Windows’a İki Yılda Bir Format Gerekli

____________________________________________________________________

Windows’a en azından iki yılda bir format gerekli. Bazı arkadaşlar yılda bir formatın iyi olduğunu ve yapılması gerektiğini söylerlerdi de inanmazdım. Benim için oldukça gereksiz ve zaman kaybı idi. Ancak şimdi anlıyorum ki gerçekten Windows’a en azından iki yılda bir format gerekli, zaten siz bilgisayarınıza format atmasanız da kullandığınız Windows işletim sistemi sizin için bir neden çıkarıyor.

Ben birkaç gün önce bilgisayarıma zorunlu, istem dışı format attım. Formattan önceki günlerde kullandığım SiMoCo adlı programın aktivasyon kodu girme penceresinde programın bilgisayarımda 650 gündür kurulu olduğu yazıyordu. Yani bu işletim sistemini 650 gün önce kurmuştum ve hala sapasağlam çalışıyordu. Service Pack 3 yükleyene kadar…

Eskişehir’de iken SP3 indirip bir yoğun diske yazdırmıştım. Bunu yaklaşık bir hafta önce bilgisayarıma kurdum. Bundan önce SP1 güncellemesi vardı ve bu da Windows ile kuruluyordu. Daha önceden Longhorn Transformation Pack adlı bir program yüklü idi. Program Windows’un açılış görüntülerini renklendirip, çeşitli temalar vs. kullanmamı sağlıyordu. SP3 yüklemem sonrası bu programın tema desteğinin çalışmadığını fark ettim. Sadece Win XP açılış ekranını değiştirme özelliği kalmıştı, bundan da vazgeçebilirim deyip programı sistemimden kaldırdım. Sonra da Windows açılmadı, System32/drivers/Ntfs.sys sürücüsünün bozuk olduğunu söylüyordu. Anladım ki programın kaldırma aracı programı kaldırırken eskiden yedeğini aldığı bazı dosyaları geri yüklemişti. Sonra Win XP SP3 paketinden bu sürücüyü aldım ve OpenSUSE 10.3 ile sürücüler klasörüne kopyaladım. Bu sefer Windows önyüklemesi başlıyordu ama açılış ekranına gelmeden tekrar hata veriyordu. Biraz bu şekilde sürücü dosyalarını değiştirip kurcaladıktan sonra Windows açılır hale gelmişti. Tabi bilmediğim bir sebepten dolayı LOpenSUSE de C sürücüme yazamaz duruma gelmişti. Biraz Windows ayarlarını kurcalayıp sistemi yeniden başlattıkan sonra Win XP önyükleme ekranından sonra Mavi Ekran çıkmaya başladı. Tek çare olarak Win XP orjinal yoğun diskini takıp sistemi buradan başlattım. Bu seferde tamir sisteminin SP3 dosyalarını tanımayıp SP1 dosyalarını geri yüklemesinden korkuyordum. Tab, bu korkum yersiz çıktı, çünkü kurulum aracı da başlamadan Mavi Ekran çıkıyordu, yani Win XP kurulum diski de bir işe yaramıyordu. OpenSUSE 10.3 diski ile tamire kalkışsam ve hatta Linux’u tekrar kurmaya kalksam da hard diske yazma yapamadığı için başarısız oldum. Üstelik bölümleri düzgün görmüyor ve Windows bölümlerini bile Linux olarak görüyordu.

Sonra belki çalışır CD’dir umuduyla bir Pardus Linux 2007 Caracal Caracal diskini taktım ve sistemi buradan başlattım. Ne yazık ki bir kurulum diskiydi. Sabit diskimi de tek parça olarak gördü, önceden var olan bölümlerin hiçbirini tanımıyordu. Ben de buna rağmen kuruluma başladım. Diskin başında 5 GB boyutunda bir kısıma kuruluma başladım. Tabi Linux’a o an ihtiyacım olmadığı için kurulum sonlanmadan iptal ettim ve tekrar Win XP diski ile kurulumu başlattım. Bu sefer kurulum yazılımı mavi ekransın çalıştı. Ben de diski iki parçaya bölüp ilk kısma Win XP kurdum. Biçimlendirmeyi hızlı biçimlendir modunda yaptım ki önceki verilerime zarar vermesin.

