Kadınlar gününüz kutlu olsun – 3: Kadınların ölmeden önce yapması gereken 100 şey

____________________________________________________________________

Ağ’da dolaşırken ilginç bir görüntüye rastladım. Üzerinde kadınların ölmeden önce yapması gereken 100 şey yazıyordu.

Kadınların ölmeden önce yapması gereken 100 şey.

Kadınların ölmeden önce yapması gereken 100 şey.

Genel olarak evli kadınların evde maruz kaldıkları şartlardan bahsedilmiş, ve de toplumda gördükleri baskı ve uymaları gereken toplumsal kurallardan.

Genel olarak kadınları her zaman bu davalarında haklı bulmuş olsam da kendi düşen ağlamaz denirya, kendileri kendileri hakkında yeterince kafa yorup uğraşmadıktan sonra çok da fazla bir şey yapılamayacağını düşünüyorum. Yani, tabii ki bu kadın örgütlerine bu tür kadınları koruyacak gruplara üye olmak desteklemek doğru bir şey. Ancak çeşitli nedenlerle bunu yapmayıp kocalarından şiddete maruz kalan var işte, ulaşmak, cesaret verip bir yere yönlendirmek çok zor… Böylelerine ne kadar acısam da, sinirlensem de, iş zor…

Bir de son zamanlarda eşinden ayrılan kadınların eşlerinden şiddet görmesi vs. var… Burada sorun yasalarda gibi görünüyordu. Ancak bu halledildi sanırım şu an, yani son günlerde ilgili bir yasa çıkarıldı diye biliyorum. Tabi yürürlüğe girdiğinde nasıl etkileri tepkileri olacak göreceğiz…

Bu arada kadınlara gereksiz yere ve dil bilgisine uygun olmayan yerde bayan denmesine de karşıyım. Hatta insan değilmiş gibi hissediyorum o durumlarda. Kadın işte lan, kadın, tüm varlığıyla, tüm bedeniyle, ruhu ile kadın. Bedenini atıp gerisine bayan demeye çalışmaya gerek yok. Güzelliğine hakaret lan… Kaç ünlü şair kadın diyeceğine bayan demiş hem. İstatistiksel olarak bilmiyorum ama eminim kadın diyen daha çok olmuştur. 😀

Neyse, herhangi bir anlatmak istediğim yoktu bu yazıyı yazmaya başladığım an itibarıyla. O sebeple biraz boş yazdım. Uzatmadan hemen diyeyim:

Bayan veya baymayan tüm kadınların kadınlar günü kutlu olsun.

Ama eski yazımı Rihanna’nın yediği sevgili dayağı ve kadınların 3000 yıldır şiddet gördüğü, dayak yediği ile ilgili haber üzerine yazmıştım, orada biraz daha fazla kaygım vardı… Onu tavsiye ederim.