100 Yıllık Eski İzmir Resimleri

____________________________________________________________________

Ferhad ın İzmirle bir ilgisi varmı bilmiyorum. ama eminim o da bu 100 yıllık İzmir resimlerini sevecektir.

Resimleri bana gönderen Murat arkadaşa teşekkürler.

Saygılar,

Mehmet 

1880′li yılların sonlarından 1900′lü yılların başlarında çekilmiş resimler ile
güzel bir nostalji turu atmak ister misiniz?

KARŞIYAKA


Karşıyaka vapur iskelesi


Karşıyaka Vapur iskelesi


Karşıyaka’da eski evler


Karşıyaka sahil yolundan bir görünüş
Karşıyaka sahil yolundan başka bir resim
Karşıyaka çarşı sokağı
Karşıyaka’dan başka bir resim
Karşıyaka sahil bulvarı
BayraklıALSANCAK
1880′li yıllarda Kordonboyu
Kordonboyu’nun eski hali
Fuar’dan bir görünüş
Yunan Ordusu kaçarken güzel İzmir’i işte böyle yakmıştı daha sonra Türk Ordusu İzmir’e girerken
Pasaport iskelesi ve o zamanki Kordon boyu girişi
Pasaport
Pasaport ve Cafeleri, lokantaları, otelleri, limanı
Pasaport ve dukkanları
Alsancak Gar Meydanı
Kordonboyu ve cumbalı evleri
Cumhuriyet Alanı, Atatürk anıtı (Eski düzenlenmesi ile)
Liman (Karagümrük) (Eski düzenlenmesi ile)
Liman (Gümrük) Arkada Kadifekale görülüyor.
Panorama (Denizden İzmir Limanı) 1870 civarı
St. George (Aya Yorgi) Rum Kilisesi (1880 civarı)
İzmir Kent Merkezi Genel Görünüm (1880)
Gümrük Depoları (Sol alt kısımda Arapyan Çarşı’sı görülmekte)
Liman yapım faaliyetleri sonucu resmin ortasında bulunan Fransız Gümrük Binasının denizle ilişiği kesiliyordu.
Liman Girişi (Arkadaki Kramer Palace 2 katlı olarak görülüyor, daha sonra 3 katlı olacaktır, 1890)
İzmir Limanı (Gümrük depoları daha yapılmamış)
Eski Rıhtım (1865 yılı öncesi İzmir’in limanı ve gümrüğü görülmekte) Kartpostal ise 1901 tarihinde basılmıştır.
Kramer Palace ve Rıhtım (1890)
Gümrük Depoları (1880)
Büyük Huck Oteli (İlk ismi Grand Hotel idi. Berlinli sahibinin ismi Huck idi.)
Pasaport ve o zamanın meşhur oteli Büyük Huck (Günümüzde otelin yerinde İzmir Merkez Posta Binası yer almaktadır)
Liman (18.75 metrelik rıhtım genişliği yük işlemleri için sonradan yeterli olmamaya başladı, 1880)
Hotel de Deux Auguste (Büyük Huck oteli ile aynı yapıdır. Binanın ilk ismidir. İkinci ismi Hotel Grand Huck’tır)
Rıhtım ve Liman’a yük taşıyan katarlar
Bella Vista (Belle Vue) Sol plandaki deniz üzerinde yer alan ahşap yapı deniz banyoları için kullanılıyordu)
Alsancak (Punta) Rıhtımı (1880 civarı)
Karşıyaka Yalısı (İzmir’li Levantenler arasında Codelieu ya da Cordelio olarak bilinen yöre)
Darağacı Yolu
Bellevue Mahallesinde 15 Mart Bayramı
Üzüm İşçileri

