Hamdolsun
____________________________________________________________________Hamdolsun başlığında ilginç bir yığın e-posta gelmiş. Hoşuma gider gibi oldu, en azından söylediği çok doğru var.
Biri baksın falımıza, tuz kattılar balımıza,
AÄŸlanacak halimize, gülüyoruz hamdolsun…
Süleymaniye’de serçe, Davos’ta aslandan pençe,
Gül deÄŸil, dikenli bahçe, suluyoruz hamdolsun…
Diplomasi, ince ince, dokunulur mu hiç gence?
“One minute”lik İngilizce, biliyoruz hamdolsun…
Hani teğet geçecekti? Kriz gelip geçecekti?
BaÅŸlamadan bitecekti? Ölüyoruz hamdolsun…
Millette geçim korkusu, onlarda seçim kaygısı,
Åžehirde kömür kokusu, soluyoruz hamdolsun…
Nerde düzen, nerde birlik? Hani birdik, bütündük?
Bir alt kimlik, bir üst kimlik, Bölüyoruz hamdolsun…
Rantın peşine düşenler, Deniz Feneri SEVENler,
“Ya sev, ya terk et” diyenler! Kalıyoruz hamdolsun…
Üç, beş kuruş memuruma, hem emekli hem duluma,
Gemi yakışır mahdumuma, alıyoruz hamdolsun…
“Al git!” dedi anamızı, okutacak salamızı,
Aradıkça belamızı, buluyoruz hamdolsun…
Nerede iş, nerede aş, gözler çıktı yaparken kaş,
Ömrümüzden yavaÅŸ yavaÅŸ, çalıyoruz hamdolsun…
Bir Recep İvedik filmi, izledik, güncel ve ilmi,
Uyuma vakti geldi mi, dalıyoruz hamdolsun…
Åžehit: “Kelle”, Apo: “Sayın”, Yüreklerde gizli mayın,
Kimler yiÄŸit kimler hain? Biliyoruz hamdolsun…
Avrupa’nın havuçları, kapalıdır kapıları,
Tuz dökülmüş avuçları, yalıyoruz hamdolsun…
Dünyalıktır, zikirleri anlaşılmaz zehirleri,
Akılları, fikirleri, çeliyoruz hamdolsun…
Mektup, zarfa iliÅŸmiyor, Demokrasi geliÅŸmiyor,
Cafer’e bez yetiÅŸmiyor, siliyoruz hamdolsun…
Hayal gibi, gerçek gibi, aciz miyiz, böcek gibi?
Susuz kalmış çiçek gibi, suluyoruz hamdolsun…
Bu teranelerden bıktık, bilmem nerde hata yaptık?
Sinir küpü olduk artık, doluyoruz hamdolsun…
Kader örmüş ağlarını, özledik dost bağlarını,
Ergenekon daÄŸlarını, deliyoruz hamdolsun…
Onlar efendi, biz hamal, artık zamanı: Bir rol al!
Hepimiz Mustafa Kemal, geliyoruz hamdolsun.
