İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek (Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul)

____________________________________________________________________

Ne zamandır bu film hakkında yazmak istiyordum, kısmet şimdiyeymiş. Filmimiz; Hatırası: Köprüyü Geçmek (Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul). Bir film olan filmin yönetmenliğini Fatih Akın, anlatımını Einstürzende Neubauten’ın bas gitaristi Alexander Hacke yapmıştır. Sadece başlıktan ne olduğu anlaşılmayabilir diye İngilizce’sini de yazdım yanına. Buradaki sound kelimesinden müzik ve sesle ilgili bir şey olduğu anlaşılabilir.

İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek (Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul)

İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek (Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul)

İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek (Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul) kesinlikle izlenmesini tavsiye ettiğim, harika bir işitsel ve görsel zevk kombinasyonu sunan bir belgesel filmdir.

Belgesel filmde müzisyen Alexander Hacke İstanbul’a geliyor ve bundan sonra çeşitli yerleri gezerek İstanbul’un farklı yerlerinden farklı sesleri, farklı müzik tarzlarını kaydediyorlar. Ve bunu eşsiz bir belgesel film olarak bize sunuyorlar.

Belgesel’de adı geçenlerin bir ismine bakın; Alexander Hacke, Baba Zula, Orient Expressions, Duman, Replikas, Erkin Koray, Ceza, Mercan Dede, Brenna MacCrimmon, Selim Sesler, Siya siyabend, Aynur, Orhan Gencebay, Sezen Aksu, Müzeyyen Senar ve İstanbul Style Breakers.

Muhtemelen isimlerden bazılarını tanımıyorsunuz. O zaman diyebilirim ki tanımanız gerekli. Bunlardan hepsi filme gerek eşsiz sesler ve tınıları gerekse de filmi düzenlemeleri ile katkıda bulunmuş kişiler.

Filmde İstanbul’da birçok farklı insan topluluğunun bir arada olduğu, bunun da zengin bir müzik hazinesi olarak döndüğünden bahsediliyor. Buna rağmen rak ve rep gibi türlerin çıkışlarında dışlandığı ve hala bile soğuk bakıldığı anlatılıyor.

Ceza’nın mamama mimimi solosundan sonra babasının oğlunun yaptığı müzik ile ilgili düşünceleri var.

Mevleviliğin amacından, sema dönerken giyilen kıyafetin simgelediği şeylerden bahsediliyor.

Brenna MacCrimmon’ın Kanada’dan gelip Bulgaristan’dan bulduğu ezgileri diriltmesi işleniyor.

Selim Sesler’in Keşan’da bir performansı sergileniyor, attığı göbek gözleri süslüyor.

Erkin Koray’ın TRT arşivlerinden bazı görüntüleri gösteriliyor.

Siya siyabend gibi pek de ünlü olmayan ama çok da kaliteli müzik yapan bir grupla tanıştırılıyorum. Üstelik grup bunu sokakta yapıyor!

Biraz ses ve tip ile yapılan değersiz şarkılardan bahsediliyor.

İngilizce, Fransızca gibi yabancı şarkıların dinlenme ve söylenmesinin serbest olduğu dönemde kültürünün içindeki Kürtçe şarkı söyleme yasaklarının ’ye karşı bir ayıp olduğundan bahsediliyor.

Canlı canlı arabesk müziğin Elvis’i Orhan baba dinliyoruz.

Canlı canlı Müzeyyen Senar dinliyoruz.

Canlı canlı Sezen Aksu dinliyor, gözyaşlarını izliyoruz.

Özetle mutlaka birkaç kez izlenmesi gereken bir film diyorum. Zaten bir kez izledikten sonra ikinciye de mutlaka izlemek isteyeceksinizdir. Canınız sıkıldıkça da devamı gelecektir bunun.

Filmde hani sadece bazı parçalar dinletilip, seyredilip bırakılmamış, Kürtçe şarkıların yasaklanması, rep müzik ve sokak müziğine karşı önyargılar da işlenmiş. Oldukça etkileyici bir film ortaya çıkarılmış.

Neyse, filmi tekrar izleyerek yazdığımdan bu satırları diyecek çok şey bulamıyorum ve sadece filme övgüler yağdırıyorum. Buradan ötesi sizin izleme zamanınızdır, lütfen gidin izleyin.

İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek (Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul) Fragmanı.

Spoiler da ekleyeyim. Filmin sonunda ve fragmanında Sertap Erener, Madonna vs. bir karışımdan oluşmuş bir parça çalınıyor. Bunun yerine daha farklı bir şey olsa mükemmel olabilirdi, zira bu kısım bende ne alaka etkisi yarattı.

Filmin fragmanını bulayım derken, kendisini buldum, isteyen buradan da izleyebilir filmi.

Filmin orijinal sitesi de gayet güzel, o da Sound of İstanbulda.