Jane Austin – Sense and Sensibility Özet

____________________________________________________________________

Jane Austin – Sense and Sensibility özetidir. Özet İOLP ders kitabından alınmıştır, bu sebeple sadece genel olarak gidişattan bahsedilip fazla ayrıntıya girilmemiştir. Daha iyi anlamak için Jane Austin – Sense and Sensibility karakterleri‘ni de okumalısınız. Kitap sanırım Türkçe’ye 2008 yılında hamdi koç çevirisi ile iş yayınlarından Akıl ve Tutku olarak yeni çevrilmiş baskısı yapılmış.

Sussex’te Norland Park’ta yaşayan Bay Dashwood kız kardeşinin ölümünden sonra yeğeni Henry Dashwood’u yanına çağırır. Henry Dashwood da Harry adında bir çocuğu olan evli John Dashwood’u ve üç kızını yanına alır. Bay Dashwood öldüğünde tüm mal varlığını John Dashwood’a ve oğluna bırakır ve Henry Dashwood ve kızlarına birşey bırakmaz. O çağlarda kızlar çalışmaz ve bu sebeple onlar için tek kurtuluş evliliktir. Evlenebilmek için de piyano çalma, resim yapma ve şarkı söyleme vs. çeşitli kabiliyetlere sahip olmalılar. Erkekler ise daha rahattır ve yeterince paraları varsa toplumda sayılır, değer verilirler. Bir süre sonra Henry de ölür ve kızları John Dashwood yanına alır ancak eşi onları istemez. Bir süre Norland’da kaldıktan sonra bayan Dashwood’un akrabası Sör John Middleton’ın teklifi üzerine Barton’da bir evde kalmaya başlarlar.

Elinor sağduyulu (sense) bir kız ve Marienne de çok duygusal (sensibility) bir kızdır. Margaret en küçük kız kardeştir ve iyi huylu biridir. Dashwood’lar Norland Park’tan ayrılmadan önce Elinor ve Edwards Ferrars arasında ümit verici bir arkadaşlık vardı. Elinor Edwards’dan hoşlansa da duygularının karşılıksız olduğunu düşünüyordu. Barton Park’a taşınmalarıyla da ayrılmış oldular.

Barton Park’ta Elinor ve Margaret hayatlarında ilk defa gördükleri çeşitli akrabaları ile tanışırlar. Bekar bir centilmen olan Colonel Brandon ile, Sör John’un kayınvalidesi yaşlı ama kaba Bayan Jennings ile tanışırlar. Colonel Brandon ile Marienne arasında bir ilişkiye Marienne karşı çıkar. Barton’ın yokuşlarında koşarken Marienne düşüp bileğini incitir ve John Willoughby tarafından kurtarılır. Willoughby ve Marienne birbirinden hoşlanırlar ve sürekli birlikte vakit geçirmektedirler. Marienne Elinor’a Willoughby’nin kendisine bir at hediye etmek istediğini söyler. Elinor da ata bakacak güçleri olmadığı ve tanımadıkları birinden böyle bir hediyenin uygun olmayacağını söyler. Marienne Willoughby’yi iyi tanıdığını düşünse de Elinor’un maddi kaygılarına hak verip hediyeyi kabul etmez.. Bir sabah bayan Dashwood, Elinor ve Margaret Willoughby’nin evlenme teklifi edeceğini düşünerek çifti başbaşa bırakır. Ancak geri dönüklerinde Marienne ağlamaktadır ve Willoughby’nin Londra’ya gitmesi gerekmektedir. Nişanlanıp nişanlanmadıkları bilinmemektedir ancak Marienne büyük umutsuzluk içinde ve etrafındaki herkesi üzmektedir.

