Şebeke (Network) [Film] [Fragman]

____________________________________________________________________

Şebeke, İngilizce orijinal adı ile Network insan yaşamına televizyonun girip bir numaralı kitle iletişim aracı haline gelmesinden sonra dönüştüğü canavarı anlatmaya çalışan 1976 yapımı bir film.

Şu anda internet televizyonun tüm olumsuzluklarını bir miktar üzerine almışsa da hala büyük kitleler için bir ana iletişim aracı. Daha doğrusu tek yönlü bir iletişim aracı. Kameranın arkasındakiler ile televizyonun önündekiler arasına girerek tek bir tarafta olan biteni diğer tarafa iletiyor. Tabi büyük bir kitle iletişim aracı olması, onun temiz veya masum olarak kalmasını da engelliyor. Kameranın önündekini televizyonun arkasındakine istediği gibi değiştirip şekillendirerek gösterebiliyor. İyiyle kötünün yerini değiştirebiliyor.  Nasıl yaşayacağımızı, neyi nasıl yapacağımızı belirliyor adeta. Hatta İnternet olmasa çok daha azma ihtimali vardı da, neyse ki onun sayesinde gerçekleri öğrenebilmek mümkün.

Network (Şebeke) filmi de televizyonun bu ürkütücü arka planını televizyon önündeki kesime göstermeyi amaçlamış bir film. Yalnız filmin 1976 yapımı olması filmi bilmeyenlerin dikkatini çekmiş olabilir. Hayır, film siyah beyaz değil. 😀 Film ABD yapımı ve o zamanlarda ABD gelişmiş bir ülke olduğundan televizyon gayet yaygın ve büyük bir etkiye sahipmiş daha o zamanlarda. Filmde anlatılanlar da o dönem meseleleri gibi görülebilir ama aslında günümüz de dahil televizyonun genel durumunu anlatan bir film.

Howard Beale konuşmasını yaparken.

Howard Beale konuşmasını yaparken.

Filmde devamlı olumsuz haberler sunmaktan akli dengesini yitiren bir ana haber sunucumuz var, filmdeki adı Howard Beale, gerçek adı ise Peter Finch. Adam kafayı bozduktan sonra sunduğu bültende garip hareketler yapmaya başlayıp küfretmeye başlıyor. Bu yayın ekibinde bir şok etkisi yapıyor ama kanalın reytingini yükselten bu olay karşısında bunu desteklemekten başka yapacak bir şey bulamıyorlar. Böylelikle de televizyonda kızıp söylenen küfreden bu adam kendine sağlam bir yer ediniyor. Sunucu “I’m as mad as hell, and I’m not going to take this anymore!” diyerek halkı kışkırtıyor ve büyük ilgi görüyor ve kendine özel bir program yapması sağlanıyor. Dediği “Cehennem kadar deliyim (İngilizce deliliğin maksimum düzeyde olduğunu anlatmak için kullanılan bir deyim.). Bunu artık kabul etmeyeceğim!” Bu söz son yüz yılın en önemli film alıntılarından da biri sayılıyor. Programda da insanların her şeyi TV’de gördükleri gibi yaşadıklarını, kendilerini kaybettiklerini ve kendi özlerinden uzaklaştıklarını, ama geri dönmeleri gerektiğini söyleyerek büyük ilgi görüyor. Tabi kanalın yatırımcıları ile ilgili bir meseleyi programında açıklaması işleri değiştiriyor ve yatırımcılardan biri sunucu ile görüşmek istiyor. Görüşmesinde de tanrının para olduğunu ve başka hiçbir şeyi önemli saymadığını vs. söylüyor ve bundan sonra sunucumuz da kendini buna göre değiştiriyor. Tabi bu değişim de reytinglerin düşmesine vs. sebep oluyor. Sonuçta da sunucumuz ile yapılan anlaşmalara rağmen programına bir şekilde son verilmesi gereği çıkıyor.

Şeneke (Network) filmi (1976) fragmanı

Televizyon dünyasının arka yüzü ile ilgili ilginç bir yapım, izlenmesi tavsiye edilir. Bazı sahneleri Zeitgeist belgeseli için de alınmıştır. Burada tek suçlu tek televizyon değil, genel olarak onun da bir parçası olduğu medya tabi de, filmde sadece televizyon yönü alınmış.