Tekno gençlik

____________________________________________________________________

Günümüz gençlerine uzaktan baktığımızda teknolojiyi yaşayan bir kuşak görüyor olsak da, bu aşırı bireyselciliğin yönünün kişiyi nereye götürdüğü ve sanal özgürlüklerinde ne yaptıkları ya da ne yaptırıldıkları ve bunların geleceğe etkileri ve gelecekteki sonuçları da düşünülmeli.

Her bilgiye kolayca ulaşılabilen günümüzde kişisel olarak bilgiye olan ihtiyaç da azalıyor. Bu şekilde her şeyin elinin altında olması da kişinin bilgiye düşünerek ulaşabilme imkanını azaltıyor. Çünkü düşünüp vakit harcayana kadar bir arama motoru onun tüm ihtiyaçlarını karşılayabilir. Düşünerek çözüp beynini geliştirebileceği bir problem, internette daha önceden yüzlerce kez çözülmüş olabileceği için fikir yürütme vs. beyin etkinliklerinde azalma ve körelme olabiliyor. Belki tam olarak oluyor diyemeyiz, sosyal etkinlikler yeni beyin aktiviteleri doğuruyor ve o taraflara yönelme oluyor diye iyimser bir yaklaşımda bulunabiliriz. Ancak kötümser tarafını düşündüğümüzde iyimser olandan çok daha fazla ve şiddetli etkileri olan bir fenomen ile karşılaşabiliyoruz.

Ha bir de bu durum, bugünkü kapitalizmin insanı insansızlaştırıp bir tüketim makinesine dönüştürme amacı insan için ayrı bir tehdit oluşturuyor. İnsanlar gittikçe daha fazla para harcamaya ve tüketmeye alışıyorlar. Bu amaçla da internet büyük bir pazar, internet trafiğinin önemli bir kısmını da reklam hizmetleri oluşturuyor. Daha büyük bir kısmını da alışveriş vs. işlemleri.

Sonuçta, bir şekilde Dünya biçimleniyor ve yeni bir şekle giriyor. Bu şu anki bize olumlu da olumsuz da görünebilir. Bizim şu anki doğrumuz, bir yüzyıl sonra yaşayacak kişilerin yanlışları da olabilir. Her şeyi zaman gösterecek. Bize de bu değişime ayak uydurmak kalıyor. Sonuç bu değişimin her bir on senede aldığı haldir. On sene bile çok fazla, internetin on sene önceki hali ile şu anı arasında hiç benzerlik yok neredeyse, on sene sonra da olmayacak. Dünya’nın haritası bile her on senede aynı kalmıyor, sürekli bir değişim var.
Ancak 19. yüzyıldan sonra insanlık öncesinde hiç olmadığı kadar hızlı değişimler gösterdi. Bir yüzyılda olan şeyler daha önce kim kaç yüz milenyumda olan her şeyden daha fazladır. Bu da biraz kriz durumu gibime geliyor. Bu olaya da bir kriz yönetimi mantığı ile yaklaşılıp insanlığın insanlığını ve beynini kaybetmeden geleceğe gidebilmesini sağlamak gerekli.