İstatistikler

There are a total of 6 Kullanıcı online now: 0 Üye, 4 Misafir and 2 Bots.

Most users ever online were 156, on 27 Eylül 2016 @ 9:31 pm

4 Misafir Online Now

#1 - Guest on 20 Eylül 2019 @ 9:31 pm
F Tipi Blog - Made in Satisfaction » Archive » İstatistikler [url]

#2 - Guest on 20 Eylül 2019 @ 9:31 pm
F Tipi Blog - Made in Satisfaction » Ben [url]

#3 - Guest on 20 Eylül 2019 @ 9:29 pm
F Tipi Blog - Made in Satisfaction » Archive » TVersity PC’den cep telefonuna ortam paylaşım uygulaması [url]

#4 - Guest on 20 Eylül 2019 @ 9:29 pm
F Tipi Blog - Made in Satisfaction » Archive » Cep Ingilizce v1.6.1 [url]

2 Bots Online Now

#1 - Google Bot on 20 Eylül 2019 @ 9:30 pm
F Tipi Blog - Made in Satisfaction » Bilim ve Teknoloji [url]

#2 - BingBot on 20 Eylül 2019 @ 9:30 pm
F Tipi Blog - Made in Satisfaction » Bant Genişliği [url]

Comments Posted By E. Ali

Displaying 1 To 30 Of 111 Comments

Elveda Balki

Belki hayvancağız bir hastalık sonucu ölmüştür veya yediği bir şeyden zehirlenmiştir. Bizim bir kedimiz de aynı şekilde ölmüştü. Kimsenin öldürdüğünü düşünmemiştik. Dışarda serbest dolaşan hayvanların başına zehirlenmeler hastalıklanmalar gelebiliyor. Birisi sansar veya fare için bahçesine zezir koyar başka hayvanlar yer zehirlenir bunlar olabiliyor.
Halanıza Allah rahmet etsin başın sağolsun. Sevdiklerini göremeden ölmek acı bir şey. Annem de halamı görmeyi çok istemişti kızları getirmedi o özlemle gitti. Halamın evi çok yakın ama yaşlı olduğu için tek başına çıkamıyordu. Halam halen üzülüyor. Neyse işte nasip meselesi. Evi çok yakın olsa bile bir şekilde bir engel çıkıyor. Tekrar Allah rahmet etsin başın sağolsun.

» Posted By E. Ali On 6 Haziran 2010 @ 3:38 pm

Örnek İsrail!

Yazına katılıyorum. Atatürk demiş ki “kendimizi artık dev aynasında görme huyundan vazgeçelim” ama bu huyumuzu hiçbir zaman terk etmemişiz. Uyuşuk, nanemolla, düşünmeyi okumayı araştırmayı hiç sevmeyen bir milletiz. sen dini meselelere dikkat çekmişsin bu yaklaşımında da “dinin geleneksel motiften başka türlü görülememesi” açısından çok haklısın. samimi dindar insanlarımız bile çoğunluğu henüz dini “kendisine ait töre unusuru gibi bir şey” olmaktan başka şekilde anlayamaz haldeler. islam dini kuran’a bakarsak insanoğlunu hep bilime teknolojiye ısrarla teşvik ediliyor.
Kendisine benzemeyini hor görme küçük görme ve düşmanca tavır alma huyundan ibaret olan küçük köy zihniyeti bizde sağcısıyla solcusuyla şeriatçısıyla bütün ulusun ortak kültürü olmuş. genel olarak dindarlık yönümüz sahte ve bozuk. Bunun gibi solcularımızın solculuğu da aynı şekilde sahte ve bozuk. Kökten gelenekçi sağcılara milliyetçilere hiç değinmiyorum. Bütün bu körlüklerden kurtulacağız inşallah ama daha çok zaman var.

» Posted By E. Ali On 6 Haziran 2010 @ 3:21 pm

Yuvarlakçay’a Hes istemiyoruz

Duyarlılıkla yazmışsın, okunası bir yazı olmuş. Doğanın katledilmesi yurdumuzda geçmişte çok daha yoğun ve yoğun bir çeşitlilikte yaşanmış şimdi halen çişitli sebeplerle devam ediliyor. Ormanların büyük çoğunluğu yok edilmiş. Bazen tarla açma niyetiyle geniş alanlar nerdeyse çölleştirilmiş, bazen Rize’de olduğu gibi olağanüstü büyük bir coğrafyanın bütün ağaçları yok edilmiş onların yerine çay ekilmiş. Çay suni gübreyi getirmiş, suni gübre rize derelerini zehirlemiş, pekçok böcek türü yok olmuş, zincirleme olarak çok çeşitli hayvanlar ortadan kalkmış. Daha çok şey sayılabilir. Tekstil için pamuk lazım, dolayısıyla maki alanlarının yerine pamuk tarlaları gerekiyor.. Daha çok çok şeyler sayılabilir.

