Anadolu Üni. İÖLP 3. Sınıf Kitaplarım

____________________________________________________________________

Biraz geç gibi olsa da malum bu zamanlar bizim bölümde de eğitim başlıyor artık. Tabi biz tamamen açık olduğumuz için bizimki kitapları aldığımız an başlamış oluyor. Bugün de malum kitaplarımı aldım.

10 gün önce kayıt yenilememi yaptım (tek yaptığım okulun Vakıf Bank hesabına 440 YTL basmak 😀 ), bugün de kitaplarımı aldım. Yani yeni eğitim dönemine resmen başlamış sayılırım.

Tekirdağ’da AÖF bürosu 100. Yıl mahallesinde, yani Muratlı – Tekirdağ otobüslerinden inince biraz uzak bir yerde kalıyor. Şehiriçi minibüslerini de zengin etmemek için yürüyerek gidiyorum oraya. Bugün de gittim Tekirdağ’a, gittiğim saatte muhtemelen büro öğle molasında olduğundan biraz dolaştım Tekirdağ içinde sahilde vs. sonra gittim büroya. Kayıt ve kayıt yenileme işlemleri dönemi olduğundan biraz kalabalıktı büro. Biraz beklemeden sonra kitaplarımı aldım ve 2008 – 2009 bandrolümü aldım ama kitapları almaz olaydım.

Koca bir paket kitabı, soktuk poşet içine taşı babam taşı. Bürodan önce sahile indim – arada yaklaşık 1 km bir yol yürünüyor -, bir oturakta biraz dinlendim ve otobüs durağına doğru yola çıktım. Tabi elinde onca kitapla bu tam bir eziyet. Sonra Muratlı’da da otobüsten bir fırından ekmek alayım diye biraz uzak bir yerde indim. Oradan da eve kadar biraz yürüdüm. Eve geldiğimde ellerim el olduklarını unutmuşlardı, bana ağır sanayi işçisi gibi bakıyorlardı.

Taşırken kesin bu kitaplar 3 – 5 kg vardır diyordum. Eve gelicne tarttım. Yaklaşık 7.5 kg geliyor. 😀 Yani Tekirdağ’dan Muratlı’ya kitap diye bir eşşek ölüsü taşımışım (Ağır bir çanta vs. taşırken eşşek ölüsü mü var bunun içine denir, oradan).

Evde kitapların paketini açtım, inceledim. İlk kanım şu oldu;”Hapı yuttum . :D”. Vallahi kitaplar hacim olarak benim beynimi geçiyorum kafamdan daha fazla yer kaplıyor, bu durumda o kadar bilgiyi nasıl sokacağım onun içine bilmem. 😀

İlk izlenimlerim hiç iyi değil işte. Daha sene başında ne moral bırakıyorlar ne birşey, insan taksit taksit verir o kitapları. Hiç değilse gözünü korkutmasın insanın. Vallahi onca kitapla işim zor bu sene.

Bir de geçen yıl Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinden bütünleme sınavına girmiştim. Eskiden 3. sınıfta hiçbir tarih dersi yoktu ama bu yıl ben geldim diye “Uygarlık Tarihi” diye dizin kısmı dahil 394 sayfa bir kitap eklenmiş programımıza. 😀 Ne kadar şanslıyım değil mi! Paçayı zor kurtardığım bir dersin farklı bir sürümü karşıma çıktı yine. Liseden beri kurtulayım şu dersten artık diyorum, kaçıyorum ama o yakalıyor yine.

Bu arada 7.5 kg ağırlığı oluşturan kitaplar şunlar;

  • The Practice of English Language Teaching (Jeremy Harmer, bu adamı bizim bölümde seven pek yoktur, hatta sevmeyenler diye grubu bile vardır. Sevilmemesinin nedeni kitaplarının oldukça iyi ve eğitici olmasıdır. Bizimkilere biraz zor geliyor yani.)
  • The Primary English Teacher’s Guide (Jean Brewster, Gail Ellis, Denis Girard)
  • Linguistics (For Non-Linguists) (Frank Parker – Kathryn Riley)
  • Literature (1550 sayfa kadar) Yazarları; X. J. Kennedy ve Dana Gioia acaba kaç yıllarını verdiler bu kitaba. 😀
  • Techniques and Principles in Language Teaching (Diane Larsen – Freeman)
  • Teaching English to Children (Wendy A. Scott, Lisbeth H. Ytreberg)

Bunlardan başka da romanlar ve onlarla ilgili sorular vs. olan ek kitapları var. Romanlarımız da;

  • Sense and Sensibility (Jane Austen)
  • Our Day Out (Willy Russell)
  • The Merchant of Venice (William Shakespeare)
  • Frankenstein (Mary Shelley) – Muhtemelen aralarında en beğeneceğim roman olacak.

Bunlardan başka sözel derslerimiz de var. Onların da kitapları şunlar;

  • Uygarlık tarihi (Kitabın dokuz yazarı var.)
  • Rehberlik (Bu kitabın altı yazarı var.)
  • Sınıf Yönetimi (Bu kitabın da üç yazarı var.)

Bunlardan başka programla ilgili bilgi vs. ve ek kaynaklar bulunan “Syllabus & Material Pack 3” diye bir kitabımız var. Bu kitabın 1. ve 2. sınıf için olanlarının kalınlığı yarım santimetre bile yokken bunun kalınlığı 1.5 cm kadar.

Bu kadar kitap ilk gördüğünüzde biraz ürkütücü geliyor ama yanınızda durdukça alışmaya başlıyorsunuz. İsterseniz alışmayın bir yıl geçecek onlarla, mecburuz. Artık şu müfredatkı okuyup kitapların bir yerinden girmeliyim onlara, tabi okumak yetmiyor, yemek lazım. Şimdilik ’nden istediğim bu kitaplarını taşıması kolay olacak ve elini kesmeyecek bir çanta ile vermesi. 😀 öğrencileri o kadar para ödüyoruz her yıl, bu kadar olsun. 😀 Marka söylemiyorum, o size kalsın, nepsine razıyım. 😀 Desenize o kadar çok biliyorsan, bilmiyormuydun kitaplarının ağır olacağını, gitseydin bir sırt çantası ile. 😀