Sadece mıknatısla çalışan motor

____________________________________________________________________

Küçükken, ilkokulun ilk yıllarında falan, babam elektrik santralleri nasıl çalışır falan anlatırdı, ya da kitaplardan gösterirdi. O zamanlarda aklıma, madem elektriği jeneratör üretiyor, mıknatıslardan jeneratör rotorunu devamlı döndürerek herhangi büyük bir güce ihtiyaç duymadan elektrik üretimi diye bir şey gelmişti. Babama söylediğimde de, enerjinin korunduğundan, yoktan enerji var edemeyeceğimizden, bu sebeple de jeneratörü hiçbir enerji kaynağı olmadan çalıştıramayacağımızı söylemişti. Mantıklı bir açıklama idi, ama ara ara bu konu üzerinde düşünmemi engellememişti.

Tabi, düşün düşün bir yere çıkamıyordum. Mıknatıslar, mıknatıs kaplı rotorun etrafında öyle bir yapıda ve şekilde olmalıydı ki, bir mıknatıs rotordaki mıknatısı kendine doğru çekmeli, belli bir noktaya gelince de aynı mıknatısın zıt kutbu rotoru itmeliydi. Bu şekilde devamlı dönecek bir motor olamaz mıydı?

Benim kurduğum cümle, kendi problemlerini kendi içinde barındırıyor zaten. Rotor o önemli noktaya geldiğinde, çekim gücü de en yüksek  olacağından dönen rotoru bile durdurabilir bu nokta. Bu durumda çevredeki statik mıknatısları hareket ettirerek rotordaki mıknatısla ters kutupta iken, aniden aynı kutba getirerek rotoru döndürmek aklıma gelmişti. Tabi bu da bir sorun. Böyle bir sistem bir jeneratörü çalıştıracak olsa, jeneratörün ürettiği enerjiden daha fazlasını, motorun rotorunu döndürecek hareket eden ya da dönen mıknatısları hareket ettirmek için kullanmak lazımdı ki, jeneratör enerji kayıpları ile sistemin durmasına sebep olacak miktardan sürekli olarak fazla enerji üretsin.

Sonra bir kutbu diğer kutbundan daha güçlü mıknatıslar kullanmayı düşünmüştüm sanırsam. Sabit mıknatıs rotordaki mıknatısı kendine çekerek bir noktaya kadar dönmesini sağlıyor, tabi rotorda çekilen mıknatısın biraz daha ilerisinde ters yöne bakan bir mıknatıs var. Sabit mıknatısın çekimi ile bir noktaya gelen esas mıknatıstan ileride olan bu mıknatıs, sabit mıknatısın daha güçlü olan ters kutbu tarafından daha şiddetli itiliyor. Bu şekilde de dönüş sağlanıyor. Anlattıklarımı, kuru kuru çizimsiz anlatmam anlamsız aslında, biliyorum, ne ben çok iyi anlatabiliyorum bunları, ne de anlayabiliyorsunuz. Çünkü, mantıksızlık dolu. 🙂

Tabi ortak fikir sabit mıknatıslar, ortalarındaki dönen rotorun etrafındaki mıknatısları iterek rotora ilk hareketi veriyor. Tabi hareket eden rotordaki mıknatıslar farklı konumlara gelince, farklı sabit mıknatıslar onları iterek ya da çekerek, yani etki ederek durmalarını engelleyip, hareketlerinin devamlılığını sağlıyor. Teoride sistemin rotoru devamlı olarak artan bir hızda dönmeye başlayabilir. Böyle bir sistem jeneratöre bağlansa, 50 ya da 60 HZ şebeke frekansını sağlıklı elde etmek için frenlenmesi bile gerekir. Yani bir miktar ms sürede bir plastik pabuçlar rotordaki yerlerine sürtünüp dönme hızının değişmemesini sağlayacak.

Sınırsız ve kesintisiz, sonsuza kadar enerji üretme hikayeleri yani. 🙂 ERKE dönergecini bile böyle bir şeydir diyordum ama, ERKE de dönmeden geçti… 😀

Tabi böyle bir şeyler hiç yapamadım, yani teoriden pratiğe geçiremedim, uygulayamadım. Fizik kurallarına güvendiğimden de, yapılamayacağını da bilir gibi yaptım ama, bir gün yapılacak dedim. Sonra…

Spam dediğimiz cinsten, bir marka ya da ürün tanıtımını yapan e-postalar olurya, bir tanesi e-posta kutuma düştü. Silmemeye karar vermem bir on saniye kadar içeriğini okumakla oldu. Tıkladım hemen linke, tam benim istediğim şeyleri yazıyor ne de olsa. Free energy, %75 energy saving falan. Linkteki sayfada da Jonhsnon Motor diye benim düşündüğüm sisteme benzer, hem de çalışıyor denen bir %100 bedava enerji üreteci yapmanın anlatıldığı bir kitabın tanıtımı çıkıyor. Bkz. Kitabı satın almayı bile düşünebilirim ileride ama, daha önce yeterli kanıt bulmam gerekiyor.

