<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>F Tipi Blog - Made in Satisfaction &#187; Kitap</title>
	<atom:link href="http://www.f-blog.info/kategoriler/kitap/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.f-blog.info</link>
	<description>Ferhad Fidan&#039;ın Blogu. Bilim, Teknoloji, Bilgisayar, İnternet, Eğitim, Cep Telefonu, Eğlence.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 00:18:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hayat Firefox ağ gezgini gibidir: her güncellemenizde butonlarının yeri değişir.</title>
		<link>http://www.f-blog.info/hayat-firefox-ag-gezgini-gibidir-her-guncellemenizde-butonlarinin-yeri-degisir/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/hayat-firefox-ag-gezgini-gibidir-her-guncellemenizde-butonlarinin-yeri-degisir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2011 03:01:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Ti]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=5392</guid>
		<description><![CDATA[Life is like Firefox browser: buttons change place every time you upgrade it. Bu cümle demek oluyor ki, &#8220;Hayat Firefox ağ gezgini gibidir: her güncellemenizde butonlarının yeri değişir.&#8221; Çok büyük söz vesselam. Hem de ben demedim ha, evrence ünlü yazar Paulo Coelho dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Life is like Firefox browser: buttons change place every time you upgrade it. Bu cümle demek oluyor ki, &#8220;Hayat Firefox ağ gezgini gibidir: her güncellemenizde butonlarının yeri değişir.&#8221; Çok büyük söz vesselam. Hem de ben demedim ha, evrence ünlü yazar <a href="https://twitter.com/#!/paulocoelho/status/138070506036408320" target="_blank">Paulo Coelho</a> dedi. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/hayat-firefox-ag-gezgini-gibidir-her-guncellemenizde-butonlarinin-yeri-degisir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Normal Ötesi Aşk kitapları</title>
		<link>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplari/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Dec 2010 01:29:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3825</guid>
		<description><![CDATA[Ömer Özdamar&#8217;ın Normal Ötesi Aşk kitaplarının elime geçtiğini yazmıştım. Bu kitapları sıcak sıcak okumak gerekli idi. Yoksa okumazsam çok ileri bir tarihte okunmak üzere bir yerlerde kaybolacaklardı. Dün gece ilk kitabı, bu gece de ikincisini okuyarak iki kitapla da aramdaki olası bir savaşa barış bayrakları ile cevap verip kurtulmuş oldum. İki kitap da tek oturumluk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ömer Özdamar&#8217;ın Normal Ötesi Aşk kitaplarının elime geçtiğini <a href="http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplarim-geldi/">yazmıştım</a>. Bu kitapları sıcak sıcak okumak gerekli idi. Yoksa okumazsam çok ileri bir tarihte okunmak üzere bir yerlerde kaybolacaklardı.<span id="more-3825"></span></p>
<p>Dün gece ilk kitabı, bu gece de ikincisini okuyarak iki kitapla da aramdaki olası bir savaşa barış bayrakları ile cevap verip kurtulmuş oldum. İki kitap da tek oturumluk kitaplar, hani oturuyorsun koltuğuna, ilk sayfayı açıyorsun. Arada romantik bir şeylerin çalmasının sakıncası yok, ama çok kopuk müziklerin de olmaması iyidir, klasik ve yavaş parçaların ötesine gitmemeli. İşte oturduğunuzdan okuma hızınıza bağlı olarak bir saat kadar zaman geçmiş oluyor. Ve bir bakıyorsunuz boş sayfalar gelmiş&#8230; <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İki kitap da birbiri ile bağlantılı. İkincisinde ilkindeki olayların devamı yaşanıyor. Bir üçüncü kitap için de açık bırakılıyor ama ne zaman çıkar bilmiyorum.</p>
<p>Olaylar genelde gayet akıcı ve gayet sade. Hiçbir noktada fazla takılmadan, akıcı bir şekilde sürdürebiliyorsunuz okumayı. Ama hızlı okuma eğitimine göre okumak da biraz zor geldi kitabı. Çünkü fazla ruhsuzlaşıyor yavaş okumaya göre. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kitaplar gayet sade demiştim, zaten sadeliğini bozmaya kalkarsak sayfa sayısı da artar uzar gider. Ama sanırım benim istediğim de buydu. Kitapta her şey olayın ve ortamın hayal edilmesine mümkün şekilde. Ama bazı kısımlarda daha ayrıntılı tasvirler de olmasını istemedim değil. Hani biraz daha o ortamla ilgili detay&#8230; Belki hikayeye çok fazla katkısı olmayabilir ama okuyucunun hayal gücünü okşamak için biraz daha detaylı olmasını istediğim kısımlar oldu.</p>
<p>İlk kitapta ilk aldatmanın yaşandığı bölümde partnerler arasındaki cinselliğin anlatıldığı kısım kadar devamlarında bir romantik ve biraz detaylara yönelik anlatımlı cinsellik sahnesi olmadı. Yani ilk kısımda yatağa girişlerinden, dokunuş ve öpüşmelerine kadar zararsız detay vardı. Daha sonraları ise, yatağa atladılar, seviştiler, sabah kalktılar benzeri daha yüzeysel bir anlatıma gidilmişti ki, buralarda da biraz ilk kısımki gibi detaylandırılmış anlatım daha hoşuma giderdi açıkçası. Bu arada yanlış anlaşılmasın, kitapta yoğun cinsellik dolu bölümler yok. İlk aldatma olayının yaşandığı bölümde sevişmelerine başlamadanki romantik anlardan çok az bahsedilmişti. Bunun dışında farklı şeyler yok.</p>
<p>Kitapta kahramanımız ara sıra hayallere dalıp gidiyor, biz de onunla birlikte dalıp gidiyoruz tabi. Bu kısımlar gayet hoşuma gitti. Konu olarak normal dışı bir aşk anlatılıyor ama, günümüzde bu biraz normalleşmeye başlamış gibi duruyor. Hani kimin kimin cebinde eli olması olayı. Genel olarak hikaye iyi ve uygun bir şekilde anlatılmış.</p>
