Kategori: Kişisel

Ehlikeyfim gelmiş

Geçende Yeni Rakı’nın blogcu olayına katılmış, etkinliğe davetiye kapamamış ama bir ehlikeyf kapmıştık. Dün de o ehliyet nihayet elime geçti. 🙂 Devamını oku »

#kendimeNotFF Kapitalizme küle oldum gurban

Tarihimde ilk defa resmi olarak bir işte çalışmış bulunmaktayım. Neredeyse çalışmaya karşı bir kişinin hayatını bir kenara atıp çalıştığı ilk gündür bu. 🙂 Devamını oku »

Ayak bastı parası kız alma verme

Garip gelebilir biliyorum ama, kız alma verme olaylarında kadının erkek cinsinden bir birey ile evlenmesi olayında kız alma ve kız verme deyimlerine maruz kalması biraz garip geliyor bana. Garip değil de aşağılayıcı vs. yazacağım, hoş durmayacak. Devamını oku »

Lexmark x2670 inkjet doldurulmuş kartuşları boş görme

Lexmark x2670, çok fonksiyonlu bir mürekkepli yazıcı. Yani kartuş dolumu gerektiriyor. Genel olarak işini iyi yapan bir yazıcı olsa da, biraz modelinin geçmesinden dolayı, biraz da marka olarak Lexmark’ın pek rabet görmemesinden dolayı kartuş bulmak ya da doldurtmak biraz dert oluyor. Orijinal kartuşları ile de, yeni siyah ve renkli kartuşlar yazıcının kendisinden daha pahalıya çıkıyor. 🙂 14 ve 15 kartuşlar normal olarak doldurulamıyor, doldurulabilen 14A ve 15A kartuşlar var ama, bunları da bulmak kolay değil. Fiyatları da tuzlu. Bu durumda geri, aleti çöpe atmak, aleti kömürlüğe atmak, aleti geri iade etmek, ya da zorla doldurtman kalıyor. 🙂 Son seçenek daha mantıklı, değil mi? Tabi doldurmak mümkün değil değil, ama doldurulunca boş görmeye devam edebiliyor kartuşu.

Lexmark x2670 çok fonksiyonlu yazıcı

Lexmark x2670 çok fonksiyonlu yazıcı

Ben yazıcıyı iki sene önce MediaMarkt’tan indirimle almıştım. O zamanda hayli iş görmüştü. Genel kullanımda iyi, işe yarar bir tarayıcı, fotokopi, yazıcı cihazı. Ama kartuşu bitince dert büyük. MediaMarkt’ta bu yazıcıya uygun kartuş yoktu, farklı modellere uygun vardı ama buna yoktu. Eskişehir’deki bilgisayarcıları dolaştım, birkaç yere gösterdim, doldurulmaz bu dediler. Sonunda Süremer karşısında bir yer yaparız dedi, verdim kartuşu, iki saat sonra da aldım. Kartuşun üstünden bir delik delmiş, oradan mürekkep doldurmuş, sonra da tıkamıştı deliği. Evde denedim, kartuş çalışıyordu; sorun yoktu. Tabi yazıcıyı sonra paketleyip iki ay kullanmadım. 🙂 Tekrar kurduğumda yazıcıyı, sorun çıkarıyordu kartuş. Hem boş görünüyordu, hem de mürekkep püskürtme ile derdi vardı. Uzun süre çözemedim sorunu.
Devamını oku »

Artması olası ihtiyaç, akıllı insan :)

Artan teknoloji ile artık her tür bilgiye ulaşmamış kolaylaştı, sadece bilgi değil karşılaştığımız pek çok problemi bile internette bir araştırma yaparak çözebiliyoruz. Bu iyi bir şey ama, şikayet edilen bir şey de var ki, o da teknolojinin insanların çözüme ulaşmak için düşünmesi ihtiyacını azalttığı. Bunun da olumsuz yanı daha da az düşünmeye başlayan insanın zakâsı köreliyor. Ayrıca çok az şeyi hatırlamak zorunda olan insanın da hafızası köreliyor diye şikayet ediliyor. Devamını oku »

Bi’ Büyük Blog’dan ehlikeyf kaptık

Kendine Yazar arkadaşımız Çağatay’ın ısrarları ile Yeni Rakı’nın Bi’ Büyük Fest etkinliği için Bi’ Büyük Blog olayına başvurdum. Yapmamız gereken blogdan bir yazı vermek, bir reklam koymak ve kaydolmaktı. Yaptık, oldu. Çarşamba günü sonuçlar açıklanacaktı. Açıklanmış. Bi’ Büyük Fest’e katılamıyoruz, hiç sorun değil. Bir Yeni Rakı Ehlikeyf kazanmışız. Vatana millete hayırlı olsun. 🙂 Devamını oku »

İlk yıldırım karem

Yıldırım görüntülerine ve fotoğraflarına oldum olası bayılırım. Bazen geceyi gündüze çeviren beyaz bir çubuk, bazen günbatımının etkisiyle pembe çakan bir şimşek, çekmişlerdir beni hep. Bert Reimer vs. bazı yıldırım fotoğrafçılarını da uzun zaman önce bir ara çok araştırmış ve takip etmiştim. Taa, ADSL olmayan günlerde. 😀 Sabahın köründe sitelerinden fotoğraflarının hepsini kaydetmiştim kendime falan. 😀 Tabi kendim de arada çekmeye çalışırdım ama, olmazdı. Tabi sonunda o da olur gibi oldu. 😀 Devamını oku »

Demokrasi batması

İş demokrasiyi savunmaya gelince, çok iyi savunuruz ama sonuçlarına katlanmak zor gelebiliyor. Demokrasi pek çok bakımdan iyi bir yönetim biçimi. Ama oy verdiğimiz partinin de seçim sonrasında lider parti olarak çıkmaması da bu sistemin bir parçası. Kazanan varsa kaybeden de var. Devamını oku »

Ücretsiz eğitim şart

Günün birinde Dünya diye bir yere geliyoruz. Bizim ne işimiz var burada? Üstelik neden geldik biz buraya? İki kişinin yaşıtlarına uygun oyuncak (bebek – çocuk) isteği ya da birbirlerine olan aşırı aşkları, ya da boş verin gitsin Freud’un bilmem nereye takılı kalmadan kaynaklı cinsellik isteği yüzünden. Sonra garip şeylerle karşılaşmaya devam ediyoruz. Ağzımıza emzikler veriyorlar, elimize oyuncaklar. Altımızı da temizliyorlar. Sonra yürümeye başlıyoruz, koşuyoruz. Başlıyorlar okuma vs. öğretmeye. İyi, güzel, gidiyor böyle. Sonra okul çağına geliyoruz, okula gitmeye başlıyoruz usana sıkıla. Bir süre sonra alışıyoruz buna, hatta bunsuz olmaz diye de şartlanıyoruz. Tabi onlar da fırsat bu fırsat üniversite harcı adı altında dömürüyorlar cüzdanımızı. Halbuki, eğitim bizim kendi isteğimizle aldığımız bir şey değil ki, toplumun zorlamasıyla gittiğimiz bir okuldan doğan bir şey. E o zaman fiyatını da toplum ödesin. Devamını oku »

SuperOnline uzun ping sorunu

Bazı forumlarda Adana’lı Turkcell SuperOnline fiber kullanıcıların Speedtest.net gibi sitelerde Adana sunucusuna test yaparken ping süresinin uzun olmalarından şikayet ettikleri oluyor da, kendi varsayımımı sunayım dedim. Devamını oku »