Güler Sabancı’yı Birlikte İkna Edelim
Greenpeace’den bir e-posta geldi. Konusu Güler Sabancı’nın nükleer enerjiye karşı olmaya ikna edilmesi. Gelen e-posta aynen şöyle:

Greenpeace’den bir e-posta geldi. Konusu Güler Sabancı’nın nükleer enerjiye karşı olmaya ikna edilmesi. Gelen e-posta aynen şöyle:
Arkadaştan gelen bir davet ile Search Earn Network diye bir para kazanma sisteme üye oldum.
Aşağıda da yurdumuz insanlarından bazı manzaralar.
BildiÄŸiniz gibi televizyon kanalları için reklamlar en önemli gelir kaynakları. TV ile ilk tanıştığımdan beri de bu reklamlardan ÅŸikayetçiyim. İzlediÄŸim filmin beklemediÄŸim bir anda “Reklamlar” baÅŸlıklı bir animasyon tarafından bölünmesini hiç sevmem.
AkÅŸam haberlerinde bir haber dikkatimi çekmiÅŸti. 1934 yılında Atatürk Rus yönetmenler Sergey Yutkoviç ve Lev Oskaroviç Arnstam’a Türkiye’nin Kalbi Ankara adında bir belgesel hazırlatmış.Â
İnternet’te özelleÅŸtirmelerle ilgili bazı ilginç resimler buldum. Satılan ÅŸirketler ile ilgili ilginç birkaç grafik. Önce satılan ÅŸirketlerin öncelikle görev yaptığı yerler veriliyor sonra da bunların hepsinin birden Türkiye haritasındaki yerleri.
Bu hotmail adresime gelen bir posta ile öğrendiğim ilginç bir site. Normalde bu tür postaları okumadan bile silerdim ama bu sefer okuyacağım tuttu. Açılan sitede gösterilen şey ise oldukça ilginç.
Bu sitede yazılara değilde doğrudan ana sayfaya (www.f-blog.info) geldiyseniz farketmiş olmalısınız, sizi şöyle bir erişim engellenmiştir yazısı bekliyordu:
Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir
Eğer fark etmediyseniz lütfen buraya tıklayarak bu deneyimi bir kez yaşayın, hiç değilse gelecekteki kapatmalara karşı bağışıklık kazanmış olursunuz, hala kazanmadı iseniz.
Bu Carlos Puebla’nın söz ve müziÄŸini hazırladığı Hasta Siempre ÅŸarkısının Nathalie Cardone versiyonu.  Şarkı kumandan Che Guevara anısına yazılmıştır. Ojinal versiyonu da var ama Nathalie Cardone’nin ki daha çok hoÅŸuma gidiyor. Hasta Siempre’nin manası sonsuza dektir.
Aşağıdaki yazı arkadaştan bir e-posta olarak geldi. Katıldığım hoşuma giden tarafları olduğu gibi katılmadıklarım da var tabi. Öncelikle yazı günlük hayatlarımızı ne kadar boş şeylerle doldurduğumuzu, zamanımızı nasıl israf ettiğimizi ve nasıl bir günlük döngüye girdiğimizi anlatıyor. Yani aynı şeyleri nasıl hergün gün yapıp durduğumuzu. Meğerse hepsinin nedeni şeytanmış. Bu kısım biraz garibime gitti, [...]