Edward Barton’a Dashwood ailesini ziyarete gelir, ancak pek mutlu değildir ve Elinor’a pek yakınlık göstermez.  Bir süre sonra ayrılır ancak hala soğuktur. Dashwoods ailesi Bayan Jennings’in diğer kızı bayan Palmer ve eşiyle tanıştırılırlar. Bayan Palmer şehirdeki insanların Elinor ve Willoughby’nin evleneceğini düşündüklerini söylediğinde Elinor böyle bir şeyden habersiz olduğundan şaşkınlığa uğrar. Aynı zamanda Bayan Jennings’in iki akrabası Anne ve Lucy Steele de Midlleton’ların misafiri olarak gelir. Elinor Lucy’nin arkadaşı olur ve Lucy Elinor’a Edward Ferrars ile gizlice nişanlandığını söyler. Elinor ilk başta Lucy’nin Edward’ın küçük kardeşi Robert’ten bahsettiğini sanır ama Lucy’nin Edward’dan bahsettiğini anlayınca şok olur. Önce kızsa da daha sonra bu evliliğin Edward için bir ceza olacağını düşünür, çünkü Lucy manipülatif ve kaba biridir.

Bayan Jennings Elinor ve Marienne’i kışı Londra’da yanında geçirmeleri için davet eder. Marienne Willoughby’yi görmek istediğinden bu teklifi kabul eder ve Elinor da Marienne’in onun güdümüne ihtiyacı olduğunu bildiğinden o da kabul eder. Colonel Brandon her gün onları ziyaret eder ve Elinor’a kasabadaki herkesin Marienne ve Willoughby’nin nişanından bahsettiğini söyler. Marienne Willoughby’yi bir partide görür ancak Willoughby kırıcı bir tavırla ondan uzak durur. Marienne sinirle Willoughby’ye yazar ancak cevap olarak Willoughby’nin Marienne’i sevmediğini anlatan bir yanıt alır. Colonel Brandon Elinor’a Willoughby’nin ayyaşlık geçmişinden bahseder bayan Jennings de Willoughby’nin para ihtiyacı sebebiyle zengin bayan Grey’e nişanlı olduğunu söyler. Marienne Colonel Brandon’la ilişkiden uzak durma fikrinden vazgeçer ve bir süre sonra Willoughby’nin evlilik haberini alır.

John ve Fanny Dashwood gelir ve bayan Jennings ve Middleton’lara tanıştırılırlar. John Middleton Elinor’a Edward’ın büyük bir mirasa konmuş bayan Morton’la evleneceğini söyler. Steele’ler Middleton’lara kalmaya gelir. Steele kardeşler Dashwood’ların zıttına pek görgülü ve eğitimli değiller ve Dashwood kardeşlerin kabiliyetlerine sahip değildirler. Ann Steele  Lucy ve Edward’ın gizli nişanından bahseder. Bunu duyan Edward’ın annesi bayan Ferrars Edward’ı mirasından mahkum eder ve tüm mirasını Edward’ın kardeşi Robert’a bırakmaya söz verir. Edward artık onu sevmese de Lucy’yi bırakamayacak kadar şereflidir. Elinor Robert’in bayan Morton ile evleneceğini öğrenir ve Edward’ın ümitsiz durumuna aldırış etmez. Dashwood kardeşler Cleveland’daki aile arkadaşlarını ziyaret eder. Marienne yağmurda yaptığı uzun yürüyüşlerde hastalanır ve Willoughby bunu duyduğunda ziyaretine gelir. Affedilmeyi istemektedir ve hala Marienne’i sevdiğini söylemektedir. Elinor ona acır ve Marienne başından geçenleri anlatır ancak Willoughby Marienne’i kaybettiğini anlayınce gider. Marienne iyileşmeye başlamıştır ve bu da Colonel Brandon ve bayan Dashwood’u sevindirir. Dashwood’lar Barton’a döndüklerinde hizmetçiden Lucy ve Edward’ın evlendiğini öğrenirler. Edward gelip Lucy’nin nikahı bozup Robert ile evlendiğini söyler, ayrıca Elinor’a da evlenme teklifi eder ve Elinor da kabul eder ve Barton’da evlenirler. İki yıl sonra Marienne fikrini değiştirip Colonel Brandon ile evlenmeyi kabul eder. İki Dashwood kardeş de Delaford’da anne ve kardeşleriyle iletişimi koparmadan eşleriyle yaşamaya başlarlar. Önemli olanın kadın ve erkek arasındaki bağın değil kardeşler arasındaki bağın olduğu açıklanarak biter.