En büyük örümcek

____________________________________________________________________

Örümcekleri severmisiniz bilmem, ben severmiyim onu da bilmem. Allah yarattı ise mutlaka bir sebebi vardır, sevilmeli. Ancak olmadık zamanda karşıma çıkınca da üzerlerine basmıyor değilim. 🙂 Şimdiki örümceğimiz biraz farklı, biraz büyükçe birşey, tarantula ailesinden The Goliath Birdeater (Kuş yiyen) (Theraphosa blondi).

Örümcekler düşmanları ve avları için kullanmak üzere zahirre sahiptir. Çoğu örümceğin zehiri de insana zararlı değildir ancak belli başlı bazı türler insanı öldürebilecek zehir salgılarlar. Bunlar da Karadul gibi örümceklerdir. Aslında ısırınca öldürme ihtimalinin yüksek olduğuna kanıp bunları kötü olarak düşünmemek gerek, kalp ilaçları da karadul örümceğinin zehirinden yapılıyor. 🙂 Çeşitli felç tedavilerinde ve daha birçok şeyde kullanılıyor bu ölümcül örümcek zehirleri. 🙂 Durum böyle ama yine de iç güdüsel olarak bu hayvanlardan korkarız.

The Goliath örümceğimiz de büyük ve zehirli ancak insanlara pek zararlı değil. Savunma amaçlı ısır ama ısırdığı yerde şişlik olur ve acı verir, alerjiniz vs. yoksa öldürmez. Isırmasından belki de daha önemli bir özelliği var hayvanımızın, tüyleri. Bu örümcek tüylerini püskürtebiliyor, bu da düşmanlarına karşı bir savunma aracı. Isırdığında zararlı olmayabilecek bu örümceğin tüyleri insanın gözüne veya burnundan akciğerlerine bulaşırsa acı verici olabiliyor, deride de rahatsız edici olduğu söylenebilir. Bu özelliği sebebiyle zaten evlerde bakılacak bir tür değil.

Goliath Birdeater

Goliath Birdeater

Zararlı olmadığını gördüğümüze göre bir rakamlara bakalım. 🙂 Örümceğin boyu 30 santimetreye kadar çıkabiliyor, hani ilkokulda kullandığımız cetveller kadar birşey. Ağırlığı da 120 gram kadar olabiliyor, bir telefon kadar.

Örümcek Birdeater ismindeki gibi kuş yemiyormuş, daha çok fareler, böcekler, solucanlar ve kertenkelelerle besleniyormuş. Avlarını çiğnemek ve yemek için dişleri yok, bu sebeple avlarının üzerine salyalarını akıtarak salyadaki enzimlerin hayvanı parçalamasını sağlarlar. Bundan sonra da kolayca avlarını emerler.

Ortalama ömürleri dişilerde 15 – 25 yıl ve erkeklerde 3 – 6 yıl arasındadır. Dişilerin kuluçka dönemi iki ay kadardır ve bu sürede 100 – 400 kadar yumurta yapabilirler!

Bunların bir özelliği de ayaklarındakü tüyleri birbirine sürterek ses çıkarabilmeleri. Çoğu zaman örümcekleri sessiz hayvanlar olarak bilsek, yüksekten düşünce veya muşamba gibi yerlerde yürürken duysak da bu türün korktuğu zamanlarda bu şekilde ses çıkarma yeteneği de var.

Hiç gerçekte böyle bir örümcek görme fırsatım olmadı, canlı canlı. Merakım da olduğu söylenemez ama görürsem ne yaparım merak ediyorum. Kuzenim Mersin’de evinde gördüğünde komşuyu çağırıp öldürtmüş. 🙂 Neyse buralarda (en azında şimdiye kadar) 5 cm üstü örümcek görmedim. 🙂

Şurada hayvanımızla ilgili bir video var:

Bir keresinde 6 – 7 yıl önce gece saat 5 gibi tuvalete gidiyorum, tuvaletin tam kapısının önünde de bir örümcek 3 cm kadar var. Sinek öldürme çubuklarından birini alıp bunu ite ite tuvaletin deliğine soktum, üzerine bir sifon su bir de ben, tamam sandım. 🙂 Sabah saat 11:30 gibi de bisikletimi sokağa çıkardım, tam yeni bindim pedalları çevireceğim. Bir de baktım bir bacağımda dizimden biraz aşağıda gece kanalizasyona gönderdiğim gibi bir örümcek. 🙂 Bir tırstım, hemen bacağımı sert birşekilde yere vurmaya başladım ve sonraki sefer baktığımda örümcek yoktu. Hemen basıp pedala çektim gittim oradan. 🙂 Aslında birşey olmamıştı ama o korku bana yetip de artmıştı, bir daha uzun süre örümcek öldürmedim sanırsam. 😀 Hatta küçük küçük beslemeye kalkmışsam da kendileri öldüler. Geçen yıl da bilgisayarın başında gece üç gibi tap diye bir sesle gözüm kitaplığın önüne döndü, yine 3 -4 cm gibi bir örümcek. NetBeans ile Cep Ingilizce üzerinde uğraşıyordum sanırım, birazdan hallederim dedim bıraktım. Birazdan çalışma masasının altında idi, birazdan dedim tekrar ve o örümcek kurtuldu, bir daha ben bulamadım. 🙂 Artık örümcek öldürmüyorum yani. 🙂