ConnectIQ oyunu Nu Pogodi
Çocukluğumda Nu Pogodi adında Bulgaristan’dan alma bir LCD oyunum vardı. Güzel bir oyundu. Oyunu Connect IQ platformuna getirip yeniden hayata döndürmeyi düşündüm.

Çocukluğumda Nu Pogodi adında Bulgaristan’dan alma bir LCD oyunum vardı. Güzel bir oyundu. Oyunu Connect IQ platformuna getirip yeniden hayata döndürmeyi düşündüm.

Ulan, bir Amerikalı’yı yatağından uyandırıp uzayda bir teleskop ismini sorsan vereceği cevap Hubble olurmuş. İmrendim lan adama. Hukuk oku, avukatlık yap, sonra astronomi oku gökbilime geçiş yap. Fena imrendim kıskandım lan. 🙂 Şimdi adamın adını herkes biliyor. Adamın adını artık uzay teleskopuna veriyorlar düşün. Bizim adımız nerede? Adam nasıl bir yaşam yaşadı bilmem, iyi miydi kötü müydü bilmem ama insanlığa ve bilime adanmış tam olması gerektiğine inandığım bir hayat yaşamış… Hakkını da görmüş mü? Kimse put gibi tapmayacak ama adı bir yerlere yazılmış durumda. İlk uzay teleskopunun ismi olarak kıyamete kadar yaşayacak bir isim… Hani hemen hemen bir şeyi kimseyi kıskanmam ama, bu adamı kıskandım şimdi…
Bu arada Edwin Hubble’la ilgili bilgiye Vikipedi sayfasında ulaşabilirsiniz.
Pisi Linux kedisi ile yaptığım iki ConnectIQ saat yüzü. Biri analog, diğeri dijital. Aşağıdaki görsellere tıklayarak ConnectIQ Store üzerinden indirilebilir ya da telefondan Connect Mobile uygulaması ile de indirilebilir.
Pisili Analog.
Garmin Connect IQ platformu için yaptığım iki İslami temalı analog saat yüzü. Linklerden ya da Garmin Connect Mobile uygulamasından saatlere indirilebilir.
Islamic Watchface Allah
Ülkemizde mobil operatörlerimiz 2009’dan beri 3G HSDPA hizmeti sunuyor. Aynı yıllarda çeşitli ülkeler 4G’ye geçmeye başlamışken biz bir önceki versiyonu ile yetiniyorduk. Zaman geçti 3G kapsaması oldukça yaygınlaştı, çift taşıyıcı, üç taşıyıcı ile hızlar 42 Mbit, 63 Mbit civarına yükseldi; aynı zamanda kullanıcıların mobil veri kullanım oranı da arttı. Operatörler 42 Mbit 3G hızı verdiklerini iddia eder, Turkcell Amerika’nın 4G’sinden hızlı olduğunu söylerken eldeki 3G artan talebe yetemez olmaya başladı. Bir bölgede çok iyi hizmet verebilen şebeke yoğun bir yerde çok kötü bir hizmet verebiliyordu. Bkz. Büyük İstanbul Otogarı testi. Çözüm ya daha fazla baz istasyonu ki kimse yenilerini değil eskilerini bile istemiyor, ya da 4G gibi daha üstün bir teknoloji idi. 4G olarak da kendini geliştirmeye devam eden LTE ve ona yetişemeyen WiMAX teknolojileri vardı ki WiMAX kullanımı çok da yaygınlaşmıyor. Türkiye’de d 2014 yazından beri 4G ihalesinin yapılması bekleniyor ki, artık şebekeler cidden sıkıntı yaşamaya başlayınca işin üzerinde ciddiyetle durulup 2016 Mayıs’ında ihale yapılmasına karar verilmişti. Tabi bir şeyler oldu, 26 Mayıs kaynadı, ihale 26 Ağustos’a ertelendi. 4G yok dendi, 5G’ye geçeceğiz dendi; on senede olmayacağı anlaşılınca 4.5G’de karar kılındı, uygun görüldü. 😀 Sonuçta da ihale 26 Ağustos 2015 tarihinde yapıldı. Nereden ne ara çıktığı belirsiz NetGSM firması da ihaleye dava açıp bir şeyleri değiştirmeyi başaramazsa ihale bugünkü haliyle ülkemizde 4G altyapılarının kurulmasının önünü açacak. Devamını oku »
Bir süredir giyilebilir teknoloji adında bir moda var ve aktivite takipçisi cihazlar da bu modanın öncelikli tercih edilen cihazlarından. Bunlar adım sayar, kalori sayar, uyku sayar vs. gününüzün ortalama bir halini görmenizi sağlar. Bu şekilde kilo vermenize de formunuzu korumanıza da yardımcı olabilirler. Garmin Vivosmart da navigasyon kelimesi ile neredeyse eş anlamlı Garmin firmasının akıllı bilekliği olarak karşımıza çıkıyor. Yalnız bileklikte navigasyon ile ilgili herhangi bir özellik olmadığını da not etmeli.

