Normal Ötesi Aşk kitapları
Ömer Özdamar’ın Normal Ötesi Aşk kitaplarının elime geçtiğini yazmıştım. Bu kitapları sıcak sıcak okumak gerekli idi. Yoksa okumazsam çok ileri bir tarihte okunmak üzere bir yerlerde kaybolacaklardı. Devamını oku »
Ömer Özdamar’ın Normal Ötesi Aşk kitaplarının elime geçtiğini yazmıştım. Bu kitapları sıcak sıcak okumak gerekli idi. Yoksa okumazsam çok ileri bir tarihte okunmak üzere bir yerlerde kaybolacaklardı. Devamını oku »
Her yılbaşı bir çekiliş yapan Barış Ünver, bu yıl da bir çekiliş yapıyor. Yayma amacıyla biz de çekilişi bildirip katılıyoruz çekilişe hani. Devamını oku »
Yıllardır bir ara izleyeyim, bir ara izleyeyim dediğim bir filmdi. Bir süre önce de elime geçmişti ama acelem olmadığından pek acele etmemiştim. Dün gece de izleyeyim dedim ama, bir boşluk kaldı içimde… 🙂 Nedense beklediğim tadı vermedi film… Devamını oku »
Makinist, 2004, İspanyol yapımı ama İngilizce yapılmış bir film. (El Maquinista) Biraz psikolojik bir türü var. Genel olarak iyi, güzel bir film. Ama bittiğinde de vaaav demedim. Bilmiyorum, belki anlık psikolojimle ilgili bir şeydi ama, beklediğim kadar iyi olmasa da oldukça iyi bir film. Yorumları falan da çok iyi olduğu yönünde. Devamını oku »
Normal Ötesi Aşk ve Normal Ötesi Aşk – 2 kitaplarının yazarı Ömer Özdamar Twitter hesabından yaptığı bir çekilişte on kişiye kitaplarını göndereceğini söylemişti. Çekilişe katılmak için iletisini RT etmek yeterli idi. Dururmuyum, hemen kitap ve kampanyanın yayılması için RT ettim tabi. Çekilişte son asil talihli de ben çıkmışım, ve bugün de kitaplar elime geçti. Devamını oku »
Yüksek Yüksek Tepelere diye bir türkü vardır, böyle buralarda kınalarda falan çalarlar. Bir yerde rastladım da neymiş diye: Devamını oku »
Dil izi parmak izine benzer imiş, herkesin benzersiz bir parmak izi var imiş…
İnsan her saat yaklaşık 600.000 deri partikülü döker imiş. Dakikada 10.000, ne pisiz lan. 🙂 Saniyede +-160… Devamını oku »
Twitter yan menüsü (sidebar) Twitter’daki ayarlardan farklı renklere sokulabiliyor, ancak bu menünün arka planını transparan ya da şeffaf yapmak için bir ayar bulunmuyor Twitter Design sayfalarında. Twitter yan menünüzü transparan yapmak istiyorsanız ufak bir kod ile ufak bir şey yapmak gerekiyor. Devamını oku »
%100 Düşünce Gücü son okuduğum biraz eski ama oldukça etkileyici bir kişisel gelişim kitabı. Kitabın varlığını ve hakkında iyi şeyleri uzun zamandır biliyordum. Tavsiye eden de olmuştu ama elime geçirememiştim. Yakınlarda bir tanıdıktan okumalık aldım ve okudum. Devamını oku »
Kent Park Avrupai şehir (!) Eskişehir’in mucize projelerinden biri. Aslında bir park tabii ki mucize bir şey değil de. Gidip dağların arasında düz kalan bir yere kurulan şehirde bir gölet ve plaj kurarsan biraz öyle oluyor.
Aşağıda Kent Park’ta kaydettiğim iki video var. Bunlar park içindeki göletin üzerindeki köprüden göletin iki tarafına doğru kısa bir bakış. (Her şeyimi buraya da bağlamaya çalışıyorum da…)
Kent Park video 1
Kent Park video 2
Bir çok fotoğraf da vardı, ekleyecektim oradan ama nereye kaydetmişim ben onları. 🙂
Eskişehir’in Avrupai şehir diye bahsedilmesi pek hoşuma gitmez. Bir şehri özelleştirmek istiyorsan özgünleştirmelisin. Kopyalamaya çalışmamalısın. Odunpazarı evleri vs. bunun için de imkanı çok aslında. Bu Avrupai kelimesinden kurtulması gerek bence…
Kente Avrupai diyerek benim gözümde bu kent değil Avrupa büyüyor, Avrupa güzelleşiyor. Çünkü kent Avrupa’dakilerin kopyası gibi hissediliyor. Bilmiyorum, belki kentin durumunu çekemeyip zarar vermek isteyenler de bu ismin yayılmasına sebep oluyor ama hoş değil. Derdimiz Avrupai Avrupa kopyası şehir olmamalı, Avrupa’nın özeneceği bir şehir olmalı! 😉
Bir de Yılmaz Büyükerşen’in bir hayali varmış galiba, Porsuk kıyısında yaşayanların tekneleri olacak onunla gezecekler falan… Bir köyde olsa çok güzel de Eskişehir’de olmaz o iş. Park yeri bulamaz ki kimse. 🙂