Yargıtay’ın baz istasyonu kararı

____________________________________________________________________

Bugün haberlerde ilginç bir konu vardı. Ankara’da bir kişi komşu evde bulunan baz istasyonunun kaldırılması için zamanında dava açmış. Tabi kurulan baz istasyonu sertifikalı olduğu ve yönetmeliklere uygun olduğu gerekçesiyle bu dava yerel mahkeme tarafından dava reddedilmiş. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise uygun gibi görünen bir karar ile baz istasyonunun sertifikalı ve yönetmeliklere uygun olsa bile “uzun zaman diliminde insan sağlığında zarara neden olacağına” karar vererek kaldırılmasını ve baz istasyonlarının yerlerşim yeri dışına kurulmasına karar vermiş.

Şimdi bu karar ilk başta doğru bir karar gibi görünebilir, zaten de bir miktar doğru. Baz istasyonlarının insanların meskenlerinin yakınlarında olması iyi ve sağlıklı birşey değil. Ancak birşeyi de unutmamak gerekir ki cep telefonları da baz istasyonları gibi elektromanyetik sinyaller yayarak çalışır. Yani cep telefonu kullanarak zaten cebimizde minik bir baz istasyonu taşıyoruz. Hele çift ve üç hatlı telefonlar yok mu, bunlar tam bir felaket.

Cep telefonları ve baz istasyonları arasındaki iletişimde kullanılan sinyalin gücü iki sinyal üreticinin birbirleri arasındaki uzaklığa bağlı olarak değişir. Cep telefonu baz istasyonundan ne kadar uzaksa o kadar daha fazla güçlü sinyal üretir ki ürettiği sinyal baz istasyonuna erişebilsin. Cep telefonunuzaki şebeke durumu ile ilgili göstergelerden bilirsiniz, baz istasyonuna ne kadar yakınsanız o kadar daha fazla çubuk görünür, yani bağlantınız o kadar daha iyidir. İşte bağlantının iyi olduğu alanlarda cep telefonu gereksiz sinyal üretip telefon bataryasını gereksiz yere kullanmamak için sinyal gücünü düşürür. Yani cep telefonunuz baz istasyonuna ne kadar yakınsa o kadar daha zayıf sinyal ve dolayısıyla o kadar daha zayıf bir elektromanyetik alan üretir. Baz istasyonundan uzaklatıkça ürettiği elektromanyetik alanın şiddeti artar. Bu sebeple de baz istasyonlarının şehir dışına kurulması da tehlikeli.

Baz istasyonu şehir dışına kurulunca şehirden uzaklaştığı için kent içinde yaşayan halkın cep telefonları baz istasyonlarına erişebilmek için daha güçlü sinyaller üretecek. Bu da cep telefonumuzu olduğundan daha tehlikeli bir cihaza dönüştürecek.

Ayrıca şehir dışındaki baz istasyonlarının da daha güçlü sinyal üretmesi gerekebilir. Bu da kırsal alandaki elektromanyetik kirliliği arttırır. Şehir içinde büyük binalar gibi yapılardan baz istasyonları daha az alanı etkileyebilirken kırsal alanda tüm çevre açık olduğundan daha fazla bir alana radyasyonlarını yayabilecekler.

Bu sebeple baz istasyonlarının kurulum yerlerine doğru karar verilmesi çok önemli. Baz istasyonunu şehir dışına taşımak bir çözüm değil, sadece kestirmeden sıyrılmak olur. Cep telefonlarının yaratacağı tehlikeyi de hesaba katmak gerekir. Tam olarak şehir dışına değilde şehirde insan yerleşiminin seyrek olduğu bölgelere kurulabilir veya baz istasyonlarına özel alanlar oluşturulabilir. Araştırmalarda(*) baz istasyonlarına 400 metreden daha yakında oturan kişilerde meme kanseri riskinin 3 – 4 kat daha fazla olduğu görülmüş. Buna göre baz istasyonları yoğun yerleşimli alanlardan en az 400 metre uzaklıkta kurulmalı.

Yargıtay cep telefonlarının yönetmeliğe uygun olsa da uzun vadede zararlı olduğunu kabul etmekle doğru bir karar aldı. Ne var ki baz istasyonunun şehir dışına çıkarılması mükemmel bir çözüm değil. Sadece cep telefonumuzdan aldığımız radyasyonu arttıracak bir uygulama olur. Bu sebeple baz istasyonları ve cep telefonlarının uzaklığa göre elektromanyetik etkileri incelenerel düzgün yasalar çıkarılmalı ve baz istasyonları buna göre belirlenecek alanlarda kurulmalı.