Kurulum bittiğinde D sürücüm bomboştu. Daha önceden aklıma gelseydi TestDisk programı ile belki diskteki bölümleri tamir edebilirdim ama biraz geç aklıma gelmişti işte. Şimdi bir sürü belgemin, müzik ve resim arşivimin olduğu sürücü bomboştu. Veri kurtarma programları ile olabildiğince verimi kurtarmaya çalıştım ve bunu bir nevi başardımda. Ancak uzun bir süredir bilgisayarımda sakladığım bazı metin dosyaları ve yakın bir zamanda Çanakkale’de çektiğim fotoğraflarımın yarısı bozulmuştu. Ne yazık ki Cep Ingilizce programımın veri tabanı ve program kodları da bozulmuştu. Üstelik programımın tam yayınlamayı düşündüğüm bu sürümü de bir gece öncesi hazırladığım son 1.4 sürümü idi. Artık bir ay başındaki halini yayınlayacağım, onca iyileştirmelerim boşa gitmiş oldu.

Bu tür veri kaybı tehlikesini geçen yaz da aynı dönemde geçirdiğim için (Sanırım bu da düzenli birşey, yıllık olarak bir kere veri kurtarma yapmam gerekiyor. Veri kurtarma programları sadece böyle acil durumda işe yaradıkları için normal kullanımda aklımın ucundan bile geçmezler.) disk birleştirme konusunda titizimdir. Bu sebeple de sık sık D sürücümü birleştiririm. Hatta bu problemden önceki gece de bilgisayarı kapatmadan önce fazla zaman harcamamak için D sürücüsündeki Cep Ingilizce programının kaynak kodu ve veri tabanı dosyalarını teker teker birleştirmiştim. Ancak ne yazık ki bunlarda hata gördü. Birleştirme yaptığım halde neden böyle birşey olduğunu anlamadım. Belki yeni kurduğum Win XP açıldığı gibi D sürücüsünde bir sanal disk için sayfa dosyası oluşturduğu içindir, bu dosya önceki veriyi zedelemiş olacak.

Yani iki senedir kullandığım taş gibi Win XP sonunda formatı yemişti. Neyseki fazla zararlı çıkmadım, kaybettiğim resimleri fotoğraf makinesi elime geçince hafıza kartı biçimlendirilmedi ise tekrar geri yükleyebilir veya arkadaşımdan resimleri alabilirim. Kaybettiğim metin dosyaları çokta önemli değildi aslında, Cpe Ingilizce programını da Ağustos başındaki haliyle yayınlayacağım, artık yavaş yavaş daha da geliştiririm.

Aslında bu problem esnasında tamamen Linux’a geçmeyi de düşündüm ama Win XP’den daha problemli olmasından korktum. Çünkü birçok kez farklı sürümler kurdum ve farklı problemlerle karşılaştım. Öncelikle grafik işlemcimin Linux sürücüsünün 3D desteklememesi gibi sürücü problemlerinden korkuyorum. Acaba modemimi tanıyacak mı, yok bunun sürücüsü yok, yok bilmem neyi yok. Çoğu donanım üreticisinin Linux kullanıcılarını tınladığı yok. Elde var olan açık kaynak sürücüler de ters mühendislik vs. yöntemlerle elde ediliyor veya üretici firma Linux altında sadece basit işlemleri yapabilmesi için basit bir sürücü hazırlıyor, bu da bir işe yaramıyor. Linux’a iyi alıştım ama tam geçişe hazır değilim. Win XP’ye sadece ben değil ailemde az çok alışıktı. Şimdi yeni baştan onlara Linux öğretmek zor geldi. Bir de ihtiyacım olan her programı bulamama tehlikesi de var. Windows para ile çalışan bir ortam olduğu için her konuda çok sayıda program bulabiliyorsunuz. Bunların da genellikle bir deneme sürümü oluyor ve şansınız varsa işinizi bu sürümle halledebiliyorsunuz. Linux ortamında bu kadar rahat olamamaktan korkuyorum. Neyse müsait olduğum bir zaman tekrar bir Linux kuracağım sabit diskime. Bu arada Ubuntu’da düzenli olarak yeni sürümlerini eve postalamayı kesti, nedenini anlamadım ya neyse. Zaten gönderdiği sürümleri de kurmak bir dertti, kestirmeden tek DVD veya 5 -1 = 4 CD OpenSUSE kurmaya iyi alışmıştım. 😀