<p>Ayrıca kahramanların adları yok. Ad kullanılması gereken yerde &#8230; (üç nokta)  kullanılmış. Sanırım sadece bir hayalin içinde Ö&#8230; diye bir kullanım vardı. Buraları belki okuyucuların istenen isimleri koyabilmeleri ya da kendileriyle bütünleştirebilmeleri için bu şekilde. İlk başlarda biraz takılmıştım buna ama, devamında çok da önemli olmayan bir ayrıntı olarak kaldı. Ama yine de buralarda bir zamirin varlığı iyi olabilirdi.</p>
<p>Kitabın sadeliği ve akıcılığı okuyucuya zihnini yormadan rahat rahat okuma imkanı veriyor. Ama ince olan bu kitaplara bu akıcılık fazla olduğundan, iki kitabı da edinip, dilerseniz arka arkaya okuyabilirsiniz. Zira ilk kitap sonrası karışık halde kalan durumun çözümünü merak ederek de kalmanız olası&#8230;</p>
<p>Yalnız kitaba <a href="http://www.f-blog.info/etiket/roman/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Roman">roman</a> demek biraz zor geliyor. Çünkü dediğim gibi çok sade bir anlatımı var. Kısalığı da bu anlatıma fazla geliyor. Biraz daha karmaşa, detay ve bilmece istiyorum sanırım. O sebeple hikaye demek daha uygun geliyor.</p>
<p>Özetle; kitapların ikisini de edinin, bir inceleyin. Sonra oturun kolduğunuza ya da yatın yatağınıza, yakın okuma lambanızı, yaslanın arkanıza, ve okumaya başlayın. Geçirdiğiniz an boyunca bir sadelik, akıcılık ve aşk dolaşacak etrafınızda&#8230;</p>
<p>Ha okuduktan sonra mı?</p>
<p>Google&#8217;a girecek ve Normal Ötesi Aşk &#8211; 3 yazıp ara butonuna basacaksınız. Bak yormayın kendinizi, <a href="http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;client=opera&amp;hs=Zl9&amp;rls=tr&amp;q=normal+%C3%B6tesi+a%C5%9Fk+-+3&amp;aq=f&amp;aqi=&amp;aql=&amp;oq=&amp;gs_rfai=" target="_blank">buraya</a> tıklayın.</p>
<div id="attachment_3806" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px;">
<p><img class="size-full wp-image-3806" title="Ömer Özdamar - Normal Ötesi Aşk (1 - 2)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/12/omer-ozdamar-normal-otesi-ask.jpg" alt="Ömer Özdamar - Normal Ötesi Aşk (1 - 2)" width="500" height="381" /></p>
<p class="wp-caption-text">Ömer Özdamar &#8211; Normal Ötesi Aşk (1 &#8211; 2)</p>
</div>
<p>Ha bir de:<br />
saklanalım ki özlesinler,<br />
Gizlenelim ki sorsunlar,<br />
Kaybolalım ki arasınlar,<br />
Aşkta ise gizemli olalım ki<br />
varsın kalbimizi dağlasınlar&#8230; (Kitaptan arkasöz <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Normal Ötesi Aşk kitaplarım geldi</title>
		<link>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplarim-geldi/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplarim-geldi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 14:23:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Foto?raf]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Linkler]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter]]></category>
		<category><![CDATA[Wordpress-Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3805</guid>
		<description><![CDATA[Normal Ötesi Aşk ve Normal Ötesi Aşk &#8211; 2 kitaplarının yazarı Ömer Özdamar Twitter hesabından yaptığı bir çekilişte on kişiye kitaplarını göndereceğini söylemişti. Çekilişe katılmak için iletisini RT etmek yeterli idi. Dururmuyum, hemen kitap ve kampanyanın yayılması için RT ettim tabi. Çekilişte son asil talihli de ben çıkmışım, ve bugün de kitaplar elime geçti. Normal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Normal Ötesi Aşk ve Normal Ötesi Aşk &#8211; 2 kitaplarının yazarı Ömer Özdamar <a href="http://www.f-blog.info/etiket/twitter/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Twitter">Twitter</a> hesabından yaptığı bir çekilişte on kişiye kitaplarını göndereceğini söylemişti. Çekilişe katılmak için <a href="http://twitter.com/omerozdamar/status/11918063918120960" target="_blank">iletisini</a> RT etmek yeterli idi. Dururmuyum, hemen kitap ve kampanyanın yayılması için RT ettim tabi. Çekilişte son asil talihli de ben <a href="http://omerozdamar.blogspot.com/2010/12/cekilisi-kazananlarn-dikkatine.html" target="_blank">çıkmışım</a>, ve bugün de kitaplar elime geçti.<span id="more-3805"></span></p>
<p>Normal Ötesi Aşk ve Normal Ötesi Aşk &#8211; 2 kitaplarına <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;de birkaç yerde bakmıştım ama bulamamıştım. Burada Muratlı&#8217;da ise zaten kitapçı namına çocuk hikayeleri satan kırtasiyelerden başka bir şey yok. Tekirdağ&#8217;da ise eskici dışında bir yer bilmiyorum. Dolayısıyla kitaplara ulaşamamıştım, bir yerde de abinin ismini yanlış hatırlayınca soramamıştım. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ömer Özdamar&#8217;ın bu çekiliş kıyağı ile kitaplar sonunda elime geçmiş oldu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="attachment_3806" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-3806" title="Ömer Özdamar - Normal Ötesi Aşk (1 - 2)" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/12/omer-ozdamar-normal-otesi-ask.jpg" alt="Ömer Özdamar - Normal Ötesi Aşk (1 - 2)" width="500" height="381" /><p class="wp-caption-text">Ömer Özdamar - Normal Ötesi Aşk (1 - 2)</p></div>
<p>Kitaplar az önce kargo ile geldi. Ambalajı açtım ve içinden iki tane tam rahatlıkla okunacak boyda kitap çıktı. İlk kitap 77, ikinci kitap da 95 sayfa falan bir kalınlıkta. Hani eline geçtiyse, başladım ama bitiremedim bahanesine imkan yok. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şimdi elimdeki kitabı bitirdikten sonra okunmak üzere bekliyorlar yanımda. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Kitaplar için Ömer beye teşekkür ediyorum.</p>
