[GEEK Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3545</guid>
		<description><![CDATA[Dün İstanbul Dünya Ticaret Merkezi&#8217;nde LED fuarı vardı. Ben de  abilerle gittim, bir gezdik falan&#8230; LED&#8217;in açılımı Light Emmiting Diode, yani ışık yayan diyot. Diyotlar tek yönlü olarak doğru akımı geçiren elemanlar ve bunlar çoğunlukla kullandığımız elektronik eşyaların adaptörlerinde transformatör çıkışı alternatif akımı doğru akıma çevirmeye ve devrenin + ve &#8211; uçlarının sabit bir yönde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün İstanbul Dünya Ticaret Merkezi&#8217;nde LED fuarı vardı. <a href="http://www.f-blog.info/etiket/ben/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ben">Ben</a> de  abilerle gittim, bir gezdik falan&#8230;<span id="more-3545"></span></p>
<p>LED&#8217;in açılımı Light Emmiting Diode, yani ışık yayan diyot. Diyotlar tek yönlü olarak doğru akımı geçiren elemanlar ve bunlar çoğunlukla kullandığımız elektronik eşyaların adaptörlerinde transformatör çıkışı alternatif akımı doğru akıma çevirmeye ve devrenin + ve &#8211; uçlarının sabit bir yönde olmasını sağlama amaçlı kullanılıyor. Mesela bir fişi prize iki farklı şekilde sokabilirsiniz, küçük bir diyot devresi bunu bir yön + ve diğer yön de &#8211; kutup olacak şekilde sabitler geçirir. Neyse işte, LED diyotlar da tek yönlü akımla ışık vermekte kullanılırlar.</p>
<p>LED&#8217;ler önceleri, radyo, teyp ve TV&#8217;lerde sadece çok parlamayan basit kırmızı, yeşil ışıklar olarak karşımıza çıkarken, günümüzde bunları aydınlatma amaçlı kullanmamız da mümkün. LED ampullerden devreler ile gruplar oluşturup çok farklı alanlarda kullanmamız mümkün. Mesela 3 &#8211; 5 metre şerit led sırası eğer güçlüce ampullerden oluşuyorsa ufak bir odayı aydınlatmanız mümkün. Tabi ışık tek noktadan gelmediği için gölge de fazla oluşmaz, her nokta aydınlanabilir.</p>
<p>LED ampullerin avantajlarından biri de düşük güç tüketimleri. Bu şekilde güçlü LED ampuller kullanılarak yapılan sokak lambası modelleri bile var.</p>
<p>Aydınlatma dışında tabi, reklamcılıkta reklam tabelalarında, el fenerlerinde vs. çok çeşitli kullanım alanları var.</p>
<p>Tek ampul değil, bunların ışığını belli açılarda yayacak lensler de var. Bunlarla ışığı farklı açılarda biçimlendirerek kullanmak mümkün.</p>
<p>İstanbul Dünya Ticaret Merkezi&#8217;ndeki fuar da işte bu tür LED ampul ve ürünlerini tanıtma amaçlı bir fuardı. Gittik, gördük, birkaç saat takıldık. Eşantiyon fener aldık vs.</p>
<p>İçeride fotoğraf çekmek aklıma gelmediği için sadece bir dış görüntü fotoğrafı ile kalakaldım. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="attachment_3546" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-3546" title="LED fuarı" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/10/led_fuari.jpg" alt="LED fuarı" width="500" height="284" /><p class="wp-caption-text">LED fuarı</p></div>
<p>Neyse, LED ampuller ve bu tür teknolojiler ile ilgilenenler için iyi bir fuar. Yalnız çoğu firme satış yapmıyor, mağazalarına gitmenizi tavsiye ediyorlar. Birkaç numune alınabiliyor tabi. Bir de bol miktarda tanıtım broşürü ve katalog da kışlık soba yakma kağıdı ihtiyacınızı karşılayabilir. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Fuar İstanbul Dünya Ticaret Merkezi, sanırım 9. bölümde 31 Eylül &#8211; 3 Ekim arasında devam edecek. Girişte 10 TL kadar bir ücret ödüyorsunuz, karşılığında verilen kartı boynunuza takıp dolaşabiliyorsunuz etrafı. İlgilenene tavsiye ederim falan işte&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/led-fuari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

