MiM: Fanatiği Olduğunuz Yazılımlar

____________________________________________________________________

Barış Ünver bir mim başlatmış ve Seval Ünver de bana iletmiş. Mimin konusu fanatiği olduğumuz yazılımlar. Aslında özellikle yazılım konusunda fanatiklik yapmam pek. Neye ihtiyacım varsa, onu bana sağlayan yazılımı kullanırım. Ücretli ya da ücretsiz olabilir, önemli değil. Önce crack ile falan kullanır, kolay bir yolunu bulunca lisanslısını alırım ya da yazılımda bir hatayı bildirir karşılığında lisans isterim vs. ücretli veya ücretsiz olması umrumda değil, yeter ki işimi görsün. Bu sebeple tam fanatik demesem de gelelim severek kullandığım yazılımlara.

İnternet gezgini

Kendileri ile yaklaşık dört yıl önce tanıştım. Kuzenim kullanıyordu, bana içinde program ve müzik vs. olan bir yoğun disk yapmasını istemiştim. Onda Opera görünce de sırf teması yüzünden onu da istemiştim. Sonra da eve gelince kurdum bilgisayara. O zamanlar değişik değişik planlarım hayallerim vardı, bunlar için de İnternet’ten indirmem gereken yüzlerce megabaytlık dosyalarım vardı. Opera’da bu indirme işleri için bir aktarım yöneticisi vardı, bunu gerekli bile görmemiştim pek. Sadece arkaplanda dosyaları indirirken, resimleri göster/gösterme ve önbellektekileri göster seçeneklerini kullanarak hem indiriyor hem de İnternet’te gezinmeye çalışıyordum. Çünkü o zamandaki bağlantı da 56 k olunca hem indirip hem tüm resimleri görüntüleyerek gezinmek zordu. Bir de tam o anda elektrikler bir kesildi, inmiş parçaları da tekrardan indirmek zorunda olduğumu düşünerek TEDAŞ’a başladım sövmeye. Elektrikler gelince de bilgisayarı açtım ve Opera Aktarımlar penceresindeki Resume butonuna rastgele tıkladım! Anaaa, o ne dedim, dosya kaldığı yerden devam ediyor, o zaman öyle bir sevinmiştim ki, of of of. 😀 Saatlerce indirdiğim dosya bir gitseydi, ah neler olacaktı neler. 😀 Neyse, ondan sonra Opera’yı IE’ye tercih etmeye başladım. Sonra da Firefox’u denedim. O da o zamanlar pek bir hantaldı, 223 MB belleğin içine eder dururdu, bir de garip garip yerlerde çöker sinir ederdi.

OperaOpera

Sonra da sırf diğerlerinden kesinlikle daha stabil olduğu, zevkten çökmediği için Opera kullanmaya devam ettim ve artık iyice alıştım, kolay kolay da bırakmayacağım sanırım. Ayrıca cep telefonumda da kullandığım program olması, Opera Link gibi ikisini de eşitleyebilme özelliği en hoşuma giden yanları. İkinci İnternet gezgini tercihim ise Internet Exploder. 😀 Niye Firefox değil? Çünkü İnternet bir IE dünyası ve herşey IE için yapılmış, okulumun ders çalışma sayfasına bile giremiyorsam IE dışındaki gezginler benim için bir hiç. Bu MS uyanıklığı iyi bir şey değil ama zaten Opera ile giremediğim sayfada Firefox ile niye uğraşayım ki, adamlar kodları IE için yazmış, sadece IE’de çalışır demiş. Web standartları olayına ise inanmıyorum. Madem farklı farklı standartlar çıkarıyorlar, hiç değilse bunları birbirine uyacak şekilde yapın, birbiriyle çakışacak şekilde değil. Önce şu standardı oturtsunlar: bütün standartlar birbiriyle uyumlu olmalı.

Opera’yı ne zaman bırakırım? Gelecek 11 sürümünde olabilir, yeterli bilgim yok ama bu sürümde performansı arttırmak için altyapıyı değiştirip Firefox benzeri bir sisteme geçeceklermiş. Bunun da anlamı daha fazla kaynak tüketimi ve yeni kodlar nedeniyle stabil olmayan bir ortam, tam bir Firefox’a geçiş ortamı. Madem Opera da belleği Firefox gibi kullanacak hem de daha az stabil olacak, açık kaynak destekleme merakımla birleşip geçerim Firefox’a.