<p><a href="http://omerozdamar.blogspot.com/" target="_blank">Ömer Özdamar&#8217;ın blogu</a>, ve <a href="http://twitter.com/omerozdamar" target="_blank">Twitter hesabı</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/normal-otesi-ask-kitaplarim-geldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>%100 Düşünce Gücü &#8211; Jack Ensign Addington</title>
		<link>http://www.f-blog.info/100-dusunce-gucu-jack-ensign-addington/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/100-dusunce-gucu-jack-ensign-addington/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 15:21:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Mesaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3766</guid>
		<description><![CDATA[%100 Düşünce Gücü son okuduğum biraz eski ama oldukça etkileyici bir kişisel gelişim kitabı. Kitabın varlığını ve hakkında iyi şeyleri uzun zamandır biliyordum. Tavsiye eden de olmuştu ama elime geçirememiştim. Yakınlarda bir tanıdıktan okumalık aldım ve okudum. %100 Düşünce Gücü kişisel gelişim olayına biraz farklı bakan bir kitap gibi. Hani bazılarında şöyle yapın, şöyle edin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>%100 Düşünce Gücü son okuduğum biraz eski ama oldukça etkileyici bir kişisel gelişim kitabı. Kitabın varlığını ve hakkında iyi şeyleri uzun zamandır biliyordum. Tavsiye eden de olmuştu ama elime geçirememiştim. Yakınlarda bir tanıdıktan okumalık aldım ve okudum.<span id="more-3766"></span></p>
<p>%100 Düşünce Gücü kişisel gelişim olayına biraz farklı bakan bir kitap gibi. Hani bazılarında şöyle yapın, şöyle edin, şöyle olmaya çalışın derya, bunu okumaya başlayınca daha farklı şeyler vardı içinde.</p>
<div id="attachment_3768" class="wp-caption alignleft" style="width: 130px"><img class="size-full wp-image-3768" title="%100 Düşünce Gücü - Jack Ensign Addington" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/12/100-Dusunce-Gucu.jpg" alt="%100 Düşünce Gücü - Jack Ensign Addington" width="120" height="184" /><p class="wp-caption-text">%100 Düşünce Gücü - Jack Ensign Addington</p></div>
<p>%100 Düşünce Gücü kitabında Jack Ensign Addington özellikle kitabın adında da dediği gibi Düşünce Gücü&#8217;nden ve bu gücü etkin kullanmamızdan bahsetmiş. İlk okumaya başladığında biraz alıştığımdan fazla dini konulara referans verildiğini hissettim ki bir süre sonra da bunun tamamen konuyla alakalı olduğunu anladım.</p>
<p>Bir kez Düşünce Gücü dediğimiz şey salt bizde olan bir şey değil. Bu herkeste olan bir güç, aslında herkeste ve tüm evrende olan bir güç. Bu güç Tanrı tarafından sağlanıyor ve tamamen bizim kullanmamız için var. Bu gücü sayesinde Tanrı&#8217;nın yardımını alıyor ve bu güç sayesinde yaratıcı bir şeyler düşünüyoruz.</p>
<p>Kitapta bilinçaltımıza çok önem veriliyor. Adeta bilinçaltımı sekreterim gibi hissettirdi kitap bana. Ya da kişisel bilgisayarım. Ben onu programlarmışım, o da benim istediğim şeyi yaparmış. Mesela sabah 6&#8242;da kalkacağım dermişim ve de hiç saat vs. kurmadan bilinçaltım beni o saatte kaldırırmış. İnanmıyorsanız deneyin diyor kitap ki burası bana pek mümkün gelmedi, o sebeple denemeyeceğim. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ya da başka bir zaman denerim işte&#8230;</p>
<p>Bilinçaltına ne dersek, ona ne emir verirsek o yaparmış bunları. Mesela biz uyurken bilinç uyur ama o ondan aldığı emirleri yerine getirirmiş sessizce ve gizlice.</p>
<p>Mesela bir olayın olmasından korkuyoruzya, bu korkumuzu bilinçaltı bir emir gibi algılıyormuş ve bu olayın olması için çaba gösteriyormuş. Mesela verilen bir örnekte bir kadın uzun burunlu bir misafirini ağırlarken küçük kızının onunla dalga geçmesinden korkuyor. Küçük kızı da adamın burnuna takılıyor ama dalga geçmiyor. Sonra bilin bakalım ne oluyor, bizim bu ihtimalden çok korkan bayanımız &#8220;Burnunuza ne istersiniz, limon mu yoksa krema mı&#8221; diyor&#8230; Kadın burada bilinçaltını bu olumsuz düşünce ile bunu istediğine inandırıyor ve bu olay da bu şekilde cereyan ediyor.</p>
<p>Olaydan da anlayacağınız üzere bilinçaltı her şeyi bilinç gibi anlama ve sentezleme kabiliyetine sahip değil. Doğru veya mantıklı olanı bulup yerine getirmek yerine, o en çok düşünülen düşünce ve istekleri kendine emir olarak kabul ediyor&#8230;</p>
<p>%100 Düşünce Gücü kitabına göre de başımıza gelen pek çok problem ve hatta hastalığın sebebi bu. Mesela banyodan sonra rüzgarda kaldım hasta olacağım diyor veya bundan endişe ediyoruz. Bilinçaltımız da peki komutanım yaparım diyor ve görevini iyi bir şekilde yerine getirip yapıyor, bizi hasta ediyor&#8230;</p>
<p>Bu gibi durumlara çare de Tanrı&#8217;nın bize sunduğu düşünce gücünü kullanarak olumlu ve yaratıcı düşünmemiz, düşüncelerimizi kontrol etmemiz. Bu sayede bizi korkularımız ve endişelerimiz değil, kendimiz yöneteceğiz!!!</p>
<p>Tabi bunun nasıl olduğunu öğrenebilmek için kitabı okumanız gerekecek. Merak etmeyin, ben okudum hala yaşıyorum. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/100-dusunce-gucu-jack-ensign-addington/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cengiz Erşahin &#8211; Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</title>
		<link>http://www.f-blog.info/cengiz-ersahin-stres-kendine-guven-mucadele-ruhu/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/cengiz-ersahin-stres-kendine-guven-mucadele-ruhu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Dec 2010 01:04:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Mesaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3726</guid>
