İş İşten Geçmeden Yaşamanın Değerini Bilin

____________________________________________________________________

Northern Cyprus Tourism günlüğünde gördüğüm (Gerçi başka bir çok blogda da varmış ama ilk şimdi gördüm.) Amma Bombece’nin ölümü ile ilgili bir yazı ilgimi çekti. Yazıdaki Avustralya’lı Amma Bombece’yi tanımam. Zaten burada önemli olan da bu kadın değil bu kadının ölmeden önce yazdığı bir yazı. Kadın kanser yüzünden ölmüş. Ama ölmeden önce çok iyi ve önemli bir yazı yamış. Bize şunları yazmış:

“Hayatimi yeniden yasayabilseydim eğer; Hastayken yatağa girer dinlenirdim.
Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim.
Gül seklindeki pembe mumu saklamaz yakardım. Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim.
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı aksam yemeğine davet ederdim.
Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda
ona engel olmazdım. Yerler leke olacak diye korkmazdım. Bana gençliğini anlatmaya çalışan
dedeme daha çok vakit ayırırdım. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım.

Saçım bozulmasın diye, arabanın caminin açılmasını önlemezdim.
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum. TV seyrederken daha az,
hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.
Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım.

Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne
kadar harika olduğunu fark ederdim. Bu o kadar nadir bir olay ki.
Mucize gibi bir şey.

Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla “Önce git ellerini yüzünü yıka” demezdim.
Onlara daha çok “seni seviyorum”, ondan da daha çok “özür dilerim” derdim.
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu.

Dikkatle bak. Gerçekten gör. Yaşa. Vazgeçme. Küçük şeyler için şikâyet etmekten vazgeç.
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi.
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım. Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal
her şey için Allah´a şükredin. Tek bir hayatiniz var ve bir gün sona eriyor.
Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz.´´

Sevgiler hepinize.

Amma Bombece

Bizde Allah Rahmet eylesin diyoruz ve kendisine bu yazıyı yazdığı için teşekkür ediyoruz. Ayrıca Northern Cyprus Tourism Blog’a da bu yazıyı bizimle paylaştığı için teşekkür ediyorum.