Turkcell 4G stratejisi

____________________________________________________________________

Londra’da sermaye piyasaları günü sonrası CTO’su İlker Kuruöz bazı açıklamalarda bulunmuş.

Söylediğine göre , 1 Nisan’da devreye girdiğinde 375 Mbps hıza varabilen üç taşıyıcı ile hizmet sunacakmış. 2017 yılında kullanıcılar dört taşıyıcı ile 600 Mbit hızlara ulaşabilecekmiş. 2019’da ise daha fazla taşıyıcının entegrasyonu ile 1600 Mbps hızlara ulaşılabilecekmiş. Şebeke Ericsson ve Huawei ekipmanları ile uyumlu hale getiriliyormuş.

Tabi haberde bunlar müşterilerin alabileceği hızlar olarak söyleniyor ama, mobil sektörde biliyoruz ki bu hızlar bir baz istasyonunun yapabileceği maksimum veri gönderme hızı. Bu hızı tek kullanıcı da alabilir, yüzlerce kullanıcıya paylaşılabilir de…

Turkcell baz istasyonlarının %15’i şu anda fiber bağlantılı imiş. Bu sayının 2018’de %38’e çıkması öngörülüyor imiş. %15 az gelebilir ama şu anda hizmetinin de bu şebeke üzerinden verildiği düşünülürse fena bir rakam değil. Bu istasyonlardan şehir içlerindeki diğer 4G istasyonlarına veri geleneksel radyolink şebekeleri ile taşınabilir. Geleneksel dediğim radyolink teknolojisi de artık oldukça gelişti tabi, yerleşim yerleri arası omurga bile kurulabiliyor 4G şebekeleri için. Turkcell bunun için NEC ile anlaşmıştı.

Plan daha fazla mobil cihaz tarafından desteklendiği için öncelikle 1800 MHz frekansını kullanmak imiş. Devamında da kapsama sıkıntılarına karşı 800 MHz frekansı kullanılacakmış. İstanbul gibi yüksek popülasyonlu yerler ise 2.6 GHz ve mini ya da küçük hücre karışımına ihtiyaç duyacakmış.

Küçük hücreler makro baz istasyonlarına oranla daha düşük kapsama alanları sunarken, makro istasyonların abonelerini alarak makro istasyonların yükünü azaltan istasyonlar oluyor. Bunlar alışveriş merkezlerine ya da belli binalara kurulabildikleri gibi evlere kurulabilenleri de oluyor. Bir evdeki istasyondan sokağı ve yakın komşuları da faydalanabiliyor. Bu şekilde yoğun yerlerdeki kullanıcılar küçük hücrelerle hizmet verilerek daha geniş alana hizmet veren ana baz istasyonunun yükü azaltılmış ve kapasitesi korunmuş oluyor.

Bir de ilk anda üç taşıyıcıyı da 1800 MHz frekans ile mi verecek diğer frekansları kullanmayacak mı anlamadım. Gerçi 1800 bandında oldukça frekans var elinde, istediği gibi kullanır. (Meizu vs. sınırlı frekans desteği olan telefonları kullananlar düşünülmüş, sıkıntı yaşamayacaklar hani.)

Şebeke -A desteklese de piyasada olan çoğu cihaz destekli cihazlar. Buradaki açığı Turkcell’in T50, T60 vs. cihazları kapatabilirmiş vs. faso fiso reklam sözleri. LTE-A ilk olarak 150 Mbit hızlar ile bahsedilmeye başlandı, farklı frekansları birleştiremeyen çift taşıyıcı destekli cihazlar bile LTE-A destekli diye satılıyordu. Sonradan yok 300 Mbit yok farklı frekansları birleştirenler vs. bir laf karmaşası gitti durdu. Özetle cihazınız 375 Mbit hıza kadar desteklediği hız ne ise ideal şebeke koşullarında o hızı alabileceğiniz iddia ediliyor.

Kuruöz, LTE-U denen lisanssız WiFi spektrumunu da kullanabilen LTE modeline de heyecanını belirtmiş ki el atılmasını pek istemediğim bir nokta. Kullanıcıların kullanım özgürlüğü olan bir spektrumu operatörlerin WiFi frekansları ile doldurup kullanıcının şebekesinin hızını etkilemesi ya da verimini sınırlamasını istemiyorum hiç…

Peki bunlar bizim işimize ne kadar yarar?
LTE ile daha yüksek hızlar ve daha yüksek kotalar görebileceğiz. Operatörler daha yüksek hız ve kota vermeyi engelleyen kapasite sorunlarını bir süreliğine çözmüş olacaklar. Tabi bunlar bize nasıl fiyatlarla gelecek belli olmaz. Var olan paketlere ek olarak daha yüksek kotalı paketler de çıkarabilirler, var olanları daha yüksek kotalarla güncelleyebilirler de. Fikrim ilk dönemler aynı paketlerin kalacağı, biraz daha fazla kotalı ve buna göre de fiyatlı paketler çıkacağı. Sonrasında artan rekabet ile vs. fiyatlarda ucuzlamalar devam edecektir. Hani 500 MB kotan ile de 4G hızı kullanabileceksin, 4 ile de 8 ile de; yeni gelecek 10, 20 GB paketler ile de.

Sınırsız İnternet gelir mi? Var olan sınırsız paketler belli bir kotadan sonra 96 kbit civarında düşük hızlara iniyor. Bu kotalar bir miktar yükselir. Şansımıza da 96 kbit hızı da 256 ya da 512 kbit seviyesine bari getirseler yine iş görür. Ama tamamen sınırsıza geçilmesi kısa vadede söz konusu olmaz sanırım. Ya da tamamen sınırsız paketler de çıkarabilirler de, paketin hakettiği parayı da alırlar. Adam İstanbul deyince hemen small cell falan demeye başladığına göre gelecekteki yoğunlukları da iyi hesaplamaya çalıştıkları ortada. ABD’de bile Verizon eskiden kalma sınırsız İnternet kullanan müşterilerinin tarifesine 20$ zam yapmıştı. Başka yerlerde operatörler bile sınırsız vermek istemiyor hani. Mümkün değil mi? Mümkün ama çok daha yüksek bir baz istasyonu yoğunluğu ile…

Kaynak:
Commsupdate, Turkcell CTO details 4G strategy
Turkcell bets on LTE-A as it gets ready for long-awaited 4G race