		<description><![CDATA[Cengiz Erşahin&#8216;in Zorluklara Karşı Kendini Ateşle adlı kitabını okumuştum. Hatta kitabı Eskişehir&#8217;den Muratlı&#8217;ya dönerken Pamukova&#8217;da Metin Dinlenme Tesisleri&#8217;nde almıştım. İyi güzel bir kitaptı, beğenmiştim hani. Bu sefer de diplomamı almak için Eskişehir&#8217;e giderken aynı dinlenme tesisinden Cengiz Erşahin&#8216;in Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu adlı kitabını aldım. Ayrıca diğer kitapla ilgili yorumların olduğu sayfadan anladığım kadarıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.f-blog.info/cengiz-ersahin-zorluklara-karsi-kendini-atesle/" target="_blank"><strong>Cengiz Erşahin</strong>&#8216;in <strong>Zorluklara Karşı Kendini Ateşle</strong></a> adlı kitabını okumuştum. Hatta kitabı <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;den Muratlı&#8217;ya dönerken Pamukova&#8217;da Metin Dinlenme Tesisleri&#8217;nde almıştım. İyi güzel bir kitaptı, beğenmiştim hani. Bu sefer de diplomamı almak için <a href="http://www.f-blog.info/etiket/eskisehir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Eskişehir">Eskişehir</a>&#8217;e giderken aynı dinlenme tesisinden <strong>Cengiz Erşahin</strong>&#8216;in <strong>Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</strong> adlı kitabını aldım. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ayrıca diğer kitapla ilgili yorumların olduğu sayfadan anladığım kadarıyla kitabı herkes dinlenme tesislerinden alıyormuş. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> <span id="more-3726"></span></p>
<p><strong>Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</strong> önceki kitap gibi tadından yenmeyecek, basit, net ve anlaşılır bir kişisel gelişim kitabı. Kullanıcıyı çeşitli karmaşık ya da bilinmeyen kavramlarla başbaşa bırakmıyor, çeşitli olay ve hikayeler üzerinden gidip herkesin anlayabileceği bir dille anlatıyor derdini.</p>
<p><strong>Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</strong> kitabının dokuz konu başlığı var:</p>
<ol>
<li>Yaratıcılık</li>
<li>Hayatınıza Sahip Çıkın</li>
<li>Karar Verin</li>
<li>Ne İstiyorsunuz?</li>
<li>Geleceği Şekillendiren Güç</li>
<li>Odaklanmak</li>
<li>İsteklerinizi Dile Getirin</li>
<li>Ruh &#8211; Beden İlişkisi</li>
<li>İnsan İlişkileri</li>
</ol>
<p>Bu başlıkların her birinde de kendisiyle ilgili Cengiz Erşahin&#8217;in anlatımı ve çeşitli olay ve hikayeler var.</p>
<p><strong>Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</strong> kitabı fiziksel olarak 270 sayfa civarı bir şey, son sayfalarında birkaç farklı kitap tanıtımları ve Cengiz Erşahin ile ilgili bir yazı var.</p>
<div id="attachment_3727" class="wp-caption alignleft" style="width: 83px"><img class="size-full wp-image-3727" title="Cengiz Erşahin - Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu" src="http://www.f-blog.info/wp-content/uploads/2010/12/cengiz-ersahin-stres-kendine-guven-mucadele-ruhu.jpg" alt="Cengiz Erşahin - Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu" width="73" height="110" /><p class="wp-caption-text">Cengiz Erşahin - Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</p></div>
<p>Kitabın içinde olay ve hikayeler var dedimya, bazı hikayeler sanırım ilk kitapta da olan şeyler. Ya da ben bunları daha önceden okumuş olduğumdan öyle geldi ama ilk kitapta da olan hikayelerin de kitapta olduğu kanısına vardım. Tabi bir miktar olması normaldir. Sonuçta kitaplar bir iki şeklinde sıra ile gitmiyor, farklı başlıklar altında farklı konu ve ihtiyaçlar için de geçerli hikayeler var mutlaka. Tabi kitapta biraz ilerlediniz mi diğerinde olan hikayelerin tadı kaçıyor ağzınızdan ve yeni hikayeler kıvranmaya başlıyor etrafta. Yani diğer kitapta da olan hikayeler çok da rahatsız etmiyor. Hatta eski kitabı şimdi açıp hikaye aramaya üşendiğimden ben bile yanılıyor olabilirim. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Önceki kitap gibi bu kitapta da pek çok alıntılık, ilgi çeken cümleciklere bolca rastlıyoruz. Bir miktar aldım ben de bunlardan:</p>
<ul>
<li>Dünyanın en iyi kalecileri inanılmaz goller yiyor.</li>
<li> İlk risk, olmak istemediğiniz yerde olduğunuzu kabul etmektir.</li>
<li>En fakir adam kuruşu olmayan değil, hayali olmayandır.</li>
<li>Aslanın performansı ormanda yükselir, hayvana bahçesindeki kafeste değil!</li>
<li>İnsanın yapısı ağaç gibidir. Kökleri vardır. İnsan doğduğunda, ihtimalleri de onunla beraber doğmuştur.</li>
<li>Kolayca başarabileceği hedefler belirleyen kişi, kendini sınırlarını çizmiş olur.</li>
<li>İki tavşan kovalarsan, ikisi de kaçar.</li>
<li>Bir arı da, bir sivrisinek de meşguldür, ama arı takdir edilir, sivrisinek ezilir.</li>
<li>Başarılı olmak için vermeniz gereken uğraş, başarısız olmak için vermeniz gereken uğraştan daha fazla olmayacak.</li>
<li>Kendinizi bir başarısızlık abidesi olarak görüyorsanız, kulübe hoş geldiniz.</li>
<li>Ağaca fazla takılmayın, ormana bakın.</li>
</ul>
<p>Kitabı 4,95 TL&#8217;ye almıştım. Ayrıca iade garantisi de varmış. Hani kitabı beğenmediniz, götürün yayınevine deyin hemen kitabı alıp ücretini iade edeceklermiş. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Özetle size de okumanızı tavsiye ederim. Hem ucuz, hem keyifli bir kişisel gelişim kitabı. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Cengiz Erşahin &#8211; Stres Kendine Güven Mücadele Ruhu</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/cengiz-ersahin-stres-kendine-guven-mucadele-ruhu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitap mı yazsam?</title>
		<link>http://www.f-blog.info/kitap-mi-yazsam/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/kitap-mi-yazsam/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 20:14:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=3344</guid>
