Altın Kızlar ve İpler

____________________________________________________________________

Bugün bahçeden içeri saat 20:3o gibi girebildim. Daha sonra da eşliğinde yemek vs. bir yarım dizi ve bir yarım film izleyebildim. Bunlar ATV’de Altın Kızlar dizisi ve TV8’de ipler adlı film.

Hepsi dul ya da eşlerinden boşanmış dört kadın aynı çatı altında yaşıyor ve çeşitli olaylar falan oluyor vs. Yalnız kadınlar bomba, hepsi de Yeşilçam’a adını yazdırmış ünlüler; Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Fatma Girik ve Nevra  Serezli. Fatma Girik profiterol düşkünü bir nine, İsmet rolünde Hülya Koçyiğit onun kızı, diğerleri de işte arkadaşları, hepsi Gönül rolünde Nevra Serezli’nin evinde kalıyor. Bu bölümde İsmet’e doktor bir talip çıkar, doktor Gönüle sulanır, Gönül bunu İsmet’e söyler , ismet inanmaz, en sonunda gerçek ortaya çıkar vs. şeyler oldu. İlk bölüm iyi sayılır, eğlenceliydi ama sonraki bölümlerden daha farklı şeyler bekliyorum. Yeşilçam’ın bu eski topraklarında daha fazla marifet vardır eminim. 🙂 Bu bölüm iyiydi derim ama çok iyi değildi. En azından o eski topraklardan daha iyi birşeyler ya da daha iyi, daha farklı daha düzgün konulu bir dizide bir araya gelmelerini beklerdim. Neyse, ilk bölümden belli olmaz, diğer bölümleri takip edelim bakalım.

Altın Kızlar bitince bir süre öylesine reklamları izledim, sonra kumandayı elime almak geldi aklıma. 🙂 Tam sinema kanalım TV 8’den geçiyordum ki o da ne. İpler (Strings) filmi başlamış ve neredeyse yarılanmıştı. Filmde insanlar iplerle hareket ettirilen kuklalar gibi, tahta ve iplere bağlı. Ancak daha sonra bu iplerin pek kontrol için olmadığını anladım. İpler Cennet’ten Dünya’daki sahiplerine sarkıyorlar ve farklı organlarına bağlanıyorlar. İnsanı bir nevi sınırlıyorlar ama tam öyle de değil. Nasıl desem tuhaf birşey. Gökyüzünde bir yerde tüm ipler birbirine değiyormuş. Sevgililerin iplerinin uçları birbirine bağlı, biri kolunu aşağı indirince diğerininki yukarı kalkıyor. 🙂 Eğer ipler kesilirse o karakter ölüyor. Yalnız tuhafıma giden birşey var, yerlerde birbirine sarılıp taklalar atabiliyorlar, ata falan binebiliyorlar ama kimsenin ipi bir diğerine dolanmıyor veya ağaç altında falan ipler ağaca dolanmadan dolaşabiliyorlar. 🙂 Bir de kuklalar ağız hareketleri olmadan konuşuyorlar.

İpler dışında filmde birbirine nefretle düğümlenmiş iki ırk var ve aralarında mazisi asırlara dayanan bir savaş var. Bu savaşa da hem kendine hem de halkına yabancı biri son verecekmiş, bir kehanet bunu söylüyordu. Nefretle düğümlenmiş iki halk, sevgiyle birbirine bağlanıyor vs.

Filmi yarısında yakalamış olsam da zevkle izledim. Annem kukla karakterlerden biraz tırstı ilk başta, rüyana girmiyormu bunlar falan dedi ama zararsız olduğunu görünce alıştı. 🙂 Kuklalar ve ortam vs. görsel açıdan mükemmel, tamamen etkileyici ama duygusal açıdan da süper birşey. Nefret ve savaşın içinde bir aşkın ortaya çıkışı, ve tüm bunların masalımsı bir şekilde anlatımı etkileyici olmuş. İzlenesi bir film, tavsiye edilir.