Gözden diyabetlilerde ampütasyon riski belirleme mümkün olabilecek

____________________________________________________________________

Hani insanın gözünün içine bakıp başka bir şey sormadan sahip olduğu hastalıkları sayan doktor efsaneleri vardırya. ( Bkz. Gözler yalan söylemez. ) Bir tane daha eklenme ihtimali var.

Diyabetlilerin %50 kadarında sinirlerin zarar görmesi durumu varmış. Aşırı durumlarda da bu bir vücut orgranının ya da bölümündeki duyunun tamamının kaybedilmesine sebep olabiliyormuş. Bu da bu organ artık bir yükten başka bir göreve sahip değil gibi bir şey olabiliyor ve ampütasyon gerektirebiliyor. Ampütasyon bir vücut bölümünün cerrahi yollarla kesilmesi. Yani kol, göğüs vs. bir parçanın vücuttan ayrılması.

Diyabet, yani şeker hastalığı, beyin ve omurilik dışındaki sinir sistemine zarar verebiliyormuş. Avustralya, Brisbane’deki Queensland University of Technology’den Nathan Efron’a göre şeker hastalığı korneada da bir iz bırakıyor. Sinirleri zarar görmüş diyabetlilerin kornealarında daha az sinir lifi bulunuyor ve bulunanlar da sağlıklı kişilerinkilerden daha kısa oluyor. Bu gerçekten doğru bir şekilde kullanılırsa ampütasyon riskinin önceden belirlenmesini sağlayabilir.

Diyabetlilerde yüksek glukoz miktarı kanın akışkanlığını azaltıp kol ve bacaklara akışını azalttığından bu bölgelerdeki sinirler zarar görebiliyormuş. Efron’a göre bu sinir liflerinin oksijene aç kalması demek. Öncelerde diyabetin sadece çevresel sinir sisteminde etkisi olduğu düşünülüyormuş. Sonrasında ise kraniyal, yani kafatasındaki sinirlerde de etkisi olabileceği bulunmuş.

Efron’un takımı bu keşfe dayanan klinik testler hazırlamış. Takım üyesi Manchester Üniversitesi’nden Rayaz Malik, diyabetlilerden alınan kornea görüntülerini değişken sinir hasarına göre karşılaştıran bir yazılım geliştirmiş. Yazılım şu an birkaç hastanede deneniyormuş. Eğer başarılı olursa, ve önceden kullanılan doğruluğu kanıtlanmış yöntemlerle de uyumlu sonuçlar üretirse kullanımı daha artacak.

Göze bakıp başka yerleri anlayan doktorlar gibi olacak ama Melbourne Üniversitesi’nden Hugh Taylor’a göre güçlü mikroskopların kullanımı ile, “gözler vücudun sağlığına bakabileceğiniz fantastik pencereler” olarak kullanılabilirmiş. Yahu bizim ocağı doktorları yıllardır yapıyor bunu, hem de mikroskopsuz. Gözüne bakıyor, kalp hastası olduğunu anlıyor mesela.