		<description><![CDATA[Ne zamandır düşündüğüm bir şey vardı, kitap yazmak. Kahkaha ifadesi koydum ama ciddiyim yani, ciddi ciddi düşündüm. Benden kitap yazarı olur mu peki? Olmaz herhalde, yazarsam göreceğiz aslında. Ya da yazarsam olur demek ki de diyebiliriz. Konu olarak düşündüğüm şey pek ilgi çekici bir şey olmayacaktır muhtemelen. Hani benim ilgimi çeker de başkalarının ilgisini çeker [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ne zamandır düşündüğüm bir şey vardı, kitap yazmak. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Kahkaha ifadesi koydum ama ciddiyim yani, ciddi ciddi düşündüm. Benden kitap yazarı olur mu peki? Olmaz herhalde, yazarsam göreceğiz aslında. Ya da yazarsam olur demek ki de diyebiliriz. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> <span id="more-3344"></span></p>
<p>Konu olarak düşündüğüm şey pek ilgi çekici bir şey olmayacaktır muhtemelen. Hani benim ilgimi çeker de başkalarının ilgisini çeker mi bilmem. Çekecekleri de olur mutlaka da&#8230;</p>
<p>Konu şimdilik çok temel ve basit bir şey var altında, amaç gibi bir şey. Ama temelin üstündeki detaylar belli değil. Aslında gitmem gereken yola karar veremedim. Bir şekilde başlamalıyım, buna göre devamını getireceğim, farklı seçenekler var, hepsinin devamını getirebilirim. Ama karar veremiyorum işte, hepsini kullanıp farklı kitaplar da yazabilirim ama ilkine bir başlamak gerekli. Ha işte ona da karar veremiyorum.</p>
<p>Konu olarak ise aşk falan filan zaten anlamam onlardan ben, günlük hayat falan zaten kendim okumam, geekce bir şey olası var ama olmayası da var. Hafif siyasi, hafif de kapitalist kaçabilir ama ikisi de değil vs. Şimdilik aklımdaki konu detaylarını ben de netleştirmediğimden bir şey diyemem. Ama hayat ile ilgili. D</p>
<p>İlk dijital ortamda ücretsiz olarak dağıtabileceğim bir şey düşünmüştüm ama sonradan ilk bir ücretli kağıt olarak sonra da ücretsiz dijital olarak olabilir dedim. Hani bir tanınsın vs.</p>
<p>Ha işin ciddi kısmına gelelim, benim gibi zamanını değerlendirmesini bilmeyen biri için bu muhtemelen sadece planda kalacak bir şey olacaktır. Bilmiyorum belki yaparım ama&#8230; Önce bir olay örgüsüne karar vermem gerekli. Bir şey yapıp sonradan diğerini getireceğim. Ama önce ilk şeyi mi yapıp ikinciye geçsem, yoksa önce ikinciyi yaptırıp ilkini sonradan mı getirsem gibi bir kararsızlık. Sonra ona göre bir olay dizilişi hazırlamam gerek ve ondan sonra ver elini hayal gücü deyip olaya girmem lazım&#8230; Olur mu? Ben bile olur diyemem ama canım istiyor.</p>
<p><strong>Not:</strong> Benim canım her şeyi istiyor. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Not 2:</strong> Siz benim yazdıklarımı pek ciddiye almayın, benden olmaz bir halt, o sebeple unutun bu yazıyı. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/kitap-mi-yazsam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jane Austin &#8211; Sense and Sensibility Özet</title>
		<link>http://www.f-blog.info/jane-austin-sense-and-sensibility-ozet/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/jane-austin-sense-and-sensibility-ozet/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 15:15:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=2070</guid>
		<description><![CDATA[Jane Austin &#8211; Sense and Sensibility özetidir. Özet İOLP ders kitabından alınmıştır, bu sebeple sadece genel olarak gidişattan bahsedilip fazla ayrıntıya girilmemiştir. Daha iyi anlamak için Jane Austin &#8211; Sense and Sensibility karakterleri&#8216;ni de okumalısınız. Kitap sanırım Türkçe&#8217;ye 2008 yılında hamdi koç çevirisi ile iş yayınlarından Akıl ve Tutku olarak yeni çevrilmiş baskısı yapılmış. Sussex&#8217;te [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Jane Austin &#8211; Sense and Sensibility özetidir. Özet İOLP ders kitabından alınmıştır, bu sebeple sadece genel olarak gidişattan bahsedilip fazla ayrıntıya girilmemiştir. Daha iyi anlamak için <a title="jane-austen-sense-and-sensibility-karakterleri" href="http://www.f-blog.info/jane-austen-sense-and-sensibility-karakterleri/">Jane Austin &#8211; Sense and Sensibility karakterleri</a>&#8216;ni de okumalısınız. Kitap sanırım Türkçe&#8217;ye 2008 yılında hamdi koç çevirisi ile iş yayınlarından Akıl ve Tutku olarak yeni çevrilmiş baskısı yapılmış.<span id="more-2070"></span></p>
<p>Sussex&#8217;te Norland Park&#8217;ta yaşayan Bay Dashwood kız kardeşinin ölümünden sonra yeğeni Henry Dashwood&#8217;u yanına çağırır. Henry Dashwood da Harry adında bir çocuğu olan evli John Dashwood&#8217;u ve üç kızını yanına alır. Bay Dashwood öldüğünde tüm mal varlığını John Dashwood&#8217;a ve oğluna bırakır ve Henry Dashwood ve kızlarına birşey bırakmaz. O çağlarda kızlar çalışmaz ve bu sebeple onlar için tek kurtuluş evliliktir. Evlenebilmek için de piyano çalma, resim yapma ve şarkı söyleme vs. çeşitli kabiliyetlere sahip olmalılar. Erkekler ise daha rahattır ve yeterince paraları varsa toplumda sayılır, değer verilirler. Bir süre sonra Henry de ölür ve kızları John Dashwood yanına alır ancak eşi onları istemez. Bir süre Norland&#8217;da kaldıktan sonra bayan Dashwood&#8217;un akrabası Sör John Middleton&#8217;ın teklifi üzerine Barton&#8217;da bir evde kalmaya başlarlar.</p>
<p>Elinor sağduyulu (sense) bir kız ve Marienne de çok duygusal (sensibility) bir kızdır. Margaret en küçük kız kardeştir ve iyi huylu biridir. Dashwood&#8217;lar Norland Park&#8217;tan ayrılmadan önce Elinor ve Edwards Ferrars arasında ümit verici bir arkadaşlık vardı. Elinor Edwards&#8217;dan hoşlansa da duygularının karşılıksız olduğunu düşünüyordu. Barton Park&#8217;a taşınmalarıyla da ayrılmış oldular.</p>
