Mim; Çocukuğumuzun Vazgeçilmez Kuralları

____________________________________________________________________

Bu mim de Nema Problema‘dan. Nema Problema Rusça vb. dillerde kullanılır ve problem yok manasındadır. 🙂 Mimin konusu çocukluğumuzun vazgeçilmez kuralları imiş. Aslında şu an bu konu ile ilgili birşey gelmiyor ama nasılsa sonra da gelmeyecek diyerekten şimdi yazıp kısa birşey halledeyim dedim. Nasıl çocukluğun hakkında birşey hatırlamıyor musun? – Yok hatırlıyorum tabi ama çoğu mimin sahibi tarafından yazılmış zaten. 😀
Şimdi Nema Problema’nın yazdıklarına bakaraktan kendi yorumlarımı ekledim.

Yazısında “benim babam varya çok pis döver” yazısını gördüm. Bu aklıma “benim babam senin babanı döver” muhabbetini getirdi. Çocukça şeylerden biriydi işte. Kimin babasını kimin dövdüğünü asla öğrenemedik, kavga ettirmemiz gerekiyordu. Bu sözü söylerken de bamızdan yediğimiz dayakların hasarlarını göz önünde tutardık.
Bir de öğretmenlerimiz bize hoca demeyeceğimizi, öğetmen diyeceğimizi söylerdi, öyle de yapardık. Şimdi üniversiteye geldik, öğretmen demeyi unuttuk yine hoca diyoruz. Tabi bu da “R” harfini söyleyemeyen biri olarak sabote etmeye çok uygun bir konu yani işime yarıyor.
Valla biz de 07 uçlar pek moda değildi. O yüzden de biz de “05 ucu olan var mı?” diye bir kural vardı. Bazı arkadaşlar da 03 uç gördüklerini söyler tartışmasını yapardık.
Futbol konuusnda da;
“Beşiklerden soktuuuum( girdiiiii, atııııım vs. şeklinde devam eder)” diye bir sözümüz vardı.
Büyüyünce de pek polis olmakla ilgilenmezdim.
“Büyüyünce makinist olucam!”, “Büyüyünce bilim adamı olucam!” 😀 Halbuki hiç bir kere bile İngilizce öğretmeni olacağım dememiştim. 😀

Neyse bu kadar yeter, ben de kimi mimleyeyim, kimi mimleyeyim? Valla Pınar hanım (kensidinin son zamanlarda mimlerle arası iyi değil de biraz bozarım diye düşündüm) ve Mavi Genç‘in çocukluklarındaki kurallar ne imiş merak ediyorum.