KONAK ve CİVARI
Varyanttan konak meydanı, yıl 1880. Karşıdaki bina askeriyeye ait Sarıkışla.  Yukarıdaki eski fotoğraftan 10 sene sonra çekilen soldaki bu resimde yine varyanttan Konak meydanı görülüyor. Yıl 1890. Deniz eskiden beri hep toprakla doldurulduğu için buraya o zamanlar “Dolma” denirmiş. Fotoğrafın çekildiği o zamanki Değirmen Dağı’nda bugün kıvrıla kıvrıla çıkan varyant var. Ortadaki Sarıkışla askeriyeye ait. Dikkatli bakarsanız avludaki askerleri görebilirsiniz. O zamanlar idamlar burada infaz edilirmiş. Sarıkışla’nın önünden geçen “Kordelya” yani 1. Kordon’da eskiden atlı tramvaylar çalışırdı. Oradaki bu atlı tramvalara binince “Punta” ya (Alsancak) ya da Tramvay Caddesi’nden geçerek Kokarya’lıya (Güzelyalı) gidebilirdiniz. Bu fotoğraf, Saat Kulesi yapılmadan 10 yıl önce çekilmis. Dikkatli bakarsanız, Hükümet Konağını ve önündeki bahçenin içinde yer alan “İngiliz Ayşe Camii” yani bugünkü Konak Camiisini görebilirsiniz. Ne dersiniz, fotoğraf çok şey anlatıyor değil mi ? Bu çok ender bulunan resmi fikir vermesi için sol tarafta küçültülmüş olarak görüyorsunuz. Çok daha ayrıntılı görmek isterseniz resmin üzerine tıklayın. Liman ve Sarıkışla (1865)
Liman ve Sarıkışla’nın varyant’tan görünümü
(1865)
Liman ve Sarıkışla (1870 civarı)
Sarı Kışla (Kışla-ı Hümayun) 1829 yılında yapılmıştır. 1953′te belediye tarafından yıktırılmıştır.
Saat Kulesi 1901 yılında inşa edildikten hemen sonra, yanda depolar, Hükümet Konağı ve Adliye Sarayı
Konak (Eskiden Katipzadeler ailesine ait bir bina idi.)
Konak Saat Kulesi (1901 yılında Sultan 2. Abdülhamit’in tahta çıkışı 25. yılı onuruna yapılmıştır.) Mimarı ise M. Raymond Pere’dir.
Konak Saat Kulesi
Konak Saat Kulesi
Gazi Bulvarı’ndan bir görünüş
Varyant’tan bir görünüş
Varyant Sadece Etnoğrafya Müzesi ve Devlet Hastahanesi günümüze kadar kalabilmiş.
Hükümet Konağı ve Kemeraltı girişi
Milli Kütüphane Caddesi O zamanların Nadir Nadi Caddesi. Ortada Elhamra Sineması (günümüzün Devlet Opera Balesi binası)
Konak’tan Varyant sırtlarına bir bakış Sağdaki bina Etnoğrafya Müzesi
Hükümet Konağı ile yangında yanıp kül olan Adliye Sarayı
Kemeraltı (Anafartalar Caddesi’nden)
Bahribaba Parkı (Daha sonra yerine İl Halk Kütüphanesi yapılacak. İleride solda Türk Ocağı, yanıbaşında İsmet İnönü Gazinosu)
Kadifekale eteklerinden Konak sırtları, Müslüman-Türk mahallesinden bir görünüş.
Kadifekale ( Mont Pagus) 1865
Eşrefpaşa ve Türk Mezarlıkları (1878)
Türk Mahalleleri (1880)
Ali Paşa Şadırvanı (1895 civarı)BASMANE
Basmane (Çorakkapı Meydanı) 9 Eylül Meydanı
Basmane (Sağda Basmane Garı, karşıda Fuarın 9 Eylül girişi) GÖZTEPE-GÜZELYALI arası
Karataş Civarı ve İzmir Türk Ocağı (Günümüzde Devlet Tiyatrosu)
Karataş (Melantia) Orta alandaki boşluk musevi mezarlığıdır. Ön plandaki yapı Musevi hastahanesidir.
Karataş (Melantia)
Türk Ocağı daha sonra İzmir Halk Evi oldu. Daha sonra da Devlet Tiyatrosu.
Göztepe ve Susuz Dede tepesi
Karantina ve tahta iskelesi
Karantina ve tarihi Asansör’e denizden bir bakış
Asansör
Güzelyalı Depo Durağı (Küçükyalı-Konak, Konak-Reşadiye (Güzelyalı) tramvayları ve Köşk Sineması
Göztepe (ENOPI) ( Sevgi Tepesi ya da sonraki ismi ile Susuz Dede (Ayos Agapi) tepesi İZMİR ve Çevresiİ
Agamemnon Kaplıcaları (1900 civarı)
Buca (Bovios) 1880
Bornova (Brunabad) 1880 civarı
Halkapınar (1890)
Bergama (Pergamon) 1865

