Tercüman demek hain demektir

____________________________________________________________________

Bu sözü nereden duymuÅŸtum, nereden görmüştüm hatırlamıyorum. Ancak Sezar’ın bir sözü olma ihtimali var. Aradım ama baÅŸka böyle bir söz bulamadım. Sanırım İngilizce bir yerde görüp tercüme ettim. Bilmiyorum iÅŸte bir ÅŸekilde sözler listeme girmiÅŸ bir söz. Konu da nasıl geldiÄŸi deÄŸil zaten, öyle aklıma geldi. Hani baÅŸbakanımızın konuÅŸmasını farklı tercüme ettiÄŸi söylenen tercüman varya, onun haberlerini duyunca aklıma geldi.

Åžimdi o çeviriyi yapan görevliye hain demiyorum, sadece onun oradaki önemini belirtmeye çalışıyorum. BaÅŸbakanımızın maÅŸallahı var oraya çıkıp bir güzel döktürdü ki. 🙂 Oradaki tercümanın iÅŸi zaten normalde çok zor birÅŸey; eÅŸ zamanlı tercüme yapmak. Söyleyen kiÅŸinin cümlesini takip etmek ve bir cümle oluÅŸturması için gerekli öğeleri toplayınca bu cümleyi çevirip söylemek vs. zor iÅŸler. Bir de İngilizcedeki fiilin özneden sonra gelmesi olayı varya, bu da çeviri yönüne ve cümle uzunluÄŸuna göre iÅŸileri biraz zorlaÅŸtırıyor. Ya adam bol bol “relative clause” içeren bir cümle kurmaya baÅŸlayıp cümlenin sonuna bir türlü gelemezse. 🙂 Burada tercümanın çeÅŸitli yöntemler vs. kullanması gerekir. Bu tür ÅŸeylere hazırlıklı olabilirler ama bizim baÅŸbakanımızın sert çıkışına hazır olacak tercüman yoktur. Gayet resmi bir toplantıda birden kendini kahvede sanıp aÄŸzına geleni söylemeye baÅŸlarsan, tercüman da ne oluyor der, ÅŸaşırır insan. En üst seviyede resmi bir yerden kahve diline geçiÅŸ yapmak kolaymı. 🙂

Tercümanlar birden sert bir çıkışta ne yapacaklarını ÅŸaşırmışlardır. Ancak vakit düşünme vakti deÄŸil ki, baÅŸbakanımız sayıyor “Öldürmeyi iyi bilirsin…”. Bu durumda tercüman ne yapar aklına ilk ne gelirse o ÅŸekilde çevirir. Biraz ağır konuÅŸmasından da etkilenmiÅŸse, bunu yumuÅŸatarak anlatmıştır.

Burada tercümanları suçlamamak gerekli. Onlar sadece işlerini yaptılar. Üstelik bekledikleri ile buldukları bile bir değildi, diplomatik bir dil nere, kahve ağzı nerede. Belki bu şekilde diplomatik bir kriz önlenmiş oldu. 🙂

Başbakanımızı da eleştirmiyorum iyi yaptı ama daha hafif bir dille olabilirdi. Neyse zaten onun dediklerini anlayan da tek biz olduk, sadece biz anladık ne demek istediğini. Tercüman az da olsa söylediklerini dışarı yumuşatarak aktarmış. Yani diğerleri bizim duyduklarımızdan daha kibar şeyler duymuşlar. Böylesi daha iyi aslında, başbakan fazla abartmıştı, o şekilde tam çevirilmesi daha sert bir etki yaratabilirdi. Bir de şöylesi var, bazıları adamın çok kibar konuşup buna rağmen sert yüz ifadeleri ve tavırlarına şaşabilir. Umarım bizimkini bu şekilde de görenler olmamıştır.

Tercümanlar özellikle bu tür küresel toplantılarda önemli rol oynuyor. Yapacakları en ufak bir hata çok ÅŸeyi karıştırabilir, zira baÅŸbakanımızın aÄŸzı bile ona bakıyor. Åžimdi o tercümanlar İsrail baÅŸkanının dediklerini “Yaptıklarımız içn çok üzgünüz, sizden ve tüm dünyadan özür diliyoruz.” ÅŸeklinde tercüme etseydi, bizim baÅŸbakanımız da o ÅŸekilde tepki verirmiydi.

Peki bu tercümanlar kimler, tabii ki onlarda bizim gibi insanlar. Biri gidip bunlara dese sana x000000 para vereceÄŸim diye, kim konuÅŸmalarındaki bir kelimeyi veya rakamı deÄŸiÅŸtirmeyeceklerini garantileyebilir. Böyle bir deÄŸiÅŸimin de ne sonuçlar çıkaracağı belli. Bu sebeple devlet başındakilerin İngilizce bilmesi önemli. Hem konuÅŸabilmeli hem de anlayabilmeliler. Tabi bu da yetmiyor, kaç kere “One minute” dedik ama anlayan oldu mu? Büyük bir saygısızlıkla konuÅŸma yarım kesildi. Ben baÅŸbakanımızın yerinde olsaydım o muhabbire bir yumruk çakmıştım orada, sen kimsin benim elimi tutacaksın be. 🙂 İşte zaten bundan orada deÄŸilim.

1 Yorum

  • Yazan: E. Ali, 6 Åžubat 2009 @ 10:28 am

    Hayır baÅŸbakanımız “one minute” demiyordu “one minutes” diyordu! 🙂
    “Bir dakikalar! Bir dakikalar!”

    Benden ders alanlar asla böyle hatalara düşmemiştir. 🙂

Bu yazıya bağlantılar

Bu yazıdaki yorumlar için RSS beslemesi. Geri izleme URI

Yorum yaz