» Posted By E. Ali On 11 Nisan 2010 @ 9:05 am

İspanya’nın turistik ilanı

batı insanı biraz da farklı kültürler peşinde. ispanyol kültürü ingiliz alman rus kültürlerinden farklı. Aslında her biri kendilerine özgü. Bizde ise 80 küsür yıldır batılıların kopyası olma hırsı var. Adamlar bize geldiğinde sanatta bile kendi kopyalarını taklitlerini görüyorlar. Özgün kültürümüz zaten yok olmuş, özgün kültürümüze özgü eserler veren sanatçılarımız ise yok gibi az. Az olduğundan daha kötüsü: Değer gördükleri hiç yok. Batılılar için dünya için filan değil kendimiz için değer vermemiz gerekiyor.

» Posted By E. Ali On 20 Aralık 2009 @ 8:13 pm

Bir Türk Sineması ürünü: Arabesk

Şimdi silahlarla romantizm bir araya getirilyor. Senaristleri sanıyorum çocukça romantizm peşinde olan birtakım aptal kadınlardır. Ya da seviyesiz duygulara sahip kadınları bulup onlara danışıp senaryoları öyle yazıyorlardır.

Belki bir 30 yıl sonra bunları daha iyi anlayacağız. 🙂

» Posted By E. Ali On 13 Aralık 2009 @ 9:08 pm

Sevgili ya da nişanlınızla müzik grubu kurmayın

Senin bu tavsiyenin bir benzerini (belki bunun tersi olabilecek bir öğüdü) şöyle duymuştum:
“En sevdikleriniz ile ve akrabalarınızla aranızın açılmaması için sakın onlarla iş kurmayın, ticari faaliyetlere girmeyin.” deniyor.

» Posted By E. Ali On 12 Aralık 2009 @ 3:02 pm

İyi bayramlar

Din hakkında bildiklerin gelenekçi çoğunluğun bildiğinden farklı değil. bu ise din değil. ister koyun kessinler ister deve, olayın esas manasını bilmiyorlar. hayvan kesmenin kurban (Allaha yakınlaşma) ile ilgisi yoktur ki bu kuranda da yazmaktadır. islam dini en yüksek erdemlere sahip olmamız içindir. elalem ne diyecek endişesiyle yapılan şeyler, kendi mantalitesinden olmayan insanları dışlamak ötekileştirmek gibi muhafazakarlıklar islam dini ile bağdaşmıyor. bütün bunlar bizim halk külrümüz olmuş. dine inanmayanlar bile aynı zihniyete sahiptir. sağcılara muhafazakar diyerek kendilerini solcu zannedenler daha fazla muhafazakarlık içine girmiş durumdalar bilmiyorlar. kısaca, bozuk kültürümüzün gelenkelerinden olmuş, tahrif edilmiş bir dine islam dini denilemez. dini ve milli bayramlarımız kör geleneklerden öteye gidememektedir.

» Posted By E. Ali On 30 Kasım 2009 @ 2:54 pm

Girdiye göre akılda tutma oranları

Yabancı dil eğitiminde çok faydalı olur.

» Posted By E. Ali On 11 Kasım 2009 @ 7:21 am

Farklı öğrenme tipleri ve tavsiyeler

Önemli bir konu. Üstünde iyi durmak lâzım. Buradaki kısa anlatımı ise oldukça kaliteli. Özellikle öğretmenler, sonra anneler babalar bu “Farklı öğrenme tipleri ve tavsiyeler” üzerinde çalışmalı. Çocuklar için gerekenin en iyisini sağlamaya çalışmalı. Sıralanan maddelere uygun çocuklara o tavsiyeleri iyi belletmeliler.

» Posted By E. Ali On 11 Kasım 2009 @ 7:32 am

İnternet bağlantım olmayacak

İnşallah tek sebep okulundur derslerindir sınavlardır. eğer öyleyse başarılar dilerim.