Vanga nine Bulgaristan’da doğmuş, büyümüş, ölmüş; küçük yaşlarda bir fırtınada savrularak gözlerine gelen kumla kör kalmış ve insanlara gelecekleri ile ilgili şeyler söyleyebilen bir kahin kadın. Falcı kadın da diyebiliriz ama işi baya ileri götürmüş sektörün lideri(!) bir kadın, şekere bakıp söylüyor. 😉 Hani söyledikleri ve kehanetleri falan tutuyormuş. Kadın 11 Ağustos 1996’da hayatını kaybetti. Yola çıkmadan da geleceğimiz ile bir şeyler söylemiş hani. Baba Vanga’ya göre geleceğimizde şöyle bir şeyler olacakmış… Parantez içine de kendi yorumlarımı koydum biraz. En alta koyduğum belgeseli izlemekte de fayda var.
Suriye’nin düşmesinden sonra Apokalipsis gerçekleşecekmiş! Devamını oku »
Monkey C ile Garmin’in Connect IQ destekli saatleri için yaptığım Türk bayrağı temalı çok basit bir saat yüzüdür. Herhalde mağazadaki ilk Türkçe yüz. Her ne kadar Vivosmart bunları desteklemese de devamı arada gelecek…
Garmin Connect IQ Store’da Bayrak saat yüzü.

Garmin Fenix 3 ve D2 Bravo yüzü

Garmin Vivoactive, Forerunner 920XT ve Epix saat yüzü
Garmin, GPS özellikli koşu ve yürüyüş saatlerinde lider firmalardan biri. Bir süredir telefonlarda ve akıllı saatlerde kendini gösteren optik nabız sensörlerine ise uzak bir firma idi. Optik sensörler nabzı damarlarda olan değişiklikleri ışıkla algıladığından sensöre yan ışıklar geldiğinde ya da hareket halinde ölçümü doğru yapamıyordu. Garmin ise sadece elektrokardiyografik ANT destekli göğüs bantlarına destek sunuyordu. Optik sensörler çoğu cihazda sportif aktivitelerde verimli olmasalar da Mio marka cihazlarda kullanılan Philips üretimi sensör oldukça başarılı idi. Sonunda Garmin de koşu saatleri serisinin yeni üyesi Forerunner 225’e Mio teknolojili bir optik nabız sensörünü eklemiş.
İşler 4G LTE için çok da iç açıcı değil. 3G ve 2G şebekelerinde baz istasyonları şebekenin daha üst hiyerarşideki santral vs. kontrol kısımlarına mikrodalga radyolink bağlantısı ile bağlanıyordu. Bu bağlantı baz istasyonlarında görebileceğiniz davul şeklinde karşılıklı birbirine sinyal veren antenlerle sağlanıyordu. Radyolink teknolojisi iyi bir teknoloji. Ancak 4G için ihtiyaç duyulan hızlara ulaşmakta yetersiz kalıyor. Mesafe ve bant genişliği arttıkça anten boyutlarını büyütmek gerekebiliyor, ayrıca hava şartlarından etkilenebiliyor vs. Radyolinklere en iyi alternatif ise fiber optik kablolar. Hem kapasite olarak çok daha yüksek kapasite sunabiliyorlar, hem de hava koşullarından etkilenmiyorlar. 4G için düşünülüğünde de fiberoptik altyapılar 4G teknolojisinin olmazsa olmazı olarak görülüyorlar!!! Çünkü 4G LTE-A ile taşınacak büyük miktarda trafiği taşıyabilecek en iyi teknoloji bu. Aslında her baz istasyonunda fiberoptik bağlantısı olacak diye de bir şey yok. Bir baz istasyonuna fiber optik bağlantı kuruluyor ve buradan etraftaki diğer baz istasyonlarına radyolink ile ulaşılabiliyor. Bu 3G’de yaygın bir kullanım türü idi. Ancak 4G için fiber hatların çok daha fazla arttırılıp radyolink bağlantılarının ve atlama noktalarının azaltılması gerek ki hız düşümleri olmasın. Devamını oku »