Eriyen buzullar eski kirliliği geri getiriyor

____________________________________________________________________

1980’ler dünya genelinde kontrolsüz ve bilinçsiz bir gelişmenin yaşandığı bir çağ olduğu için o dönemlerde doğaya bol miktarda çöp, zararlı gazlar vs. kirlilik yaratan maddeler bırakıldı. Tabi bunda bu maddelerin zararlarının bilinmemesi de etkindi ki zararları farkedildikçe de yasaklarla zararlı maddelerin kullanımı azaltılmaya çalışıldı. Son zamanlarda da eriyen buzullarına da bu kirliliği hala taşıdığı ortaya çıktı.

İsviçre’de Bern’deki Oberaar gölünün tabanını inceleyen uzmanlar göldeki kirliliğin 70’lerde iyice arttığı ve 80 ve 90’larda da zararlarının farkedilmesi ile yasaklanan tarım ilaçları vs. zararlı maddeler sonucu kirliliğin azaldığını görmüş.

Ancak ilginç birşey de Parkinson hastalığı ile ilgili olabilecek geçmişte yasaklanmış değişik maddeler de 1990 sonrası hızla göle karışmaya devam etmiş. Araştırmacılardan Christian Bogdal’a göre gölü eriyen suyuyla besleyen çevredeki dağlardaki buzullar bu zararlı maddelerin göle taşınmasından sorumlu. Zamanında bu maddeler yasaklanmamış ve büyük bir hızla atmosfere salınıyorken maddeler buzullarda birikmiş ve üzerlerine kar yağdıkça da gizlenmişler. Daha sonra da yavaş yavaş eriyen bu buzullar içlerinde barındırdıkları zararlı maddeleri de gideğen sularına karıştırıp etraftaki göl vs. suların gittiği yerleri kirletmeye devam etmiş. Tabi durum sadece araştırmanın yapıldığı bölge için tehlike arz etmiyor. Zararlı maddeler atmosfere karışarak uzun mesafeler katedebildiklerinden herhangi bir yerdeki eskice bir buzulun bu maddeleri barındırma ihtimali var.

Bogdal’a göre buna karşı yapılacak birşey yok. Küresel ısınmayı yavaşlatmayı ve hatta durdurmayı başarsak ve buzul erimelerinin önüne geçilse bile bu zararlı maddeler bu buzulların içinde var ve mutlaka etraftaki sulara karışmaya devam edecekler.

: Beklenmedik birşeyin etkisi ne kadar uzun zaman sonra bile sürebiliyor değil mi.