File Scavenger

File Scavenger 49 $ değerinde bir veri kurtarma yazılımı. İlk iki yıl önce idi. D sürücüsünde bazı hatalar vardı ve biçimlendirsem düzelir diyordum (düzeldi). Bunun için önce her şeyi C sürücüsüne aktardım. Sonra da D sürücüsünü bir güzel biçimlendirdim. Arkasından herşeyi gerisin geriye D sürücüsüne kopyalarken Windows’un aptal salt okunur vs. uyarılarından biri çıktı ekrana, dosyanın salt okunur olduğunu yine de kopyalamak istediğimden emin olup olmadığımı soruyordu. Dosya bir belge falan değil, sanırım thumbs.db önbellek dosyalarından biriydi. Nasılsa Hayır dedim ama dosyaların kopyalanmaya devam edeceğini sanıyordum. Biraz sonra kopyalama bitmiştir deyip C sürücüsündeki dosyaları sildim. Winamp’ı açıp şarkılarımı çalmaya kalkınca ise hiçbirinin yerinde olmadığını fark ettim. Hepsini kontrol ettim, birçok dosya yerinde değildi. :S Birkaç veri kurtarma yazılımı denedim, parça parça kurtarabildiler, ya da 1.5 MB boyutunda bir resim dosyası için 15 MB dosya üreterek yaptılar bunu. Çoğu dosya da kalıyordu. Bilgisayarı öyle bırakıp Bulgaristan’a gittim, bir ay sonra gelip devam ettim. Saatlerce kurtarma yaptırdım, birşey olmadı. En sonunda bir blogda File Scavenger’ı buldum, işe yaramaz diyerek indirip deneyeyim dedim.

File ScavengerFile Scavenger

Programı çalıştırdım ve beklemeye başladım. Kısa bir süre sonra tüm dosyalar karşımda listelenmeye başladı ve sağlam olup olmadıkları da yazıyordu. İşlem bitince de kurtarmaya denedim, gerçekten de başarılı oldu. Neredeyse tüm fotoğraflarım, müzik parçalarım, program kurulumları, belgeler vs. herşey kurtulmuştu. Sadece durumu iyi yazmayan az sayıda dosyada problem vardı, bunlar da bir HTML dosyasının yarısı kayıtlı bir sayfa, diğer yarısı da Opera önbelleğinden bir sayfadan aynı sayfada iki sayfanın olması gibiydi. Ancak sonuçta program kesinlikle başarılı bir programdı, önceki denediğim ücretsiz veya ücretli birçok programdan daha iyiydi. Program kesinlikle 49 $ ücretini hak ediyor. İlk seferde sadece hayatımda bir kez kullandığım şeye bu kadar para verilmez diyordum ama sonra tekrar tekrar kullanınca kesinlikle lisanslanması gereken bir program oldu. 😀

Winamp

Winamp ile tanışıklığım bilgisayarımı almamdan daha önceye gider, geçen yüzyıla falan. Okulun bilgisayarlarında görürdüm, arkadaşındakinde görürdüm, kuzeninkinde görürdüm. Bilgisayarımı alınca da o şimşek simgesi hiç yabancı gelmedi, tıkladım bildiğim Winamp açıldı, hatta biraz eski bir sürümdü, 2.71 sürümü. Winamp 5’e geçtim kısa bir süre sonra. O zamandan beri de kullanır giderim. 5 serisi sürümler biraz hantal ama yine de derdim yok kendisiyle. JetAudio vs. de denedim ama basit bir işlem için bile saniyelerce menülerin yüklenmesini beklemek sıkıcı, Windows MP ve iTunes gibi diğer hantal yazılımlar da ilgimi çekmiyor.

