Mim: Blogumun En Çok Neresini Seviyorum?

____________________________________________________________________

E. Ali Blogunun Neresini Seviyorsun yazısında bir mime katılmış, yazısını okuyabileceklerin de mime devam edebileceğini yazmış. Ben de yazısına katılırım şeklinde yorum yazmıştım ama ne yazacak zamanım vardı ne de ne yazacağımla ilgili fikrim. 😀 Şimdi bugünden bütün hazzımı alıp rahatlamışken yapmadığım işleri yarına aktarmışken karalayayım birşeyler. 😀

Mimin konusu blogumun en çok neresini seviyorum. Bu soru beni iyi düşündürdü ama cevabını yine bulamadım, nedeni PCkopatlığıma bağlıyorum.

Blogumun nesini seviyorum, blog olmasını seviyorum, blog olmasını değil, var olmasını seviyorum, var olmasını derken eninde sonunda beni mutlaka teknik, elektronik biryerlere bağlıyor, asıl bunu seviyorum (bu son kararım).

Benim gibi insanlara İngilizce’de Geek denir, açılımı General Electrical Engineering Knowledge yani Türkçesi Genel Elektrik Mühendisliği Bilgisi (kapanışı GEMB oluyor ama kullanılmıyor, yerine GEEK olarak İngilizcesi kullanılıyor. 😀 ). Tabi bu sadece kelime ile ilgili tek bir görüş, daha genel görüşe göre birşeyle aşırı derecede saplantılı olanlardır.

Ben de işte elektronik, teknik, teknolojik taraflarıyla takıntılıyım bu dünyanın (Tedaviye ihtiyacım var. ). Bu sebeple de iki elim kanda da olsa aklımda yine teknolojik şeylerle ilgili düşünceler vs. pisikopatlık düzeyinde fırtınalar kopmaktadır. Mesela; sınavlarda bile beni aval aval tavana bakıyor gören hocalar birşey bilmediğimden sınav kağıdımla ilgilenmediğimi düşünürler, ben ise o zamanda tavandaki titreyen flüoresan lambanın çalışma prensiplerini, kompakt olanlarının acaba ne gibi farkları olabileceğini ve bir zamanların e lambalarının (İnternet lambası değil, normal flamanlı lamba şeklinde bir cam içinde değişik bir sistemle civa gazıyla çalışan bir tasarruflu ampul sistemi, yaklaşık 10 yıldır haber alamıyorum kendilerinden) nerede kaldığını bile düşünüyor olabilirim. Anlayacağınız gibi tam bir pisikopatlık mertebesi işte. Benim gibi tipleri için bu ciddi fakat dışarıdan sorunsuz görünen bir saplantıdır. Arkadaşlar blogda bir bayanın yorumumunu cevapladığımı görünce kızmı düşürdün lan derler, sonra yazımdaki abla bacı vs. kelimeleri görünce lan oğlum doğru düzgün bir tane bul, eğlen oynaş, ne ablası derler. Tabi benim mertebemdeki geek insanlar için teknolojik konular karı kızdan daha önce gelir. Durumun ehemmiyetini anlatmaya yeterlidir bu sanırım. 😀

Blog da benim bu çeşitli teknolojik heveslerimi karşılıyor, tabi biraz daha psikopat bir insan tiplemesiyle söylersem sadece kendi anladığım teknolojilerimden oluşan bir kişisel alan; yazar, çizer, siler, diker, biçer, yorumlardaki küfür ve linkleri siler yanıtlarım vs. teknoloji ile iç içe olmamı sağlayan bir araç. İyi aklıma geldi veri tabanı yedeğini de alayım bari, üç aydır yedek almadım. 🙁

İşte en çok blogumun beni teknolojiye daha yakın tutmasını seviyorum. Diğerleriyle etkileşim, fikir alışverişi, kazanç vs. bunlar diğer kazanımları. Yani onlar olmasa da ilk seçenek olduğu sürece benim için problem yoktur, geberene kadar blogla uğralır birşeyler yaparım.

Ben de bu mimi kime postalayayım diye düşünüyorum ve son zamanlarda ara sıra uğradığım Erkan, Y4lçın ve Karaklavye‘yi mimliyorum.

Not: yazıyı okuyan psikologların ücretsiz yardım teklifi göndermelerine gerek yoktur, ben halimden çok memnunum. 😀