<p>Barton Park&#8217;ta Elinor ve Margaret hayatlarında ilk defa gördükleri çeşitli akrabaları ile tanışırlar. Bekar bir centilmen olan Colonel Brandon ile, Sör John&#8217;un kayınvalidesi yaşlı ama kaba Bayan Jennings ile tanışırlar. Colonel Brandon ile Marienne arasında bir ilişkiye Marienne karşı çıkar. Barton&#8217;ın yokuşlarında koşarken Marienne düşüp bileğini incitir ve John Willoughby tarafından kurtarılır. Willoughby ve Marienne birbirinden hoşlanırlar ve sürekli birlikte vakit geçirmektedirler. Marienne Elinor&#8217;a Willoughby&#8217;nin kendisine bir at hediye etmek istediğini söyler. Elinor da ata bakacak güçleri olmadığı ve tanımadıkları birinden böyle bir hediyenin uygun olmayacağını söyler. Marienne Willoughby&#8217;yi iyi tanıdığını düşünse de Elinor&#8217;un maddi kaygılarına hak verip hediyeyi kabul etmez.. Bir sabah bayan Dashwood, Elinor ve Margaret Willoughby&#8217;nin evlenme teklifi edeceğini düşünerek çifti başbaşa bırakır. Ancak geri dönüklerinde Marienne ağlamaktadır ve Willoughby&#8217;nin Londra&#8217;ya gitmesi gerekmektedir. Nişanlanıp nişanlanmadıkları bilinmemektedir ancak Marienne büyük umutsuzluk içinde ve etrafındaki herkesi üzmektedir.</p>
<p>Edward Barton&#8217;a Dashwood ailesini ziyarete gelir, ancak pek mutlu değildir ve Elinor&#8217;a pek yakınlık göstermez.  Bir süre sonra ayrılır ancak hala soğuktur. Dashwoods ailesi Bayan Jennings&#8217;in diğer kızı bayan Palmer ve eşiyle tanıştırılırlar. Bayan Palmer şehirdeki insanların Elinor ve Willoughby&#8217;nin evleneceğini düşündüklerini söylediğinde Elinor böyle bir şeyden habersiz olduğundan şaşkınlığa uğrar. Aynı zamanda Bayan Jennings&#8217;in iki akrabası Anne ve Lucy Steele de Midlleton&#8217;ların misafiri olarak gelir. Elinor Lucy&#8217;nin arkadaşı olur ve Lucy Elinor&#8217;a Edward Ferrars ile gizlice nişanlandığını söyler. Elinor ilk başta Lucy&#8217;nin Edward&#8217;ın küçük kardeşi Robert&#8217;ten bahsettiğini sanır ama Lucy&#8217;nin Edward&#8217;dan bahsettiğini anlayınca şok olur. Önce kızsa da daha sonra bu evliliğin Edward için bir ceza olacağını düşünür, çünkü Lucy manipülatif ve kaba biridir.</p>
<p>Bayan Jennings Elinor ve Marienne&#8217;i kışı Londra&#8217;da yanında geçirmeleri için davet eder. Marienne Willoughby&#8217;yi görmek istediğinden bu teklifi kabul eder ve Elinor da Marienne&#8217;in onun güdümüne ihtiyacı olduğunu bildiğinden o da kabul eder. Colonel Brandon her gün onları ziyaret eder ve Elinor&#8217;a kasabadaki herkesin Marienne ve Willoughby&#8217;nin nişanından bahsettiğini söyler. Marienne Willoughby&#8217;yi bir partide görür ancak Willoughby kırıcı bir tavırla ondan uzak durur. Marienne sinirle Willoughby&#8217;ye yazar ancak cevap olarak Willoughby&#8217;nin Marienne&#8217;i sevmediğini anlatan bir yanıt alır. Colonel Brandon Elinor&#8217;a Willoughby&#8217;nin ayyaşlık geçmişinden bahseder bayan Jennings de Willoughby&#8217;nin para ihtiyacı sebebiyle zengin bayan Grey&#8217;e nişanlı olduğunu söyler. Marienne Colonel Brandon&#8217;la ilişkiden uzak durma fikrinden vazgeçer ve bir süre sonra Willoughby&#8217;nin evlilik haberini alır.</p>
<p>John ve Fanny Dashwood gelir ve bayan Jennings ve Middleton&#8217;lara tanıştırılırlar. John Middleton Elinor&#8217;a Edward&#8217;ın büyük bir mirasa konmuş bayan Morton&#8217;la evleneceğini söyler. Steele&#8217;ler Middleton&#8217;lara kalmaya gelir. Steele kardeşler Dashwood&#8217;ların zıttına pek görgülü ve eğitimli değiller ve Dashwood kardeşlerin kabiliyetlerine sahip değildirler. Ann Steele  Lucy ve Edward&#8217;ın gizli nişanından bahseder. Bunu duyan Edward&#8217;ın annesi bayan Ferrars Edward&#8217;ı mirasından mahkum eder ve tüm mirasını Edward&#8217;ın kardeşi Robert&#8217;a bırakmaya söz verir. Edward artık onu sevmese de Lucy&#8217;yi bırakamayacak kadar şereflidir. Elinor Robert&#8217;in bayan Morton ile evleneceğini öğrenir ve Edward&#8217;ın ümitsiz durumuna aldırış etmez. Dashwood kardeşler Cleveland&#8217;daki aile arkadaşlarını ziyaret eder. Marienne yağmurda yaptığı uzun yürüyüşlerde hastalanır ve Willoughby bunu duyduğunda ziyaretine gelir. Affedilmeyi istemektedir ve hala Marienne&#8217;i sevdiğini söylemektedir. Elinor ona acır ve Marienne başından geçenleri anlatır ancak Willoughby Marienne&#8217;i kaybettiğini anlayınce gider. Marienne iyileşmeye başlamıştır ve bu da Colonel Brandon ve bayan Dashwood&#8217;u sevindirir. Dashwood&#8217;lar Barton&#8217;a döndüklerinde hizmetçiden Lucy ve Edward&#8217;ın evlendiğini öğrenirler. Edward gelip Lucy&#8217;nin nikahı bozup Robert ile evlendiğini söyler, ayrıca Elinor&#8217;a da evlenme teklifi eder ve Elinor da kabul eder ve Barton&#8217;da evlenirler. İki yıl sonra Marienne fikrini değiştirip Colonel Brandon ile evlenmeyi kabul eder. İki Dashwood kardeş de Delaford&#8217;da anne ve kardeşleriyle iletişimi koparmadan eşleriyle yaşamaya başlarlar. Önemli olanın kadın ve erkek arasındaki bağın değil kardeşler arasındaki bağın olduğu açıklanarak biter.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/jane-austin-sense-and-sensibility-ozet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jane Austen &#8211; Sense and Sensibility karakterleri</title>
		<link>http://www.f-blog.info/jane-austen-sense-and-sensibility-karakterleri/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/jane-austen-sense-and-sensibility-karakterleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 14:39:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=1992</guid>