OpenOffice.org

OpenOffice.org uzun zamandır kullandığım bir ofis paketi. Aslında bilgisayarı aldığımda annemin üzerine lisanslı bir MS Office 97 vardı. 🙂 Ancak Windows yeniden yüklenmeden üç ay ancak durduğu için ömrü çok olmadı. Zaten onun parası ödenik deyip bir süre MS Office 2003 sürümü idi sanırım ürün kodunu İnternet’ten bulup kullandım. Ama şu günaha girme, emeğe saygısızlık duygusu hep rahatsız etti. OpenOffice.org’u görünce de tamam ulan dedim, bir daha MS yok. Kaldırdım hemen bilgisayarımdan. İlk sitemi bile ( Angelfire.com/planet/ferhad artık yok, olmamalı ) onun HTML düzenleyicisiyle yaptım. Bir belgeyi birçok farklı biçimde (MS Office, StarOffice… ) yüksek uyumlulukta kaydedebiliyorduk. Yüksek uyumlulukta diyorum tam uyumlu değil, ancak her sürümde uyumluluğu artıyor. Mesela bir keresinde arkadaşlarla İnternet kafede OpenOffice.org ile hazırladığımız desenli, süslü püslü bir sayfa, ana kasaya gidip oradaki lisanslı MS Office ile yazdırmaya kalkınca yer yüzü ile gök yüzü yer değiştirmişti. 🙂 O anda OpenOffice.org iki muhtemel kullanıcı adayını kaybetti. 😀

OpenOffice.orgOpenOffice.org

Sun Mobility Studio ve Eclipse’den sonra kullandığım IDE yazılımıdır. Mobility Studio sadece JavaOne yarışmalarına birşey hazırlayacak kadar aç ( ücretsiz ) yaşadığından Eclipse’e geçtim, ona da mobil eklentileri vs. bulup indirmem ayarlamam gerekiyordu. Sonra bir ara yoğun disk kampanyası başladı ve ben de diskimi istedim. Eskişehir’den eve gelince de NetBeans 5.5 diskinden programı yükledim, Mobility paketi de zaten içindeydi. Onunla Cep Ingilizce’nin ilk sürümünü okul açılıncaya kadar yetiştirmeye çalıştım ve bir daha da diğerlerine bakmadım sanırım. Tek nefret ettiğim yeni sürümlerde eklenen Task Scanning denen saçmalığı, programı yavaşlatıyor. 🙂

NetBeansNetBeans

TCPMP

Bu biraz farklı bir kategoride bir program. Cep bilgisayarları için açık kaynak bir ortam oynatıcı programı. Artık geliştirilmesi bırakılmış ve CorePlayer adı altında ücretli olarak devam eden bir program. Ancak cep bilgisayarında çoğu programa tercih edeceğim bir ortam oynatıcı, bilgisayarda bile oynatamadığım videoları maks. 1000 piksel çözünürlüğe kadar oynatabiliyor.

TCPMP 0.81 RC1TCPMP 0.81 RC1

XnView

XnView yıllardır kullandığım bir resim görüntüleme programı. Ücretsiz ve de birçok farklı şeyi yapmak mümkün. Photoshop veya GIMP gibi bir resim düzenleme yazılımı değil. Ancak daha basit işleri onlardan bile daha kolay yapabiliyor belki de. Mesela istediğiniz kadar dosyada kolayca boyut değiştirme, kırpma biçme, renk ayarları vs. kolayca yapabiliyorsunuz. Ayrıca cep bilgisayarları ve akıllı telefonlar için de olan bir sürümü var. Hatta bu tür aygıtlar için en iyi program olduğu da söylenebilir.

XnView Tarayıcı ekranıXnView Tarayıcı ekranı

Avira Antivir

Son programım da Avira Antivir. Kendisi PC Cillin’den sonra ikinci kullandığım antivirüs programıdır. İlk onu bir derginin sayfalarında şemsiyeli bir dayı ile görmüştüm, bilgisayara yükleyince de tarama esnasıdna hareketli sabit disk animasyonu hoşuma gitmişti. Neredeyse 5 yıldır da daha Avira değilkenden kullanır dururum. Başka bir güvenlik yazılımı kullanmam, ha bir de Windows güvenlik duvarı var. Opera ve Antivir ikilisi daha sorun yaşatmadılar bana. Bilgisayara virüs bulaştırdım ama kendi ellerimle, üzerine çift tıklayıp Antivir’e de izin ver oğlum diyerek. 😀 Hatta ücretli, yani lisanslı Nod 32 yüklü bilgisayarı da ücretsiz Antivir ile virüsten temizledik. 🙂 Karantinasını da genelde virüs biriktirmek için kullanırım (Evet bilgisayarımda virüs besliyorum.).

Avira Antivir

Avira Antivir

Burada Linux altında ne kullandığımı yazmadım, orada bu hiç belli değil. Genelde alışkanlıklarım gereği yukarıdaki programların Linux sürümleri olur bunlar, tabi File Scavenger, Antivir ve Winamp hariç.

Mim’i paslıyorum:
KaraKlavye, Mavi Genç ve Ali ve Sitesi.