Howard Johnson motoru çizimi.

Howard Johnson motoru çizimi.

Okuyorum, dinliyorum, merak da edip araştırıyorum. Harbiden zamanında böyle bir şeyin düşünülmüş ve yapılmış, üç de patent almış olduğunu öğreniyorum. Tabi bunların hiçbirinin doğrulamadım. Belki hiç de olmayabilirler, tamamen bir internet safsatası olabilirler, şaşırmam öyleler diye çünkü. Direk olarak, yoktan enerjinin varedilemeyeceği noktasına çakıyor cihaz.

Howard Johnson modelinde eğri biçimde üç mıknatıs bir daire eşit alanlı üç parçaya bölündüğünde her kesim yerine bir tane gelecek şekilde yerleştirilmiş. Bu şekilde bir kutupları rotoru çekerken, diğerleri itiyor ve bu şekilde bir hareket sağlanıyor. Bu hareket de bir V kayışı ile bir jeneratöre aktarılıp, jeneratörden elektrik üretiliyor. Detayları için ikinci resme tıklayabilirsiniz, yalnız açılacak sayfa İngilizce’dir; motorun tanıtıldığı bir Science & Mechanics dergisinden görüntüler içerir. Böyle bir sistem yapılsa ve etkili, – “efektif” (effective) – olsa, nükleer enerjiden bile önemli bir güç olur.

Howard Jonhnson, bu sistemini 1970’lerde yapmış ve güç bela patent almış. Ama mıknatısla çalışan motor fikrini kullanan ilk o değilmiş. Fikri ilk 1870’de Wesley Gary kullanarak, Wesley Gary motoru denen şeyler tasarlamış.

Mıknatısla çalışarak hareket edip bağlı olduğu jeneratörü döndürerek elektrik üretilmesini sağlayan bir Howard Johnson motoru.

Mıknatısla çalışarak hareket edip bağlı olduğu jeneratörü döndürerek elektrik üretilmesini sağlayan bir Howard Johnson motorunun bir dergide yer almış çizimi. Detaylar için resmin üzerine tıklayıp detayların yeraldığı siteye gidebilirsiniz.

Jonhnson motorundan sonra, 1997’de de Kohei Minato Motor diye bir icada da patent vermiş Amerikan patent enstitüsü mü o kurum işte. Bu da mıknatıslarla çalışan bir motor, ama farkı rotorların biçimi imiş.

Son motor da kendi motorumuz! 😀 Yani yukarıdaki örnekleri araştırıp, şemalarına göre yapacağımız kendi motorumuz. Şu aralar hiç bunla uğraşmak istemiyorum ama, böyle bir şey yapsam fena olmaz. İşe yarar planlar ve şemalar bulmam gerekli öncelikle.

Tabi hala ciddi bir kanıt görmeden bir şey diyemiyorum. Çünkü başıboş dönen bir motor yapsam bile, bağlayacağım jeneratörün rotorunun ağırlığı ile duracaksa hiç gerek yok. Ya da ampulü yaktığımda onun jeneratör rotoruna gösterteceği dirençle duracak bir motora! Çünkü netteki onca yazıda hiç bundan bahsedildiğini görmedim.

ODTÜ’deki ufo tipi bilim odalarında bir bisiklete binmiştim, jeneratöre bağlı pedallar çevirerek lambalar yakıyorduk ve her lambanın ayrı bir düğmesi vardı. Bir lambada kolay dönüyordu pedal ama, lambaları yakmaya devam ettikçe zorlaşıyor ve tüm lambalar yanıyor iken çeviremiyordum pedalları. Yani ayaklarım, yanlış hatırlamıyorsam on lambayı, her birine 100 vat versek, 1 KW enerji üretecek güçte değildi. Bilemiyorum, belki daha düşük güçte ampullerdi onlar. Belki 500 vat bile üretemeyiz. 😀 Enerji üretiminin zorluğunu ilk orada, o zaman somut olarak görmüş idim.

Böyle mıknatıslarla dönen bir sistem ilk başta biraz mantığa yatar noktalara sahip görünse bile, karşılaşacağı dirençte durmasını engellemek için çok çok büyük bir yapı gerekmezmi. Bir şehri elektriklendirmek için bir dağ yüksekliğinde bir motora da hiç gerek yok doğrusu. 😀 Ama motor küçüldükçe de mıknatısların karşılaşacağı direnç artacak.

Jeneratördeki mıknatısların karşılaşacağı direnci bir yay sistemi ile rotoru farklı bir kısma hareket ettirerek rotora farklı etkiler kazandırma amaçlı, jeneratör içinde motor fikri de ürettim ama, buna da hayata geçirilebilirlik ihtimali veremedim ben. 😀

Şimdilik böyle şeylere girişmeye niyetim yok. Var da çok değil, ya da var da, nasıl çıkacağımı bilmiyorum. O yüzden uzaktan takip etmekle kalacağım.

Anahtar kelime: Howard Johnson motoru, HoJo motoru, Wesley Gary motoru, Kohei Mnato motoru, bedava elektrik, bedava enerji.