» Posted By E. Ali On 19 Ekim 2009 @ 10:15 pm

Kapcam tüm altın madalyaları 🙂

Merak etme herkes unutur. Yeter ki sen unutma. 🙂

» Posted By E. Ali On 13 Ekim 2009 @ 3:43 am

Yeşil Yapılar

Bence bu proje ne tutar ne de desteklenir. Benim gibi doğa dostu birine bile mantıklı gelmedi. Pencereyi açacaksın içier böcekler, fareler doluşacak. Kuşların bitleri de ayrı bir şey.
Evet, öyle görünüyor ki o duvarlarda her türlü küçük hayvan barınabilir.. zaten öyle olması gerekiyor. Fareler için çok cazip bir ortam. Hatta yılanlar filan. 🙂
Kimse desteklemez. Bu olsa olsa tasarımcılık oyunu gibi bir şey olarak kalacaktır. Proje insanların ilgisini çok çeker bir süre ilgi odağı olur hepsi bu..

» Posted By E. Ali On 6 Ekim 2009 @ 8:43 pm

Aşık olmak yaratıcılığı arttırır mı?

Son paragraf hakkında:
Eşini başka bir kadınla veya değişik kadınlarla kaçamaklar yaparak aldatmayı kastediyorsun diye anladım.
Sadece eşini sevmeyen erkekler değil, eşini sevenler de aldatıyor. Aslında eşini aldatan erkekler arasında eşini sevenler eşini sevmeyenlerden daha çoktur.
eşini aldatıp da suçunu gizlemek için bahaneler icat etmelerine gelince:
Bence bu bir karakter yapısı. Yani eşini aldatabilen bir erkek hayatının birçok alanında hilelere yalanlara başvurur. Bunlar genelde aktif yapılı, hareketli, konuşurken kafasından binbir fikrin geçtiği anlaşılan, gözleri fazla hareketli (fıldır fıldır dönen) insanlardır.

» Posted By E. Ali On 2 Ekim 2009 @ 5:01 am

Bayramınız kutlu, yüreğiniz umutlu, umutlarınız atlı, sevdanız kanatlı, mutluluğunuz katlı, sofranız tatlı, mekânınız tahtlı, ömrünüz bahtlı olsun…

Bayramın kutlu olsun. listede ben de varmışım. sevindim. 🙂

» Posted By E. Ali On 22 Eylül 2009 @ 12:06 pm

Renk değiştiriyorum aga 🙂 Galipler kırmızı giyer(miş)

Gerçeklik payı var. Sevgiliye kırmızı gül hediye etmede de gönül kazanma oranları yüksektir. 🙂

» Posted By E. Ali On 31 Ağustos 2009 @ 8:52 pm

Belediye reklamları

Çok iyi düşünmüşsün. Söylenecek çok söz var ama şimdi söyleyecek modda değilm. Sadece tebrik ederim. tam yerinde, hak ve adalet gözeten insanların yapacağı türden bir eleştiri olmuş.

» Posted By E. Ali On 13 Temmuz 2009 @ 10:35 pm

Kapıkule’ye nolur birkaç memur daha

Hayat dersindekilerin tümü oyuncu olmalı. Gerçek görüntüleri, gerçek usulü aynen yansıtmaları o uygulamaların kısa sürede herkesçe bilnmesini sağlar bu da başlatılan çalışmalarının başlar başlamaz durması demektir. Hatta vicdansızları STV stüdyosuna davet etmeleri bile gerçekte öyle değildir sanıyorum.
Bir psikolog var onun sözleri çok dikkatli seçilmiş. en fazla vicdani sorumlulukları, vicdanı canlandırmaya çalışan sözler..
Bir de boşanmalarla ilgili program var. onun da tümü gerçekten alınma.
Müge Anlı programları hele, tam STV usulü. 🙂
Belki STV’ye transfer olabilir.
Önceki yorumumda yazdığım son meseleye gelince; evet, inşallah işe yarayacaktır ama çok çok uzun vadede… yani önümüzdeki 20 yıldan hiçbir umut yoktur bence. çünkü toplumumuzun hastalığının tedavisine fazlasıyla geç kalınmış. şimdi hızla yükselişte. daha çoook cinayetler zorbalıklar göreceğiz.
Belki 60 veya 70 yıl sonra toplumumuz yola girmiş olur.

