Aşık olmak yaratıcılığı arttırır mı?

____________________________________________________________________

Kişisel olarak karın iyi çıkarsa mutlu kötü çıkarsa filozof olursun atasözünden bir şekilde yaratıcılığın ortaya çıktığını düşünüyorum. 🙂 Neyse, kişiseli geçelim bilim adamları bunu da araştırmış.

Aşkın yaratıcılığı arttırdığı bir gerçek olarak görülüyor. Bunun nedeni de aşkın insanı daha global (ya da geniş, ileri görüşlü) düşünmeye yöneltmesi yani yaratıcı düşünmeyi arttırıp analitik düşünmeyi azaltmasıymış. Seks durumu ise bunun tam tersi global düşünme ve yaratıcılık azalıp analitik düşünme artar.

Aşk, içinde uzun vadeli hedefler barındırır; evleneceksiniz, çocuk yapacaksınız, onlarla ilgileneceksiniz, onları büyütecek onlarla eğleneceksiniz vs. Bu da kişiyi seksten daha farklı bir düşünce tarzına yöneltir, kişi olayları daha kapsamlı daha ince düşünüp karar verebilir, yaratıcılık da artar. Bu sayede kişi eşine uzun vadede iyi bir partner olmayı başarabilecektir. Bunların sonucu olarak da ortaya dökülen romantik şeyler işte sadece bunların sonucu.

Örneğin global düşünmeyen biri hediye seçiminde eşine değerli somut şeyler almayı düşünürken aşık olan global düşünebilen insan eşini mutlu edebilecek herşeyi bir hediye olarak kullanabileceğini düşünüp daha soyut şeylere de önem verir. Böylece gelsin şiirler, şarkılar, besteler, heykeller, anıt binalar vs.

Yani özetle aşk içinde barındırdığı uzun vadelilik durumu sebebiyle kişiyi daha geniş düşünmeye yöneltiyor, böylelikle de kişi romantizmin de eşi için mutlu edici olduğunu düşünerek ortaya yaratıcı birşeyler çıkarmaya çalışıyor.

Bilim adamları öyle demiş; bana kalırsa kişi eşini sevmeyince daha yaratıcı olabilir, daha değişik bahaneler bulmak zorundadır çünkü, bunun için kafa yorarak beyin egzersizi yapar durur adam, feylosof bile olabilir yani. 😀