Günler geçiyor arkasına bile bakmadan

____________________________________________________________________

Başlık önemsiz ve gereksiz. Canım bir şeyler tıkırdatmak istedi sadece.

Bu aralar bloga falan pek bakmaz oldum. Başka blogları da gezmiyorum pek. Hattı İnternet namına hiçbir şey yapmıyorum da denilebilir.

Normal bir günüm şöyle geçiyor. Sabah 12:30 gibi kalkıyorum, kablosuz modemimi açıyorum. E-posta ve twitteri yolladıktan sonra modemi kapatıp kahvaltımı yapıyorum. Sonra kulaklıklarımı takıp müzik dinleyerek gidip ekmek alıyor ve geliyorum. Daha sonra saat 6:00 gibi öğle yemeğimi yiyorum, tabi bu zamana kadar hep televizyon başındayım. Yemekten sonra biraz TV’deki ana haber bültenlerini izledikten sonra odama çekiliyorum. Yatağımın içine yorganımın altına giriyorum. Modemimi açıp tekrar bir e-posta ve Twitter kontrolü yapıyorum. Sonrada ders kitaplarıma gömülüp ya soğuk odamda yorganımın içinde ya da 12den sonra oturma odasında ders çalışıyorum. Sabah ezanı ile de yatıyorum. Günlerim böyle geçiyor.

Aslında sabah ezanından sonra çalışmam gerek, geçen yıl yazma dersi için gerekli olan portfolio yazılarını sabah 5’ten sonra yazmaya başlayınca öğretmen de beğenmeye başlamıştı. 🙂

Odamın soğuk olmasından ve ders çalışmam gerektiğinden bilgisayarımı açmıyorum bile. Zaten bana kırgın olduğundan, açınca da fare problem çıkarıyor falan.

Hafta sonu benim gibi İOLP öğrencilerinin ilk vizeleri var. İki günde beş sınava gireceğiz. Tabi sınav için Edirne’ye gideceğim. Severim Edirne’yi sokaklarında sabahlamışlığım vardır. Yalnız polisler parklarda falan fazla oturmaya izin vermiyor geceleri orası kötü. Ha biraz havası da sanırım buraya göre daha soğuk olacak. 🙂

Bende de işte bu sınav telaşı var. Harıl harıl ders çalışıyorum şu an. İki ay yatıp her şeyi bir haftaya sığdırmaya benzedi ama öyle değil sadece bu zamana kadar ilgilenmediğim konularla ilgileniyorum. Zaten sınava girecekleri ders notları telaşı sarmış, ziyaretçi istatistiklerimde bizim derslerin veya kitapların isimlerini aratarak gelen ziyaretçiler görüyorum. Yani herkes bir telaş içinde.

Kablosuz modemim de odamda ama açıkken tuvaletten daha uzak bir yerde çekmiyor. Oturma odasında kullanamıyorum, ya telefonun WiFi sistemi yeterince iyi değil ya da modemin. Zaten modemi de Sahibinden’den tanıştığım Sedat beyden 40 YTL’ye aldım. Thomson Speedtouch serisi bir kablosuz modem. Oturma odası ile aramda 10 metre ve 4 kalın duvar ve merdivenler var. Telefondan diyorum ama yakınlarda bir yerlerde bilmediğim bir komşunun kablosuz ağını görüyor, oturma odasında benim modemi görmüyor. Sanırım modemi biraz kurcalamam gerekli anteni kırık idi orasını bir kontrol etmeliyim. Gerçi şu telefon aboneliği olmadan İnternet kullanabilme dalgası yürürlüğe girse zaten evin ortasındaki telefonu kaldırıp yerine modemi koyacağım, o zaman tüm evden rahat olacağım.

İnternet’e cep telefonumdan giriyorum. Ya Opera Mini ile ya da Opera Mobile ile geziniyorum. Opera Mobile çok iyi bir tarayıcı JavaScript desteği vs. var ama blogumun yönetim paneline bir türlü oturum açamadım. Bu sebeple Opera Mini kullanıyorum. O da çok iyi bir tarayıcı, ayrıca veri ara sunucudan geçtiği için Opera Mobile’dan daha hızlı ve zoom özelliği ile de daha keyifli. Blog istatistiklerinizde Norveç’ten Opera tarayıcı ile gelen bir ziyaretçi görürseniz o ben olabilirim, Opera ara sunucusu orada.

Şimdilik durum böyle ders ve soğuk odam nedeniyle bir şey yazmıyorum. Ama yazacak çok fikir geliyor aklıma. Kafam saklasın diyorum elbet unuturum diyorum, telefonuma not alıyorum o da zamanla sıkıyor.

Şimdilik benden bu kadar, sınavımda şans ve başarı dileyin. Dualarınız da kabul olunur, zamanı gelince iadesi yapılır. 😉