Ücretsiz eğitim şart

____________________________________________________________________

Günün birinde Dünya diye bir yere geliyoruz. Bizim ne iÅŸimiz var burada? Üstelik neden geldik biz buraya? İki kiÅŸinin yaşıtlarına uygun oyuncak (bebek – çocuk) isteÄŸi ya da birbirlerine olan aşırı aÅŸkları, ya da boÅŸ verin gitsin Freud’un bilmem nereye takılı kalmadan kaynaklı cinsellik isteÄŸi yüzünden. Sonra garip ÅŸeylerle karşılaÅŸmaya devam ediyoruz. AÄŸzımıza emzikler veriyorlar, elimize oyuncaklar. Altımızı da temizliyorlar. Sonra yürümeye baÅŸlıyoruz, koÅŸuyoruz. BaÅŸlıyorlar okuma vs. öğretmeye. İyi, güzel, gidiyor böyle. Sonra okul çağına geliyoruz, okula gitmeye baÅŸlıyoruz usana sıkıla. Bir süre sonra alışıyoruz buna, hatta bunsuz olmaz diye de ÅŸartlanıyoruz. Tabi onlar da fırsat bu fırsat üniversite harcı adı altında dömürüyorlar cüzdanımızı. Halbuki, eÄŸitim bizim kendi isteÄŸimizle aldığımız bir ÅŸey deÄŸil ki, toplumun zorlamasıyla gittiÄŸimiz bir okuldan doÄŸan bir ÅŸey. E o zaman fiyatını da toplum ödesin.

Toplum, okusun adam olsun, iş bulsun, kaldırım mühendisi olmasın vs. amaçlarla bizi okul denen ortama gitmeye zorluyor. Tamam, buradan faydalanıyoruz ama. Kendi tercihlerimize kalsak, muhtemelen çoğu çocuk gitmek bile istemeyebilirdi. 🙂 Yani bizi okula gitmeye mecbur kılan toplum, toplumca koyulan ahlaki ya da yasal kurallar.

Ancak iş paraya gelince toplum çekiliyor kenara, anne baba geliyor onun yerine. Bu da belki, anne babaya toplumun koyduğu kurallara uymanın cezası ya da bedelidir.

Ama yok, olmuyor böyle de. Madem insanı toplum okula götürüyor, ücretini de o ödemeli. Yani ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim ücretsiz olmalı. Eğitim için kıymık kadar bile ücret alınmamalı. Üniversiteye düşünebilen bireyler olarak geliyoruz ama, toplumun bizi şartladığı üniversite oku komutu ile geliyoruz. O yüzden üniversite harçlarını ödemek de toplumun görevidir.

Yorum yok

Henüz bir yorum yok.

Bu yazıdaki yorumlar için RSS beslemesi. Geri izleme URI

Yorum yaz