Tıp tarihinde çözülememiş 10 vaka

____________________________________________________________________

Tıpta çözülememiş on vaka imiş bunlar…

1- 19 yıl sonra komadan uyandı
Polonyalı demiryolu işçisi Jan Grzebski iki treni birbirine bağlarken kaza geçirdi. Hastaneye getirildiğinde ise Grzebski’nin kazanın dışında aynı zamanda beyin kanseri olduğu ortaya çıktı. 19 yıl derin komada kaldı. Doktorlar üç yıldan fazla yaşama şansını imkansız olarak görüyorlardı.

Ancak 12 Nisan 2007 günü komadan çıkmayı başardı. İlginç olan grzebski komaya girmeden önce Polonya’nın komünist rejimi ile yönetilmesiydi. Komadan çıkan Grzebski filmlere konu olacak şekilde kapitalist dünyaya gözlerini açmış oldu.

2- Kurt çocuk!
Hindistanlı erkek çocuğu Prithviraj Patil ile Taylandlı kız çocuğu Supatra Sasuphan diğer tüm çocuklar gibi oyun oynamak, yüzmeye gitmek istiyordu. Ancak onları farklı kılan geçirdikleri hipertrikosis -yani Kurt Adam Sendromu- hastalığı oldu.

1638 yılından beri sadece 50 kişide görülen bu amansız hastalık yüzde kontrol edilemeyen kıllar çıkmasına sebep oluyor. Bu hastalığı geçiren iki çocuğun yüzü de bir kurt adam gibi tüyle kaplandı. Ne yazık ki hastalığın tedavisi bulunamadı. Ancak hastalığın ölümcül bir tarafı olmamasına rağmen çocuklar toplumdan soyutlanarak yaşamaya mahkum edildi.

3- Süper iletken adam
Yüksek gerilimli elektrik neredeyse hepimiz için ölümcüldür. Ancak Porto Rico’lu Jose Ayala için değil. Ayala vücudunda hiçbir insanın kaldıramayacağı elektriği kaldırabiliyor. Yüksek gerilim denilecek akımlara ve elektrik şoklarına maruz kalmasına rağmen yan etki bile yaratmadan sağlam kalabiliyor. Daha da ilginci Jose Ayala vücudundaki elektrik sayesinde parmağıyla kağıtları yakabiliyor.

4- 47 kattan düştü, ölmedi
Alcides ve Edgar Moreno kardeşler gökdelenlerin cam temizliğinden sorumlu iki kardeşti. 7 Aralık 2007’de rutin işlerini yaparken üstünde durdukları platform çöktü ve iki kardeş 47 kattan aşağı düştü. Edgar ölürken Alcides mucizevi bir şekilde kurtuldu.

Alcides’in kaburga kemikleri, iki ayağı ve sağ kolu kırılmıştı. Doktorlar Alcides’i 16 kez ameliyat etti. Doktorlar Alcides’n kurtuluşunu mucizevi olarak nitelendirdi. Takribi iki sene sonra Alcides Moreno hastaneden taburcu oldu.

5- 118 gün ‘kalpsiz’ yaşadı
ABD’nin South Carolina eyaletinde yaşayan D’zhana Simmons adeta tıbbın yürüyen mucizesi. Genç Amerikalı neredeys 4 ay boyunca yeni bir kalp bekleyerek, kalpsiz yaşadı! Kalp genleşmesi (DCM) hastalığı geçiren Simmons’un kalbi kan pompalamıyordu.

Ameliyat sonucu yeni takılan kalbi de Simmons’un vücudu reddetti. Ancak hastane tarafından suni kan pompalama makinesiyle yaşaması sağlandı.

Bu durumda 118 gün yaşayan Simmons’un kan dolaşımı sadece iki pompa vasıtasıyla yapıldı. Tüm bunlara rağmen Simmons mucizevi bir şekilde yeni kalbiyle sağlıklı bir şekilde yaşamaya devam etti.

6- Acı hissetmeyen kız
9 yaşında sevecen ve enerji dolu bir kız çocuğu olan Gaby Gingras’ı diğer çıocuklardan ayırqan şey CIPA adı verilen bir sinir hastalığıydı. Dünyada sadece 100 kişide görülen bu hastalık Gaby’yi doğuştan acı hissetmemesine sebep olmuştu.