		<description><![CDATA[Jane Austen&#8217;ın Sense and Sensibility romanının karakterleri. Henry Dashwood Bayan Dashwood&#8217;un kocası ve Elinor, Marienne ve Margaret&#8217;in babasıdır. İlk evliliğinden de John Dashwood isminde bir erkek çocuğu vardır. Ölünce tüm mal varlığını John&#8217;a bırakır, kızlar ve Bayan Dashwood parasız kalır. John Dashwood Henry Dashwood&#8217;un mal varlığının yeni sahibidir. Fanny Dashwood ile evlidir. Bencil biri olup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Jane Austen&#8217;ın Sense and Sensibility romanının karakterleri.</p>
<p><strong>Henry Dashwood</strong><br />
Bayan Dashwood&#8217;un kocası ve Elinor, Marienne ve Margaret&#8217;in babasıdır. İlk evliliğinden de John Dashwood isminde bir erkek çocuğu vardır. Ölünce tüm mal varlığını John&#8217;a bırakır, kızlar ve Bayan Dashwood parasız kalır.<span id="more-1992"></span></p>
<p><strong>John Dashwood</strong><br />
Henry Dashwood&#8217;un mal varlığının yeni sahibidir. Fanny Dashwood ile evlidir. Bencil biri olup kız kardeşlerini sevmez ve onlarla hiç ilgilenmez.</p>
<p><strong>Fanny Dashwood</strong><br />
Bencil ve John Dashwood&#8217;u kendi amaçları için kullanan eşidir. Edward ve Robert Ferrars&#8217;ın kız kardeşidir.</p>
<p><strong>Bayan Dashwood</strong><br />
Henry Dashwood&#8217;un ikinci eşi ve Elinor, Marienne Margaret&#8217;in annesidir. Kızlarını çok sever, araları iyidir ve evlenmelerini ister.</p>
<p><strong>Elinor Dashwood (Sense)</strong><br />
Dashwood kız kardeşlerin büyük olanı olup 19 yaşındadır. Küçük kardeşi Marienne&#8217;i destekler ve sağ duyuludur. Marienne&#8217;in tersine duygularında ve yargılamalarında daha ölçülüdür. Kişisel meseleleri ile ailesini belaya sokmak istemez.</p>
<p><strong>Marienne Dashwood (Sensibility)</strong><br />
Bay ve bayan Dashwood&#8217;un 17 yaşındaki kızlarıdır. Elinor&#8217;un aklına sahip değildir ve ne hissederse hissetsin onu açıkça söyleyebilir. Aşırı hassasiyet ve romantik idealizm sahibidir. Willoughby ile ilgili yanlış yargısının farkına varında, Albay Brandon ile evlenmeye karar verir.</p>
<p><strong>Margaret Dashwood</strong><br />
Dashwood kız kardeşlerin en küçüğü olup Marienne&#8217;in romantik eğilimlerini gösterir.</p>
<p><strong>Albay (Colonel) Brandon</strong><br />
Askeri bir memurdur ve 35 yaşındadır. Marienne&#8217;e aşık olur ve ilk başta Marienne onu uygun bir eş olarak görmese de Elinor onla iyi vakit geçirir.</p>
<p><strong>John Willoughby</strong><br />
Marienne Dashwood&#8217;un kalbini kazanıp daha sonra onu zengin bir kadın için terkeden sanat ve edebiyat seven çekici fakat hilekâr gençtir.</p>
<p><strong>Bayan Ferrars</strong><br />
Robert, Fanny ve Edward&#8217;ın zengin ve kibirli anneleridir. Edward&#8217;ın Lucy ile evlenmesini istemez ve mirasını Robert&#8217;a bırakarak onu mirasından mahrum eder. Buna rağmen en sonunda Lucy ile Robert evlenir.</p>
<p><strong>Edward Ferrars</strong><br />
Fanny ve Robert&#8217;ın abileridir. Duyarlı ve dost canlısı bir gençtir. Elinor ile yakın bir ilişkisi vardır ve en sonunda Lucy&#8217;nin gizli nişanından sonra Elinor&#8217;la evlenir.</p>
<p><strong>Robert Ferrars</strong><br />
Fanny ve Edward&#8217;ın küçük kardeşleridir. Kibirlidir ve annesi tarafından tutulur. Edward mirastan mahrum edilince Lucy ile evlenir.</p>
<p><strong>Sör John Middleton</strong><br />
Dashwood&#8217;ların uzak bir akrabaları, Barton Park&#8217;ın sahibidir. İyi biridir ve Barton Park&#8217;ta kızkardeşlerin rahat etmesi için uğraşır.</p>
<p><strong>Leydi Middleton</strong><br />
Sör John Middleton&#8217;ın eşidir. Çocukça bir karakteri vardır.</p>
<p><strong>Bayan Jennings</strong><br />
Leydi Middleton&#8217;ın annesidir. Elinor ve Marienne&#8217;in olası eş adayları hakkında şakalar yapar.</p>
<p><strong>Ann Steele</strong><br />
Jucy Steele&#8217;in evlenmemiş büyük kızıdır. Aptal ve ihmalkâr olup Lucy ve Edward&#8217;ın gizli nişanını ortaya çıkarır.</p>
<p><strong>Lucy Steele</strong><br />
Ann Steele&#8217;in kız kardeşidir. Kurnaz, bencil ve para düşkünüdür. Gizlice Edward&#8217;la nişanlanmıştır ama en sonunda Robert ile evlenmiştir.</p>
<p><strong>Bayan Grey</strong><br />
Zengin bir mirasçıdır ve Wiioughby Marienne&#8217;i terkettikten sonra onunla evlenir.</p>
<p><strong>Bayan Morton</strong><br />
Zengin ama talihsiz bir kızdır. Önce Edward, sonra da Robert ile evleneceği sanılsa da ikisiyle de evlenemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/jane-austen-sense-and-sensibility-karakterleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okuyan tuvalette de okuyor</title>
		<link>http://www.f-blog.info/okuyan-tuvalette-de-okuyor/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/okuyan-tuvalette-de-okuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 May 2009 13:59:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=1845</guid>
		<description><![CDATA[Bize kitap okumak zor geliyor elin Japonları tuvallette bile okuyor, hem de tuvalet kağıdında. Koji Suzuki&#8217;nin dokuz bölümlük &#8220;Drop&#8221; adında bir korku romanı tuvalet kağıtlarına basılarak Japonya&#8217;da satışa çıkmış. Yahu tamam bunlar okuyan adamdır bizden bilmem kaç kat daha fazla kitap okurlar, havada karada otobüste her yerde okurlar ama tuvalette bari rahat durun yahu. Biz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bize kitap okumak zor geliyor elin Japonları tuvallette bile okuyor, hem de tuvalet kağıdında. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> <span id="more-1845"></span></p>
