Bugün benim doğum günüm vs.

____________________________________________________________________

Ehehe bir doğum günü daha (eskisi). Aradan tam bir yıl geçmiş, değişen bir şey yok!

Bu yıl çeşitli nedenlerden dolayı ’da değil ’de sürünüyorum, mekan değişikliği var sadece. 🙂 Dandik bir evde pek güzel günler geçiriyorum…

İOLP 4. sınıfım ve alttan Dil bilim (Linguistics) dersim var, bunlarla boğuşuyorum.

sınavı diye bir şey olduğunu da hatırladım bu sene, onda da zaten geçen bir deneme yapmıştık, bölümü İngilizce Öğretmenliği yerine Elektrik seçince baya iyi bir yerdeydim, herkes Eğitim Bilimleri sınavına girmiyor tabi.

Haftanın bir günü İstiklâl İlköğretim Okulu’na etüte gidiyorum. (Öğretmen olarak 🙂 )

Haftanın iki günü de şehir dışında bulunan Türk Telekom Teknik Ve Endüstri Meslek Lisesi’nde ve gözlem için gidiyorum. Uygulamadan önce de plan yazmamız falan gerekiyor, böyle derste ne diyeceksin, öğrencin ne diyecek vs. böyle durumlar geliştiriyoruz falan. Meslek lisesi harbiden memleket meselesi. Önde ortada dört kız oturuyor, gözlerimi ne tarafa oynatsam konuşmaya başlıyorlar. 🙂

İman durumumda zayıflama var, hani gelip ateistin biri alsa götürse Allah’ım gidiyorum deyip gideceğim.

Olumlu bir şey olarak Gültekin adında bir beta balığım var falan. İsmini koyan ben değilim, ben balığa Balık ismini yakıştırıyordum daha çok. Onunla oynuyorum falan filan. Manyak bir şey zaten, kafamı falan sallayıp deli gibi hareketler yapınca baloncuk çıkarıyor. Sevindiğinde yapıyormuş bunu. Delilerle arası iyi hani. 🙂 Bir gram yem verirsem üç gram kaka çıkarıyor, o nasıl oluyor, oluyor işte… Ağırlık olarak değil de aslında hacim olarak var böyle bir durum. 24 – 28 dereceler bu balığa iyidir diyorlar ama benimki 15 dereceye bile alışacak neredeyse. 🙂 Zaten üşüyünce kırmızı rengi beyaza çalmaya başlıyor, içini görüyorsunuz sanki falan. Hatta kuyruğunda çizgi çizgi mavilikler oluyor…

Bir de bu batık dünyada yaşamak daha önce bu kadar zor olmamıştı. Hani Dünya’da bir milyar açlık sınırı altında yaşayan insan falan varmışya, onların suçlusu olarak kendimi hissediyorum. Ciddiyim suçlu benim! En az bu yazıyı okuyan birileri kadar suçluyum kendi gözümde. Para denen kağıt parçalarına bel bağlamış, bu kağıtları elde etmek için kölelik yaptığımız bir sistem. Üstelik bu para denen şey de öyle bir şey ki eğer elimizde para tutuyorsak bu para başka birinin başka birine borcu olmuş oluyor, yani biri birine borçlu ki bizim paramız var. E ama ben neden başkasının birine borçlu olmasını isteyeyim ki! Veya bu sistemi piyasaya sürenler sayesinde bir milyar kişinin aç olmasını! Üstelik bunların çeşitli şirketleri gidip oralarda bir işe yararmış gibi teknolojik şeyler yapıyorlarmış, hayatı kolaylaştırıyorlarmış bilmem ne, yahu alın siz topunuzu tarağınızı çıkın gidin bakalım oradan ne oluyor, sizin en büyük yardımınız budur ama… Ha şöyle bir şey var şimdi de, Altan Tufan’dan güzel bir söz;

Cinsel organlarını kiralamaya fahişelik, o hariç bütün organlarını kiralamaya da kariyer denir.

Tabii ki mantıklı değil ama günümüz şartlarında yaşanan çoğu şey de mantıklı değil. Gelecekte bulup bulamayacağımızı bilmediğimiz bir iş için senelerce uğraşmak… Bir devletteki büyük şirketlerin oyunlarını desteklemek için askere gidip ölmek, tabi öncesinde de “Şehit olacak mıyım lan?” diye düşünmek!

Ha bir de ciddi psikolojik yardıma ihtiyacım olduğunu hissediyorum. Normalde de psikolojim hep karmakarışıktı ama bu aralar o biçim bir özdisiplin eksiğim var ki!!! Askerde bunu düzeltseler yeter diyorum ama huylu huyundan vazgeçmez ki! Ha bir de iyice yabancılaşıyorum lan sanki dünyaya… Millet yaşıyorsa ben yaşamın mastürbasyonunu yapıyorum, yani yaşarmış gibi yapıyorum. Ya da ben yaşıyorsam onlar mastürbasyon yapıyor. Durum böyle yani…

Hele ne olacak bu Dünya’nın hali düşüncesi yok mu… Bana ne diyorum ama onun içinde çürüyecek olan da benim. falan şeylere daldım bu sebeple de… Ama onlarda da din kavramının zarar gördüğü ile ilgili görüşler var ki, bizimkilerin bunu yanlış anlayıp başarılı olamamasına sebep olma ihtimali var. Gerçi ne olursa olsun böyle parasız yaşamın olacağı bir sistem olacaktır mutlaka, yoksa bu alemin geleceğini hiç iyi görmüyorum ben…

Ha bir de ” Ve Tanrı kadınları yarattı”. Yahu Allah’ım madem onları yarattın beni niye yarattın cidden? Gördüğün üzere her noktada bir şekilde problem çıkarıyorlar. Ha madem yaratıyorsun neden o kadar güzel yaratıyorsun! Bizim okulumuz bilmem nemiz var yahu…

İşte bu kadın erkek mevzundan zaten dünyada barış olması imkansız! Evet, mutlaka savaş olacak, bir kavga olacak! Biri ben sevdim lan diyecek, öteki ben de sevdim lan diyecek, başlayacak kavgaya. O anda tabi o kutsal sevgili de başkasına vermekte olacak vs.

Neyse, muhabbeti çok fazla uzatmak istemiyorum tamam mı, özet geçeyim;

  1. Bende bir değişiklik yok. Aynı saman, aynı balya.
  2. Bu dünya işe yaramaz, yaşanacak bir yer değil.
  3. Evet, ben de köleyim ve elimden geleni yapmıyorum.
  4. Benden adam olmaz (Bunu sık sık söylerim. 🙂 )
  5. C. C. Catch – Strangers by Night dinleyin (izlemenize gerek yok), bugünlerde pek dinliyorum.

Benden bu kadar işte…

Ha bir de Ali abimin annesi vefat etmiş, ona üzüldüm biraz, pek hayırlı biriymiş. Neyse kendinize iyi bakın, beni kendinize örnek almayın falan.