» Posted By E. Ali On 1 Temmuz 2009 @ 3:42 pm

Haram paraya haram mala çok düşkün bir milletiz. Son iki yüzyıldır bu hal gitgide artıyor. Vicdan sıfır bir millet olduk. Bütün haramlardan vazgeçip tövbe etmedikçe Türkiye’nin iki yakası bir araya gelmeyecek. Daha açık yazarsam vatan haini ilan edilirim bu kadar söz yeter. 🙁
Daha açık konuşabilmek için STV insanlarımızın kötülüklerini gerçek hayattan alıntı filmlerle sergilemeye devam etmesi gerekiyor. Ta ki ne halt bir toplum olduğumuzu kabul edelim. Dozajı yavaş yavaş arttıracaklar galiba. Son icraatları “hayat dersi” programı oldu. Amaç kendimize kendi kendi vicdansızlıklarımızı gösterip toplumumuzu tövbeye yöneltmek. Bilmiyorum işe yarar mı.. inşallah işe yarar. Daha fazla örnek filmler programlar bekliyorum. Bir iki yıl sonra gayrimüslimlere yapılan eziyetleri gaspları da konu edeceklerdir.
Müslümanlık kolay değil. insan müslüman ise tek hüküm sahibinin Allah olduğunu, kul haklarının telefisinin mümkün olmadığını kabul edecek tövbe edecek elinden geldiğince hatalarını telafi edecek. Toplum olarak suçlarımız çok büyük.

» Posted By E. Ali On 1 Temmuz 2009 @ 2:39 pm

Mal müdürlüğü diye saçmasapan bir yer var. Çok sayıda memur hiçbir şey yapmadan bütün gün masa başlarında mal gibi otururlar çay içerler sohbet ederler dedikodu yaparlar.
Avrupa birliğine gelince: Asla kabul edilmeyeceğiz boşuna üzülme.

» Posted By E. Ali On 1 Temmuz 2009 @ 4:15 am

Bir süre yokum

Düşünmen de yeter.
Gördüm ki kaç aydır kampanya devam ediyor ama şu ana kadar sadece 4400 kişiden imza toplanmış! Ermenilerden özür kampanyası bile daha fazla rağbet görmüştü.

En iyisi bu kampanyayı Müge Anlı ele alsın. Bir günde en az yüz bin oy garanti o zaman!

Koyun gibi milletiz. illa sözü geçen biri anlatacak ki anlayalım. Yoksa kendimiz hiçbir şeyi düşünemeyiz akıl edemeyiz.

O çocukların sonu çok kötü. Allah görüyor. Hepimiz sorumluyuz.

» Posted By E. Ali On 14 Haziran 2009 @ 2:39 am

O zaman iyi yolculuklar. inşallah bu yolculuk sana hayırlı uğurlu kapılar açar. Çocuklara adalet imza kampanyasına değindiğin için Allah razı olsun.

» Posted By E. Ali On 14 Haziran 2009 @ 1:09 am

Konuşurken el kol hareketleri yapmak

Bir işyerinde masa üstünde duran bir kitaba göz gezdirmiştim. Çin ile ticaret yapmak isteyenlere en kolayından çince üç beş cümle öğreten bir kitaptı. Aynı zamanda Çinlilerle görüşürken dikkat edilecek hususlar yazılıydı. Diyordu ki çinlilerle konuşurken sakın el kol hareketi yapmayın. Konuşurken elleriniz kollarınız hareketsiz dursun. Sinirleniyorlarmış çirkin buluyorlarmış filan.
Kitabı yazan kişi bunu muzip bir yalan olarak mı yazmış bilmiyorum. Eğer doğru ise konuşurken el kol hareketi yapmak psikolojik değildir kültürel alışkanlıklardandır denebilir belki.

Ama bir de bir yerden okuduğum eski bir bilgi var: Beyinde elleri kullanma ve konuşma merkezi aynı yerde imiş.
Bu doğru ise ve de çinlilerle ilgili söz de doğru ise çinlilerin kültüründe bu konuda bir baskı oluşmuş onlarda konuşurken elleri hareket ettirmeme doğuştan sonra eğitimle görgüyle oturan bir şey olabilir.

» Posted By E. Ali On 23 Mayıs 2009 @ 7:43 am

Monitörlerden radyasyona karşı kaktüs

Bu arada her kaktüs türü denen bitkinin kaktüs ile hiçbir ilgisi akrabalığı olmadığını bilmek lazım. Mesela sütleğen türleri içinde gerçek katüslerden ayırt edilmesi çok zor cinsler vardır. ayırt etmek için iki ipucu: 1- Sütleğenlerde yeni gelişen yerlerde minik yapraklar olur bunlar zamanla sararıp dökülür. 2- sütleğenlerin bir yerini hafifçe kesince bembeyaz bir sıvı belirir.
Aloe vera bitki türleri de kaktüs diye adlandırılıyor ama alakası yok. sütleğenler ve aloeveralar soğuğa dayanmaz ölürler.

Gerçek kaktüslerin kışın dışarıda bırakılmaları için yazın dışarda bol güneşli yerde bulunmaları şarttır yoksa kışın soğuğa dayanacak güçleri olmaz.

