ABD ortalama İnternet bağlantı hızında 28. sırada

____________________________________________________________________

Amerika’da Communications Workers of America (CWA) tarafından sunulan bir rapora göre Amerika ortalama İnternet bağlantı hızı sıralamasında 28. imiş. 🙂 Özetle raporda bağlantılarının kötülüğünden yakınıyorlar.

Rapora göre Güney Kore’de ortalama indirme hızı (download) 20.4 mbps iken ABD’de 5.1 mbps imiş, yani Güney Kore’den dört kat daha yavaş. 🙂 Japonya’da yaşayanlar HD kalitede bir videoyu 12 dakikada paylaşım sitelerine yükleyebilirken bu süre Amerika’da iki buçuk saatmiş. 🙂

İstatistiksel olarak ise bu rapor için yapılan hız testine katılan kullanıcıların %18’i 768kbps’den düşük hızlarda bağlanabiliyormuş. Bu çok hoşuma gitti desem yalan olmaz, demek ki tek biz değilmişiz, ya da bizden kötüleri de varmış, üstelik Amerika’da. 🙂 Katılımcıların %64’ü İnternet’e 10 mbps hızda, %19’u 10 mbps’den yüksek hızda ve sadece % 2’si 25 mbps’den yüksek hızlarda bağlanabiliyormuş.

Bu tablodaki hızlar bizim için gayet iyi hatta kolay kolay ulaşılmaz hızlar (Kabul edin 3G de fos çıktı ya da çıkacak. En azından Dünya’da fos çıkmış. 🙂 ). TTnet 8mbit hilesi ile halkımızı 512 kbit altı hıza indirmeyi de başardı sonuçta. Diğer oranlara ise hiç bulaşmak istemiyorum, 5 mbps bile bizim için çok iyi çok mükemmel bir hız olur ki, İnternet konusunda hızı hiç düşündüğüm yok. Benim tek düşündüğüm, kota arttırılması ve indirim, ya da şu anki kotalı fiyatlarıyla sınırsız kullandırması. Biliyoruz ki hız gerektiren donanımlar belirli bir sürede yenilenir ve masrafları sadece o dönem için bir problemdir, üreticilere ücreti ödendikten sonra bakım ve genel elektrik kullanımı vs. dışında bir maliyetleri yoktur. Ancak bant genişliği yani kota ise sürekli bir para çıkışıdır. İşte TTnet’i de bu yemiyor, bant genişliği ücretlerini azaltmak ya da kotayı arttırmak. Cebine girecek para azalacak çünkü.

Aslında bant genişliğinin de sadece yurtdışı bağlantısı ile ilgili bir mesele olduğunu söylesek yanlış olmaz, çünkü yurtiçinde trafik kendi içinde kaldığı için bir maliyeti olmuyor. Ancak yurtdışı alınan ve gönderilen veri çeşitli anlaşmalarca ücretlere tabi. Tabi bu ücretler nasıldır haberim yok. Ancak hosting şirketleri aylık 5GB paketi yıllık 20 TL ücretle verebiliyorsa, TTnet nasıl böyle bir kazığı rahatça atabilir. Aslında bir tanıdığımın şirketinden bildiğim kadarıyla sunucusunu barındırdığı yere bant genişliği için ödediği para 1 GB için 80 kuruş. Yani yukarıda bahsettiğim 5 GB = 20 TL paketinin ona tam kullanıldığında (Paketin yıllık masrafı 48 TL – müşteriden alınan ücret 20 TL = ) 28 TL zararı oluyor. 😀 Neyse, o ayrı bir konu da 5 GB verinin maliyeti 4 TL iken, biz onun için 40 tl ödememiz gerekiyor, o da kotayı aşarak. 🙂

Bu ay da kotamın sınırına gelmişim: 3,75 GB kullanmışım şu ana kadar ve önümde kaç gün var. Bu miktarın 300 MB kadar bir kısmını ise WiFi üzerinden cep telefonumla kullanmışım. Nasıl aşmayacağım bu kotayı bilemiyorum, geçen ay da 200 MB kadar aşmışım, haberim bile olmadan. Az olabilir ama sonuçta aşmışım işte bir sınırı.

Amerikanlar o hızlarla kendilerinden yakınırken bir de gelip bizim halimizi görseler hallerine şükrederler mi acaba! 😀 Biz ise hala sürünüyoruz ve orada burada dökülen onca çene ve küfür boşa, hala sürünmeye devam ediyoruz, üstelik milletin duysa acıyacağı hızlarda. 😀 Biz acaba o raporda kaçıncı sıradayız? Hiç merak etmiyorum doğrusu.