<p>Koji Suzuki&#8217;nin dokuz bölümlük &#8220;Drop&#8221; adında bir korku romanı tuvalet kağıtlarına basılarak Japonya&#8217;da satışa çıkmış. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Yahu tamam bunlar okuyan adamdır bizden bilmem kaç kat daha fazla kitap okurlar, havada karada otobüste her yerde okurlar ama tuvalette bari rahat durun yahu. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Biz daha kitap okumaya alışamadık, Japonlar tuvalet kağıdında okumaya başlamış, kendilerine kolay gelsin hayırlı olsun diyorum. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/okuyan-tuvalette-de-okuyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MiM: Kitap Yazmak İsteseydim Ne Üzerine Yazardım ?</title>
		<link>http://www.f-blog.info/kitap-yazmak-isteseydim-ne-uzerine-yazardim/</link>
		<comments>http://www.f-blog.info/kitap-yazmak-isteseydim-ne-uzerine-yazardim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2009 01:34:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FeRHaD</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Linkler]]></category>
		<category><![CDATA[Mim]]></category>
		<category><![CDATA[Wordpress-Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.f-blog.info/?p=1512</guid>
		<description><![CDATA[Bu ilginç mimi bana Kardan Blog yollamış. Mimde yazacağım şey kitap yazmak isteseydim ne üzerine yazardım sorusunun cevabı olacak. Bazen gerçekten de kitap yazmak istediğim oluyor aklıma olay, sahne vs. de geliyor ama daha hiç yazmaya başlamaya yemedi. Çünkü içimdeki ses asla bitiremeyeceğimi o kadar zamanım olmadığımı kendimi yaşamdan soyutlayacağımı, bitiremeyeceğim için de zaman kaybı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ilginç mimi bana <a href="http://kardanblog.wordpress.com/" target="_blank">Kardan Blog</a> yollamış. Mimde yazacağım şey kitap yazmak isteseydim ne üzerine yazardım sorusunun cevabı olacak.<br />
<span id="more-1512"></span><br />
Bazen gerçekten de kitap yazmak istediğim oluyor aklıma olay, sahne vs. de geliyor ama daha hiç yazmaya başlamaya yemedi. Çünkü içimdeki ses asla bitiremeyeceğimi o kadar zamanım olmadığımı kendimi yaşamdan soyutlayacağımı, bitiremeyeceğim için de zaman kaybı olacağını söylüyor. Gerçekten de bir projeye vs. başladığımda o bitene kadar kendimi insan gibi görmüyorum, yatıyor kalkıyor tek onu düşünüyorum, arkadaşlarla buluşmalara önem vermiyor, ailemden bile uzaklaşıyorum, hani tam bir yabani asosyal bir tip oluyorum. Bir de bir yazı yazmaya başlayınca bile başı ile sonu arasında tutarsızlıklar oluyor ve tonla düzeltme yapıyorum, bu gibi sebeplerden kitap yazmaya başlayamadım bir türlü.</p>
<p>Genelde bilim kurgu kitaplar severim, dolayısıyla bu türü yazmak isterim. Mesela <a href="http://www.f-blog.info/kurt-vonnegut-cats-cradle-kedi-besigi/">Kurt Vonnegut&#8217;un Cat&#8217;s Cradle (Kedi Beşiği)</a> gibi birşey. Kitapta alışılmadık bir bilim kurgu olayı olmalı. Kitapta bu konu işlenirken, ufaklı tefekli farklı olaylar olmalı ve bu olaylarda da gerçek dünyadaki çeşitli konulara atıfta bulunulmalı, bazı görüşler, kavramlar, kişiler sessizce iğnelenmeli ve laf sokulmalı. Bir de kitapta kitabın sonuna kadar bir bilinmeyen gibi kalan bir konu veya bir kişi olmalı, hakkında düşünceler paylaşılmalı ve bu da çeşitli iğnemeler için kullanılmalı, Kedi Beşiği&#8217;ndeki Bokononism denen zararsız yalanlardan oluşan din gibi. Hareketin ve duygu düşünce yoğunluğunun az olduğu bazı noktalarda bu tür iğnemelerden başka küçük ipuçları da verilmeli. Mesela kahramanımız bir bilim adamının dünyayı kurtarabilecek önemde olan son sunumunun videosunun yüklenmiş olduğu Youtube sitesine girmek için en yakın İnternet evine gittiğinde bu sitenin engelli olduğunu görüp bilgisayarın ayarları ile bu engeli aşmalı ve basit bir anlatımla bu engeli nasıl aştığı anlatılmalı, bu esnada engellemenin yanlışlığı ile ilgili de sözler sarfetmeli. Kitap üçüncü bir kişi tarafından anlatılmalı ancak kahramanın tüm duygularından ve düşüncelerinden yeterince bahsedilmeli. Özel bir madde veya bir kişi tanıtılırken çok fazla miktarda detay verilerek okuyucunun zihninde bu karakterin yaratılması gerekli ve bu detaylarla kişinin kahramandan gördüğü tepki nasılsa okuyucunun da o tepkiyi göstermesi sağlanmalı. Mesela kahraman bir kıza aşık oluyorsa kızın dış görümüşünden bahsedilirken yüzünün sol tarafında gözünün altında burnunun hizzasındaki ben bile anlatılmalı. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Kitabın sonunda da mutlaka olmasından korkulan bir olay olmalı veya bir aşamaya kadar ilerlemiş olmalıdır. Mesela Kedi Beşiği&#8217;nde suya temasından korkulan Buz Dokuz (Ice Nine) adlı madde suyla temas etmiş ve korkulduğu şekilde tüm dünyadaki suları da kendine dönüştürmüştür. Ancak tamamıyla aptallık olmadan herşey birbirine bağlanmış ve bu suların buza dönüşümü insanlığı yok etmemiştir ve de hayat tekrar normalleşmeye başlamıştır.</p>
<p>Belki gotik türünde de yazmak isteyebilirdim. Bu türde yazınca da korkutucu birşey olurdu herhalde. Şatolar, havaların devamlı kapalı olduğu geniş ormanlar içindeki ıssız yollardan geçen insanlar vs.</p>
<p>Bu mimi birilerine paslama vakti geldi. Mimi <a href="http://www.alivesitesi.com/" target="_blank">Ali</a>&#8216;ye, <a href="http://www.ahmetcakir.com" target="_blank">Ahmet</a>&#8216;e, <a href="http://www.basakolmez.org" target="_blank">Başak ablama</a> ve <a href="http://www.junkchorn.info" target="_blank">Oğulcan</a>&#8216;a paslıyorum. Mimimizde kitap yazmak isteseydiniz ne üzerine yazmak isterdiniz sorusunun cevabını arıyoruz. Benim kadar abartarak yazmanız gerekli değil, sadece türünü de yazsanız kabul ediyoruz. <img src='http://www.f-blog.info/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.f-blog.info/kitap-yazmak-isteseydim-ne-uzerine-yazardim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

