Sevgili mazeretlerimiz
Sevgili mazeretlerimiz, sizle sadece kendimizi kandırıyoruz. Hepsi de bir eğer ifadesinin arkasına çok yakışıyor.
Devamını oku »
Sevgili mazeretlerimiz, sizle sadece kendimizi kandırıyoruz. Hepsi de bir eğer ifadesinin arkasına çok yakışıyor.
Devamını oku »
Cem ile Ayşen, bir arkadaş toplantısında tanıştılar. Cem 30 yaşında özel sektörde profesyonel olarak çalışan bir gençti. Ayşen ise 28 yaşında yine profesyonel olarak çalışan bir genç hanımdı. Bu yaşlarda insan “Terminatör” gibi oluyor. 1980lerin en ünlü filmlerinden biri, James Cameron’un yönettiği, Arnold Schwarzeneger’in oynadığı “Terminatör” filmidir. Filmde gelecekten gelen bir robot olan “Terminatör”, Sarah O’Connor’ı yok etmek ister. Ekranda sık sık bu robotun kafasının içinden dış dünya görünür. Terminatör, çevresindeki herkesi teker teker kontrol eder ve bu benim hedefim olabilir mi, diye değerlendirir. 30’lu yaşlarında evlenmeyi düşünen insanların durumu da böyledir. Her gördüğüne “Bu benim hedefim olabilir mi?” diye bakar, “Olabilir” diye karar verdiğine doğru gider ve hedefe kilitlenir.
Cem ile Ayşen de Terminatör modunda dolaşırken birbirlerine baktılar ve hedefe karşılıklı olarak kilitlendiler.
İlk hamleyi Cem yaptı. Cem, Ayşen’i iş yerinden arayarak kahve içmeye davet etti. Ayşen de teklifi kabul etti. İkisi de güzelce hazırlandılar ve bir kafetaryada kahve içip sohbet ettiler.
Yeni tanışan çiftler, ilk buluşma keyifli geçerse yeniden buluşmak isterler.
Cem izleyen haftalarda “daha fazlasını iste” ilkesiyle hareket etmeye devam etti. Böylece kahve içmeyi, sinema, tiyatro, dışarıda yemek, piknik ve evde yemek takip etti.
Bu şekilde bir altı ay geçti. Ancak sonunda Cem açısından beklenmedik bir olay oldu. Ayşen, Cem’e ayrılmak istediğini, birlikte bir gelecek göremediğini söyledi ve ayrıldılar.
Cem, Ayşen’i unutamadı. Onu tekrar tekrar aradı. Ayşen telefonları açmadı. Cem kısa mesajlar, e-postalar, gönderdi. Ayşen bunlara da cevap vermedi. Cem araya aracılar soktu. Ayşen aracılarından, ortak arkadaşlarından da etkilenmedi. Cem Ayşen’e çiçekler gönderdi. Hiçbir olumlu geribildirim gelmiyordu. Cem ümitsizliğe düştü. Tam bu sırada, bir arkadaşının ona söylediği bir söz aklına geldi:
“Sıradan yollarla ulaşamadığımız sonuçlar için sıra dışı çözümler gereklidir.”
Cem Ayşen’i yeniden kazanmak için yaptıklarının çok sıradan olduğunu düşündü. Şehrin en ünlü çikolatacasına gitti; en kalitelisinden bir kutu çikolata aldı. Paketlemeden önce, bir masaya arkası dönük şekilde oturdu ve çikolatalarla bir şeyler yaptı. Daha sonra çikolatalar paketlendi ve Ayşen’e gönderildi.
Ayşen, işyerinde paketi aldı; üstünde Cem’in kartı vardı. Ayşen kutuyu açtı, ancak kutunun içiçndeki manzara şaşırtıcıydı. Tüm çikolatalar ısırılmıştı. Ayşen şaşkınlıkla ısırılmış çikolatalara bakarken kutunun sağ alt köşesinde küçük bir not gördü. Şöyle yazmaktaydı:
“Hepsini denedim, senin kadar tatlısını bulamadım.”
Ayşen bu hediyeden çok etkilendi. Sonunda yeniden bir araya gelerek nişanlandılar.
Melih Arat – Sıradışı Yaşam Becerileri
Şimdi abicim, bu olaya romantik diyen kız da vardır, hayvani diyen kız da. Gerçi, adamın salyaları çikolatanın temas eden parçalarını kaplamış oradaki bakteri mikrop vs. şeyleri eritmiş olabilir diye sağlıklı olabilir ama, adamın hastalık taşıma ihtimali de var değilmi… Neyse… Yine de bence yapılmayacak, biraz hayvani bir şey. 🙂
Evet, sabahları bir saat daha fazla uyumak istiyorsanız iPhone 4 alın. 😀 Cümle aslında bir espri. PClabs forumuna bir kullanıcı iPhone ile ilgili sorununu yazmış. Sorunu son iPhone yazılımının saatin bir saat ileri geri alınması ile ilgili kısmı kaçırması ve saatin bir saat geç çalması. Devamını oku »
Küçük evler ölçü olarak küçük olabilirler ama imkan olarak sanıldığından daha fazlasını sunuyor olabilirler. Tabi bunu sunduracak biri bulabilirseniz ya da olabilirseniz. Mesela Hong Kong’lu bir möhendis Hong Kong’da yapmış böyle bir daire.
Hayal kurmak parayla değilya, pahalı hayaller de olsa kurmalı arada, saçma olduğuna adımızdan daha da emin olsak da… 🙂 Devamını oku »
Soru sorma biçimimizin önemi üzerine kısa bir anekdot… Devamını oku »
Şimdi satrançın ortaya çıkması ile ilgili bir hikaye anlatacağım diye yola çıktım ama matematikten çakmadığımdan aradaki işlemlerde ufak bazı hatalar olabilir. Hani çıkan bir sayı bir fazla falan da olabilir. Devamını oku »
Pazartesi günü saat 19.00 gibi Recep Tayyip Erdoğan’dan şikayetçi olan ve eleştiren Twitter kullanıcıları #notayyip etiketini (hashtag) Twitter trendi olarak ilk sırada görmek için bir hareket başlattık. Bu yazıyı da ilk hareket ile Salı günkü ikincisi arasında yazmıştım, ikincisi amaca ulaşırsa yayınlamayacaktım, ama işte bu yazı burada. Devamını oku »
Arkadaş Facebook’ta bazı işkence yöntemleri paylaşmış da, alayım buraya, elimde bulunsun dedim. Yahu orada yazdığım yorumu bulamıyorum beş dakika sonra… 🙂 Devamını oku »
Bu vinçleri falan görünce tırsarım, nasıl duruyor bunlar böyle falan derim ama yine yanlarından altlarından rahatça geçerim. Ama aslında biraz da korkmak gerekli imiş, zira her zaman sağlam durmuyorlarmış benim gördüğüm gibi. 😀