Yedek subaylık sınavım

____________________________________________________________________

Yedek subaylık sınavım vardı dün. Sabah saat 6.45 gibi çıkıp evden saat 7.00’deki – Çorlu otobüsüyle 7.45 – 7.50 gibi Çorlu’ya ulaştım. Tam soracak insan arıyordum ki kulak misafiri olarak 2 numaranın hava alanı yanına gittiğini öğrendim. Otobüs de hemen orada hazır bekliyordu ama otobüse binmeye kalktığımda da Çorlu’da artık akıllı kart sisteminin kullanıldığını öğrendim. Param geçmiyordu. 🙂 Geçiyordu da birilerinin kartını benim için geçmesini ve ücretini ödememi sağlamam gerekiyordu. Tıka basa kalabalık bir otobüste uğraşmak istemedim.

2 numara da yarım saate bir geçiyormuş. Gidip bir taksiye sorayım dedim. Hava alanına kadar 55 TL tutuyor ama seni 40’a götürürüm dedim. Eyvallah dedim uzaklaştım. 😀 Sonradan üç kişiyi 35’e götürdü. de içeriden üç kullanımlık bir akıllı kart aldım, 4.5 TL idi sanırım fiyatı. Başladık otobüs beklemeye. İlk gelen zaten doluydu, birkaç kişi daha bindi ve hangisine bineyim durumu oluştu. 😀 Dışarıda kaldım.

Üçüncü otobüse üç kızın önüne geçip bir kıza yol vererek binebildim. Akıllı kartı görevliye geçirtip başladım ortaya yakın dikilmeye. Millet de başladı kartlarını vermeye bana, ne oluyor dedim! Ben de kartları geldikleri gibi öne uzatıp öndekilere geçirttim kartları ve tekrar geri sahiplerine verdim. Biraz dolaştım o sıkışıklıkta hani. Bir ara kalkan bir adamın yanında oturan teyzenin gel otur oğlum demesiyle de yapıştım koltuğa. 😀 Biraz sonra teyze de indi.

Milletin elinde komutanlığa getirdikleri zarfa baktım, normal A4 koyacak kadar zarflardı. Benimki ise içinde akciğer röntgeni var gibi koskoca bir zarf. Donanımhaber’de ilk gün zarfı pantolonuna koyduğunu söyleyen birine de nasıl koydun diyordum. Meğer şubenin bana verdiği zarf büyükmüş, başkalarının ki normal A4 zarfı. Çıkardım zardı üç kat poşetinden (İlk gün gidenlerin deneyimlerinden feyiz alarak yağmur ihtimaline karşı 🙂 ), küçük zarflılara bana niye böyle zarf vermişler ya dedim. Bir benim bir de kendi zarflarına baktılar, gülüştük. 😀

9.00’a on kala falan Çorlu 5. Kolordu Komutanlığı önünde indik otobüsten. Bekleyen grubun hemen arkasına geçip beşerli bir sıra oluşturduk ve başladık beklemeye. Yarım saat kadar bekledikten sonra bir asker gelip bizi 5 x 10 = 50 kişilik gruplar haline getirdi. Telefonu yanında olmayanları da sıraların önlerine aldılar. Maksat işlemleri hızlandırmak. Tabi 10 kişi çıktı anca. 😀

Saat 10.15 gibi kapıdan içeri girmeyi başardık ve telefonu kapattım. İçeriye girip 50 metre kadar yürüyünce tekrar beklemeye başladık. Karşımızda başka bir grup vardı, kurulmuş bir çadıra sırayla gidip telefonlarını teslim ediyorlardı. Onları bekleyip biz de onların yerine geçip telefonlarımızı teslim ettik, yarım saat kadar orada da bekledik yani. Telefon teslim işleminde telefonu görevliye veriyorsunuz, üzerine numarası olan bir kağıt yapıştırıp bir numaralı kağıt da size verip adınızı yazıyorlar bir deftere. Kayıp numara kağıdını bulup uyanıklık yapmaya kalkanları önlemeye yönelik.