» Posted By E. Ali On 19 Mayıs 2009 @ 2:58 am

Tüplü motitörlerin daha fazla radyasyon yaydığını duymuştum. LCD’ler daha iyiymiş.

Kaktüsün çiçek açması çok veya az sulamayla ilgili değil. Kışın yeterince üşümesiyle ilgili.
çok yıllar önce bunu duymuştum inanmamıştım. Sonra bir gün balkonda yetiştirdiğim kaktüslerde bıktım kışın dışarda bıraktım ölecek olanlar ölsün dedim. Hele bir tür vardı serçe parmağı inceliğinde olup bol bol uzantılarla çoğalıp dururdu. o tam çatıdan su damlayan yerdeydi. o kış suların içinde kaldı buzların içinde kaldı. resmen dondu. Baharda baktım hiçbiri ölmemiş. sonra sırayla çiçek açtılar. en bol en güzel çiçekleri de o ince kaktüs verdi. aslında bol çiçek açması türüne bağlıymış. o zamana kadar çiçek açmaması ise kışın soğuktan korumamdan kaynaklanıyormuş.

» Posted By E. Ali On 13 Mayıs 2009 @ 8:58 pm

Ben paleyken mezarlık

Gayet güzel yazmışsın da pale ne demek onu anlamadım merak ettim.

» Posted By E. Ali On 20 Nisan 2009 @ 6:20 pm

Altın Kızlar ve İpler

Yıllar önce ilgiyle izlediğimiz bir amerikan dizisiydi. Şimdi Türk versiyonunu yapmışlar. Konular fena değil ama esprileri düşük seviyeli buluyorum. Eski orijinal diziyi ilgiyle izlediğimize göre ya o zamanki (sadece birkaç sene önceki) anlayışımız değişikti ya da şimdi Türkçeleştirilmesinde ana konulara sadık kalıp esprileri sallıyorlar..

» Posted By E. Ali On 18 Nisan 2009 @ 3:44 am

WordPress Permalink Redirect eklentisi

Olmadı… Bu eklenti benim sitede çalışmıyor. Demek ki bu eklenti de Linux’lu sunucular içinmiş. Windows ile olmuyor.

» Posted By E. Ali On 15 Mart 2009 @ 9:54 pm

Bilgisayarımın fare haşat oldu

Bendeki fare de eski model.. 4 senelik. çok defa içini açıp temizlemişimdir. Hâlâ idare ediyor.

» Posted By E. Ali On 25 Şubat 2009 @ 11:48 pm

13’lük baba 15’lik anne

Küçük görünüyor ama yaşı büyükmüş. ingiliz basınında “13 yaşında olmasına rağmen 8 yaşında gösteriyor” diye geçmiş.

» Posted By E. Ali On 15 Şubat 2009 @ 3:11 am

Ergenlik çağı kim ne derse desin belirli bir çağdır. ister 13 olsun ister 19..
çocukluk kavramı ise farklı. Gerçekte en geç 11 yaşına kadar “bilinçsiz” çocuk olunur. 11 yaştan itibaren bilinçlilik devreye girer. Ama burada başka bir faktör var: Ana baba rolü.. toplumun kültürel yapısı.. yani 12, 13, 15.. yaşlarındaki bilinci yerine gelmiş çocuklara hâlâ küçük çocuk gözüyle bakmak yanlıştır. bu avrupalılarda ve bizde özellikle büyük şehirlerde çok yaygın. Böyle olunca da çocuklara sorumluluk duygusu vermede geç kalınılır.

İngilizlerde genel olarak gençlerin cinsel özgürlüğü vardır diye düşünülür. bu ise genelde 17 yaştan itibarendir diye düşünülür. bu da yanlış. sonuçta geldikleri nokta budur işte.. 17’den daha küçüklerin cinsel özgürlüklerine de saygı duymak zorundalar. Madem öyle işte böyle..
Bizim haberimiz olmuyor ama 14, 15 yaşlarında hamile kalan kız sayısı ingilterede oldukça sık rastlanan bir şey. bu yüzden gençlere prezervatif kullanmaları tavsiye ediliyor, bunu okullarda bile çocuklara anlatıyorlar.
Çoğumuzun bilmediği bir şey daha:
Bizde erkek çocuklara mahsus cinsel içerikli küfürler ve şakalar ingilterede kız çocuklarında da aynen vardır.
Bunlar bizde ahlaksızlıktır, onlarda doğallıktır.

» Posted By E. Ali On 14 Şubat 2009 @ 11:21 pm

 Page 1 of 4  1  2  3  4  » 
«« Back To Stats Page