 Yeni Resimlerin izinle alındığı yayın : (Vehbi KOÇ Vakfı) Suna & İna Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü Yayını No.3 ISBN: 975-7078-03- 4 İstanbul, 1997 (Tel: 0 (242) 243 42 74)



İzmir’in coğrafi konumu İzmir ili, Anadolu’nun batısında, Ege sahilinde dağlarla çevrili bir körfezin kıyılarına kurulmuştur. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Ortalama sıcaklık dereceleri kuzeyden güneye doğru artar. Yıllık ortalama sıcaklık 17 derece, en sıcak ay ortalaması ise 26.5 derecedir. Yazın sıcaklık bazen 40 dereceyi bulur. Yaz aylarında denizden esen rüzgar (İmbat) bunaltıcı sıcakları serinletir. Tarihi Eski İzmir şehrinde ele geçen belgelere göre İzmir, antik adıyla Smyrna, M.Ö. 3000 yıllarının ilk yarısında, Lelegler ve Kallar tarafından Bayraklı yakınlarındaki Tepekule ‘de kurulmuştur. M.Ö. 2000 yıllarının sonuna doğru Aiol’lerin hakimiyeti altında kalan Izmir , M.Ö. 11. yüzyılda İon’ların eline geçmiş ve 12 İon şehrinden birisi olmuştur . İlyada ve Odyssea ‘nın yazarı ünlü şair Homeros ‘un bu devirde yaşadığı söylenir. Homeros çocukluğunda Meles Çayı’nın kristal berraklığındaki sularında yüzmüştür. M.Ö. 7. yüzyıl sonunda Lidya kralı Alyattes’in İzmir’i işgal ve yağma etmesi ile İon devri sona ermiştir. M.Ö. 4. yüzyılda da Büyük İskender’in Pers Savaşları sırasında İzmir halkının kendisine yaptığı yardıma karşılık, kumandanlarından Lysimachos ile Antigon’a İzmir şehrini ormanlık Kadifekale (Pagus) eteklerine yeniden kurmaları konusunda emir vermiştir. İskender’in ölümünden sonra şehir, Bergama krallığının hakimiyetine girmiş, M.Ö. 27 yılından M.S. 324 yılına kadar da İzmir Romalıların yönetiminde kalmıştır. Bugün Namazgah semtinde kalıntıları görülen Agora bu devirden kalmadır.M.S. 4. yüzyılda İzmir Bizans yönetimine girdi. İzmir, Hristiyanlığın yayılma yıllarında dini savaşlara sahne olmuş ve 7 Apocalypse kilisesinden biri de burada kurulmuştur. Sırası ile 6. yüzyılda Arapların, 11. yüzyılda da Selçuklu Türklerinin ve daha sonra tekrar Bizanslıların eline geçmiştir. 1320 yılında Türk Selçuk beylerinden Aydınoglu Gazi Umur Bey, şehri tekrar almış ve 1415′te Padişah Çelebi Sultan Mehmet I tarafından nihai olarak Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.Birinci Dünya Savaşından sonra 1919 yılında düşman orduları tarafından işgal edilmiş, 9 Eylül 1922 yılında ise Gazi Mustafa Kemal’in Başkumandanlığı altındaki Türk ordusu tarafından kurtarılmıştır.