Bir 15 dakika kadar da oturarak bekledikten sonra karakola girdik. Orada zarflarımızı açtık ve görevlilere onları kontrol ettirip onaylattık. Çıkışta da aday numaralarımızın önünde çift sıfırsız yazılı olduğu kağıtları yakamıza iğneledik. Dışarı çıkıp otobüse bindik ve gazinoya doğru yola koyulduk.

Gazinoda bir saat kadar bekleyeceğimiz ve kantinde bir şeyler yiyip alışveriş yapabileceğimiz, tuvalet ihtiyacımızı giderebileceğimiz söylendi. Kapının üzerindeki HELA yazısı günün unutulmaz anlarından biriydi, uzun zamandan beridir ya da en baştan beridir ilk kez hela yazan bir tuvalet gördüm. 😀 Orada bir saat kadar atıştırdık, ihtiyaç giderdik falan.

Aday numaralarımıza göre 100’er kişilik bir grup oluşturup gazinonun üst katında bir salona girip, aday numaramızın son iki rakamının yazılı olduğu masadaki yerimizi bulup oturduk. Orada bir görevli bize yapacaklarımızdan bahsetti. Zarflarımızın içini boşaltıp kendilerini görevlilere verdik. Onlar da bize yeni zarflar verdi. Üç kopya adını hatırlamadığım bir form doldurduk. 🙂 Formun amacı sevk yerlerimiz açıklandığında iki gün içinde orada olacağımızı söz altına almış olmak. Formlara düzgün bir şekilde adımızı, soyadımızı baba adımızı, adres ve telefon numaralarımızı ve de aday no ile asker nolarını yazdık bu formlara. Onları zarfa koyup zarfın üzerine de ad soyad vs. bilgiler yazdık. Zarftan başta çıkardığımız şubeden gelen kağıtların sağ üst köşelerine kırmızı tükenmez kalem ile ADAY NO: 001234 şeklinde aday numaralarımızı yazdık. Ayrıca yakalarımızdaki numaraları da önünde çift sıfır olan numaralarla değiştirdik. Sonra her şeyi zarfa koyup aynı kattaki bir başka salona geçtik.

Aramızdan avukat olan, hakim ve savcılık mezunları, babası şehit gazi, askerde kardeşi olanları ayıkladılar ve bir şeyler yazdırdı çizdirdiler burada. Sonra da oradan çıkıp önümüzde bir asker eşliğinde sınav olacağımız yerin önüne gittik.

15 kadar sınav binasının önünde bekledik. Görevli askerle sohbet edip meraklarımızı gidermeye çalıştık. Uzun dönem kısa dönem muhabbetleri geçti, Yıldız mezunu var mı dedi mesela. Var diyen birine de mühendislik mi dedi, evet cevabını alınca da kesin uzun dönemsin dedi; herkes güldü…

Sınav bir saat kadar sürdü ama çoğu kişi sallayıp dışarı çıkıyor, uzatmaya niyetleri yok dönemi. ALES tipi sorular vardı. Cümleleri sıraya dizme, yerlerini değiştirme; aynısını kelime grupları ile yapma gibi sorular. Bir tane Ali’li Ayşe’li mantık sorusu vardı. Ali, Ahmet, Ayşe ve bir kız daha birbirleri ile evli ve oğulları falan var. Hangi oğul kimindir, hangisi kimin amcasıdır vs. karışık bir mantık sorusu. Zaman kaybetmemek için sallayıp geçtim soruyu. Sayısal kısmında da basit problemler vs. mantık soruları çözdük.

Sınav kağıdını görevlilere verdik, zarfımızı son kez kontrol edip kapattılar burada. Oradan otobüsle kışla girişine gittik, telefonlarımızı nüfus cüzdanımız ve verilen numarayla gidip aldık ve tekrar bir sıra oluşturarak dışarı çıktık.

Şimdi ayın 9’unu 10’una bağlayan geceyi, sevk yerlerimizin internetten duyurulmasını bekleyeceğiz. Aday numaramızla ilgili internet sitesinden öğrenecekmişiz sonuçları. Sonra da haydi başladı Ferhad oğlum askerlik. 😀