Kulağa o kadar kötü gelmese de acısız yaşamak Gaby’nin hayatını olumsuz etkiledi. Kan gelene kadar parmaklarını ısırabiliyordu. Gözlerini aşırı kaşırken tek gözünde görme yetisinden oldu.

Ailesi kendisine zarar vermemesi için daha sıkı önlemler aldı. Gaby’nin bu dramatik mücadelesi bir belgesele de konu oldu.

7- Suya alerjileri var
İster sıcak banyo için isterse evi temizlemek için ya da sadece susuzluğu gidermek için. Avustralyalı Asleigh Morris ve İngiltere’den Michaela Dutton suyu ne zaman kullansa alerjik belirtiler gösterdi.

Duş almak ikisi için de acı veren bir deneyim. Michaela su, kahve ya da çay içemezken, derisini yaktığı için sulu meyve bile yiyemiyor! Sadece diyet kola Michaela’ya ciddi bir zarar vermiyor.

Asleigh de terlememek için spor yapmıyor, kendini yormuyor. Çünkü ter cildine alerjik reaksiyonlardan dolayı büyük zarar veriyor.

8- Uyuyamayan aile
FFI adı verilen uyku bozukluğu hastalığı genetik sebeplerden ortaya çıkıyor. Bu hastalığa yakalananlar uykuya asla dalamıyor. 29 yaşındaki Cheryl Dinges bu uyuyamama hastalığına tutuldu. Ailesi FFI geni taşıdığı için hastalık ona da geçti. Dünyada sadece 40 ailede görülen bu genetik hastalık yüzünden annesini, dedesini ve amcasını kaybetti.

Zamanla FFI hastası kişi halisülasyon görmeye başlar. Hayatı boyunca uyuyamaz. Hastalık son evresinde ise akıl hastalığına dönüşür. Eğer anne babalardan birinde FFI’ya yol açan gen varsa hastalığın çocuklara geçme şansı yüzde 50 civarında.

9- ‘Kelebek’ çocuklar
Sarah ve Joshua Thurmond kardeşler amansız bir genetik hastalık olan Epidermolsis bullosa hastalığına yakalandı. Bu amansız hastalık ciltleri olağanüstü derecede dayanaksız bir hale getirir. Ciltte aşınma ve kabarıklıklar cildin alt tabakasındaki dokulara zarar verir.

Kardeşlerden Sarah 2008 yılında hayata gözlerini yumarken Joshua da aynı hastalıktan mağdur durumda. Doktorların bu hastalığa yakalananlar için biçtiği ömür ise 30-40 yıl. Bu hastalığa yakalanan çocuklar için kullanılan tabir ise “kelebek çocuk”.

Bu tabirin kullanılmasının sebebi derinin bir kelebek kanadı kadar kırılgan olması. Kardeşler acıyı azaltmak için özel bandajlarla dolaşsa da bu hastalığın kesin bir tedavisi yok.

10- Taş bebek
Faslı kadın Zahra Ebutalib neredeyse yarım yüzyıl boyunca karnında çocuğunu taşıdı. 1955’te hastaneye doğum için yetiştirilen Zahra sezeryan bölümünde başka bir kadının ölmek üzere olduğunu görünce doğum yapmaktan vazgeçti.

Ağrıları son bulduktan sonra Zahra bebeğini “uyuyan bebek” olarak düşündü. Fas halk inanışına göre kadınların onurunu korumak için bebekler ana rahminde uyuyarak yaşayabilir.

75 yaşına geldiğinde Zahra yine dayanılmaz ağrılar çekmeye başladı. Doktorların ultrason çekiminden sonra çocuğun karnında öldüğü anlaşıldı. İşin mucizevi tarafı Zahra’nın vücudu karındaki ölü bebeği bir organ gibi kabul edip fonksiyonlarına devam etmişti.

Ama 50 yıl sonra cenin dayanılmayacak derecede büyüdü ve çevreleyen organlara zara verdi. Sonuçta 5 saatlik bir operasyon sonucunda kireçleşen cenin alındı. Kireçleşen cenin vakaları tıp dünyasında çok nadir rastlanıyor. Journal of Royal Society of Medicine dergisine göre bu yönde sadece 290 vakası kaydedilmiş durumda.