Adil kullanım adaletsizliği

____________________________________________________________________

Adil Kullanım, telekomünikasyon şebekelerinde şebekenin fazla yükten dolayı müşterilere stabil hizmet veremez hale gelmesini engellemek için üretilmiş bir limit. Genel olarak karşı olacak bir şey yok bunda. Şebekede çok fazla yük olduğunda, pekalâ operatör şebekedeki kullanıcıların hızını düşürerek bu durumu atlatana kadar tüm kullanıcılara eşit şartlarda hizmet sağlayabilir. Ama ülkemizdeki aylık kotaya tabi sistemi hiç benimseyemiyorum. Zaten bizden bir ton para alıp bir hizmet sunmaya çalışıyor operatörler. Bir de sunamadıkları bu hizmete adil kullanım getiriyor.

Türkiye’de internet alanında ilk çıkardı bu uygulamayı. İşin komiği TurkTelekom dandik ADSL ağlarında bunu uygulamıyorken, fiber internet hizmetine uyguladı. Tamam, teorik olarak Turk Telekom’da da adil kullanım olayı var, ama bundan dolayı hızı düşen kullanıcı sayısı çok az. Muhtemelen sadece yoğunluğun çok fazla olduğu az bir bölgede uyguluyorlar bunu. ise, fiber hizmetinde tüm müşterilerinde gayet stabil bir şekilde uyguluyormuş bunu. Yani Adil Kullanım Noktası geçildiğinde, hız otomatik düşüyormuş.

ABD’de de bir müşteri, sınırsız internet paketi aldığı AT&T sağlayıcısına, adil kullanımdan dolayı hızını azalttığı için dava açmış. Davayı tabii ki kazanmış. Hem de ödülü 850$! 😀 Burada adil kullanım uygulamasının adaletsizliği çıkmış oluyor ortaya.

Turkcell SuperOnline için de Donanımhaber forum’da bir şeyler yapmak isteyen pek çok kişi vardı, adil kullanımı kaldırmak için. Onlar da örgütlenip dava açabilirmi, açarsa burada çıkacak sonuç ne olur, bu bilinmez.

Adil kullanım noktası uygulamasına karşı değilim dediğim gibi. Şebekeler sonuçta kapasitesi sınırlı altyapılar. Ve en kapasiteleri e en kolay, video vs. en çok ilgi çeken şeylerle dolabiliyorlar. Bu durumda yavaşlık ve stabilite kaybı, ping kaybı ve düşük müşteri memnuniyeti çıkıyor ortaya. Bunu önlemek ya da toparlamak için de adil kullanım uygulaması (AKN/AKK) kullanılıyor.

Benim karşı olduğum nokta, verilen belirli bir kota dolduğunda, ayın sonuna kadar yüksek hızın kat kat altında bir hızla idare etmek zorunda bırakılmak. Tamamen müşteri deneyimini olumsuzlaştırıyor. Fiber internet deyip bir saatte bu kotayı doldurduktan sonra yirmidokuz gün, yirmiüç saat diğer ayın gelmesini bekleyerek kullanmak bile olası! 😀

Olması gereken ne? Adil kullanım uygulaması olmasın demiyorum, olsun. Ama yoğunluk anında olsun ve sonrasında devre dışı kalsın. Mesela aniden belli bir yoğunluk oldu şebekede. Kullanımlar incelensin, torrent gibi kaynakları o anda ya da belli bir süredir kullananlar tespit edilip hızları şebekeyi rahatlatacak oranda düşürülsün. Yoğunluk ortadan kalktığında da, ellerinden alınan hızları yine onlara verilsin.

Bu şekilde, şebeke yoğunluğu azalmış olmakla birlikte, müşteri deneyimi de iyileşeceğinden müşteri memnuniyeti de yüksek olacaktır. En azından kimse fiber internet satıp, müşterisine 1 Mbps hızla yaşamak zorunda bıraktığı için kendisine gülüp dalga geçmeyecektir. 🙂

Artık düşük fiyata sınırsız bağlantı devri geldi desek, günümüz adil kullanım durumunu yine anlayalım. Ama sınırlıyı bile pahalı satıyorlar ki!