Kedi beyni: elektronik eşitine doğru bir adım daha

____________________________________________________________________

Bir kedi bir yüzü bir süperbilgsayardan daha hızlı ve doğru bir şekilde tanıyabiliyor. İşte kedigiller türünün beyinlerinin biyolojik olarak ilham alınarak yapılmaya çalışılan ilk bilgisayar projesine model olmasının sebebi bu.

Michigan Üniversitesi’nden mühendis Wei Lu, öğrenebilen ve farkedebilen, karışık kararlar alabilen ve normal bilgisayarlardan daha fazla sayıda işlevi aynı anda yerine getirebilen bilgisayara doğru bir adım daha attıklarını söylüyor.

Lu öncelikle bir “memristor” yapmış. Memristor (Türkçe’ye memristör olarak geçebilir.) geleneksel transistörlerin maruz kaldıkları geçmiş voltajları da hatırlayabilen bir biyolojik sinaps benzeri görev gören türevleri. Şimdi de Lu, bu memristörün normal devrelere takılarak biyolojik sistemlerdeki hafıza ve öğrenmeyi sağlayan bir süreci sağlayabileceğini gösterdi.

Lu “Doğanın bir beyni ortaya çıkarması ile aynı şekilde bir bilgisayar yapıyoruz.” demiş. Açıklamasına göre Fikir şu anki bilgisayarlardan tamamen farklı bir paradigm kullanmak. Kedi beyni fikri şu an gerçek bir hedef olarak görünüyor, yani başarılabilecek! Kedi beyni insan beyninden çok daha basit ama hala karışıklık ve yeterlilik bakımından taklit etmesi çok zor.

Bugünün en karmaşık süper bilgisayarları kedinin beyin fonksiyonlarını kullanarak bazı görevler başarabiliyorlar. Ancak bu süper bilgisayar 140 000 Merkezi işlem birimi (MİP – CPU – İşlemci) kullanan devasal bir makine ve kendi özel bir güç kaynağına sahip. Ha bir de bu hala kedi beyninden 83 kat yavaş çalışıyormuş.

Bir memeli beyninde nöronlar, çeşitli yollar oluşturarak binlerce nöronu birbirine bağlayan, ayarlanabilir anahtarlar görevi gören sinapslar vasıtasıyla birbirine bağlı. Daha da önemlisi sinapslar bu yolları nöronların oluşturduğu elektrik sinyallerinin güç ve zamanlamasına göre hatırlayabiliyorlar.

Lu’nun açıklamasına göre normal bir bilgisayarda, mantık ve hafıza sistemleri devrenin farklı birimlerinde yer alır ve her hesaplama birimi bir deste kadar yakın devreye bağlıdır. Sonuç olarak da normal bilgisayarlar kodu satır satır doğrusal biçimde işlerler. Bu şekilde sınırlı değişkenle oldukça basit işlevleri yerine getirmede çok iyiler.

Ancak bir beyin birçok görevi eş zamanlı veya paralel olarak yerine getirir. Bir yüzü gördüğümüz anda tanımamız bu sayede olmaktadır. Halbuki bir süper bilgisayarda bu iş çok uzun bir süre alır ve çok daha fazla enerji tüketilir.

Şu ana kadar, Lu iki elektronik devreyi bir memristör ile birleştirmiş. Bu sistemşn hafıza ve özel bir öğrenme biçimine yeteneği olduğunu göstermiş. Sıradaki iş de daha büyük bir sistem yapmakmış. Şu an amacı iki litrelik bir içecek kutusu boyutunda bir alanda bir süperbilgisayarın karmaşıklığını elde etmek.

Lu kedi beyninden kopyalanmış bilgisayarın da kedi beyni düzeyinde işlem yapabileceğini söylüyor. Bekleyip biz vefat edene kadar böyle bir şeyi yapıp yapamayacaklarını göreceğiz bakalım. Bunlar hep filmlerine yakışan icatların habercileri. Bilimde heyecanlı şeyler olmaya devam ediyor. 🙂

Daha ayrıntılı bilgi.